(navigation image)
Home American Libraries | Canadian Libraries | Universal Library | Community Texts | Project Gutenberg | Biodiversity Heritage Library | Children's Library | Additional Collections
Search: Advanced Search
Anonymous User (login or join us)
Upload
See other formats

Full text of "AhmetKayhan_375"

ADEM 

VE 

ALEM 



Lailahe illallah, Muhammedurresulallah 



"Bil,bul, arifolmaya?ah§." 

Sev, sevindir. Bil, bildir. 

Gor, gostermeye call!-;. 

Ilmel Yakiyn, Aynel Yakiyn cali§ilirsa, 
Hakkel Yakiyn'e eri§ilebilir. 

Adem olmasa, Alem ne yapar? 
Alem olmasa, Adem ne yapar? 



Ey, zirvei tevhide cikmak isteyen talip; 

Dikkat et, bu kiiciik, gegitli hikmetleri olan 

Kitabi okumaya cah§. 

Sen bu kiiciik kitabi yutamazsan, 

kitap seni yutar. 

Cenabi Allah yardimcimz olsun. 

No.29 

HACI AHMET KAYHAN 



Copyright Ahmet Kayhan'in varisleri 

T.C. 5 846 sayih fikir ve sanat eserleri kanununun 1 9. madde hukmu cerceve- 
sinde Ahmet KAYHAN'm varisleri tarafmdan, "AdemveAlem, Ruh ve 
Beden, Irfan Okulunda Oku ve Aradigimi Buldum" adh kitaplann cogalttlarak 
iicretsiz dagitilmasina ve bastmlmasina ili§kin gerekli izin M. Sahin'e veril- 
mistir. 



istemeAdresi: 


haciahmetkayhan@hotmail.com 


Tel: 


0538 7705446 


ISBN 


9944-5269-0-8 


Baski 


2006 -IZMIR 


Basildigi Yer 


Ilya Izmir Yaymevi Matbaast 




R. Tulga Cad. No: 1 1 Camdibi - IZMIR 




Tel-Fax: 0232 - 462 75 86 / 462 32 1 9 




ilyayinevi@mynet.com 



ICINDEKILER 

Bismillahir r ahmanirr ahim ile ba§lanz. 
Salatii selam ile a§k deryasma dalanz. 

Onsoz 5 

Giris 7 

Haber Ver 8 

Adem'le Havva ve Alem 9 

Bismillahi Serif in Esran 19 

Ashni Bir Can Eden 32 

Ruh Nedir? 33 

Habibi Kibriya 37 

Muhammed Kelimesindeki Ferdi Hikmet 39 

Evradi Serife (Salatii Selam) 50 

Allah insam Nicin Yaratmistir? 58 

Ey Ademoglu 61 

Dua 62 

Bugiin Allah Icin Ne Yaptin? 63 

Ciiz - Kiil (Parca ve Biitiin) 65 

Ah Edeb 74 

Mitkemmel Insan 77 

Allah Hu Diyen 102 

Ilahi 103 

Doksan Dokuz Esmaiil Hiisna 104 

Ariflerin Maksadi 118 

Fethiye Evradi 119 

Tevhid Uzerine 131 

Padi§ah Mihman Olmaz 136 

Idris Kelimesindeki Kuddusi Hikmet 137 

Zikrin Hakikat'teki Tefsiri 143 

Gavsiyye (Kutsal Bagis) 147 

Zikrullah - 1 154 



Tasavvuf ve Basamaklan 155 

Zikrullah - 2 160 

Varidat 162 

Zikrullah - 3 173 

Tefekkiir 175 

Zikrullah - 4 179 

Ariflerden Menkibeler 180 

Tefvizname 195 

Ayeti §erif ve Hadisi §eriflerin Meali ve Hikmetli Sozler 198 

Secme Hadisler 205 

Tarikatler ve Halveti'lik 206 

Fakirlerin Dostu 215 

Bir Fransiz Doktorunun Ke§fi 219 

imami Ali Hz.'nin Misir Valisine Mektubu 221 

Mevlana'dan Iki Rubai 234 

Bize ve Biitun Insanhga Dii§en 235 

Peygamber Efendimizin Duasi 238 



Derleyip toplamasi bizden, okumasi sizden. 
Tevfik ve hidayet, Allah'tan, hiirmet He, 
gayet nazikdne okunmasi rica olunur. 



ONSOZ 

Bismillahirrahmanirrahim. 
La Ilahe Illallah, Muhammedun Resulullah. 

ONEMLI NOT: 

Bu kitabin gok dikkat edilerek okunmasi rica olunur. 
Hepsi ayet, hadis mealidir. Fakat gefitli kaynaklardan 
derlenmiftir. 

Adem olmasa, Alem ne yapar? 
Alem olmasa, Adem ne yapar? 
Ikisi, birbirini tamamlar. 

Alem'in mi Adem'e ihtiyaci var, Adem'in mi Alem'e ihtiyaci var? 

Bu sirn ilahiyi Hz. Fahri Kainat Efendimiz, Kur'am Azimiissan'da ayeti serif 
ile, kudsi hadisi serif ile beyan etmistir. 

Biz de bu ufak kitabimrzda, bu hususlan derleyip toplayarak beyan ettik. Tarn 
huzur ile okunup tatbik edilirse, Adem'le Alem arasmdaki srrlara (kismen) vakif 
olunabilir. 

Ilmel Yakiyn, Aynel Yakiyn ?alisilirsa, Hakkel Yakiyn'e ulasilabilir. 

Tevhid, ilahi ve ulvi bir meyve bahcesidir. Okuyan igin tatli da, aci da olabilir. 
Fakat daima, aciyi tatliya 9evirebilmek igin, tatbikat, hazim gerekmektedir. 

Maddi ve manevi cesitli ilimlerde 9ahsarak, derleyip hazirlamak suretiyle, bu 
kitabi bu hale getirdik! Alan ve okuyan kardeslerimiz, insanlik ve Islam Alemi, herkes 
istifade edebilir. 

Buradan sadir olan kusurlanmizi goriirseniz, af dileriz. Anlasilmayan kelimeleri 
bize bildirirseniz, memnun oluruz. 

Haci Ahmet Kayhan 

14.5.1989 

Yazima yardimci olanlar: Cemal £aglayan, Salim Yurtseven, Kemal Ulusoy. 
Yayima hazirlayan: M. Beynam. 



GIRI§ 



Adem ile Alem, nedir? Ikisi, ikiz 90cuk gibidir. Birbirisini tamamlayan iki 
sevgilidir. Diger bir acidan Alem ve Adem, bir agac ve onun cicegi, meyvesi gibidir. 

Adem olmasa, Alem ne yapar? Alem olmasa, Adem ne yapar? Ikisi, birbirini 
tamamlar. 

Allahu Teala, Ademoglu'na, on sekiz bin alemin sirnm, Kur'am Azimiissan'da 
beyan etmistir. Alemi sevmis ve ona da sevdirmistir. 

Sen, Rahman ve Rahim ismi serifiyle bakmadik9a, Allah'i sevemezsin ve 
bulamazsm. Kur'an ilmine bak ve dal. Sirn insaniyi bulmaya calls. Alem'i sev, insan 
ol. Alem'i sevmeye, Allah'i bulmaya calls. 

Kudsi hadisi serifte, soyle beyan edilmistir: "Biz insamn sirnyiz, insan da bizim 
sirnmizdir." Eger Allah ve Allah'm Resuliinu hakkiyla seversen, on sekiz bin alemin 
sirnm, Sirn Muhammedi'yi de cozmiis olursun. Dikkat et, Adem ile Alem'in iizerine 
calls ve bul. 

Adem mi Alem'e misafir geldi, Alem mi Adem'e misafir geldi? Bunu tefekkiir 
ile, ilmi ilahi ile, Kur'am Azimiissan'a dayanarak bulabilirsin. Adem ile Alem'in ikisi 
de birdir, azimdir. 

* * * 

Adem ile Alem, bir tek yapragm iki yiizii gibidirler; birbirlerinden aynlamazlar. 
Fakat Adem ile Alem'in durumuna bakacak olursak, sevgiyi birakmislar, sert dusmanhk 
i^inde birbirlerini yiyiyorlar. Adem Aleyhisselam'dan sonuna kadar gordiigumiiz sudur 
ki, iki dost, diisman olmustur. Altimyla, giimiisiiyle, madeniyle, suyu ve topragi ile 
diinyamizi, Ademoglu, yeme, icme ve giymeyle bitirmeye 9ahsiyor. Sevgilisi olmasi 
gereken Alem'i altiist ediyor. Alem ve toprak ise, Adem'i yiyiyor. Ikisi de dusmanca 
birbirlerini yiyorlar ve ikisi de doymuyorlar. Kimse bu tersligin farkmda degil. 

Adem ile Alem'in dostluguna, diismanligma bakan, onlarda bir yapragm iki 
yuziinii goren, arif olur. 

Allah ve Allah'm Resulii'nden, Kur'am Azimiissan'dan aynlmaym. 

Ey insanoglu, Adem ve Alem'in sirrma bak, arif ol. Insanhgim kaybetme. 

Ey insanoglu, sen bu alemi yutamazsan, hak edemezsen, bilmis ol ki bu alem, 
zaten seni yutar... 



HABER VER 

1 . Ela ey miirsidi alem haber ver ilmi Mevla'dan 
Ela ey manayi Adem haber ver remzi esmadan 

2. Ne sirdir Adem ve Havva, ne sirdir "Allemel esma" 
Ne sirdir Sidre ve Tuba, haber ver arsi aladan 

3 . Nedir dillerdeki ilmin, nedir hem remzi Ziilkarneyn 

Ne yerdir "mecmail bahreyn", haber ver Hizir ve Musa'dan 

4. Ne yerdir merkezi edna, nedir ya halkai vusta 
Bilinmez zerrei kiibra, haber ver sen bu sugradan 

5. Kimindir feyz ve hem ihya, ne sirdir dem, demi Isa 
Nedir Meryem'deki derya, haber ver diirri yektadan 

6. Nedir Kur'an'm esran, nedir esrarin envan, 
Nedir Mehdi'nin etvan, haber ver sirn esradan 

7. Nedir Adem, nedir Havva, Alem nedir ve kimdir o, 
Haber verdi bunu "Ikra", haber ver sirn Kur'an'dan 

Niyazi Misri'den. 

1 . Ela: Simdi. Miirsid: Irsad eden, yol gosteren. Remz: Sembol. Esma: Allah'm isimleri. 

2. Allemel esma: Allah, Adem Aleyhisselam'a isimlerini ogretti. Sidretiil Miinteha: 
Cennet'teki Smir Agaci. Tuba: Cennetteki dev agac. 

3 . Dil: Goniil. Ziilkarneyn, abi hayat (hayat suyu, oliimsiizliik) cesmesini aradi, bula- 
madi. Hizir ve Ilyas (Aleyhisselam) buldular. Bu, Mecmail bahreyn (iki denizin 
birlestigi yer)'de idi. Daha sonra Hizir Aleyhisselam, MusaAleyhisselam'la orada 
bulustu. 

4. Merkezi edna: Asagi merkez. Tasavvufta iist merkez Nuru Muhammedi, alt 
merkez Insam Kamil'dir. Aynca burada "Iki yay kadar, hatta daha yakm (kabe 
kavseyn ev edna : Necm, 53:9) sirrma isaret vardir. Halkai viista: Allah ehlinin 
halkasi. Zerrei kiibra: En biiyiigiin zerresi (bile). Sugra: Kii9iikler. 

5. Feyz: Kudret, bereket. Ihya: Can vermek. Dem: Ruh, nefes. Derya: Deniz. Diirri 
yekta: Essiz inci (burada Hz. Isa). 

6. Esrar: Sirlar. Envar: (Nurlar (lsiklar). Mehdi: Son kutup. Etvar: Tavirlar. 
Esra (Leyletil Esra): Mira? gecesi. 

7. Ikra: Oku. Kur'am Azimiissan'm ilk inen sozii. 



ADEM'LE HAWA VE ALEM 



(Allah, bu Alem'i Adem'le, ulvi hikmetle ziynetlendirmek igin, evvel ve ahir 
hikmeti, Sim Muhammedi He beyan kildi. 

Hz. Muhiddin Ibn Arabi (Seyhiil Ekber), Kur'ani Azimii$$an'daki ayeti 
ferifleri kisaca, hikmetli sozlerle insanhk dlemine, onun kaldirabilecegi kadar 
beyan etmigtir. Agagidaki yazi, onun bu beyanatindan ozetlenmifjtir. Allah ondan 
ve ciimlemizden razi olsun.) 



Giri§ 

- BU, bul, arif ol. 

— Bugiin Allah igin ne yaptin? 

insamn kutsi varhgi, su kainat yapisma bir sebep teskil eder. Elinizdeki bu yazi, 
bunu aciklamak igin hazirlanmistir. 

Gayemiz, Adem'in aleme gelisini, gaye ve vazifesini ve 6z varligmm ne oldugunu, 
yaradih§m sirrmda tamtmaya 5ah§maktir. 

Insan her §eyden once, ya§adigi noktayi hisleri ile takip ederek, diinyaya geli§ 
sebebini, gaye ve vazifesini bilmelidir. Bunu kisiliginde idrak etmesi, varligmm bir 
gayesidir. £unku Cenabi Hak, "Ben bir gizli hazine idim, bilinmekligimi istedim" diyor. 
§u halde yaradihsm sebebi, kesinlikle bu emrin bir eseridir. Bu itibarla, onun varligmda 
sahsi degerimizi idrak etmemiz, en yiice bir vazifedir. 

Gene, "Insan benim sirnmdir, ben de onun sirnyim" diyor. Bununla, hem mutlak 
varhgim insanlarrn kutsi yapismda tamtmak istiyor, hem de "insamn sirnyim" demekle, 
zati ashm insamn vasfmda miijdeliyor. 

Iste biz bunun igin, insan varligmm nereye dayandigim ve yasammdaki gergek 
anlami tamtmak istiyoruz. Insan, kutsalhgmdan yasar. Bu yiizden de yasamimn temelini 
bilmeyen, onu bulup ona dayanmayan, omriinu tarn anlamiyla tatminkar olarak 
gegiremez. Gercek anlamiyla insanhk giiciinii, fazilet ve huzur yolunu bulamaz. 

Iste bunun igin, insanhgm mutlulugunu tamtma zorunlulugunu duyuyoruz. Biitiin 
Ehlullah, giiglii bir imanla bu emre uymus ve bunun idraki icinde hareket ederek, 
Allah katmda layik oldugu mevkiye ermistir. 



Insan ger9eklere dayanmadikca, gidisinde dikkat, ciddiyet ve mertlik anlayisi 
gostermedikce ve vicdanmda sorumluluk duygusu tasimadikca, kisiliginin bir degeri 
olamaz. Giiven, huzur ve mutluluk da bulamaz. 

Allah, muinimiz olsun. 

Kainat ve Yaradihs: 
La Taayyun Ahadiyet 

- Rabbime hamd, Resuliine sonsuz salavat olsun. 



Cenabi Hak, Varhgini zuhura cikarmadan once, gizli bir varhkti. Bilinmeyen bu 
varliga, Gaybi Mutlak (Mutlak Gorunmezlik), La Taayyun (Belirmemislik), Itlak 
(Serbestlik) Alemi, Yalniz Viicut, Ummiil Kitap (Kitap'm Anasi), Mutlak Beyan veya 
Lahut (Uluhiyet) Alemi de denir. 

Sonra Allah, bilinmekligini istemis ve varligmi, 119 isimle belirlemis, taayyun ve 
tecelli ettirmistir: 

1 . Ceberut (Ilahi Kudret) Alemi: Birinci Taayyun, Birinci Tecelli, Ilk Cevher ve 
Hakikati Muhammediye olarak da bilinir. 

2 . Melekut (Melekler) Alemi: Ikinci Taayyun, Ikinci Tecelli, Misal ve Hayal Alemi, 
Emir ve Tafsil Alemi, Sidrei Miinteha (Smir Agaci) ve Berzah da denir. 

3. §ehadet (§ahitlik) ve Miilk Alemi: Uciincii Taayyun, Nasut (Insanhk), His ve 
Unsurlar Alemi, Yildizlar, Felekler (Gokler), Mevalid (Dogumlar) ve Cisimler 
Alemi diye bilindigi gibi, Arsi Azam da bu makamdan sayihr. 

§imdi eger, bu zuhurlar ne zaman olmustur diye sorulacak olursa, bunun a?iklanmasi 
miimkun degildir. Cunku soze sigmaz. Bu, bir an meselesidir. Bunda zaman ve mekan 
(uzay) smirlamasi yoktur. Cenabi Hakneye kadir degil ki? "01" dedi mi, tamamdir. 

" Alti gunde yaratildi" sozii, Kur'am Azimiissan'da beyan edilmistir. 

Ashnda bu soz, giine degil, hale aittir. Batmi anlamda gun anlamma gelen, Allah'm 
insanlara liitfettigi goriinmeyen seylerden olan alti sifatidir: Yani, semi, basar, idrak, 
irade, kelam ve tekvin (isitme, gorme, kavrama, irade, konusma ve yaratma) gibi 
hallerdir. Cenabi Hak'km zatma ait olan bu sifatlarm, Adem'in kutsal varhgmda 
belirmesi, "insan benim sirnmdir" soziiniin bir hiikmiidur. 

§imdi burada, Gavsi Azam Abdiilkadir Geylani Hz.'nin, bu alemlere atfen manevi 
bir asama olarak buyurdugu bir sozii arz edecegiz: 



10 



Insanhk alemiyle Melekut alemi arasmdaki her hal ve simr, 
§eriat'm kendisidir. Melekut alemiyle, Allah'a varmanm iicuncu 
basamagi olan Ceberrut alemi arasmdaki her hal ve simr, 
Tarikat'm kendisidir. Ceberut alemi ile ilahi Lahut alemi arasmda 
kalan her hal ve simr, Hakikat'in kendisidir. 

Ileride bu alemlerin, madde ve mana acismdan a9iklamasma 9ahsacagrz. 
Varhgin baslangici ve son simn, Ask'tir. 

Onun i?in de bu saydigimiz alemler, Ask'm cazibesinde pervane olmuslardir. Cenabi 
Hak varhgim, kudret eliyle zuhura getirmis ve 119 isimle taayyiin, tecelli ve tenezzul 
etmistir. Buna hilkat (yaratis) sanati, zuhur (belirme) cilvesi ve vahdet (birlik) oyunu 
denir. 

Bunda zaman ve uzay (mekan) kaydi yoktur. Ancak an vardir. Qiinkii mutlak 
zaman icerisinde batm zahir'e 9ikip fark edildikten sonra, alemlerin nurlan (lsiklan) 
ve ilahi olaylarbilinmistir. 

Ikinci olarak, sekil ve renkler goriiliip, ayn ayn unsurlan olusturacak sekilde 
birlestiginde, isimler meydana 9iktmstir. Ve boylece zahir alem belli olup, mutlak 
varhk bilinmistir. Cenabi Hak'km bu alemi yaratmaktan maksadi, bilinmekligini 
istemesidir. Ortaya 9ikan seylerin belirisine sebepse, Adem'i dilemektir. Varhga ilahi 
sifatlar, sirrma ise Adem denir. 

Bu noktada, konuyu biraz daha a9mamiz gerekiyor. 

Yarati§ sanati, Cenabi Hak'km biiyiik kuvvetinden yiice kudretine hiikmederek, 
cemalini ve celalini eserlerinde, yani varhk yiizunde gostermesi demektir. 

Zuhur cilvesi, asik olmasi sonucunda batmm zahir'e 91km, alemlerin nurlarmm ve 
olaylarm bilinmesi demektir. 

Vahdet oyunu ise, Cenabi Hak'km zatmdan sifatma tecelli etmesi ile kendi varhgim 
kendinde zuhura getirip, birlik ve vahdetini, ahadiyet (teklik) sirrma meylettirmesi 
demektir. 

§imdi gelelim yukanda sozu ge9en, sekil ve renkler, isim ve unsurlar dedigimiz, 
mulk mertebeleri ve cisimler alemine. 

Bu Dogumlar Alemi, dort ruhtan olusmustur: 

a) Insani ruh, b) Hayvani ruh, c) Nebati ruh, d) Madeni (Cemadi) ruh. 

Bu alem, cereyan ve deveran iizerine kurulmustur. Deverandan cereyan, 
cereyandan ise hayat meydana gelmektedir. Bu bir kanundur. Boylece, varhklarm 
her biri, biitun esma'nm (isimlerin) mazhan olup, Kiilli Irade'nin hiikmiinii yerine 
getirmekte ve nefsine, yani zannma gore Rabbini bilmektedir. Bu durumlar diinyada 
ilahi bir diizen, degismez bir kuraldir. 



11 



Allah'm tezahiirii, boyle gerektirmekte olup, biitiin varhklar onun kader pizgisi 
iginde kulluk gorevini yerine getirmekle yiikiimliidiir. Allah'm bunlardan maksadi, 
dostluk, intibakve esenliktir. 

Aslmda varhklar, bir biitiindiir. Fakat par9alan ile karakter tasirlar. Biitiin esya 
yani varhklar, insanda bir araya gelir. Evrenin baslangici ve birlik noktasi insandir. 
Sonsuz varhklarm ayetleri, secdegah ve kiblesi de her an igin insandir. 

Tevhid ve Mana 

Kelimei Tevhid, ilahi bir dil ve "kim" (ol) emrinin ruhuna has bir hitaptir. 

Cenabi Hak, "kun" emrinden once kendisi kendinde idi. Bilinmeyen, gizli bir varlikti. 
Buna, Gaybi Mutlak ya da Yalniz Viicut denir. Ne zaman ki Cenabi Hak, zatmdan 
sifatma cosarak "kiln " dedi, ilahi sifati tecelli ederek yiice varhgi ve Rab'hgi bilindi. 
Iste o zaman Cenabi Hak, "la ildhe illallah" hitabi ile, varhgim ve birligini ortaya 
koymus, " Muhammedun resulullah" demekle de, anlam ve maksadi beyan etmistir. 

Buna dayanarak tevhidin anlami, soyle yerini bulmustur: 

"La ildhe" demekle, sifatmm belirisinden onceki varhgi beyan edilmis, "illallah" 
demekle de, varhgi tecelli ettikten sonraki durum ifade edilmis oluyor. 

"Muhammedun resulullah" ile de, varhgma delil olarakbilinmesi ve tasdik edilmesi 
isteniyor, hiikmiiniin icrasmm onunla oldugu anlatilrms oluyor. Bu da onun rahmet ve 
sefaat edici oldugunu miijdeleyerek, sanatmdaki hikmetini a9ik9a beyan etmis oluyor. 

Burada boliimler halinde ayirdigimiz hususlar, a9iklama i9indir. Aslmda ayn ve 
gayn degildir. 

§imdi gelelim topluca anlama. Once sunu belirtmeliyiz ki, kelimei tevhid, Cenabi 
Hak'km cemalinden celaline 9ekilen bir hat gibidir. Yani: varhk da benim, yokluk da 
benim, hukum de benim, izzetim hakki igin rahmet edici ve yol gosterici de benim, 
demek istiyor. Demekki buradaki anlam ve maksat, ezeli ve ebedi olan yiice varhgim 
ve birligini, emir ve hiikmiinii, kelimei tevhid ile kabul ve tasdik ettirmektir. 

§u halde, la' da, illa'da, emir ve oncelikte de tek varhk ve yaratici O'dur. 

Yukandaki a9iklamalardan anlasilacagi iizere, kelimei tevhid, zahiri (dis) ve batmi 
(i9) olarak iki tiirlii anlam tasimaktadir. 

1 . "La ildhe" kelimesi, inkar degil, tasdik mahiyetindedir. Cunkii kelimenin ash, 
asli zati anlatmaktadir. Yani Hak'km zuhur aleminden onceki varhgim ifade ile, Gaybi 
Mutlak dedigimiz, bizce bilinmeyen, gizli olan Rabhgini anlatmis oluyor. Boyle olunca 
da seven, sevilen ve aslmda tapilmasi gereken, bu anlamdaki Allah oluyor. 



12 



2. "Illallah" kelimesine gelince: Bu kelime, izafi olan yaratilmislar alemine aittir. 
Bu ciimleden olarak Cenabi Hak, ilahi sifatlarmi ve esyadaki varhgini ispat eder. Bu 
da aslinin yansimasi olan Ceberut, Melekut, ve Miilk alemlerine tekabiil eder. Bu 
alemlerdeki belirisleri fanidir, fakat bunlarm ash bakidir. Emirdir, rahmettir, ilimdir, 
nimettir, kisacasi bilinmekligine sebeptir. Her iki anlamda oldugu gibi, zatryla sifatiyla, 
biitiin anlam ve maksat ve kastedilen de Cenabi Hak'tir. Boylece bilinip tasdik 
edilmelidir. 

Aslmda insan, tevhidin anlam ve sirrmdan ibarettir. Bunun 19m de tevhid, bu 
anlamda yapilmalidir. 

Dinin Sirn Sevgidir 

Din ilahi bir kanundur. 

Dinin sirn, hukuktur. Hukukun sirri, vicdandir. Vicdamn da sirri sevgidir. 

Hukuk Sirn 

Dinde hukuk, her seyden once dogruluk demektir. Kisi, kendisine ait olmayana el 
siirmez ve goz dikmez. Hukuk deyince bu, sadece insan hukuku demek degildir. 
Hukuk, su evren varhgi i9inde, zerreden giinese kadar, canh ve cansiz ne kadar 
varhk varsa, hepsine birden aym hakki tanimak demektir. Ve aym sekilde uygulamak, 
insanhgin ve Islamiyetin geregidir. Ciinkii varhklarm tiimii, Hak'km varhgidir. Eger 
bir insan ben Hak'ki seviyorum derse, mutlak surette varhgini da sevmelidir. Varhgi 
sevmeyen, Hak'ki da sevmis olmaz. Bu bakimdan iyi/kotii, giizel/9irkin, faydah/zararh, 
sevimli/sevimsiz tercihlerinin hukukta yeri yoktur. Bunlar soz konusu olurlarsa, Allah'm 
gazabim celbeder. Burada sevip sevmeme ayn sey, hukuk ise ayn seydir. 

Iste insanlarm ilerleyememesi de, bu anlayissizhgm eseridir. Hukuka riayet etmeyen, 
giinahkarlarm en biiyugiidur. Ve onun insanhktan da nasibi yok demektir. Bundan hi? 
kimsenin siiphesi olmamahdir. 

Cenabi Hak varhgini, dostluk, intibak ve esenlik diisturlarma gore, mujde ile 
isaretlemistir. Insan, tecellisine gore hareket etmekte serbesttir. Kendisine hos 
gelmeyen, kotii, girkin, zararh ve sevimsiz dedigi herhangi bir varhkla ilgilenmeyebilir. 
Fakat eger tesadiifen bir ilgi dogacak olursa, gereken sekilde hukukunu tammasi 
zorunludur. Ciinkii insan, yalmz ve yalmz hukuktan sorumludur. 

Ister miisliiman, isterse hiristiyan olsun bunda aynm olmaz. Ciinkii kurtulus ve 
mutluluk kapisi, buradan agihr. Biitiin varhklar, Cenabi Hak'km esmasmm suretidir. 
Bu nedenle ilahi kitaplar, "kendini diisiindiigiin gibi yek digerini de diisiineceksin" 
diye, Allah'm emrini bildirmektedir. Ciinkii canh ve cansiz biitiin varliklar, O'nun ruhunu 
tasimaktadirlar. 



13 



Bunun icin de hukukta hig kimse, keyfine gore hareket edemez. Allah bunu men 
etmistir. Cunku onun emri keyif degil, 6l9iidiir. Hele insamn kalbi, onun kutsal evidir. 
Ve Cenabi Hak orayi, kendisi icin ayirrmstir. El siiren yanar da, zavalh farkma varamaz. 

Insan aslmda Hakkrn temsilcisi ve varhgmrn halifesidir. Bu yiizden hukuk yoniinden 
son derece yiikumlu ve sorumludur. Bastigi tastan gokteki kusakadar, canh ve cansiz 
ne varsa her seyden sorumludur. Onun icin Ehlullah "mertligin geregi, yek digerini 
diisiinmektir" demislerdir. Bu ugurda hizmette kusur etmezler. 

Cenabi Hak ciimle varhgi, insana mazhar kihp onun emrine vermistir. Eger bir 
noksanhk ve aksilik gorecek olursa, bu da gene bizdendir. Bunu boyle bilmeli ve 
elimizi her bir seye, "bismillah" diyerek siirmeli, gene besmele ile de yerli yerine 
koymahyiz. Kullams esnasrnda, onda ruh oldugunu unutmamahyiz. Kendi uzvumuzdan 
bir parcayi nasil dusiiniiyor ve hos tutuyorsak, onu da o sekilde kullanmahyiz. Iste o 
zaman "ente razi, Hak razi", yani sen O'ndan, O da senden razi demektir. Allah icin, 
sifa veren cevap budur. 

Vicdan Sirn 

Vicdan, hukukun amiridir; kalpte yanki yaparak, insam harekete gecirir. insan, 
her hali hukuk yoniinden gerektigi gibi, her isi hukuk gozeterek yapar; mutlak olarak 
dogruluguna inamr; kalben siiphesiz bir bicimde emin ve miisterih olursa, iste bu, 
vicdandir. Buna, hukukun ash derler; bir adi da imandir. Bu hal, insamn kalbinin 
derinliklerinden gelen bir emrin sesidir. Dogrulugundan siiphe edilmeyen, saf ve temiz 
bir duygunun uriinudur. Merhamet denizinin cosarak getirdigi bu hali, Allah ciimlemize 
nasip etsin. (Amin.) 

Eger bir insanda iman yoksa, vicdan da yoktur. Vicdam olmayamn insanhgi da 
yoktur. Eger bir kimse hukuk tamyor ve vicdanen ger?ekten miisterih oluyorsa, o 
kimseye miijdeler olsun, cunku Allah onunladir. 

Sevgi Sirn 

Sevgi, insamn en ince ve hassas vicdan hislerinin meydana getirdigi, merhamet 
ve sefkat duygularmm bir eseridir. Vicdan hiikmii kalpteki iyi ve kotii butiin varhgi 
yakarak, silip atmis ve orasim ayna gibi, tertemiz bir hale getirmis oldugundan, Cenabi 
Hak o kalbe, tecelli tahtim kurmustur. Boylece butiin benligi Hak sevgisi kaplamis ve 
o kimse artik, sevgiden ibaret olmustur. Artik o her seyi, her sey de onu sever olmustur. 

Bu nedenle o kimse, Cenabi Hakkrn dostluk, intibak ve esenlik sifatlan ile sifatlamp, 
haslar (se?kinler) ziimresine girmistir. Artik o insamn her iki diinyada da yeri cermet, 
makami ise, sefa ve dostluktur. 



14 



Islamiyet, sekiz esasa dayahdir. Bunlara sekiz cennet kapisi denir. Aynca 
divanlarda, sekiz ucmak diye de anilir: 

1. Merhamet ve sefkat, 2. Dogruluk, 3. Sadakat, 4. Comertlik, 5. Sabretmek, 
6. Sir tutmak, 7. Fakirligini ve acizligini bilmek, 8. Rabbine siikretmek. 

iste bunlar olmadan, her iki diinyada da huzur, mutluluk ve cennet olmaz. 

Bu giizel huylarla huylanan ve benligine mal eden bir insan, geregi gibi bir Miisliiman 
ve Resuliine layik bir insan demektir. Ciinkii bu giizel huy ve ahlaklar, peygamberimiz 
Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi Vesellem'e ait giizel huy ve sifatlardir. Ve 
keza ondan da Ailesine, Evladma ve Ashabma tecelli ederek, islamiyet'in temel unsuru 
haline gelmistir. Kur'an, boyle beyan ve ilan etmektedir. 

Bunun icin de islamiyet, kelimei sehadet'le camide cennet aramaktan ibaret 
degildir. Bunlardan biri eksik olursa insan, gercek Miisliiman sayilmaz. Ciinkii Allah'm 
vahyindeki sirlarm saglamhgi, bunlarla ayakta durur. Bunun icin de hayatm devami, 
huzur ve mutlulugu, bu esaslara baghdir. Insan, yasammda daima iyiye, giizele ve 
dogruya dayah olmahdir. Oliimsiizliik ve ebedilik bu gerceklerle miimkiindiir. 

Iste bu yiizdendir ki, yukandaki esaslar, insanhgm ve Hak yolcularmm elinde daima 
bir lsik ve bir mesale olmustur. insan nasil ki karanlikta oniinii goremez ve yol alamazsa, 
aym sekilde Yaratan'ma da varamaz. Cenabi Hak, "lsik olun, bana gelin, sirnma erin" 
diye bizlere hitap ediyor ve bizleri diliyor. iste bu hitabm anlammi o yiice peygamber, 
Mirac yaparak bizlere anlatmak istemistir. Su halde bu hakikat lsiklan olmadan bu 
cehaletin karanhgrnda, Rabbimize nasil yol bulup onun nzasma layik olacagiz? Demek 
oluyor ki gerek seriatta, gerek tarikatta ve gerekse hakikatte olsun, degerli olan bu 
giizel huy ve sifatlardir. 

Bir insan ister peygamber, isterse veli olsun, bu gerceklere sahip olmadan Rabbine 
layik olamaz. £iinkii 100 Suhuf ve 4 Kitabm sirri budur. insanliga ve beseri vicdanlara 
hayat kaynagi olan, nese, huzur ve mutluluk bahseden, bu sekiz esastir. 

Diinyada ne kadar giizel huy ve ahlak varsa, hepsi bunlarm icindedir. Bu nedenle 
bunlara, sekiz cennet kapisi denmistir. Bunlara sahip olanlar, zaten bu alemdeyken 
cennet hayati siirerler. 

Yedi tamuya gelince: Bu cehennem kapilanm a?an huylar da sunlardir: 

1. Gurur, 2. Hirs, 3. Kiskan?lik, 4. Boliiciiliik, 5. Dedikodu, 6. Sehvet, 7. Ofke. 

iste bu diinyada ne kadar kotii huy ve ahlak varsa, onlar da bunlarm icindedir. 

Onun icin her kim iyiyi, giizeli ve gercegi kabul etmezse, kisiligi ne olursa olsun ve 
ne kadar sureti Hak'tan goriiniirse goriinsiin, onun gonliinde bu huylar yatiyor demektir. 



15 



Isterse basi secdeden kalkmasm hi9bir onemi yoktur. Gerek insanlik ve gerekse 
Islamiyet, ger9eklere dayanmakla olur. Keyfme gore hareket edip benlige kapilarak, 
riya, gosteris ve desinler diye islamiyet olmaz. O takdirde yedi tamunun gurur ve 
isyankapilanm, insan kendisine acmis olur. 

islamiyet yalan do lam, hile ve haksrzhga basvurmayi kesinlikle yasaklamistir. Bu 
huyda olanlar gerek Hak katmda, gerekse toplum iginde insanlik itibanm yitirmis 
olur. Ve kutsal varhgi, sifira duser. iste o zaman, kendi oliimunii kendi eliyle hazirlamis 
olur. iste bunun igin, 119 giinliik omre bedel olarak sahsi menfaat ve kaprislerimize 
kapihp da kendi kendimizi aldatmayahm. Hele Allah, hig kanmaz. islamiyet, suurlu, 
bilerek ve dogru olarak hareket etmeyi emreder. Onun icin de islam ahlak ve adaletiyle 
ahlaklanmayan, Hak'tan ve islam'dan yana olmayan, islamiyet ugruna fahsip 
savasmayan yezittir, zalimdir ve sonu hiisrandir. Allah, ciimlemize hidayet eylesin. 

i 111:111111 Sirn 

Suret vasfindan gege, hazlan tiimden eriye 
Dayandigi ameller gide, goriiflerini Hak'tan bile 
Her hali higlikte ola, safi saf bir can He 
Ola Hak He ola 

islamiyette bu sozler, kisinin cahsmasma gore anlam tasidigmdan, burada 
aciklanmasi gereksizdir. Bunlarm anlasilmasi, ehline aittir. Ancak, sunlan belirtmek 
isteriz. 

Bir kimse gerek ibadetinde ve gerekse hayir ve hasenatmda cennet iimidi veya 
cehennem korkusu iginde hareket ediyorsa, Hak katmda boyle bir amelin higbir degeri 
olmaz. Ve 9ikar karsihgi yapilan hizmetten farkh da sayilmaz. Ciinku Hak i9in yapilan 
islerde karsilik gozetmek, son derece abes ve ayiptir. Asalet ve ger9ek odur ki, 
kuldan bile karsilik beklemek, hizmet yolunda insan olana biiyiik bir ziildiir; hatta 
yalmzca bir tesekkur bile. Bir insan evladma bir is buyursa, da karsihgmda para 
istese, boyle bir evladm baba yamnda degeri ne olur? iste, Allah indinde de kulun 
degeri oyledir. Allah, ise degil, goniile ve niyete bakar. Niyet halis ise, tamamdir. 
insanlar, kendi aralarmda bile niyete bakiyor, ona gore bir kimseyi seviyor veya 
istemedikleri halde bir hizmeti yapiyorlar. iste Allah da boyledir. Yeter ki onu sevin 
ve kendinizi sevdirin. Bu kafidir. 

Yok ille "ben amelimden hasil olan sevap torbasi ile huzuruna 9ikacagim" derseniz, 
gunahlarrnizrn bir samar gibi yuziiniize 9arpildigrm goriirsunuz. Allah'a yiik ile gidilmez; 
ona goniil gerektir. Eger akilh ve goniil arkadasi isen, giinahim diisiin ve yaptigm her 
hayir ve hizmeti, habibine hediye et. Sonra da huzuruna, curmiin ile 91k. 



16 



Tecelliyat 

1 . Tecelli: Cenabi Hak'km varhginin bir belirisi, varhginin ger9egini ag;ik9a beyan 
i^in hukmiiniin bir icrasidir. 

2 . Ilim : Hak zatmda baki ve hiirdiir, yani yaratilmis degildir. Insanhk alemi i9inde 
egitim, gorgii ve yetenege goredir. 

3 . Kader. ilahi kudrette her varlik, bir ismin, yani esmamn mazhandir; kendi cer- 
gevesi i9inde gelisip olusturdugu devir ve fiillerin mahiyetidir. Bu acidan hayatta 
her sey, insanlann goriis ve niyetlerine gore anlam tasimaktadir. Nefislerin 
biitiin fikir ve eylemleri, bu kurala gore gelismektedir. 



KaderinAnlami 

Biitiin bunlar, §eyhiil Ekber Hz.'nin dedigi gibi, ilmin mahiyetleridir. Yalmz 
mahiyetler, onceden yaratilmis degildir; ilmin bilinen seye tabi olmasi ile miimkiin 
olup, anlam a9ismdan ilahi bilgi denizinde mevcut olan bi9imlerdir. Heniiz ilim disma 
9ikmi§ degildirler. 

Mahiyetlerin diger bir adi da, ayani sabite olarak amhr; Hak'km ilim zatinin 
aymdirlar. Diger bir a9idan ilim, zata aynadir: O mahiyetlere feyiz, gene onlarin zatmda 
mevcut olan yetenege gore gelir. Itikat ve diger haller de bunun di§ina 9ikamaz. 
Istidadi 6l9iisiinde Hak'tan ne istemi§se, o verilmi§tir. Her §ey, ezelde verilen §ekilde 
a§ikar olur. Ilahi bilginin buna etkisi yoktur. Bilinen bir §ey yaradih§mda ne halde ise, 
ilahi bilgi o kadanyla ilgilidir ve o esma ve sifatin geregi olarak ortaya 9ikar. "Bilgi, 
bilinene baghdir" soziinden kasit, budur. 

Kader, her varhgin istidadi nispetinde, par9a par9a yapilacak bir ayrmtilandirma 
ile, his ve gozlem diinyasmda belirmesidir. Ne i9in ve kimde zuhur ediyorsa, onun 
yetenegi 6l9iisiinde olur. Istidad, yapilmis ve yaratilmis degildir. £iinkii bir seyin 
mahiyeti yapma olmadigma gore, onun zatmda var olan istidad ve yetenegin de yapma 
olmamasi gerekir. Ilahi ilmin suretlerine (bi9imlerine) mahiyet denir. Bunda yapma 
ve yaratma fash, yoktur. Herkesin sabit durumu ne ise, neyi gerektirirse, onu yapmaya 
mecburdur. 

Kaderin sirn, boyle gerektirir. Hi9 kimse haline muhalefet edemez. Her seyin 
istidada bagh oldugunu bilmeli ve ona gore hareket etmelidir. Olacak seyler, zamam 
gelince olur. 

Sozlerimize, birbiiyiigiimiiziin siiriyle son veriyoruz: 



17 



Ey gonul i9mek dilersen Cami Cem ' 
Verme omriinu hebaya ey Didem 2 

Dem bu demdir, dem bu demdir, dem bu dem 

Bu dem ile devreder devri felek 
Bu dem ile zikreder insan, melek 
Bu dem ile "Hu" ceker suda semek 3 

Dem bu demdir, dem bu demdir, dem bu dem 

Bu dem ile dol halisi dem olup 
Nefhayi Hak'ki bulup bu dem ile dolup 4 
Bu demi ademde bul Adem olup 5 

Dem bu demdir, dem bu demdir, dem bu dem 

Bu dem ile devreder devri zaman 
Bu dem ile zikreder hep ins u can 6 
Bu dem ile demlenip sen bul eman 7 

Dem bu demdir, dem bu demdir, dem bu dem 



1 Cami Cem: Vahdet §arabi. 

2 Dide: Goz. 

3 Semek: Balik. 

4 Nefhayi Hat. Hak'kin Adem Aleyhisselam'a iifledigi nefes. 

5 Adem: Yokiuk. Adem: Insan. 

6 Ins u can: Insanlar ve cinler. 

7 Eman: Emniyet. 



BISMILLAHi §ERIF'iN ESRARI 



(Agagida, Bismilldhi §erifin esrari ve §erefli manasi anlatilmaktadir. Qok 
dikkat He okunmasi rica olunur.) 



Bismillahirrahmanirrahim. 

Ey inananlar! 

Goriiliiyor ki diinyada birkac giin dar ve genis yasadiktan sonra hie reyimiz 
almmadan, yerlerimiz diinyaya yeni gelenlere terk ettirilerek, bu alemden ahirete 
goturiirler. 

I§te kudretin cilvesi, yaratihsm hikmeti budur. 

Gelen, gider. Dogan oliir. 

Yalniz, bu dogmak ile olmek arasmda hiiner: 

Allah'i bilmek, en biiyiik Resul'ii tasdik etmek, insanlik hukukunu tanimak, Hiida'nm 
yaratiklarma sefkatli olup, bu kubbede hos bir seda, yararh bir eser birakip gitmektir. 

Onun icin arifler der ki: 

"Ey magrur! Hayata kurulma. Sakm gafil dola§ma. Ayak bastigm topraklar, ya bir 
giizel sevgilinin yanagi, yahut bir cihan kahramanmm gobegidir. Binaenaleyh yalniz 
e§ini, a§mi, i§ini bilmekle i§im oldu bitti zannetme. Insanlik makamma kadem bas. 
Ruhunun yolunun manasmi Kadir Rab'be gotiiriilebilecek iki kanat tedarikine bak. 
Ki o kanatlara, "iman" ve "amel" kanatlan denir. 

Imdi, su nazmi kerimin huzurunda saygi ve a^akgonulliiliikle biraz durahm: 

"Biz, Adem ogullarmi serefli kildik." n 

Evet, bu ayeti kerime mucibince mahlukat icerisinde insana nasil "Keramet taci" 
giydirildigini, Cenabi Hak'krn, bize nasil ikram ettigini anlayalrm da, insanlik omriimuzu 
ayak altma almayahm, zulme divan durmayalim, ne imisiz bilelim. 

Ger^ekten insan, kainat agacinin en toplayici, en nazik, en nazenin, en nazdar, en 
niyazdar bir meyvesidir. 



(*) Ve lekad kerremna beni ademe: Isra, 1 7:70 



19 



Insan: Siibhani sevgi ile yaratilan bu varhklarm i9inde En Biiyiik Sanatci'mn ilahi 
sirlarindan haberli, Siibhani sifatlarina layik olabilecek bir istidatta yaratilmis, en kiymetli 
bir mahluk olup, kiilli toplayicihga mazhardir. 

Belirenlerden hicbir varhk, bu riitbeye nail olmarmstir. 

Insan, biitiin yaratiklarm sonuncusu ve mevcudatm ziibdesi ve hiilasasidir. 

Olaylar ve tasawurlardan miinezzeh, her se'nde Zati Kayyumiyeti gozlenen, bir 
seyi her sey, her seyi bir sey yapan, viicudu ile var olan, sifati ile cevrelenen, esmasi 
ile bilinen, fiilleri ile beliren, eserleri ile gozlenen Cenabi Hak, bilinmesini sevdi, diledi, 
insamn tiyneti olan su ve camurun savas alanmda bir 9adir kurdu, topraktan bir ayna 
yapti. Ve sifatlannin aksini orada tecelli ettirdi. 

Onu arz iizerinde ilahi bir vekil yapti. 

Alemdeki her hakikatin insanda olmasmi irade etti. 

Sani (yaratan) bu sanat eserleri iizerindeki etiketlerini insanabildirdi, ilahi isimlerini 
(esmasim) teslim etti. 

Hiilasa insan, bu alem aynasmm cilasi ve bu varhk sekillerinin ruhu oldu. 

Gorme yeteneginin zevki olan goriis, gozbebeginin sekli ile gerceklestigi gibi, 
yaratiklar alemi igin de goriis zevki, Hazreti Insan oldu. 

Fakat insan, 'Kamil' ve 'Gayn Kamil' olarak ikiye aynldi. 

Her ikisi de, biitiin esmayi toplayici olan Allah ismi serifmin mazhari oldugu halde, 
Insani Kamil tasfiye (annma) yolunu tutru, kendisini Hak'tabosaltti, aslma, kaynagma 
dondii. Sahte varhklardan soyundu, o varhgm fani oldugunu anladi, kendini Hak'ka 
satti, yiicelmeye mazhar oldu, kam aldi. 

Iste bu smifa Hak-perest (Hak'ka tapan) denildi. 

Diger simf, vehmedilen varhklara giivendi, kendisine tapti, nail oldugu nimetin 
farkma varamadi. Allah'm varhgma karsi "Ben varim" dedi, Hod-perest (kendine 
tapan) oldu, hiisranda kaldi. 

Insani Kamil, nuru (aydmhgi) ile, nur (lsik) hazinesine dahil oldu, yaratihsi ates 
olan Seytan'i tasarruf etti. 

Kamil olmayan insan da nan ile, nar alemine dahil oldu. Ciinkii atesten yaratilan 
Seytan'i, o tasarraf edecegi yerde, Seytan onu tasarruf etti. 

Simdi: Ey insanoglu! 

iste, diinya mezraa, ahiret de harman! 



20 



Cennet, Cehennem de birer mahzendir... < * ) 

Imdi, her seyin hakikatini ogrenmek, huzur ile yasamak, diinya ve ahirette saadete 
kavusmak, htilasa iyi netice almak istersen: Hazir (uyanik) ol! Tahir (temiz) ol! Kur'am 
Mtibin'in bagrma kulagim koy, oradan alacagm cevapla her mtisktiltinti hallet. 

Her ise Allah'm ismi ile basla! Allah de! O'nun nami ile al, O'nun nami ile ver, 
O'nun nami ile yap! Zira Kudret kapisi, ilahi esma ile acihr. 

Yalmz o isimlerin i?inde, Kahhar ismi de vardir. Gelisinden, gidisinden gaye nedir 
anlamadan serkeslik edeni, kibirleneni tepeler. 

Kulun kibirlenmesi, aslmdan gikmasidir. 

Ashndan disan 9ikan da kendini yorar, sonunda yikihr. 

Kibirlenecegine, Hak'ka karsi kuciil ki halka karsi btiytiyesin. Ne kadar kuciilursen, 
aslma o kadar cabuk riicu edersin. 

Besmele'deki tathhgi gormeye ?ali§. 

Evet, O uc ismin: Yani Allah, Rahman, Rahim 
isimlerindeki hoslugu tat da, Allah'm rahmetinin, azabmi kapladigim anla. 

O'nun ismiyle baslanan isin sonu ile, onsuz baslanan isin sonunu tetkik et, O'nsuz 
baslanan isin sonsuz oldugunu, mahrumiyetle neticelendigini gor ve canh misal istersen 
tarihe bak, Firavun'un isiyle Hz. Musa'nin isini mukayese et... 

Evet, Firavun, bu varlik aleminde, bu dtinya sahnesinde Allah'm ismini birakti, 
kendi ismiyle bircok isler yapti, bir9ok masum yavruyu bogdurttu, fakat neticede, 
zulmtintin karanhgmda, kesafetinde boguldu, "Aman!" dedi. Amma is isten ge9ti, 
sondti gitti. 

Ona mukabil Hz. Musa da bu aleme geldi, fakat o, Allah'm ismi ile ise basladi, 
hidayet yolunu a9ti. Vazifesi bitti, O da ebedi aleme g09 etti. Fakat o alemden hala 
ses geliyor, milyonlarla insan pesinden gidiyor, saygiyla ismini ariyor. 

Nemrut da bu alemde saltanatlar kurdu, o saltanatma gtivenerek, Allah ismini 
anmadan bir9ok isler yapti, insanlar bogdu, nihayet sondti gitti. 



(*) Cennet, Cehennem nedir deme! Inkara saplanma! Hayir, §er mevhumunu goziiniin online getir! Se- 
nin ruhunu kalibrnda muhafaza eden Zati Hakim'in, sen oliince kudret elinde nasil muhafaza edecegin- 
den siip he etme. 

Yirminci asiidaAllatii inkar kapisi kapandi, uyuma! 

Bu kainatin olusunu; bir irade sahibinden baska yerde arayanlar 50k zavallidir. 
Fen bize ezeli hicbir cisim gosteremiyor, bu birtakim olaylardir diyor, orada tikamyor. 
Protoplazmamn doniisiimlerini kim anladi? Tasin yere diismesini kim anladi? Diisiiren 9ekimdeki 
titresimleri kim bilebildi? Her me vcudun ilk ?ifti hakkinda kim acik bir sey soyleyebildi? 



21 



Onun karsismda Hz. Ibrahim Halilullah da bu varhkta bulundu, fakat o, Allah'm 
ismi ile neler yapti. Neticede o da cemal alemini sereflendirdi, fakat binlerce seneden 
beri milyarlarla insanm dilinde, ovgii makammda ismi amhyor, milyonlarca miisliiman 
tarafmdan giiniin bes vaktinde huzuru Ilahi'de Habibullah ile beraber, o Halilullah'm 
ismi de zikrolunuyor. 

Yine, Ebu Cehil de geldi, kendi sahte varhgina giivendi, bir vakit etrafmda avenesi 
de vardi, hakikate isyan etti, bir9ok isler yapti. 

Onun karsismda insanligm ebedi iftihan olan Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi 
Vesellem de tenezziilen bu aleme tesrif etti, Hira Dagi'ndan yiikselen Kelimei Tevhid'i 
tek basma yiikselttigi vakit biitiin medeniyetler, toplumlar hasim oldugu gibi, en yakin 
hisimlan da O'na hasim olmustu, fakat ise Allah namiyla baslamisti. 

O, Muhammedi saltanati kainata ilan edilecek, insanlik karanhktan aydmhga 
cikacak, zayif kuvvetliden serbest9e hakkim alacak, medeniyete ornek olarak 
gosterilecekti. 

Hendek Harbi'nde parcalanmayan sert kaya, Muhammedi eldeki kazma ile Allah'm 
ismi amlarak parcalanacak, parcalamrken cikan kivilcimlardan iimmetine a9ilacak 
olan fetih kapilan goriilecek, bu haber herkesi sasirtacakti. 

Nitekim 6y le oldu , Allah'sizlarm az zamanda bukulmeyen kafalan biikiildii, yiizleri 
kizardi, dilleri tutuldu. 

Insan pisirici bir iklimden dogan Muhammedi hakikat giinesi, her tarafa feyzini 
vermeye basladi, putperestligi yikti, az bir zamanda Hindistan'a girdi, Brahma ve 
Buda dinine galip geldi. Doguda Hiristiyanhk hakimiyetini kaldirdi, Iran' da Zerdiistliik 
yikildi, Avrupa'nm Ispanya'sma sahip olundu, Dogu Roma Imparatorlugu zaptedildi, 
boylelikle de bugiinkii diinya olaylarmda Kur'an mucizesi goruldii ve ebediyyen de 
goriilecek... Hep O'nun dedigi cikti, Hz. Muhammed'in verdigi haberler tahakkuk 
etti. Ve nihayet Kur'an'i tasdik edenlerin de, etmeyenlerin de Kur'an hiikmii altmda 
hiikiim giydigi apacik ortaya gikti. Milyonlarca insan Hz. Muhammed'e ve O'nun 
mucizesi olan Kur'an'a asik olarak yasadi ve yasiyor. 

islam'm elindeki hasmetli kihc, u9-dort asirdan beri elinden diistiigii, misyoner 
teskilati gibi bir teskilati, Protestan teskilati gibi bir para sandigi bulunmadigi halde, 
Hz. Muhammed'in pesinden giden asiklar ?ogaldi. 

Japonya'da, Ingiltere'de binlerce miisliiman bugiin, La Ildhe Illdllah, 
Muhammedun Resulullah diyor. Batida bircok Frenk alimlerinin Hz. Muhammed'in 
hukukunu koruma hususunda yazilan 9ikiyor. Doguda ve batida radyoda hie kimsenin 
kitabi okunmadigi halde, Kur'an sesi kainata ilan ediliyor ve milyonlarca insan o 
biiyiik Peygamber'in yiiziinii gormeden, kutlu agzmdan gikan ciimlelerin sesini 



22 



isitmeden, onu bas taci, goniil sevinci yaparak onun muhabbetinin karargahmi kalplerine 
kurmus, camndan fazla seviyor, o zevk ile yasiyor. 

Iste Allah namiyla baslanan isin nasil netice verdigine bu, en biiyiik biirhan degil 
midir? 

Bugitn sahih bir senetle hie siiphesiz olarak bilinse ki, bir ufacik bez, bir kiiciik 
mendil par9asi Hz. Muhammed'e aittir, kendileri kullanmistir, bunu milyonlarca liraya 
satm alacak asik mevcuttur... 

Allah'siz ise baslayanlarda, tarih kimi gosterebilir ki boyle bir cezbe olsun? 

Demek oluyor ki Besmele, her haynn basidir. O miibarek kelime islam'm en 
biiyiik nisam oldugu gibi, biitiin varhklar da hal lisamyla onun devamli tekrar- 
layicisidrrlar. 

Besmele' deki Rahman isminin tathhgmi tadan kimsenin himmeti karsismda, Fers'in 
sirtmdan Ars'm zirvesine kadar olan mesafe bir sivrisinegin kanadi kadar gelmez. 

Bu ismin giinesinin feyzini verip parlattigi kuliibeye, saraylara sahip olan sultanlar 
da hayran olurlar. 

Bu ismin kolelik halkasim kulagma takan, biitiin diinya ve ahireti unutur. 

Bu ismin 9esmesinden bir damla i?enler, diinya zenginligine kil kadar kiymet 
vermezler. 

Onlarm kalbine ikbal burcundan saadet giinesi dogmustur. O kalp artik Kabe 
haremi olmustur. 

Besmele oyle bir isimdir ki, Cenabi Isa o isimle olii kalpleri diriltti, hastalan iyi etti. 

Yine Besmele oyle bir isimdir ki, Hz. Ibrahim o isimle Nemrud'un nanm (atesini) 
nura (lsiga) 9evirdi. 

Evet, Besmele oyle bir isimdir ki, O isimle Hz. Muhammed'in mucize parmagi 
ayda goriindii. 

Bir asker, devlet namma hareket eder, hi9 kimseden korkmaksizm, o namla her isi 
goriir. leap ederse bir sehir halkim zorla bir yere sevk edebilir. Belki o halkm i9inde 
ilim, fen, kudret ve zeka bakimmdan, ondan 90k yiiksek olam bulunabilir, fakat hi^ 
kimse ne yapiyorsun diyemez. £iinkii herkes bilir ki asker kendi namiyla, kendi 
kuvvetiyle hareket etmiyor, kendini devlete mal etmis, hesaba 9alisiyor, o kuvvete 
dayamyor. 

Ey dinleyenler! 

Imdi dikkat edin! 

Ya Insan? 



23 



Olmez, sonmez, yenilmez bir Rabbani hiikiimetin, evet, "Allahu La Ildhe illallah" 
Siibhani hiikiimetinin askeri olup da, o nama gah^ip, o isimle hareket ederse acaba 
neler yapmaz? 

Bunun i?in de kiilfet yok, ucret yok, minnet yok, zahmet yok. 

Ohalde, Allah de! 

§unu iyi bil ki: Kainatm butun zerreleri O'nu anyor ve O'nun ismiyle her sey 
hareket ediyor. Zerreler, tohumlar o ismin sayesinde kocaman agaci basmda tasiyor. 

Her bostan, Kudret'in mutfagi olmus, o isim ile bize hazirhgim yapiyor. 

Allah'm ismini anmasa, dallar havada yayihp meyvesini verebilir mi? 

Sigara kagidmdan daha ince, ipekten daha nazik bir filiz; Allah'm ismini anmasa, 
kazmalarm par?alayamadigi taslan, sert topragi par?alayip meydana 9ikabilir mi? 

Aym zamanda o nahif, yesil yaprak ?ikarken maddecilerin agzma tokat vuruyor, 
gozlerine Kudret'in parmagim sokar gibi bir tavir ahyor ve lisam Ml ile soyle soyliiyor: 
"Iste guvendigin kuvvet ve hararetin bile, emir altmda hareket ettigini gor, Hz. 
Ibrahim'in ates sa9an hararete: 

'Ey ates, soguk ol, selamet ol' ( *' ayetini okudugu gibi, bizim de halimizle o ayeti 
okudugumuzu bil." 

Yine Besmele, miibarek hayvanlarda bize gida olan siit cesmesini yapiyor, Rahman 
namma, bizlere ikram olunuyor. 

Madem ki her sey hal lisam ile Bismillah diyor, Allah namma nimetlerini getirip 
bizlere veriyorlar, o halde biz de Allah'm ismini anahm, O'nun namma verelim, O'nun 
namma alahm. 

Butun nimetlerin Ahad ve Samed olan Hak'km mucizesi, kudreti, hediyesi ve 
rahmeti oldugunu dusiinelim. 

Bir biiyugiin, usagi ile gonderdigi hediye hosumuza gidince, asil gondereni goremeyip 
ona sadece sukriinii bile birakarak, yalmz usagm ayagim opmek suretiyle gaflette 
kalmayahm. Yalmz zahirdeki nimetleri methedip, onlara muhabbet edip, onun sahibini 
unutmayahm. 

Iste, butim nimetlerin sahibi, bizden 119 sey ister. Dikkat edelim. 

1 . Kendini anmak: Bu, Bismillah ile olur. 

2. §iikretmek: Bu, hamd ile olur. 

3. Fikir: Bu da, kudret mucizesi olan Rahman hediyesini diisiinmekle olur. 

Hayatta Allah'siz yasamayalim, iman tedarik edelim. 



(*) Ya naru kuni herden ve seldmen: Enbiya, 21:65. 



24 



Hak'ka kendi istegiyle iman etmeyenler, zorla muhakkak ederler. 

Akilh olanlar, gaflet perdesi acilmadan, kudret elden gitmeden Allah diyenlerdir. 

Zira zanneder misiniz ki inanmayanlar Hak'ki tesbih etmezler? 

§u fermana dikkat edin: 

"Hi9bir sey yoktur ki O'na hamd ile tesbih etmesin." (S) 

Cenabi Hak oyle Kadiri Mutlak'tir ki, insanm sayili nefesine kendi ismini vaz 
etmistir. Kendisini tasdik ettirmeden kimseyi birakmaz. Madem ki nefes ahyorsun, 
veriyorsun, Hak'ki tesbih ediyorsun. Gizli terenniim, Hak ismidir. Yani her nefes Hu 
ile girer, Hu ile cikar. Yahut da ahmak inatcihk eder, nefes ahp vermezse, catlar. 

Hem iman, insana huzur verir, her seyin hakikatini, zevkini tattinr. Inkar ise kedere 
gotiiriir. Miinkirin goziinde bu diinya, bir matemhanedir. 

Miimin bu kainatta terhis senligini bekler, miinkir ise giilmeyi aglamak, terhisi 
riitbe soymak zanneder. 

Onun nazarmda insan, ecel pencesi ile parcalanan mahluktur. Geri kalan varliklar 
ise, ruhsuz cenazeler hiikmiindedir. 

Ozetle, o daima yeis icindedir. Her giin insanlik takviminin yapragmi kopanrken: 
' Yokluga gidiyorum, hi9 oluyorum" diye titrer. 

Miimin ise o yapragi kopanrken: "Terhisim yaklasti, aslrma kavusuyorum, ebediyete 
gidiyorum" diye heyecan duyar. 

Miimin, Allah'i tamr, Allah der, O'nu biitiin kullugu ile tasdik eder. 

"Allah'siz hicbir zerre yok" der, hukukuna riayet eder, halki Allah'm ailesi bilir. 
Onun nazarmda su diinya, Rahman'm bir zikirhanesi, insan icin bir egitim yeri, insanlar 
ve cinlere kurulmus bir imtihan meydam, biitiin oliimler de terhis ve paydostur. 

Hayat gorevlerini iyi bir sekilde bitirenler; bu oliimlii diinyadan mutlu, dagdagasiz 
bir sekilde diger bir aleme giderler. Ta ki yeni gorevlilere yer a?ilip, gelip 5ahssmlar 
diye. 

Biitiin dogumlar : "O Allah'tir, ondan baska tapacak yoktur. O Diri'dir. Ayak- 
ta'dir" r * ) Rabbani hiikiimetinin, askerini silah altma almasidir, vazife basma gelmektir. 

Imdi, iki adam tasavvur ediniz: Bunlardan biri su kainata bakiyor, bu biiyiik kitabi 
miitalaa ettiginde, abes hicbir sey yaratilmadigim, tesadiifen bu islerin olmayacagim 
ve su kainatm bir matbaa olup, bastrran olmadigim, bir nakis olup nakseden olmadigrni, 



(*) Ve in min §eyin illayiisebbihu bihamdi: tsra, 17:44. 

(**) Allahu Id ildhe ilia Huvel Hayyiil Kayyum: Bakara, 2:255. 



25 



yapilan olup yapan olmadigini, 9ekilen olup ceken olmadigini, binaenaleyh kendisinden 
ve biitiin varhklardan gani ve kendi daima ona muhtac, kendi iistiinde bir kudretin 
bulundugunu ve O'nun hikmetsiz yaratmadigi bu kainatta, kendisinin unutulmus ve 
boslanmis birakilmayacagim, agzma aldigi lokmanm tathhgmrn, acihgimn farkina varan 
her adamm, soziinden, fiilinden ve halinden bir giin bir divanda mevcudatm sahibine 
hesap verecegini, bu nedenle hayirlarma karsi miikafat, kotiiliiklerine karsi ceza 
gorecegini anliyor. 

Anlamayana da: "£ok yorulma, biitiin dersleri birak! §u ciftin tenasiil uzuvlan 
nasil bir tesadiif ile olabilir? Iyi diisiin, bunun sonunda elbette var, var de," der. 

Diger bir kimse de, yokluga meyletmis: "Zaman yasatir, zaman oldiiriir, bu kainat 
kor bir tesadiifun sonucudur, ne Halik var, ne yaradan, insan evrimle§mi§ bir hay vandir. 
Hayir, §er, cennet, cehennem: Bunlar kuru laflardan, duygusal degerlendirmelerden 
ibarettir, bu alemde nefsani hazlarini, hayvani ihtiraslarmi yerine getirebildin mi, i§te 
cennet. Hayvani hazlardan mahrum oldun mu, i§te cehennem!" diyor. 

§imdi acaba bu iki adamdan hangisi, insanhk alemine daha fazla hizmet eder? 

Hangisi toplum icin daha faydah olabilir? 

Acaba dinin, ananenin, kiiltiirun ortiisii olan vatamn korunmasi hususunda, hangisi 
daha iyi netice verebilir? Bunlar icin hangisi hayatim tehlikeye atar? 

Elbette iman sahibi olan, degil mi? 

Inananin kalbi, ashma kavusacagim askiyla donanmis; "§ehit olur isem Cenabi 
Hak kendisini bana diyet verecek, sag kahrsam, bu can vergisine hazirlandigimdan 
dolayi biitiin giinahlanm affolunacak", diyor. 

Inanmayan da: "Gen9ligime doyamadim, hazlanmi tarn manasiyla alamadim" diye 
doviiniiyor. 

Hiilasa inananin nazarmda biitiin mevcudat; o keremli Seyyid'in, rahmet sahibinin 
birer munis hizmetkan, birer dost memuru, birer sirin kitabi oldugu halde, inkarcmm 
goziinde bunlar bir hi?ten ibarettir. Zira biitiin yiice ve leziz hakikatler, imandan dogar. 

Iman tohumu hangi adamm viicut ikliminde varsa, oradan saadet yemisi 9ikar, 
ihlas dogar, o vakit o kimse en yiiksek kuvvete nail olur. 

Yine ihlas en agir yiikii kaldinr, karsisma 9ikan her seytam tepeler, riyayi zehirler, 
taat cesmesini berrak bir sekilde akitir. 

Iste ihlas, imamn yemisi oldugu gibi, ilim de imamn yemisidir. 

Onun icin iman, cehaletin diismamdir. 



26 



Sonra Islam dini, tevhid dinidir. Binaenaleyh Islam dini, ilim ve marifetin iligidir, 
hayirlar ve iyiliklerden ibarettir, tevhid dinidir, cehlin diismamdir, cehalet de Allah'm 
hi? sevmedigi bir sifartir. 

Islam dini, su diinyayi bir ceset, insam da o cesedin ruhu olarak gosterir. 

Eger Hak dini olmazsa, diinya bir zindan olur. Onun icin insanligrn ruhunu karanlrktan 
kurtaran kelimei tevhidi anlayahm, boylece de Allah demenin zevkini alahm. 

Kalbimiz O'nun sevgisiyle carpmaya baslasm. 

Yine iman, insana giizel ahlak verir, giizel ahlak insana giizel fikir verir, giizel fikir 
de insana her seyin giizel tarafim gosterir. Ilahi Saltanat'm en ince bahislerini anlatir. 
Kadiri Mutlak'm su kainat iizerindeki tecellilerini tefekkiir ettirir. 

Yaratihsm hikmet sirrma acilan kapmm anahtarmm La ildhe Illallah yiiceltme 
soziiniin manasmdaki feyzde oldugunu ilham ettirir. 

Evet, sozodurki: 

Cisme hava, ruha "Hu" lazimdir. 

§u saltanata, milyarlarca saraymm milyarlarca odasmm icinden bir odasma, giinesi 
ufak bir lamba yapan Allah'm su azametine bak! 

Baharm derlenisine dikkat et; ezeli nakiscmm, goziimiiziin oniine kism beyaz 
sahifesini, baharda ve yazm dayesil sahifesini a9tigim ibretle gor de, Allah de! 

Insan icin en biiyiik hakikat, nefes almaktir. Nefes aldigm zaman bir haz iginde 
bulundugunun farkmda ol! 

Biiyiik kudreti gor! 

Yine, Allah de! 

Islam dininin; akillan terk ve tabiatlarm nurunu sondiirmek i?in degil, ancak 
kendilerinde olan nuru idrak, destek ve hidayet icin geldigini bil! 

Yine islam dininin, kalpleri rahatlattigmi, goriisleri nurlandirdigmi gor. 

Bizi, sayiya gelmeyen nimetleri ile besleyip biiyiiten su gokler ve yerin Allah'i 
bizden ne istiyor? Muradi nedir? 

Biraz merak et! 

Meraklar, hayretler icinde en acik, en saglam ve en liizumlu olarak, bize hakikat 
dersi veren Zati Ecelli Ala'ya kosmak lazim gelirken, kulagim tikama, goziinii 
perdeleme. 

Allah'm su hitabmi iyi dinle, bak ne diyor: 

"Ey acz icinde magrur, zaaf ve fark i?inde serkes ve inat?i olan insan! 



27 



Ey henuz agaran tiiyun ak olmasmi geri 9eviremeyen aciz! 

Istedigi sekilde bir kadmla evlenip de, istedigi sekilde bir 90cuk yapamayan zavalli ! 

Ey gelmede, gitmede tercih hakki olmayan Ademoglu! 

Ismin yoktu, resmin yoktu, heniiz ad almarmstm, hig kimse tarafmdan da 
tamnmamistm, yalniz benim ilmimde idin, sana kiymet verdim, yaratiklar i9erisinde 
en serefli smifa soktum, herhangi siifli bir mahluk olarak yaratmadim, Ahseni Takvim 
(en giizel bi9im) n sirrina mazhar kildim, insan yaptim, kendime muhatap tuttum, 
miikerrem kildim. Biitiin bunlarin neticesinde benden ne fenalik gordiin de bana 
karsi kafani kaldinyorsun? 

Giinesler, yildizlar, kiireler emrime itaat ediyorlar da, sen neyine giivenip de bana 
hasim oluyorsun? 

Emirlerime itaat etmezseniz, haydi elinizden geliyorsa benim hududumdan ve 
mulkiimden disarrya 9ikmiz." 

imdi, ey hakikat arayan insan! 

Bu emirler karsismda iyi diisiin, zamani firsat bil... 

Diinyada ve ahirette hem gii9lu, hem rahat yasamak istersen, kendini Allah'a sat. 

Allah ileol! 

Hakki inkarmda ne maddeten, ne manen bir fayda, tasdikinde de bir zarar 
olmadigma gore, tasdik et. 

Hem, ilim insam tasdike gotiiriir, cehalet de inkara. 

§u iki seyi diisiin: 

1 - Biiyiik kitabi: Yani Kur'ani Miibin'i ki, Kainat Kitabi'mn oziidiir. 
2- Kitabi Natik'i (Konusan kitap): Yani Hz. Muhammed'i. 

Evet o kitabm derinliklerine dal, yalniz oliine okuyup, sozlerini kiraat edip ge9me, 
mezarhk kitabi da sanma, hiikiimlerine uy! 

Yalniz hafizm sesini dinlemekle vakit ge9irme... 

£iinkii o kitap, ruhu manalara tesvik ile, insana insanhgi ogretir. 

En yuksek ahlaki talim eder, ornek olarak da Hz. Muhammed'i insanliga takdim 
eder. 

insanhgm yaratihsta beraber, ger9ekte kardes oldugunu ilan eder. 

Ruha hitap eder. 

Ilimlere konu, sanatlara model verir. 



(*) Tin, 95:4. 



28 



Dayanak noktasmi kuvvet olarak degil, Hak olarak gosterir. 

O kitapta hedef, menfaat degil, fazilettir. 

Hayat, catisma degil, yardimlasmadir. 

O kitabm terazisinin ibresi sudur: 

"insanm yanmda olan, ancakkendi cahsmasidir." < * ) 

O kitap, "Daima diismamndan giiclii bulun" der... 

ilkemri:"Oku"dur. 

O kitap, toplum icinde hie kimsenin yiiziinun kizarmasmi istemez. 

Hak'km Rahmet sifatmm, kulun gunahlan ile yans edip, rahmetin gectigini ilan 
eder. 

Menfaatin celp edilmesini degil, zararlarm defedilmesini emreder. 

"Fakir olurum diye korkma, zenginlikten de kacma" der. 

O kitap, "Zulme nza zuliimdiir, zalimlere ufak bir meyille meyledeni ates kusata- 
caktir" diye ihtar eder. 

O kitap, rezilce yaltaklanma istemez, mertce girisimler ister. 

O kitap, "Haya'mn hayati, nefs muhasebesi ile ayakta durur" buyurur. 

O kitap, "Olam gor" der, diisiinmeyi emreder. 

Evet, bilmek baskadir. Diisiinmek baskadir. 

Diisiiniilse, diinyada hi? fenalik kahr mi? 

Zira dusiinulmus olsa, hirs, tamah, kibir, nefret, dusmanhk hastaliklan tedavi olur. 

O kitap, "Aman" diyene elini uzatir. 

O kitap, en yiiksek riitbeyi, Hiida'ya en fazla saygih, Allah'm yarattigma da en 
fazla merhametli olana verir. 

O kitapta en yiiksek mertebenin, "muhabbet" mertebesi oldugu ilan olunur. 

O kitap, bir gun biitiin dostlarm, en yakmlarm, seni bir yere kadar gotiiriip, amel 
sandigi denilen bir cukura birakip arka 9evirdikleri vakit, Allah'm sana yiiz gevirecegini, 
ancak O'nun ikbal edecegini ilan eder... 

Hizh yagan yagmur insana nasil uyku verirse, hizla ge9en bu omiir de insana oyle 
gaflet uykusu verir... 

Fakat sen gafil olma, biraz harekete gel, goziinii ac. 



(*) Ve en leyse lilinsani ilia ma sea. Necm, 53:39. 



29 



Nasil, anne karnmdaki yavru harekete geldikten sonra Kudret, hislerini ona 
bahsederse, sen de bu zindanmda biraz harekete gel de, lazim olan hislerini al! 

Yine o kitapta: Burada, kafa gozii acik olup da kalp gozii kor olanm, ahirette de 
kor olacagi emri vardir. Gafil olma, Hak ile yasa! 

Hayatm gidasi giizel ahlaktir. Ahlak, kudsiyetten dogar, kudsiyet Allah'a iman ile 
olur. Allah'a iman da, din ile olur. 

Din, vicdanm terbiyecisidir. 

Din, ahlakin 6z annesidir. 

Ruhun hapsoldugu ten kafesini ilim ve irfanla genislet! 

Ampul simsiyah olursa, lsikparlamaz! 

Gaflete dalanlar i?in de, karanhk ile aydmhkbirdir, boyle olma! 

Gece ile giindiiziin kapanmasi, acilmasi senin omiir kumasim dogruyor. Aklim 
basmaal! 

Kafasmi yemek tasi yapan kimsenin kalbinde sefa hasil olmaz, hikmet bulunmaz! 

Insanhk onurunu ayak altma salma! 

Allah'a aim aki ile gitmenin, o divana insanhk elbiseni kirletmeden, giinah isleri ile 
karartmadan Qikmamn 9aresini ara. 

Zuliim ile karanhkta kalma, kiifiir ile sonme, ah alma, zalime yardimci olma, goniil 
kirma, viran kalp satin al. 

Bu miilk, diinya saraylarmdan, hanlarmdan, apartmanlarmdan 90k daha hayirhdir. 

En kiymetli inci, hiikiimdarlarm hazinelerinde degil, kink kalplerdedir. 

Bir avu9 su, bir uykuyu perisan ettigi gibi, gadr ile, zuliim ile dokiilen bir damla 
gozyasi da, icabmda bir diinyayi yakar. 

Once hakikat goziinden perdeyi kaldir, kendini bil, sonra Hak'ki bilirsin. 

Imdi, ey insanoglu! 

Biitiin bu hakikatlerden sonra seni sefahate sevk ederek kalbini oldiirmek isteyen, 
diinyayi sana zahirde bal gibi tath gosterip, i9indeki katledici zehiri gizleyen, seni 
inkar sahasma sokmak igin karsma hem sapik, hem de saptinci olarak biri 9ikarsa, 
9okyorulmadan, fazla konusmadan ona de ki: 

"Ey, Hak'km varhgina delil bu kadar azamet varken, bunlarm hi9birinden nasibini 
alamamis kismetsiz! Davam ispat igin: 

Ewela oliimii oldiir! 

Sonmeyi diinyadan kaldir! 



30 



Acz ve fakirligi gider! 

Kahrm kapismi kapa! 

Bunlan yapabiliyorsan gel, konu§ahm, caresi varsa soyle dinleyelim, yoksa sus! 
Evrenin biiyuk mescidinde Kur'an okunuyor, onu dinleyelim! 

O i§ik ile aydmlanahm! 

Hidayete ko§ahm! 

Onu dilimizin zikri yapahm. 

Zaman kisa, miiddet az, biraz gayret edelim! Hemen Allah diyelim" de. 



31 



ASLINI BIR CAN EDEN 



1 . Ey bu ciimle kainatm ashm bir can eden, 
Adem'i kudretle ol sana sevip canan eden 

2. "Allemel Esma" ile, hem taci keremna ile, 
Arsi alada melekler cemine sultan eden 

3. Vechi Adem'le cihan fanusunu tenvir edip 
Kiinhii zatma o vechi hiiccet ve biirhan eden 

4 . E welin Adem, sonun hatem kihp bu alemin 
Hatemi Mahmudu cennet, zubdei insan eden 

5 . Noktai perkan alem Ahmed'in zatm kihp 
Sirrini kutbu hakikat, mazhari Rahman eden 

6. Enbiya ve evliya hep mazhari envan Hak 
Mustafa'dir her siiunun cem edip bersan eden 

7. Ismi, resmi mahv iken bu aciz ve bicarenin 
Namim Misri verip dillerde ad ii san eden 



Niyazi Misri 



1 . Ciimle: Biitiin. Canan: Sevgili. 

2 . Allemel esma: Allah, Adem Aleyhisselam'a isimleri ogretti. Taci keremna: §erefler 
taci. Cem: Meclis, hepsi. 

3 . Vech: Yiiz. Tenvir etmek: Aydmlatmak. Kiinhii zat: Gizli 6z. Hiiccet: Delil. Biirhan: 
Senet, kamt. 

4. Hatem: Son, miihiir. Mahmud: Resulullah Efendimiz. Zubdei insan: Insanlarm 
seckini. 

5. Noktai perkar: Kazanc noktasi. Ahmet: Resulullah Efendimiz. 

6. Enbiya: Peygamberler. Evliya: Veliler. Envar: Nurlar, lsiklar. Mustafa: Resulullah 
Efendimiz. Siiun: Olay, beliris. Cem etmek: Birlestirmek, toplamak. Bersan: Sanh. 

7. Mahv: Yok. Ad ii san: Isim ve sohret. 



32 



RUH NEDIR? 



Ey Hakikat arayanlar! 

Imdi size "Ruh" hakkmda biraz bilgi vereyim: 

Evet, Cenabi Hak'km tecellilerine mazhar olan "Ruh" nedir? 

Olciiye sigar mi? Rengi var midir? Bir yer isgal eder mi? Vucutlarm icinde midir, 
dismda midir? ilahi Saltanat'ta Vahdet (Birlik) simrlarmdan olan Ruh'un hakikatini 
anlamak isteyenlere Cenabi Hak, Habibi Ekrem'ine, soyle cevap veriniz buyururlar: 

Erruhu min emri rabbi (hra, 17:85). 

Yiice Meal: 

"Ruh, Rabbimin emridir." 

§u, disardan ufak gorttnen ilahi ciimledeki cevap, sonsuz ciltleri doldurur. 

Ruh gercegi, 50k ince bir ders oldugu igin, ilahi fermanda remz (sembol) ile 
anlatihyor. Bu dersi anlayabilmek icin Emr Alemi'nden, Halk Alemi'nden haberdar 
olmak sarttir. 

Iste bu alemlerden haberdar olan ve Allah'ca bilip, Muhammed kursiisiinden feyz 
alan din erbabmm bu ayeti celile hakkmda verdikleri beyanlardan bir nebzesi soyledir: 

Bunlar: "Ruh, vucudun icinde midir?" diye soranlara soyle cevap veriyorlar. 

"Ruh Emr Alemi'ndedir. Emr Alemi'nden olan bir sey, hulul'den, birlesmeden 
miinezzehtir. O oyle bir Rabbani inceliktir ki, her an yayihr ve devamh olarak tecelli 
eder. Sonmesi, oliimii yoktur, parga ve boliimlere ayrilmasi mumkiin degildir. Bir9ok 
hikmetlere vakif olan bu latif cisim, kendisini ve her seyi bilecek bir tecelliye mazhar 
kilrnmistrr. Bizim, Ruh'un hakikatinden soz etmek hakkimiz degildir. Onun hakikatinden, 
ancak Fahri Alem Efendimiz bahsedebilir. Biz ancak, Ruh'un hallerinden soz edebiliriz. 

Bu beyanattan sonra da Ruh'u: 

1 . Ruhu Insani (Insan ruhu) 

2. Ruhu Hayvani (Hayvansal ruh), 

3. Ruhu Nebati (Bitkisel ruh), 

4. Ruhu Cemadi (Cansiz varliklardaki ruh) diye, dort kisma aynlirlar. 



33 



Bunlardan Ruhu insani dismda kalanlan; miispet ilim sahibi olan, olaylar arasmdaki 
iliskileri arastiran, ancak "Neden?" sualine cevap verebilecek bilim adamlarma 
biraktiktan sonra, devam ederek: 

"Ruhu Insani, yukanda tarif ettigimiz sekilde, Rabbani Emir'dir. Cisimlerin 
yenilenmesi, degismesi, donusumii, onun gercegine zarar getiremez" buyururlar. 

Fahrettin Razi (,) ise, "Run" ayetinin tefsirinde soyle diyor: 

"Ruh, Emr Alemi'ndendir. Cenabi Hak ona 'Zahir ol' dedigi igin cilvedar oldu. 
Yoksa madde ve kesif, agir cisim cinsinden olmayan bu cisim, latif, gunes gibi olan 
kendi dairesini cisimlere dahil etmedigi halde, lsigryla, nuruyla cisimleri feyzlendirir." 

Ruhu Hayvani hakkmda soyle buyuruyor: 

"Halk Alemi'nden olan Ruhu Hayvani'ye gelince: 

Bu da Ruhu Insani denilen Rabbani Emrin iradesine tabi olan bir ince buhar olup, 
Slum amnda yokluga ugrayan, budur. 

Iste oliimden sonra yokluga inanan zavalhlar, Ruhu Hayvani'den ayn olan Ruhu 
Insani'yi idrak edemeyenlerdir. 

Zira Ruh'un cesetten aynlmca hicbir zaman yok olmayacagmi bize gosteren bircok 
olaylar vardir. Mesela 'icine dogma' ile gelecege ait haberler, hep Ruh'un 
hassalarmdandir. " 

islam'm hikmet sahiplerinden Vasiti ise, Ruh hakkmda diyor ki: 

"Cenabi Hak, nefsi natika denilen Ruh'larla, cemal ve kemal ile tecelli etti ve 
onlan, Settar ismi celili ile de setretti (orttii). Ve Ruh'abilis, goriis, duyus sifatlarmdan 
bir miktar bahs buyurdu, kainati onunla zinde kildi. Fen erbabi onun gercegine 
erisemedigi gibi, Ruh'un perdesini kaldirmak kudretine de sahip olamaz. Eger Ruh'un 
giizelligi perdelenmeseydi, belki de her cahil ve her gafil ona Allah diye secde edip, 
hataya diisiip, giinaha girebilirdi." 

Ibni Sina'ya gore ise: Insamn sahsi hakikati, bu elli, altmis kiloluk kan ve kemik 
torbasmda degildir. 

Ruh, cisimlere girmeden ewel, onda hi?bir aynm, yani senin ruhun, benim ruhum, 
avarain ruhu, havassm (se9kinlerin) ruhu gibi tabiryok iken, ruhu cisimleriyle iliskiye 
girdikten sonra bu tabirleri kazamr. Ervahi aliye (yiice ruhlar), ervahi latife (ince 



(*) Bu zatin ismi anildigi zaman Batililar sapkalanm 9ikanr, hiirmetle egilir ve derler ki: "O, yiizlerce 
eserleri ile yalmz islam'm profesorii degil, biitiin insanlarm hocasidir." 



34 



ruhlar), ervahi siifliye (diiskun ruhlar) gibi isimleri de, bu miinasebetten sonra al- 
mistir. 

Ervahi aliye: Kemal bulmus, kurtulusa ermis olan peygamberler ve varislerinin 
ruhlanna denir. 

Ervahi siifliye: Fasik, miinafik, zalim olarak ahirete gidenlerin ruhlandir. 

Ismail Hakki Bursevi'ye gore ruh, Sultani ve Hayvani olmak iizere ikiye ayrilir. 

Sultani ruh: Emr Alemine, 

Hayvani ruh: Halk Alemi'ne doniiktiir. 

Sultani ruh, tedbir ve tasarrufta hayvani ruhun gozeteni ve amiri; hayvani ruh ise 
hareket hissinde, biitiin cisimlerin hareket ettiricisi ve diizenleyicisidir. 

insanm cismi, Allah'm emriyle oliip harap olduktan sonra, o kimsenin sultani ruhu 
ve idraki, katiyyen yok olmaz. 

Hayvani ruha gelince: Onun merkezi kalp ve dolasim yeri karaciger, akciger, 
bobrek, beyin olup, organlarm tamammda ve her bir parcasmda mevcut ve candan 
ibaret olan kan vasitasiyla, vucudun her zerresine yayihr. 

Hayvani ruh, unsurlardan olusan viicuda girmeden ewel, bir kuvvet olarak sultani 
ruhun batmi ilminde idi. 

Sultani ve Hayvani ruh, beden heykeline girince, viicutlarda hareket fiili zuhura 
gelir. 

Iste bu fiili hareketler, tamamen hayvani ruhun; o hareketlerde goriilen diizen, 
ilim, konusma, zeka gibi hassalar da, yalniz sultani ruhun iiriinudur. 

Eger bunlar olmasaydi, insandan kaynaklanan bu cesit eserler, katiyyen ortaya 
cikmazdi. 

Netice olarak, biz de deriz ki: 

Ruhu Insani; bir ebedi muammadir. Bunun manasmi alimler, hakikatini de ancak: 
"Olmeden once oliiniiz" (Mutu kable en temutu) hadisinin emrine sahip olan arifler 
bilir. 

Ger9ekten, su ayeti celilenin huzurunda bir nebze durahm: 

"Onu yaptigim, ruhumdan ona ufurdiigum zaman." n 

Cenabi Hak bu ayeti celilede, muradinin a?ik9a meydana fikmasi icin "ruh"u, 
tesviye (diizeltme) kabul eden bir mahalle yerlestirdigini beyan buyuruyor. 



(*) Feiza sevvetiihu ve nefahtiifiyhi min nihi. Hicr, 15:29 



35 



Bir emri nebevide soyle buyurulmustur: 

"Cenabi Hak, bilinen Adem Aleyhisselam'i, yiizbinlerce Adem'den sonra 
yaratmistir." 

Demek ki biz, son Adem'in evladi bulunuyoruz. 

Azamete bakm ki, zaman zaman yaratilan bu yiizbinlerce Adem devirlerinden 
ewel, su iizerinde yasadigimiz arzda alti cesit mahluk yaratmis ve milyonlarca sene 
sonra da, ecdadimiz yaratilmistir. 

Yani Adem ve Havva'nm (evet, ilk sahifesi ve son sahifesi kopanhp, kudrette 
gizlenmis olan bu varhklarm) camuru, balcigi, ruha mahal olmustur. 

Sonra "Ruh nefhettim" diye ferman buyrulmasi, "onaiifledim" manasmda degildir. 
" Yaradihsmda sakh olan Ruh'unun nurunu alevlendirdim, ask verdim" manasmdadir. 

Yalmz yaradihsta ilk ciftin zuhurunun bir belirsiz sir oldugu, "Allahu Id ildhe ilia 
hiivel hayyiil kayyiim" Ilahi hiikiimetinin, en agik bir delilidir. 

Yarabbi! Hayir, dua, selat ve selam, Habib'in Muhammed'ine, onun hanedanma 
ve ashabma olsun. 



36 



HABIBI KIBRIYA 



Bu diem bir aynadir, her §ey Hak He kaim 
Muhammed aynasindan, Allah gorunur daim. 

Muhabbetten oldn Muhammed hasil 
Muhammed olmasa, muhabbetten ne hasil? 



1 . Ey viicud etvarma cevlan Habibi Kibriya. 
Vey viicud esrarma seyran Habibi Kibriya. 

2. Vacid ii mevcud seni mirat edindi siiphesiz, 
Sureti Hak, siyreti Rahman Habibi Kibriya. 

3. Men reani fekad reel Hak nutku ikandir bize, 
Goriinen senden goren Siibhan Habibi Kibriya. 

4. Tahir ii Hadi vii Yasin, Hayi Hak'km Mim'isin, 
Nun u Sad u Kaf u vel Kur'an Habibi Kibriya. 

5. Vechi pakin nuru sems, Zati Hak meclasidir, 
Ciimle alem hiisniine hayran Habibi Kibriya 

6. Samm tebcil igiin geldi hiivel hakkul miibin 
Elde biirhan §ahidin Kur'an Habibi Kibriya 

7 . Hiibbi zatm mazhan, kenzi viicudun matla'i 
Mebdei kiill, aslma biirhan Habibi Kibriya. 

8. Hasili Hak zatini mahbub edip ba's eyledi, 
On sekiz bin aleme sultan Habibi Kibriya. 

9. Hizmeti na'ti serifm ile Riihi fahreder, 
Mahzi lutfundan diler ihsan Habibi Kibriya 

ROM 



37 



1 . Ey beden tavirlarmda, hareketlerinde gezinen, San ve Azamet Sahibi'nin sevgilisi/ 
Ve ey, beden sirlanm seyreden Allah'm sevgilisi. 

2. Viicuda getiren (Allah) ile viicutlananlar (varliklar) seni ayna edindi siiphesiz / 
Disi Hak, ici rahman sifatlanyla ahlaklanrms Allah'm sevgilisi. 

3 . "Beni goren, Hak'ki gormiis gibidir" soziin, bizim dayanagimizdrr. Goren Siibhan'drr, 
goriinen sensin. 

4. Tahir (temiz), Hadi (hidayete erdiren), Yasin (Kur'an'da 36. Sure): Peygamber 
Efendimiz'e Kur'an'da verilen isimler. Hak'km Ha'simn (Hayy : Canh, diri) Mim'isin. 
Burada Mini, Peygamber Efendimizin ismine oldugu kadar, kisaltma olarak "malum, 
mevcud", yani "hazir, goriinen" anlamlarma; "Ha, Mim" terkibinde ise, bu harflerle 
baslayip biten "Hayyiil Kayyum" esmasma isaret etmektedir. Kur'an'da sadece 
bu iki harfle baslayan alti surenin hepsi, soze inzal olunan Kur'an ile girerler. / 
Nun, Sad, Kaf: Hem Arap harfleri, hem de Kur'an'da bu harflerle baslayan surelerin 
(sirasiyla 68., 38. ve 50. sureler) isimleri. (Nun, Kalem suresi diye de bilinir.) Bu 
sureler de soze Kur'an'la baslarlar. Boylelikle birinci misra ile baglanti kurulmus 
olmaktadir. 

5 . Temiz yiiziin giines lsigi, Hak zatrnin aymsidrr / Biitiin alem giizelligine hayrandir... 

6 . Samm yiiceltmek i9in geldi o hayirla serri ayiran ger9ek / Elde delil, sahidin Kur'an' 
drr... 

7 . Zat sevgisinin mazhan, beden hazinesinin dogus yeri / Her seyin baslangici, aslma 
delil... 

8. Kisacasi, Hak, zatim sevgili edip diriltti / ... 

9. Na'ti serif: Peygamber Efendimize medhiye, ovgii. Fahr: Iftihar. / Mahz: Tam, 
halis. 



38 



MUHAMMED KELIMESINDEKl FERDI HIKMET () 



Onun hikmeti ancak ferdiyyet (bireysellik) oldu. Ciinkii o, bu insan tiirii i9inde 
varhgm en miikemmel ornegidir, bunun i9indir ki is onunla basladi ve onunla sona 
erdi. Adem heniiz su ile toprak arasmdayken o Nebi (Peygamber) idi. < " ) Sonra 
esas haline cikmasiyla da, peygamberlerin sonuncusu oldu. 

Tek sayilarm baslangici iig'tiir. Daha biiyiik tek sayilar, ii9iin ayrmtilarmdandir. §u 
hale gore Resul Aleyhisselam, Rabbma olan delilin ilkidir. Bundan dolayi ona cevdmiul 
kelim verildi. (Yani biitiin yaratiklarm ozii ve esasi oldu.) Ki bu da Adem'in bildigi 
(allem), isimleriyle andigi varliklarm adlandir. §u halde Hz. Muhammed Aleyhisselam 
mantiki bir karsilastirmadaki teslis (u9leme) de, delile benzedi. Delil ise kendi nefsi 
i?in delildir. Hz. Muhammed'in hakikati, 119 kaynaktan belirmesi dolayisiyla, ilk fert 
olarak geldi. Bunun i?in varhgm ash olan sevgi babmda, bu 119 kaynaga isaretle " Sizin 
diinyamzdan bana 119 sey sevdirildi" buyurdu. Once kadim ve giizel kokuyu andi, 
sonra da namaz onun goziiniin lsigi kihndi. Hz. Peygamber kadim once zikrederek 
(anarak), namazi daha sonra soyledi. 

Bunun sebebi, kadmm ilk meydana geliste erkegin bir par9asi olmasmdandir. Nasil 
ki insan da Hak'km goriiniisiinden bir pa^adir. Hak ise insamn ash ve ilk kaynagidir. 
Bundan dolayi insamn kendi nefsini bilmesi, Rabbini bilmesine baslangi9tir. Ciinkii 
insamn Rabbini bilmesi de kendi nefsini bilmesinin neticesidir. Bu hakikati belirtmek 
igin Hz. Muhammed "Nefsini bilen kimse Rabbini de bilir," buyurdu. §u hale gore sen 
dilersen, bu haberden onu bilmenin imkansizhgim ve ona erismek konusundaki 
zavalhhgini anlarsm ki, bu inams Tanri hakkmda caizdir. (Olur.) Bir a9idan sen kendi 
nefsini bilmedigini anlamis olursun, ikinci a9idan da nefsini bilmis, bu sekilde Rabbini 
bilmis olursun. 

Hz. Muhammed Aleyhisselam Rabbine en a9ikbir delil oldu. Ciinkii alemin her 
par9asi, kendi ash olan Rabbine delildir. Bu itibarla, meseleyi iyi anla: Hz. Muhammed'e 
ancak kadm sevdirildi, da kadmlara hasret oldu. Bu ozlemde biitiiniin kendi panjasma 
kavusmasi ama9lanmaktadir. Ciinkii 0, yukanda sozii ge9en hadis ile Hak'km bu 



(*) FeyziMukaddes, kutsal kaynak ve i§iktir. (Bu, sabit bir yildizabenzetilmi§tir.) Feyzi Mukaddes'ten 
gelen ilk tecelli, yani yaratilan ilk varlik, Hz. Muhammed'in ruhu ve nurudur. (Ruhu Muhammedi, Nuru 
Muhammedi.) Bu sebeple, Hakikati Muhammediye denilen ilk varlik onda ba§lami§, peygamberlik de 
gene onda son bulmustur. Iste bunun i?in ferdi hikmet, Hz. Muhammed'e nispet edilmistir. 

(**) "Adem heniiz su ile toprak arasinda iken, ben peygamberdim" mealindeki hadise isarettir. 



39 



unsurlar aleminin yaratihsi hakkmda beyan buyurdugu "Ben Adem'e ruhumdan nefh 
ettim" soziindeki hikmetin i? yuziinii acikladi. Bundan sonra Hak kendi nefsini de, 
insamn yuziinu gormek konusundaki sevk ve arzunun siddetiyle nitelendirdi. Her iki 
ozlem i9in Kur'an'da, "Ya Davud! Benim de onlara, yani bana ozlem duyanlara sevkim 
pek siddetlidir" buyurdu. 

Hak'kin bu ozlemi ise Likai Has; yani engelsiz olarak kuluna kavusmak arzusudur. 
£iinku Hz. Peygamber, Deccal (yalanci mesih) hakkmdaki hadisinde, "Sizden biriniz 
olmedikce Rabbini goremez" buyurdu. Su hale gore kendisinde ozlem (istiyak) sifati 
olanda sevk kesin bir haldir. O halde Hak'kin sevki, kendisini gormemekle beraber, 
yakmlasan simficin ge9erlidir. Boyle olunca da Hak, onlarm kendisini gormelerine 
sevgiyle bakiyor demektir. Halbuki, dunya makami, bu goriise imkan vermez. Allah'm 
bu konudaki sozii, her seyi bilmekle beraber "ta ki bilelim" demesine benzer. Su 
halde, Allah ancak oliimle meydana gelen bu ozel sifata miistak (ozlemli) olur. Allah'a 
yakmlasmak isteyenlerin arzulan ancak olum ile durulur. Nasil ki Allah, bu konu ile 
ilgili olan kutsi hadisinde, soyle buyurur: "Ben yaratam oldugum bir seyde, olumden 
tiksinen mumin kulumun ruhunu almakta tereddiit ettigim gibi, higbir seyde tereddut 
etmedim ve ben de onun isinden tiksindim. Halbuki ona benim vuslatim (kavusmam) 
lazimdir. " §u halde Allah, kulunu kavusma ile mujdeledi. Ancak "bu kavusmaya ermek 
icin, kula oliim gerekir" demistir ki, oliim soziiyle kulunu kederlendirmesin. Hz. 
MuhammedAleyhisselam'm "Sizden biriniz 61medik9e Rabbini goremez" buyurdugu 
gibi, kul madem ki Tann'yi gormek saadetine olumden sonra eriyor, iste bunun igin 
Allah da "Kuluma benim vuslatim gerekir" diyor. O halde Hak'kin kula ozlemi, bu 
bagm meydana gelebilmesi i9indir. 

§iir: 

- Sevgili beni gormek arzusuyla inliyor. Halbuki benim ona ozlemim daha 
siddetlidir. 

- Canlanmiz (bu ask ile) sikmtih; kaza ise vuslata engel oluyor. Ben de inlemekten 
sikayet9iyim, o da. 

Allah, insana kendi ruhundan iifledigini beyan etmekle, neticede kendi nefsine 
ozlem gostermis oldu. Bilmez misin ki insam kendi sureti iizere yaratti. £unku o 
kendi ruhundandir. 

Insamn ruhu, kendi yaratihsmdan ates oldu. Iste bunun i?in Allah, Musa ile ancak 
ates seklinde belirerek konustu. Zaten onun o zaman muhta9 oldugu sey de atesti. 
Eger insamn kaynagi (esasi), tabiiyye (yani bazi meleklerin viicudu gibi, unsursuz 



40 



alemden) olsaydi, ruhu da nur olurdu. Allah, Rahman'm nefesiyle ruhunu insana 
iifledigini kapali bir sekilde soylemekle, bunun kesinlikle Rahmani nefesten olduguna 
isaret buyurur. £imkii iiflenmis olan bu nefesle onun aym ortaya 9ikmis ve kendine 
iiflenen maddenin buna yatkmhgi dolayisiyla bu nefesin tutusturdugu sey, nar (ates) 
oldu, nur (lsik) olmadi. §u halde insamn insanligmi meydana getiren sey, hayvani 
ruhta, Hak'km nefesinin batm olmasi, gizlenmesidir. Bundan sonra Allah, insan igin 
yine insan sureti iizere baska bir sahsi iiretti. Ona da kadm admi verdi. Kadm kendi 
sureti iizere goriiniince, Adem ona ozlem duydu (miistak oldu). 

Bu hal, bir seyin kendi nefsine istiyak (ozlem) duymasidir. Kadmm erkege 
vurgunlugu da, bir seyin kendi yurduna diiskunliigudiir. §u acrklamamiza gore, Adem'e 
kadm sevdirildi. £iinkii Allah da bizzat kendi sureti iizere yarattigi kimseye sevgi 
gosterdi, nurdan yarattigi meleklerin mevki ve mertebeleri daha yiice ve tabii alemden 
gelmis olmalarma ragmen, bunlan insana secde ettirdi. Iste erkekle kadm ve Hak ile 
insan arasmdaki baglanti, buradan basladi. Halbuki suret, ilgi yoniinden en biiyiik ve 
en azametli ve miikemmel ara9tir. £iinkii suret, tek olan varhgi 9iftlestirdi. Yani 
Hak'km viicudunu ikilestirmeye sebep oldu. Nasil ki kadm da yaratihsiyla, erkegi 
ikilestirdi ve onu kendine es kildi. §u duruma gore Hak, erkek ve kadm olmak iizere 
bir ii9liik meydana geldi. Bu arada erkek, kadmm kendi aslma duydugu ozlemle 
Rabbine hasret duydu. Aynca Allah, kendi sureti iizere olan kimseyi sevmekle beraber, 
ona da kadim sevdirdi. O halde erkegin muhabbeti hem kendi par9asi olan kadma 
karsi, hem de kendisini yaratan Hak'ka karsi oldu. Iste bunun igin Hz. Muhammed 
Aleyhisselam "Banakadm sevdirildi" buyurdu. ^iinkii kendi sevgisi ancak Rabbinin 
suretiyle ilgili oldugundan, kendi nefsinden soz edip "Ben sevdim" demedi. Boylece, 
kendi, kadmma karsi olan sevgisini bile Allah'a bagladi. ^iinkii Hz. Peygamber kadm 
sevgisini, Allah'm kendi sureti iizere olan varhgma muhabbeti gibi, ilahi ahlaka uymak 
i9in dilemistir. 

Yani Allah nasil kendi sureti iizere yarattigi varhgma ozlem doluysa, kul da kendi 
benliginden ayrilmis ve sonu9ta kendi par9asmdan olan kadim sevmekle ilahi adet ve 
ahlaka uygun hareket eder. 

Erkek, kadim sevdigi igin vuslat (kavusma) istedi. Yani muhabbetteki ulasmamn 
gayesini diledi. Dort unsurdan ibaret olan bu yaratihs seklinde, nikahtan daha biiyiik 
vuslat yoktur. Bundan dolayi sehvet duygusu viicudun biitiin zerrelerine yayihr ve bu 
nedenle insan, vuslatm ardmdan gusl etmekle emrolunmustur. Bedende sehvet 
meydana gelince insan nasil bir sarsmti ile kendinden ge9iyorsa, temizlik ve yikanma 
zorunlulugu da o nispette genel oldu. ^iinkii Allah gayreti yoniinden kulun, kendisinden 
baskasiyla zevk ve lezzet duymasim istemez. §u hale gore insan (zevk ve sehvetle) 
kendinden gegtigi diger bir insan viicudunda Hak'ki gormek ve O'na donmek igin, 
bedenini gusl ile temizler. 



41 



Erkek (sevgi esnasmda) Hak'ki kadmda goriirse onun bu goriisii miinfail (edilgen) 
ve vasitasiz olarak Hak'tandir. §u halde erkegin Hak'ka ait goriisii, kadmda daha 
tarn ve kamil olur. Fakat kadm kendisinden meydana gelmis olmasi nedeniyle Hak'ki 
kendi nefsinde goriirse, onu fail (etken) de gormiis olur. Erkek kendisinden meydana 
gelmis olan seyin suretini hatirma getirmeden Hak'ki kendi kendisine goriirse, bu 
goriis miinfail (edilgen) ve vasitasiz olarak Hak'tandir. Erkek, Hak'ki hem fail (aktif, 
etken), hem de miinfail (pasif, edilgen) olmasi bakimmdan goriir. Kendi nefsinden 
goriisiiyse ozellikle erkegin miinfail olmasi dolayisiyladir. Iste bu nedenle Hz. 
Muhammed Aleyhisselam Hak'km kadmda bu tarn goriiniisiinden dolayi, kadma 
muhabbet etti. ^iinkii Hak, maddeden ayn olup ebediyyen goriilmez. Zira Allah, zati 
itibariyle alemlerden miinezzehtir, onlara ihtiyaci yoktur. 

Demek ki Hak'ki goriis bu bakimdan imkansiz ve goriiniis ancak maddede miimkiin 
olacagmdan Hak'km kadmda goriiniisii, suhud'un (gozlemin) en biiyiik ve miikemmel 
derecesidir. Vuslatm en biiyiigii ise kadm ile erkegin ciftlesmesidir. ^iinkii bu, Hak'km 
kendisine bir halife secmek icin kendi sureti iizere yarattigi varhga karsi gosterdigi 
ilahi yakmhgm karsihgidir. Adem, bu vuslatta kendi nefsini goriir. 

Allah Adem'i tesviye (diizeltme) ve tadil (dogrultma) ile kemale erdirdi. Ilahi 
nefsiyle kendi ruhundan ona iifledi. Boyle olunca Adem'in zahiri (yani goriiniisii) 
halk (madde), batim (gizlisi) Hak oldu. Allah bundan otiirii, Adem'i bu insanhk heykeli 
igin tedbir (9are) ile ovdii. ^iinkii, Allah, isleri semadan tedbir eder. Sema ise Arzm 
iistiindedir. Arz da al?ak alemin en al?agidir. ^iinkii o, esaslarm en asagi tabakasidir. 

Hz. Muhammed, kadim nisa kelimesiyle ifade etti. Bu kelime, tekil hali olmayan 
birbiitiindiir. Bundan dolayi Hz. Peygamber "Sizin diinyamzdanbanaiic sey sevdirildi" 
derken, nisa buyurdu, mire (yani miifret [tekil] anlammda bir kadm) demedi. Bu 
soziiyle, yaratihsta kadmm erkekten sonra geldigine isaretle diizene uydu. £iinkii 
Arap dilinde niiset mastan, tehir (geciktirme) manasmdadir. Allah Kur'an'da 
"geciktirme, kufiirde gogalmadir" buyurdu ve niiset kelimesini, veresiye satmak 
anlammda kullandi. Iste bu suretle Hz. Peygamber de, mire anlammda nisa tabirini 
kullandi. 

§u hale gore sevdigi seylere, ancak derece ve mertebe sirasiyla muhabbet gosterdi. 
£iinkii bunlan kanstirmak, kesinlikle infiale (darilma) sebep olur. 

§u halde erkek icin kadm, Hak icin tabiat gibidir. Oyle bir tabiat ki erkek ona irade 
ile yakmhk gosterdi ve Allah'm emriyle, onda alemin suretlerini fethetti. Bu oyle bir 
iradi yakmhk ve ilahi emirdir ki, esastan ibaret suretler aleminde nikah, nurdan meydana 
gelmis ruhlar aleminde himmet (gayret, caba) ve anlatimda, anlami bir sonuca 
baglamak i?in giris diizenlemesi mahiyetindedir. 



42 



§u hale gore her kim kadma bu anlayis i9inde muhabbet ederse o muhabbet, ilahi 
bir sevgidir. Her kim onlara ozellikle tabii sehvet yoniinden sevgi gosterirse, bu sehvetin 
ilmi onda eksik sayihr. Bu gibilere gore muhabbet ruhsuz bir suret (bicim) olur. Her 
ne kadar o suret gercekte ruhun kendisi ise de, kendi kadmma yahut herhangi bir 
kadma mutlak bir zevk ve lezzet duygusuyla yaklasan kimseler icin o ruh anlasilmaz 
ve bunlar kime muhabbet ettiklerini de anlayamazlar. Bunu idrak edip de kime 
muhabbet ettiklerini kendi dilleriyle soylemedikce, baskalarrnrn tattigi ger9ek muhabbeti 
kendi nefislerinde bilemezler. Nitekim ariflerden bazilan bu gercegi: "Hak katmda 
benim asik oldugum anlasildi. Ancak askimm kime karsi oldugunu bilemediler." 
misralanyla acikladi. Bunun gibi cahil kisi de zevkte nasip almakyoniinde muhabbet 
gosterdi. Ve bu itibarla kendisinden zevk almacak yere karsi sevgi gosterdi ki o da 
kadmdir. Lakin konunun ruhu, ondan uzak kaldi. Eger kiminle zevk duydugunu ve 
zevk duyamn kim oldugunu bilseydi, gercegin icyiiziinii anlar ve ilimde kamil olurdu. 
Allah'm "Erkekler icin kadmlar iizerine bir derece vardir. " mealindeki ayetiyle kadm 
erkekten daha asagi bir derecede bulundugu gibi, Hak'km sureti (goriiniisii) iizerine 
yaratilmis olan erkek de, suret iizerine yaratilmis olmasmdan dolayi, kendisini sureti 
iizerine yaratan Hak'km derecesinden asagidadir. Hak'km erkekten ayn ve iistiin 
bulundugu o derecede Hak, alemlerden gani (zengin) ve onlar iizerinde fail (etkili)dir. 
Buna gore Hak'ka ait olan baslangic surette yoktur. Boyle oyunca ayan (goriiniis), 
derece derece belirdi. Bu hale gore de her arif her hak sahibine kendi hakkim verdi. 

Iste bunun icin, kadm sevgisi de Hz. Muhammed Aleyhisselam'a Allah'm vermis 
oldugu bir sevgidir. Kur'an'da buyuruldugu gibi "Allah her seye yaratihsmdan nasibini 
verdi" ki, bu da onun Hak'kmm aymdir. §u halde o hakki herkese ancak istihkaki 
(hakki olan) miktarmca verdi ki, o miistahak da ona, miisemmasi yam zatiyla miistahak 
olmustur. 

Hz. Muhammed, kendisine sevdirilen seyleri bildirirken kadim daha once soyledi, 
9iinkii farkli bir siralama, onlari giicendirebilirdi. Nasil ki, tabiat da, kendisinde suret 
ile var olan seylerden daha once yaratilmistir. Halbuki tabiat, gercekte ancak Rahmani 
nefestir. Zira nefha (iifiiriik), heyuld' 'dan (madde) ibaret olan cevherde, ozellikle 
yildizlar aleminde yayildi, ona alem suretlerinin en miikemmeli ve en asagisi birlikte 
iiflendi. 

Sonra Hz. Muhammed Aleyhisselam bu hadiste disiyi erkek iizerine galip kildi. 
Bunu yapmakla kadmlarla himmet (gayret, 9aba) gostermeyi kastetti. Bu itibarla 
(kaide dismda) adedi, disi gekiminde kullanarak selds (iig) dedi. Erkege ait olan 
sekliyle seldse demedi. Halbuki bu ciimlede erkege ait bir kelime olan tib (giizel 
koku) kelimesi de vardir. Arapcamn nahiv kurah ise taglip (bir kelimeyi baska manayi 
da icerecek sekilde kullanmak) yoluyla erkegi kadm (disi) iizerine takdim etmektir. 



43 



Nasil ki "Fatimalar'la Zeyd ciktilar" denildiginde fiil erkek olarak soylenir, disi olmaz. 
Her ne kadar erkek kelime disiyle birlikte miifret (tekil) halde kullamlmis ve kalani 
tiimiiyle disi olsa bile, Araplar yine fiili erkek olarak soylerler. Hz. Muhammed 
Aleyhisselam ise Arap kavmine mensuptur ve Arabm en fasihidir, yani en giizel, en 
dogru konusamdir. Burada Hz. Peygamber, kadma olan sevgisini kendi nefsiyle tercih 
ve ihtiyar etmemis (segmemi?) oldugunu kastederek, bu manaya uymak icin kural 
disma 9ikmi§tir. 

Bu ifadeye gore, Allah Hz. Peygamber'e bilmedigi seyi ogretti. Allah'm onun 
iizerine fazileti ve iyiligi, 90k biiyiik oldu. i§te bundan dolayi hadiste disi 9ekimiyle 
selds (119) kelimesini kullanmakla, disiyi erkek iizerine kaide disi tercih ederek, galip 
kildi (selas kelimesini baska manayi da i9erecek sekilde kullandi). O halde Hz. 
Muhammed Aleyhisselam, hakikatleri ne kadar iyi bilir ve haklan ne kadar kuvvet ve 
siddetle gozetir. Bundan sonra yine bu hadiste iiguncu ve son kelime olan saldt 
(namaz)i da birincinin karsihgi olmak iizere disi sekline getirerek, ikisi arasma erkek 
bir kelime ilave etti. Yani soze nisa kelimesiyle basladi, saldt kelimesiyle bitirdi. 

Bu kelimelerin ikisi de disidir. Ikisinin arasmdaki tib (giizel koku) kelimesi, disi 
anlammda ol&nHak ile kendisinden meydana gelen nisa arasmda orta bir derecededir. 
§u halde ki erkek, iki miiennes'ten (disi) meydana gelmistir ki, bunlardan biri tenisi 
zdt (Zat'i disi kilma), digeri de tenisi hakiki (ger9egi disi kilma)dir. Boylece nisa da 
ger9ek disidir. Salat (namaz) kelimesiyse tenisi gayri hakiki (ger9ek olmayan disi)dir. 
Tib (giizel koku) bu iki kelime arasmda, kendisinden varligini aldigi Zat ile kendi 
benliginden meydana gelen Havva arasmdaki Adem gibi, erkektir. Dilersen kudrettir 
dersin, bu da disidir. §u halde sen hangi mezhepten olursan ol, ancak disi kalmamn 
(tenis) daima daha once geldigini goriirsiin. Hatta alemin viicudunda, Hak'ki illet 
(sebep) kabul eden felsefe ehline gore de boyledir. £iinkii, illet de disidir. 

Hz. Muhammed Aleyhisselam'm bu hadiste tib (giizel koku)yu, nisa (kadm)dan 
sonra zikretmesinin hikmetine gelince bu, kadmda tekvin (yaratis) kokusu oldugu 
igindir. Nasil ki bir atasoziinde "Kokularm en giizeli, dostun gerdanmm kokusudur" 
derler. Hz. Muhammed Aleyhisselam, asaleten kul olarak yaratildi ve asla Efendilik 
davasiyla baskaldirmadi. Belki miinfail (pasif) bir varlik olmasiyla beraber hep ibadet 
ve secdeye devam etti. Allah, ondan yaratacagi seyi yaratmcaya kadar bu yolda 
sebat etti. Allah ona failiyet (aktiflik) riitbesini ve latif kokularm canhlar alemindeki 
tesirini bahsetti. Dolayisiyla, ona nefis kokular sevdirildi. Iste bu sebepten otiirii, 
giizel kokuyu, hemen kadmdan sonra soyledi. §u hale gore Hak'km Kur'an'dai?e/Fw(i 
derecati ildhi (derecelerin en yiicesi), Zevil ars (Ars sahibi) sozleriyle anlatmak 
istedigi ilahi derecelere riayet etti. £iinkii ars iizerine Hak'km iistiinliigii ve saltanati, 
Rahman ismiyledir. 



44 



§u halde arsm kapladigi hi9bir kimse yoktur ki, ona Allah'm rahmeti isabet etmesin. 
Bunun delili de Allah'm "Rahmetim her seyi kapladi" mealindeki kelamidir. Ars her 
seyi kaplarmstir. Onda hiikum ve saltanati kurmus olan da Rahman'dir. Oyleyse, 
alemde rahmet, Rahman isminin hakikatiyle yayihr. 

Hak, erkek ile kadm arasmdaki kaynasmaya, Hz. Ayse'nin aklanmasi hakkmdaki 
su ayeti sahit kildi: "Habis kadmlar habis erkeklere, habis erkekler habis kadmlara, 
temiz kadmlar temiz erkeklere ve temiz erkekler de temiz kadmlara yarasirlar. Onlar 
(Peygamber esleri), haklarmda soylenilen seylerden temizdirler." Allah, bu soziiyle, 
namuslu kadinlann kokularmm latif olduguna isaret buyurdu. 

Soz, nefestir. Nefes de kokunun aymdir. §u hale gore nefes, konusma seklinde 
anlatihyorsa, ona gore agizdan iyi veya kotii olarak cikar. Fakat nefes ilahi oldugu 
yonle hepsi iyi ve giizeldir. Ancak begenilmesi veya hosa gitmemesi bakimmdan iyi 
veya fena olur. Nasil ki sanmsak hakkmda Hz. Peygamber, "O bir bitkidir ki ben 
onun kokusunu cirkin goriiriim'' buyurmustur. "Ben onu cirkin goriiriim'' dememistir. 
Boyle olunca, bir seyin kendisi cirkin ya da igrenc sayilmaz. Ancak ondan goriinen, 
ortaya 9ikan sey igren9 olur. Bundan dolayi, nedene bagh olarak men edilme (kerahai) 
ya orf ve adette, yahut bir seyin aslma uygun olmamasmda, veya bir maksatla ya da 
serri ile, veyahut bir seyin kemal derecesinden noksan derecesine diismesiyle olur. 
Saydigimiz bu ihtimallerden baska bir sebep yoktur. 

Mesela, bizim anlattigimiz gibi iyi ve kotii olmak iizere ikiye aynlmca, Hz. 
Muhammed'e kotii seyler degil, iyi ve giizel seyler sevdirildi. Insamn esaslarmdan 
meydana gelen yaratihsmda taaffiin (fena koku) oldugu i?in Hz. Peygamber, melekleri 
fena kokulardan tiksinmekle vasfetti. Qiinkii insan, kokmus gamurdan yaratilmistir 
ki, melekler bunu bizzat kerih (girkin) goriir. Nasil ki giibre boceginin mizaci da giil 
kokusundan hoslanmaz. Halbuki giil kokusu giizel kokulardandir. Bu mizac ayrihgina 
gore, giil kokusu giibre boceginin nazarmda giizel koku degildir. Suret ve manada 
boyle aykiri bir mizaca sahip olan kimse de Hak sozii dinlediginde tiksinir ve batildan 
hoslamr. Bu niikte, Allah'm, "O kimselerki, batila inandilar. Ve Allah'i inkar ettiler" 
mealindeki ayetine uygundur. Allah bu gibileri husran ile vasfeyledi ve bundan otiirii, 
"Iste onlar nefslerine ziyan veren, bekledigini bulamamis kisilerdir." dedi. £iinkii iyiyi 
kotiiden, giizeli girkinden ayiramayan kimsenin anlayisi yoktur. §u halde Hz. 
Peygamber'e, her seyin ancak iyisi sevdirildi. Halbuki alemdeki her varhk ancak 
Hak'km varhgidir. Alemde oyle bir mizag (huy) mevcut olsun ki, her seyde ancak 
iyiyi ve giizeli bulsun da, kotii ve cirkin hakkmda bilgisi olmasm. Boyle bir huy acaba 
tasavvur olunur mu, olunmaz mi? diye sorulsa, biz bu olmaz deriz. £iinkii biz, 
kendisinden alemin goriindugii asilda, Hak'tan baska bir sey bulmadrk. Yani biz, Hak'ki 
hem kerih (firkin) goriicii, hem de muhabbet edici bulduk. 



45 



Halbuki ijirkin, ancak kerih goriilen, guzel ise ancak sevilen seydir. Alem ise, 
Hak'km sifati iizerindedir. insamn da boylece iki sureti vardir. §u halde alemde, her 
seyde ancak tek bir miza? bulunmaz. Belki zevkle bir seyin guzel veya zevksizlik ile 
firkin oldugunu bilmekle beraber, 9irkinden giizeli segebilen bir mizag bulunur. Is 
boyle olunca, bunlardan giizelin idraki, cirkini duymaktan ahkoyar. Bu da pek seyrek 
olur. Ama alemden yani varliktan kotii ve 9irkinin yok edilmesi dogru degildir. £unku 
cirkinde de, giizelde de Allah'm rahmeti vardir. (firkin kendi nazarmda giizeldir. Giizel 
de 9irkinin nazarmda cirkindir. §u halde varhkta herhangi bir mizaca gore cirkin 
olmayan sey yoktur. Bunun aksi de boyledir. 

Hz. Peygamber'e sevdirilen U9 seyin U9iincusii, ki ferdiyyet (fertle ilgili olan) 
hikmeti onunla tamam olmaktadir, bu da namazdir. Nasil ki, "Benim goz aydinhgim 
namazda oldu" buyurdu. Qiinkii namaz, mu§ahede (Allah alemini gorme)dir. Bu 
mu$ahede ise Allah ile kulu arasmda munacat (Allah'a dua etmek)tir. Nitekim ayette 
"beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim" buyurdu. 

Namaz, Allah ile kulu arasmda ikiye bolimmiis ortak bir ibadettir. §u halde yansi, 
Allah'a, yansi da kula aittir. Nasil ki ger9ek bir hadiste, Allah'tan gelen bir vahiy ile 
soyle buyuruldu: "Ben namazi, benim ile kulum arasmda ikiye boldiim. Onun yansi 
bana, yansi da kula aittir ve kulumun diledigi sey verilecektir. Kul, Bismillahirrah- 
manirrahim der, Allah da "Kulum beni andi" der. 

Kul; Elhamdu lilldhi Rabbildlemin der, Allah "Kulum bana hamdetti" der. Kul; 
Errahman errahim der, Allah "Kulum beni sena etti" der. Kul; Mdliki yevmiddin 
der, Allahu Teala "Kulum beni temcit etti (ululadi), isini bana birakti" der. Fatiha'nm 
yansi olan bu 119 ayet, Allah'a mahsustur. Bundan sonra kul; lyyake nabudu ve 
iyydke nestain der, Allah buna karsi, "Bu benimle kulum arasmda bir munasebettir, 
kulumun diledigi sey olacaktir" buyurur. §u halde bu ayette bir ortaklik vardir. Kul; 
Ihdinas siratel mustakim, sonra Siratel lezine enamte aleyhim. Gayril magdubi 
aleyhim veled ddllin der. n Allah buyurur ki, "bunlar kuluma aittir ve kulum 
dilediginde ihlas (halis) ehlidir." §u halde Fatiha Suresi'nin ilk yansim Allah kendisi 
i?in halis kildigi gibi, son yansim da kulu i9in halis kilmistir. Bu takdirde namazda 



(*) Fatiha suresi, Besmele ile birlikte 7 ayettir. Bundan dolayi sebiil mesani de denir. Zahiri anlamda 
meali §udur: "Rahman ve Rahim olan Allah'in ismiy le ba^lanm. 1 -3 : Hamd, alemlerin Rabbi, Rahman ve 
Rahim (yani rahmeti genelde biitiin varhklara ve ozelde biitiin miimin kullara §amil) olan Allah'a 
mahsustur. 4: Ya rabbi, yalmz sana kulluk eder, yalmz senden yardim dileriz. 5 : Bizi dogru yola hidayet 
buyur. 6: O yol, kendilerini nimetlendirmis. oldugun kullarimn yoludur; iizerine gazap eyledigin ve 
sapkinliga du^mii? olanlann yolu degildir." Amin. 

Bu ayetlerin Besmele ile birlikte ilk 11911, Allah'a mahsustur. Ortadaki dorduncii ayet Berzah'tir ve 
Allah'la kul arasmda ortaktir. Son 115 ayet de kulun dileklerinden ibaret olup, kula aittir. 



46 



Fatiha okunmasmm vacip kilmmasi bundan anlasihr. §u halde namazda Fatiha 
okumayan kimse, Allah ile kulu arasinda ikiye aynlan namaz ibadetini yerine getirmemis 
olur. Namaz (Hak ile kul arasinda) Allah'a dua etmek (miinacat) olunca, o, zikir'dir. 
Hak'ki zikreden kimse ise muhakkak Hak'km yoldasi olur. 

£iinkii ilahi haberde (kutsi hadiste) buyuruldu ki, "Ben, beni zikredenin yoldasryim." 
Bir kimse gozii oldugu halde kendisini andigi kimseye yoldas olsa, birlikte bulundugu 
o kimseyi miisahede eder. Iste yamnda bulunmak ve gormek, budur. §u halde gozii 
olmayan goremez. Bu taktirde namaz kilan kimse, kildigi bu namazda Hak'ki goriir 
mii goremez mi? Kendi mertebesini ancak buradan bilir. Eger Hak'ki miisahede 
etmezse onu goriir gibi iman ederek ibadet etsin ve duasi esnasmda onu kiblesinde 
tahayyiil etsin ve kulagim, Hak'km kendisine verecegi cevaba 9evirsin. Namaz kilan 
kul, eger kendi ozel alemine ve kendisiyle birlikte namaz kilan kimselere imam olacak 
olursa (ki, gercek hadiste buyurulduguna gore, her namaz kilan muhakkak imamdir; 
ciinkii melekler kulun arkasmda namaz kilar) bu halde o kul icin namazda resul 
riitbesi meydana gelir. Bu riitbeyse Allah'tan vekilliktir. Semiallahii limen hamideh 
(Allah kendisine hamd edeni isitir) dedigi vakit, hem kendi nefsinde hem de arkasmdaki 
meleklere Allah'm isitici oldugunu haber vermis olur. Melekler ve onlarla birlikte 
bulunanlar da Rabbena lekel hamd (Ey Rabbimiz, hamd sana mahsustur) derler. 
£iinkii Allah muhakkak kulunun diliyle Semiallahu limen hamideh buyurdu. §u 
halde namazm mertebesinin yiiceligine ve sahibini nereye gotiirdiigiine nazar et; 
buna gore namazda gorits ve miisahede derecesini elde etmeyen kimse, onun gayesine 
eremez. Bu nedenle de onda goz aydmhgi hasil olmaz. (^iinkii o, kendisine duada 
bulundugu kimseyi gorememistir. 

Bununla beraber namazda Hak'tan kendisine gelen cevabi isitmeyecek olursa o 
kimse Hak'ka kulak veren simftan degildir. Sagir ve kor olmakla beraber namazda 
Rabbi ile beraber olmayan kimse, asla namaz kilmis olamaz. O kimse Hak'ki goren 
ve ona kulak veren simftan sayilmaz. Devami miiddetince insam baska seylerde 
tasarruftan men eden, namazdan baska bir ibadet yoktur. Namazdaki Allah zikri, 
onun icinde bulunan biitiin dua ve hareketlerin hepsinden biiyiiktiir. 

Allah, Kur'an'da: "Namaz insam kotii ve batil seylerden yasak eder." buyurmustur. 
Zira Allah, namazda olan kuluna bu ibadetten baska hi?bir seyde tasarruf etmemeyi 
emretti. Iste bu nedenle o kula musalli (vakit namazi kilan) denir. Allah'm zikri ise, 
namazda en biiyiik ibadettir. Yani kulun dilegini Allah kabul ettigi sirada, O'nun da 
kuluna karsi sena (ovme) de bulunmasi suretiyle olan zikri, namazda kulun Rabbini 
zikretmesinden daha biiyiik bir zikirdir. £iinkii Kibriya (Ululuk), Allah'a mahsustur. 
"Allah islediginiz seyleri bilir. O kimse Hak'ki miisahede edici oldugu halde kulak 
verdi" mealindeki ayetlerde isaret buyuruldugu gibi, kulun Allah tarafmdan gelen 



47 



hitaba kulak vermesi namazda Allah'm kulunu zikretmis olmasmdadir. 

Viicut, makul bir hareketin eseri olduguna gore, yokluktan varhga ge?ti. Namaz 
da biitiin hareketleri icinde toplayan bir ibadet oldu. Hareket ise tic tiirludur. Biri 
mustakim (diiz hareket)tir ki, namaz kilan kimsenin kiyam (ayaktaki) halidir. Ikincisi 
yatay harekettir. Bu da namaz kilanm riiku (egilme) halidir. Uciinciisii Menkus 
(tersine) harekettir ki, bu da secdedeki halidir. Nasil ki insamn hareketi Mustakim, 
hayvanm hareketi yatay ve bitkinin hareketi ise Menkus'tur. Halbuki cemad'm (cansiz) 
kendi nefsinden hareketi yoktur. §u halde tas, yerini degistirirken baska bir tesirle 
hareket eder. Hz. Muhammed'in "Benim goz aydinhgim namazda kilmdi" soziine 
gelince, bu olus keyfiyetini kendi nefsine baglamadi. £iinkii Hak'km namaz kilan 
kimseye tecellisi, namazi kilana degil, ancakyine kendisine doner. £unkii, Hak, tecelli 
ve miisahede sifatrnm kendi nefsinden oldugunu bildirmemis olsaydi, siiphesiz Hak'tan 
kuluna bir tecelli olmadan (dogrudan dogruya) kula namaz kilmasim emrederdi. Halbuki 
bu tecelli kula imtihan (yani ona karsi bir liituf ve ihsanda bulunmak) yoluyla olunca, 
miisahede de imtihan yoluyla olur. Buna gore Hz. Peygamber "Benim goz aydinhgim 
namazda kilmdi" buyurmakla, bu gercegi acikladi. Halbuki namaz, ancak sevgilinin 
musahedesidir ki, asikm gozii onunla istikrar mastarmdan gelen karar ile karar bulur 
ve su hale gore de goz, sevgili gormekle ona takihr kahr. Bu miisahede de Hak ile 
beraberdir, Hak'tan baska bir seye bakmaz. Iste bundan dolayi Allah, namazda baska 
bir seye iltifattan kulunu men etti. £iinkii iltifat (baska bir yone bakmak) kulun 
namazmdan seytanm kaptigi bir hissedir. Bu nedenle kulu sevgilisinin miisahedesinden 
mahrum kilar. Eger Hak, iltifat eden kimsenin sevgilisi olsaydi, namazda kendi yoniinden 
ve kiblesinden baska tarafa bakmazdi. Halbuki insan, bu ozel ibadeti sirasmda boyle 
bir durumda midir, degil midir? Kendi nefsinde halini bilir. ^iinkii insan basiret (sezis) 
iizere hareket eder. Kendi nefsinde birtakim mazeretler bulsa bile bu mazeretler 
gercek midir, degil midir? Anlar. £iinkii hie kimse kendi halinin cahili degildir ve 
hareket, kendi haline, kendi zevkine goredir. 

Sonra, saldt (namaz) dedigimiz ibadetin, baska bir taksimi daha vardir. £iinkii 
Allah, bize kendisi icin namaz kilmamizi emretti. Kendisi de, bizim iizerimize musalli 
oldugunu (yani bizim 19111 namaz ve duada bulundugunu) haber verdi. §u halde, namaz 
hem bizden, hem de Hak'tandir. Ancak musalli oldugunda baska bir isimle musalla 
olur. Bu takdirde de Hak'km huzuru, kulun viicudundan sonra gelir. O kulun kiblesinde 
hayal ve diisiincesiyle canlandirmak istedigi, Hak'tir ki O 'na Ildhi Mutekad (inamlan 
ilah) denir. Bu hayali ve mutekad ilah, tecelli ettigi yerin istidadma gore degisir. Nasil 
ki Tann bilgisinden ve ariften soruldugunda, Ciineydi Bagdad! (Allah ondan hosnut 
olsun), "Suyun rengi kabmm rengi gibidir" dedi. Bu olgun cevap Hak'ki, kendi hal ve 
samyla haber vermis oldu. Iste, bu Allah, bizim 19111 musalla olan Allah'tir. 

Halbuki biz musalli mevkiinde bulundugumuz zaman, bize baska bir isim verilir. 



48 



Bu hale gore de biz, bu isimde gerceklesiriz. Nasil ki kendisinde bu isim hasil olan 
kimsenin halini biz daha once andik. §u halde biz Hak'km yamnda, kendi halimize 
gore oluruz. Hak da bize, ancak bizim hayalimizde bulundurdugumuz suret ile goriiniir. 
Ciinkii musalli'mn liigat manasi, "at kosusunda once gelenin gerisinde kalan ikinci 
at" demektir. Allah'm "Her bir sey salatim ve tesbihini bilir" mealindeki ayeti, her 
varhk Rabbine ibadette geriliginin derecesini ve Allah'm noksansizhgma (tenzih) 
inanmak konusunda kendi yeteneginin gerektirdigi tesbihi bilir demektir. Hicbir mahluk 
yoktur ki, sabirh ve yarhgayici olan Rabbini tesbih etmesin. i§te bunun i9in biz, alemin 
tesbihini ayn ayn ve detayiyla anlayamayiz. "Hicbir varhk yoktur ki, O Hak'ki kendi 
hamdi ile tesbih etmesin" mealindeki ayetin sonundaki gaip zamiri, varhkla ilgilidir. 
Yani o varhk, Allah'i kendi hamdi ile tesbih eder demektir. §u halde, bu son kelimedeki 
zamir tesbih eden varhga ait olur. Yani o sey, hangi Ml iizerindeyse, o hal uzerine 
sena eder (over), demektir. Nasil ki biz, Hak'ka iman eden kimse hakkmda, muhakkak 
o kendi inandigi ilaha sena eder demistik. Ciinkii o, inanan nefsini kendi hayalinde 
inandigi ilaha baglamistir. Isledigi amel de (is) ona aittir. §u halde bu inanan, ancak 
kendi nefsine sena etmis olur. Nasil ki, bir sanati metheden kimse, herhalde onun 
sanatkanm ovmiis olur. Ciinkii, sanatm giizellik veya cirkinligi sanatkara aittir. Oysa 
hayalde tasawur edilip inamlan ilah, onu tahayyiil eden kimsenin yarattigi bir eserdir. 
Yani o, inane sahibi sahsm sanatidir. §u halde onun inandigi seyi ovmesi, kendi nefsini 
ovmesidir. Bundan dolayi kendi inandigi ilah'tan baskasmi yerer. Eger insaf etseydi is 
boyle olmazdi. 

§u kadar var ki, bu ozel mabud'a inanan kimse, Allah hakkmdaki inanemda 
kendinden baskasmm inamsma itiraz etmesinden dolayi, bunda siiphesiz bilgisizdir. 
Eger, Ciineyd'in dedigi "Suyun rengi kabmm rengidir" niiktesini anlayabilseydi, her 
inan9 sahibinin inandigi ilah'i da teslim eder ve sonucta, Allah'i her surette ve her 
turlu inanisa gore bilmis olurdu. §u halde boyle ozel bir mabud'a inanan kimse, zan ve 
siiphe ehlidir; alim degildir. Bundan dolayi Allah, "Ben kulumun zannettigi gibiyim" 
buyurdu. Yani Hak'ki isteyen kul mutlak surette bilsin ki, kayithdir. Bunun anlami 
Allah, kuluna ancak onun inandigi surette goruniir demektir. 

(Hayalde yaratilarak) inamlan ilahlar bir simrla simrlandinldilar. Bu ilahlar kendi 
kullarmm kalbine sigabilen ilahlardir. Halbuki Mutlak Ilah hicbir seye sigmaz. ^iinkii 
O, esyanm aym oldugu gibi kendi nefsinde de aymdir. Oysa ki herhangi bir sey 
hakkmda, o kendi nefsine sigar veya sigmaz denilemez. Bunu iyi anla. Allah, gercegi 
soyler ve dogru yolu gosterir. 

(Muhyiddin Ibn Arabi, 
Fususul Hikem'den) 



49 



EVRADI §ERIFE (SALATU SELAM) 



(Agagidaki yazinin abdestli olarak, miimkiinse iki rekat namaz He 
okunmasi rica olunur. A§k ve muhabbet He ruhunuza aksetmesi icin, dikkatle 
okunmasi gerekir.) 

Euzii billahi mine^eytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. 

Elhamdiilillahi Rabbil dlemiyn. Errahman, errahiym. Mdlimi yevmiddiyn. 
Iyyake na'biidii ve iyyake nesta'iyn. Ihdinassiratel miistakiym. Siratel leziyne 
en'amte aleyhim, gayril magdubi aleyhim veled dalliyn. (Amin ya Muin) 

Innallahe ve meldiketehu yusallune alennebiy. Yd eyyiihel leziyne amenu, 
sallu aleyhi ve sellimu teslimd. 

Allahiimme salli ve sellim ve bdrik aid seyyidina Muhammedin ve aid 
dlihi ve sahbihi ecmaiyn. 

Subhane Rabbike Rabbil izzeti amma yesifun, ve seldmun alel murseliyn, 
v elhamdiilillahi Rabbil dlemiyn. 

Esselatii vesselamii aleyke ya Resulallah 
Esselatii vesselamu aleyke ya Habiballah 
Esselatii vesselamii aleyke ya Halilallah 
Esselatii vesselamii aleyke ya Nebiyallah 
Esselatii vesselamii aleyke ya Safiyallah 
Esselatii vesselamii aleyke ya Hayra Halkillah 
Esselatii vesselamii aleyke ya Nure Arsillah 
Esselatii vesselamii aleyke ya Emiyne Vahyillah 
Esselatii vesselamii aleyke ya men Zeyyenehullah 
Esselatii vesselamii aleyke ya men §errefehullah 
Esselatii vesselamii aleyke ya men Kerremehullah 
Esselatii vesselamii aleyke ya men Azzemehullah 
Esselatii vesselamii aleyke ya men Allemehullah 
Esselatii vesselamii aleyke ya Seyyidel Miirseliyn 
Esselatii vesselamii aleyke ya Imamel Miittakiyn 
Esselatii vesselamii aleyke ya Hatemen Nebiyyin 
Esselatii vesselamii aleyke ya Rahmeten Lilalemiyn 
Esselatii vesselamii aleyke ya §efiyal Miiznibiyn 
Esselatii vesselamii aleyke ya Resulii Zisan 



50 



Salavatullahi ve melaiketihi ve enbiyaihi ve hameleti arsihi ve cemiyyi halkihi ala 
seyyidina Muhammedin ve alihi ve sahbihi ecmaiyn. 

Allahiimme salli ala seyyidina Muhammedin abdike ve nebiyyike ve habibike 
ve resuliken nebiyyil ummiyyi ve ala alihi ve sahbihi ve sellim. (3 kere) 

Allahiimmec'al efdale salavatike ebeden 

Ve enma berekatike sermeden 

Ve ezka tahiyyatike fadlen ve adeden 

Ala esrefil halaikil insaniyeti 

Ve mecmail hakayikil imaniyeti 

Ve turit tecelliyatil ihsaniyyeti 

Ve mehbitil esrarir Rahmaniyyeti 

Ve arusil memleketir Rabbaniyeti 

Ve vasitati lkdin nebiyyine 

Ve mukaddimi ceysil miirseliyne 

Ve kaadi rekbil enbiyail miikerremiyne 

Ve efdalil halki ecmaiyne 

Hamilil livail izzil ala 

Ve maliki ezimmeti mecdil esna 

Sahidi esraril ezeli 

Ve miisahidi envan sevabikil iiveli 

Ve terciimam lisanil kidemi 

Ve menbail ilmi ve hilmi ve hikemi 

Mazhan sirnl cudil ciiziyyi vel kulliyyi 

Ve insani aynil viicudil ulviyyi vessiifliyyi 

Ruhi cesedil kevneyni (3 kere, her defasmda viicuda mesh) 

Ve ayni hayatiddareyni 

El miitehakkiki bi alerriitebil ubudiyyeti 

Vel miitehalliki biahlakil makamatil istifaiyyeti 

El halilil azam, vel habibil ekrem, 

Seyyidina Muhammed Ibni Abdillah Ibni Abdulmuttalib. 

Ve ala sairil enbiyail miirseliyne. 

Ve ala melaiketikel mukarrebiyne 

Ve ala ibadullahis salihiyne 

Min ehlis semavati ve ehlil ardiyne 

Kiillema zekerez zakirune 

Ve gafele an zikrikel gaafilune 

Ve sellim ve radyallahu anh, 

Eshabi Resulillahi ecmaiyne. 



51 



EVRADI §ERiFENIN A^IKLAMASI 



Fatiha Suresi (1:1-7) 

Euzii billahi mine§ §eytanirraciym. Bismillahir Rahmanir Rahiym. 

Cenabi Hak buyuruyor ki: 

- Benim ilahi sifatim olan Allah Kelamini, yani Kitabi'mi okumak istedigin 
an, ona muhatab olmaya niyet ettigin zaman, "Ben Allah'm rahmetine sigmir, kalbimi, 
nefsimi Allah'imm fazilet ve rahmetine kavustururum" diye, ilahi rahmetten kovulmus, 
uzaklastinlmis Sjeytan'danbana sigin. 

Insanin, Rabbine sahit olma (miigahede) huzurunda, onun ilahi feyzlerine 
(bereket, irfan) gark olmus kalmasma engel olan her seyden Hak'ka iltica etmesi, 
Allah'a siginmadir (Istiaze). Bu da marifetullah ile olur. Ciinkii §eytan, ancak arifin 
kalbinden korkar. Arifin kalbinin ufuklarmdan dogan Muhammedi hakikat giinesi, 
§eytan'i yakar ve uzaklastinr. 

Kul Rabbine bu §ekilde icten, duyarak sigmdigmda, Cenabi Hak, "Korkma! 
ismimi an, yani 'Rahman ve Rahiym olan Allah'm ismi ile ba§hyorum' de" buyuruyor. 

Bu yiizdendir ki, besmelesiz i§e sonsuz i§ denir. 

Besmelede 119 ismin, yani Allah, Rahman ve Rahiym isimlerinin bir arada 
amlmasmda 119 cins kula i§aret vardir: 

1. Nefslerine zulmedenler (Fe minhiim zdlimiin linefsihi), 

2. Nefslerini frenleyenler (Ve minhiim muktesid), 

3. Hayirli i§ sahipleri {Ve minhiim sdbikun bil hayrat: Fatrr, 35:32) 

Evet, Besmele, kalbin kandili, Allah Kelammm anahtandir. 

Azametini kalemlerin degil, 9aglarm tefsir etmi§ oldugu, imamn diizenleyicisi; 
anlamim kavrayanlan bile, okundugu vakit dinlemekten usandirtmayan, ilimlere konu, 
sanatlara model veren Kur'an'i Kerim'in esrarinin anahtan da, Fatiha'dir. 

Elhamdiilillahi rabbil dlemiyn. 

Evrenin biitiin varhklan ve zerrelerinden gerek soz, gerekse hareket olarak 
ortaya 9ikan biitiin sonsuz hamd ve ovgiiler, Rab'hk makamma Siibhani tenezziilii ile 
tenezziil eden, alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. 



52 



insamn, kendisinin bashbasma bir alem oldugunu ve kendisinde var olan 
gercekleri dusiinerek: "Ben kimim? Nereden geldim, nereye gotiiriilecegim? 
Gelmemde, gitmemde karar sahibi ben degilim" diye dusiinmesi, insanlik (Ademiyet) 
makamma ayak basmasidir. Ademiyette teklif yer ahr: "Aslmi ara" emri verilir, bu 
arayisa da hamd ile baslamr. 

Hamdin lisani 119 tiirliidur: 

- Insani dil ile hamd, 

- Ruhani dil ile hamd 

- Rabbani dil ile hamd. 

Insani dil ile hamd, umumun (avamm) hamdidir ki, bu Allah'm nimetlerine karsi 
yapilan hamddir. Kisi, Hak'km ikramim kalbiyle tasdik edecek, onu yerli yerince 
sarf edecektir. 

Ruhani dil ile hamd, seckinlerin (havassm) hamdidir ki, kalb zikri ile olur. O 
kimsenin hali terbiye edilir, davramslan temizlenir. 

Rabbani dil ile hamd, arifm hamdidir. 

Muhabbet ehli hamdederler, hamdleriyle kesif lsiklarma nail olurlar. 

Marifet ehli hamdederler, hamdleriyle cemalin miisahedelerine nail olurlar. 

Kisacasi hamdetmek, Hak Teala'nm zatim ovmek, yiiceltmektir. Onun icin 
hayatm evveli de hamd, sonu da hamddir. 

Allahu Teala'nm zatma layik olan ovgiiyii, hiirmeti hig kimse layikiylabilemez, 
ona giic yetiremez. Onun icin imdat, Allah'tandir. Bu nedenle hamdu sena, Zati ile, 
Sifati ile, Efali ile yaratiklan derece derece meydana getirip, imdad eden Rabbil 
Alemiyn'e mahsustur. 

Rabbil Alemiyn'dir: Miiminlerin kalbini sabir ve ihlas ile, sadakat ve vefa ile 
terbiye eder. 

Rabbil Alemiyn'dir: Cisimleri, nimetler viicuda getirerek terbiye eder. 

Rabbil Alemiyn'dir: Ruhlan, keremini (comertlik) gostererek terbiye eder. 

§u da iyi bilinmelidir ki, yaratiklarm oncesi, karanhgm ziddi olmayan 
Muhammedi Nur (lsik), Muhammedi Ruh'tur ki, O Akh Kull'diir (Tiimel Akil), alem 
de onun aciklamasi, ayrmtilandir. 

Errahman, errahiym. 

Alemi yaratan Rahman, ona imdad eden Rahiym'dir. 

Rahman Kidem (ezeliyyet) ismi, Rahiym Beka (ebediyyet) ismidir. 

Mdliki yevmiddiyn. 



53 



Din giiniinim, kiyamet giiniiniin sahibi Allah'dir. Kiyamet giinii, hasr (derlenis) 
ve nesrdir (dagihs), yani hesap gimiidiir. Her sinifin maksatlan ve 9abalarmm hesab 
edildigi giindiir. 

Ariflerin Vechi Kerim'e (Soylu Yiiz) baktiklan, amel sahiplerinin iyiliklerle 
karsilastiklan, zalimlerin kahir tecellilerinde kaldiklan giindiir. 

O giinde, bu diinyada kullandigimiz kiiciik tasarruflar kaldinhr. O giinde tarn 
izin, Makami Mahmud'un sahibi, "Elbette Rabbim sana ihsan edecek, sen de hosnut 
olacaksm" fermanmm n mazhari, Hz. Muhammed Aleyhisselam'm zatrndan baskasrna 
verilmemistir. 

Simdi, ruhun bagimsizligmi ve sevinclerini ilan eden, once ibadet, sonra yardim 
istemeye isaret eden ayetler geliyor. 

Iyyake nabiidii ve iyyake nestaiyn. 

"Ya Rabbi! Her konuda yardimi senden dilenir ve senden aldigimiz varlikla, 
ancak sana ibadet ederiz. Ibadetimiz, bizim varligimizla degildir. Giic ve kuwet senin- 
dir. Sen yardim ettin de sana kulluk ettik. Biz senin liitfuna bakiyoruz, kendi amelleri- 
mize bakmiyoruz. Ne amellerimize bakiyoruz, ne de odul taleb ediyoruz; ancak sana 
kulluk ediyoruz. £ok 90k ihsan etmeni istiyoruz. Biitiin garezlerden, ilgi ve iliskilerden 
soyunduk. Bu halimizde bize yardim et. Bu halimizin devamim yalvanyoruz. Emrin 
ile kulluk ediyoruz, liitfunla yardim dileniyoruz. Biitiin varhklar gegici, sen kahcism 
(baki)." 

Allah'a kulluk dort tiirlii olur: 

1 . Arzu (ragbet) ile, 

2. Korku (rehbet) ile, 

3. Utanc (haya) ile, 

4. Sevgi (muhabbet) ile. 

Ibadetin en giizeli, sevgi ile olamdir. Iste tevhid, bu ayetin islemesiyle olur. 
Resulliik huzuruna tarn baglanmadikca, yardim dileme olmaz. 

Ihdinas siratel miistakiym. 

"Ya Rabbi! Bizi yardimlarmla bizzat dogru yola eristir. Senin muradm ne ise, 
ona hidayet et. Tevhid zirvene giden yolu hediye etmeni dileniriz." 

Siratelleziyne en'amte aleyhim, gayril magdubi aleyhim veleddalliyn. 

"O yol, peygamberin, sehitlerin, siddiklarm ve kamillerin yoludur. Ger^eklerin 
kesfedildigi yoldur, marifet, giizel edeb menzilidir. Onlara ihsan etmissin. Gazabma 
hak kazananlardan, sapkmhkta kalanlardan, Rab'hk liituflarmi unutanlardan, 



(*) Ve lesevfe yutiyke rabbiike feterda: Duha, 93:5 



54 



gerceklestirmeyi (tahkiki) birakip sekilde (taklidde) kalanlardan, kulluk kapismdan 
kovulanlardan, mekr (hile, aldatma) ve istidraca (hak edilmemis ilerleme, sahte keramet) 
mazhar olanlardan olmamayi yalvannz." 

(Bu yalvarmamizi kabul et, Ya Rabbi!) 

Innallahe ve meldiketehu yusallune alennebiy, ya eyyiihel leziyne dmenu, 
sallu aleyhi ve sellimu tesliyma. (Ahzab Suresi, 33:56) 

Allahu Teala ve Melekler, Makami Mahmud ve sefaat makamiyla yuceltilmis 
olan Nebiyyi Ekrem Hazreti Muhammed Aleyhisselam'a salat ve selam ederler. 

Rahmet ve kerametin her tiirliisii ile, Ahmed! erdemini yiicelterek, saygi ile 
overler. 

Ey inananlar ve gelecegin, inananlarm olduguna inananlar! 

Gayeleri Hak olanlar! 

Hak'kin "miimin" ismine mazhar olanlar! 

Siz de O'na, o Ulu Peygamber'e salat ve selam edin, onu giizel zikir ile amn. 

Gerek melek, gerek insan, ona salat ve selamda bulunmakla yiikselir. 

Eytalib! 

Muhammedi Zat o kadar nazik bir manadir ki, Cenabi Hak, Habibi'ne 
(sevgilisine) yapilacak salavati kendisine havale ettiriyor da: Allahumme salli aid 
Muhammedin buyuruluyor. 

Bir dini emirde de: 

"Kim benim Resulu Ekrem'ime bir salavat getirirse, ben o kimseye on salavat 
getiririm" diye ferman ediliyor. 

Soz olarak salat ve selam: Allahumme salli aid Muhammedin ve aid dli 
Muhammed, anlam ve gercegi itibariyle de, Resulu Zisan'a sevgiyle tabi olmak, 
izinden yuriimek, bu kotiiliik diinyasmda ayak kayacak yerlere cakilrms olan semavi 
isaretlere, goren bir gozle bakarak sayih nefesini haksiz tuketmemektir. 

Bu nedenle dualanmizm da hakkimizda hayirh olarak kabul edilmesi i9in, duadan 
once salavat ile baslamak ve sonunu salavat ile bitirmek lazimdir. 

Siibhane rabbike rabbil izzeti amma yesifun, ve seldmun alel murseliyn, 
velhamdu lillahi Rabbil dlemiyn. (Saffat, 37:180-182) 

(imami Ali Keremallahu Zatehu Hazretleri, "Her kim ahirette Cenabi Hak'tan 
ozel bir ikram isterse, bu ii? ayeti her meclisin sonunda okusun," buyurmuslardir.) 



55 



Ey resullerin en miikemmeli! Miisriklerin (Allah'a ortakkosanlarm) sirklerine, 
yalanlarma gogsiin daralmasm, asla onem verme. (Hak kuvvette degil, kuwet Hak'ta- 
dir. La havle ve Id kuvvete ilia billah: Allah'tan gelen dismda giic ve kuvvet yoktur.) 

Her emrine galip, kudret ve kuvvet sahibi olan Rabbin, miisriklerin O'nu, san 
ve azametine layik olmayan sifatlarla vasiflandirmalarmdan miinezzehtir. 

Nebiler ve mursellere, veliler ve siddiklara, imanehline, irfan ehline selam olsun. 

Gerek hal (plus), gerekse kal (soz) olarak hamdii sena, alemlerin Rabbi olan 
Allahu Teala'ya olsun. 

Ey Allah'm Resulii! Salatii selam senin iizerine olsun. 

EyAllah'm sevgilisi! Salatii selam senin iizerine olsun. 

Ey Allah'm dostu! Salatii selam senin iizerine olsun. 

EyAllah'm Peygamberi! Salatii selam senin iizerine olsun. 

EyAllah'm safkildigi! Salatii selam senin iizerine olsun. 

EyAllah'm hayirh yaratigi! Salatii selam senin iizerine olsun. 

Ey Allah arsmm lsigi! Salatii selam senin iizerine olsun. 

Ey Allah vahyinin emini ! Salatii selam senin iizerine olsun. 

EyAllah'm birlik zatim Cenabi Ahmediyyete fethederek siisledigi, sereflerin 
tiimiiyle sereflendirdigi, sureti Hak, siyreti Rahman Habibi Kibriya! Salatii selam 
senin iizerine olsun. 

Ey Hak'km seckinlik kanunu ile yucelttigi, Subhani saygisma mazhar kildigi 
Resuller Sahi! Salatii selam senin iizerine olsun. 

Ey oncenin ve sonramn biitiin ilimleri ile te9hiz edilen Resuller Sultam, hayir 
ve serri gosteren, biitiin salavatlarm iizerine oldugu! Salatii selam senin iizerine olsun. 

Ey peygamberi erin seyyidi (onderi)! 

Ve ey takva sahiplerinin imami! 

Salatii selam senin iizerine olsun. 

Ey alemlere rahmet olan! 

Ey nebilerin sonuncusu! 

Ey giinahkarlarm sefaatcisi! 

Ey en alcagi en yiiksek yapmak hakkmi alan En Sanh Resul, Alemlerin Rabbinin 
Resulii! 



56 



Salatii selam senin iizerine olsun. 

Allah'm, meleklerin, peygamberlerin, Ars'i tasryan meleklerin, biitiin halkm 
selamlan, salavati, hiirmetleri, yiiceltmeleri, giizellikleri, bizim Efendimiz Muhammed 
Mustafa Hazretleri ile, onun ailesi ve eshabmm iizerindedir. 

Allah'im! 

Salatii selam, tarn, halis kulun olan Habibin ve Resuliin, Nebiyyi Ekrem'in, her 
seyin kaynagi olan Muhammed'in (Sallallahii Aleyhi Vesellem) iizerine olsun. 

Ya ilahi! 

Efendimize, basimizm taci, oziimiiziin nuru, gonliimiiziin sevinci olan En Sanh 
Resuliimiize, O, zatmdan zatma tecellinde beliren, Hak aynasi bulunan lsiklar lsigma, 
en yiiksek makamm sahibine, her giizelligin aslma, a9ik ve anlasihr bir dile sahip 
kildigm Resulii Ekrem'ine salatii selam olsun. 

Allah'im! 

Ebedi, siirekli liitufve ihsamn, hayrrvebereketin, selamrn, liitufve sayi acismdan 
temiz olan seylerin: 

Insan yaratihsmm en sereflisi, iman hakikatlerinin toplami, ihsan tecellilerinin 
Tur dagi, rahman sirlarmm inis yeri, Mirac'daki gece ucusunun n misafiri, "kendi 
keyfine gore konusmayan", ( ** ) Birlik (Ahadiyet) saraymm sirlarma mahrem olan, 
yaratiklarm en iistiinii, Hamd Sancagi'mn sahibi, nebilerin imami (onciisii), yiiksek 
ululuk dizginlerinin sahibi, ezel sirlarmm sahidi, asli sevap nurlarmm miisahidi, kidem 
(once olma) dilinin has terciimam, ilmin, yumusakhgm ve hikmetlerin kaynagi, hem 
ciizi (par9a), hem kiilli (biitiin) kerem (comertlik) sirlarmm mazhan, Kainat'm Nefsi 
Natika'smm kalbi, yiice ve al9ak viicutlarm aslmm insam, iki cihan cesedinin ruhu, 
diinya ve ahiret hayatmm ozii, riitbelerin en iistiinii olan kulluk (ubudiyet) riitbesiyle 
riitbeli, ilahi ahlakla ahlaklanmis, Halili Azam, Habibi Ekrem, Seyyidimiz Muhammed 
Ibni Abdillah ibni Abdiilmuttalib Hazretleri'nin iizerine olsun. 

Ve diger peygamber ve habercilerinin, sana yakm olan meleklerin, goklerdeki 
ve yerdeki ehlinden salih kullarmm iizerine olsun. 

Ya Rabbi! 

Seni zikredenlerin zikri, zikrinden gafil olanlarm da gafleti devam ettigi miiddet9e 
salatii selamm, onlarm iizerine olsun. 

Ilahi! Selam, senin Peygamberinin biitiin dostlarmm iizerine olsun. 



(*) Siibhanelleziy Esra: Isra, 17:1 

(**) Ve mayentiku anilheva: Necm, 53:3 



57 



ALLAH INSANI M^IN YARATMI§TIR? 



(Bismillahirrahmanirrahim.) 

"Ben cinleri ve insanlan ancak bana ibadet etsinler diye yarattim." 
(Ve ma halaktiil cinne vel inse ilia liydbiidun.) 

-Zariyat, 51:56 

Ayetin Lediinni Tefsiri: 

Mutasawifmi kiram hazerati ile zahir ehli ulemasinin bu ayeti anlayislan arasmda, 
biiyiik fark vardir. 

Tefsirciler sultani Ibni Abbas Hz., liydbiduriu liydrifun seklinde terciime 
etmekle, ayetin batm anlammi ifsa etmislerdir. Bu durumda cikan yiice anlam, "biz 
insani bizi bilsin diye yarattik" olmaktadir. Buna boylece isaret ettikten sonra, lediin 
deryasmm essiz dalgici, tevhid akidesinin essiz kasifi, §eyhiil Ekber Muhiddini Arab! 
Hz.'nin Fiituhatill Mekkiye'sinin 664. babma bir bakahm. 

Allahu Ziilcelal, biitiin alemleri birtakim sebeplerle birbirine bagladi. Bizimle 
kendi zati arasmda bir iliski ve bir rabita yaratti. Ilahi esmasmi iizerimize tecelli buyurdu. 
Her birini, tecelliyatmm geregi ile amel ettirdi. 

"Ben gizli bir hazine idim, bilinmek istedim. Sevdim ve biitttn cevherlerimi bu 
alemleresactim." 

(Ve kiintii kenzen mahfiyyen fe ahbebtii en urefe) 

buyurdu. Arif bir sair, bu sirra isaretle soyle buyurmaktadir: 

Kiintii kenz esrarmi sagtm cihan pazarma, 
Her biri goriindii bir suretle ki, manasi biziz. 

Allah, Kiintii kenzen mahfiyyen hadisi kudsisinde, "Ben gizli bir hazine idim. 
Bilinmeyi murad ettim. Muhabbetimden halki yarattim", buyuruyor. Boylece, zatmm 
bilinmesine, bizi vasita kildi. Bizi bilinmekliginin serefi ile sereflendirdigi ifin ve zatma 
benzer hi9bir varlik yaratmadigi icin, insanlan da varliklara benzetmeyerek, onlara 
bir seref daha verdi. 

Yaratihsmrn kemali, hem bizimle, hem de Allah'rn Esmaiil Hiisna'si iledir. Ancak, 
O, nefsi itibariyle kamil ve zati itibanyla miikemmeldir. Tekamiil etmek icin hicbir 
seye ihtiyaci yoktur. Her sey O'na muhta9tir. Biitiin alemleri icat ederek bize tarif 



etti ve bu suretle bize kendisini bildirdi. Asagidaki beyit, bu gerceklerin siir dilindeki 
ifadesidir. 

Himmetin bu ola kim daim Hakki anlayasin, 
Hakki bilmekten yeg olmaz iki alemde sevap. 

Yani: Gayretin daima, Hak Teala'yi anlamaya yonelik olmahdir. Zira Hak Teala'nm 
katmda hicbir sevap, onun mukaddes zatim bilmek kadar yiice olamaz. 

Gene Futuhatul Mekkiye'nin 271. babmda, Muhiddin Ibni Arabi Hz. soyle 
diyor: Aralarmda iliski olmayan insanlar bile, birbirleriyle dostluk, arkadaslik edemezler. 
Ciinkii dostluk, ahbaphk, insan i9in birlesme noktasi ve aralarmdaki bagdir. Halik ile 
insan arasmdaki dostlugun bagi ise, Halik'in insani, kendi sureti uzerine halk etmis 
(yaratmis) olmasidir. Ancak gene bu bag dolayisi iledir ki, yalniz insan uluhiyet 
davasmda bulunmustur. Firavun: "Ben sizin en biiyiik Rabbinizim" (Ene Rabbikumul 
did: Naziat, 79:24) demistir. 

Hi9bir yaratiga nasip olmayan Ilahi Esma ve alemin yaratihsmm esas kaynagi 
olan Hayat, Kudret ve Irade ile, ancak insan nitelenebiliyor. Bu sekilde gergeklesen 
dostluk nedeniyle, insanla yaraticisi arasmda karsihkh muhabbetler, rabitalar ortaya 
cikiyor. Uluhiyetten (ilahhk) armmis olan ubudiyet (kulluk) ancak insanda, kulluk 
kokusu olmayan Rububiyet (Rab'hk) ancak Allah'da bulundugundan, her iki taraf da 
kendilerinde, aralarmdaki bagi ve dostlugu toplamislardir. "Allah, Adem'i kendi 
suretinde yaratti" (Innallahe halake Ademe aid suretihi) manasi, buradan 
kaynaklanmaktadir. 

Asagidaki beyit, bu sirn benzerlerinden daha acikbir sekilde dile getirmektedir: 

Nefhai Ruhiil Kudiis'tiir, sureti insani gor, 
Hakki ispat eyleyen ol hiicceti biirham gor. 

Cidden oyledir: Hak Celle Celaliihu'yu ispat eden en acik hiiccet (delil), insani 
kamilin sureti ve pak vechidir. Yine asagidaki siirde bu konu, baska bir acidan dile 
getirilmektedir: Ehlullah icin, yani Hak Celle Celaliihu'nun eksiksizligine mazhar olan 
yiice veliler icin, en korkulacak yol kesici, bu cihan halki ile dostluk ve ahbaphktir. 

Kac hiicumu cin ve insandan, mekamn halvet et, 

Ki ehli halvet dostudur hemen Perverdigar (Yaradan, Riziklandinci) 

Anlami sudur: Hak Celle Celaliihu'nun kendi suretinde yarattigi Adem'den 
kasit, bir cansiz suret olan avam halki degildir. Zira "Her cansiz surete denilmez 
Adem" lediinni srrri, bir an bile akildan 9ikarilmamahdrr. Seyrii siiluk erbabi, insanlardan, 
yani bu cihan halki olan avamdan, cin ve periden ka?ar gibi kacmahdir. Yiice Mevla 
Celle Celaliihu, halvet erbabmm arkadasidir. 



59 



Innallahe halake Ademe aid suretihi kutsal kelaminin en yuce tecellisi, 

"Reeytii Rabbi fi sureti §abi emred" 

(Ben Rabbimi gene bir delikanh suretinde gordiim) 

Hadisi §erifmde ifadesini bulmu§tur. Bu konu, Abdiilkerim Ciyli Hz.'nin Insani 
Kdmil adh unlu eserinin, ozellikle ikinci cildindeki Naleyn ve Kademeyn (nalmlar ve 
ayaklar) bahsinde ayrmtih olarak anlatilmi§tir. (Burada "ayaklar", zata ait zithklan; 
"nalmlar" ise, yaratiklara kadar a§ip gelen zithklan belirtir.) 



60 



EY ADEMOGLU 



Bismillahirrahmanirrahim. 

La ildhe illallah, Muhammediin Resulallah. 

Ey Ademoglu; Ey insanoglu, bizi yaratan Allah'm emirlerini tutmak mecburiye- 
tindeyiz. Cok nazikane dikkat edelim. 

EY ADEMOGLU: 

- Ey insanlar, sizler sizi yaratan Allah'mizdan korkuyor musunuz? 

- Evet, O'ndan baska gidecek yerimiz yok. 

- Allah'mizi bildiginizden dolayi tesekkur ederim. Bizi yaratan Allah'm insan 
olarak bize bircok emirleri var. Emirlerle nasilsiniz? 

- Biz onlari yapmiyoruz. Emirlerini gerektigi gibi yerine getiremiyoruz. 

- Peki bizi yaratan Allah'i seviyor musunuz? 

- Allah'tan baska sevilecek ne vardir? 

- Emirleri ile nasilsiniz? 

- Biz onlari gerektigi gibi yerine getiremiyoruz. 

- Oyleyse her iki noktada yalan soylemis oluyorsunuz. Allah'tan korkan ve 
Allah'i sevenin Allah'a secde etmesi gerekir. Allah'a secde etmeyen bir kimsenin 
iman ve itikadi zayiftir. Hayali olarak, bir meyvayi yemeden lezzetini anlayabilir misi- 
niz? Bos kalple, kuru lafla Allah'i bilmek, anlamak bosuna bir hayaldir. Allah'a iman 
edip inanmak, islam'm bes, imanm alti sartmi yerine getirmek genel olarak gereklidir. 
Allah ve Allah'm Resulu Hz. Muhammed Mustafa yardimcimiz olsun. Amin. 

Hz. Adem Aleyhisselam'dan Kainatm Efendisi Hz. Muhammed Mustafa'ya 
kadar insanhk alemine, her zamana, her kavime birer Peygamber gonderilmistir. 
Cenabi Allah Celle Celaliihu yarattigi insanlara emirlerini bildirmek icin Peygamberler 
vasitasiyla, insanlarla ozlii sohbetler etmistir. Sohbetin ozunii ve emirlerini kullarma, 
yaratiklarma 4 muazzam kitap ve 1 00 suhuf ile bildirmistir. Her kavime peygamberler 
vasitasiyla, Cenabi Allah'a hulusii kalp ile inanip Cenabi Allah'm ilahi emirlerini maddi 
manevi yerine getirmesi zorunlulugu dogmustur. Zebur, Tevrat, Incil, Kur'am 
Azimiissan'da insanhk iizerine olan emirler bildirilmistir. Cenabi Allah maddi manevi 
ozunii ve gercegini kullarmdan esirgememistir. Insan olarak yasamak, biraz dikkat 
ve tefekkur etmemiz gerekmektedir. 

Lillahil Fatiha 



61 



DUA 



Allah'im, lutfet ki gittigimiz her yere ban§ gotiirelim; bolucii degil, 

Bagda§tinci, birle§tirici olabilelim. 

Nefret olan yere sevgi, 

Yaralanma olan yere affedicilik, 

Ku§ku olan yere inane, 

Umitsizlik olan yere iimit, 

Karanlik olan yere aydmhk 

Ve iizuntii olan yere sevin9 sa9ici olmayi bize lutfet. 

Yarabbi, 

Kusurlan goren degil, kusurlan ortenlerden; 

Teselli arayanlardan degil, teselli edenlerden; 

Anlayi§ bekleyenlerden degil, anlayi§ gosterenlerden; 

Yalmz sevilmeyi isteyenlerden degil, sevenlerden olmamiza yardim et. 

Yagmur gibi, hicbir §eyi ayirt etmeyip aktigi her yere canhhk bah§edenlerden; 

Giine§ gibi hicbir §ey ayirt etmeyip i§igiyla turn varhklan aydmlatanlardan; 

Toprak gibi, her §ey iistiine bastigi halde hicbir §eyini esirgemeyip 

Nimetlerini herkese verenlerden olmayi bize lutfet. 

Alan degil, veren ellerin; 

Affedici oldugu icin affedilenlerin, 

Hak ile dogan, hak ile ya§ayan, 

Hak ile olenlerin 

Ve sonsuz ya§amda yeniden doganlarm 

Safma katilmayi bize nasip eyle. 

AMIN. 



62 



BUGUN ALLAH ICIN NE YAPTIN? 



Mutlak kudret sahibi Allah'in yiizbinlerce yil siiren jeolojik evrimlerden geg;irerek 
yasanabilir mesken haline koydugu yeryiiziine, kendisine vekil kilarak buyur ettigi 
"insan" denen yaratigm; liitfedilen bu ilahi seref ve yukiimliiliigiin ve bunlan tasimasim 
saglayacak miikemmellikte fiziki beden, akil ve ruh ile donatildigmin farkinda olmaksizin 
siirdiirdiigii yalm hayat; bir kompiiter sisteminin sadece ilkokul problemlerini cozmeye 
mahkum edilisi kadar sasirtici, kendisinin ozellikle yiyip i9ip zevkpesinde oyalanmak 
i9in yaratildigi sanisma kapihsim gosterecek kadar diisiindiiriicii, ilahi kanunlara 
meydan okurcasma islemekte oldugu SU9 ve hatalar karsismda dehset vericidir. 

Allah, "insarTi yarattigmdan beri ona her an yakm olmus, onu gozetmis, hayatm 
labirentleri i9inde yolunu kaybetmemesi i?in isaretlerde bulunmus, her donemde ornek 
insan olarak yetistirdigi peygamberleri ile insanlara ve i9inde buhmdugu topluma 
"kahci kurallarmi" ve beseriyetin her donemdeki seviyesine ve ihtiya9larma uygun 
"degisken kurallarmi" teblig etmis, bu kurallara insanm kendi aklim ve iradesini 
kullanarak bilingli bir sekilde uymasmi arzu etmistir; ta ki i9tenlikle inanmanm esas 
oldugu ortaya 9iksm... 

Allah hi9bir kavmi (milli toplum) peygambersiz, uyancisiz birakmamistir. Tiim 
insanlara, uyulmasi gereken miikemmel insan ornegi olarak da en son peygamberi 
Hz. Muhammed (Sallallahii Aleyhi Vesellem)'i, Kitabullah'i (Allah'in kitabi) ile beraber, 
alemlere rahmet olsun diye gondermistir. 

Kahci kurallarm ilki ve enkesini ve "inan9"mbas gostergesi, "kelimei tevhid"dir 
(birleme sozii). Bunun bilincine varmak ve onu benligine mal etmek, onunla 
butiinlesmek 90k onemli, onemli oldugu kadar da zordur. Tiim peygamberlerin ilk 
duyurusu, birleme (Allah'tan baska ibadet edilecek tanri yoktur) sozii olmustur. Bunun 
onemi gayet a9iktir; birden fazla bas olan yerde kargasa 9ikacak, gayeler 9esitli 
olursa hi9birinde karar kilmmayacak, kilavuzu 90k olan yolunu sasiracaktir. Ikincisi 
insanlarm birbirini sevip yardimda bulunmasi, ii9iinciisii terazinin dogru tutulmasi 
(adalette olsun, ekonomik faaliyetlerde olsun, idari tasarruflarda olsun), dordiinciisii 
her tiirden taskmliklar ve iffetsizliklerden ka9imlmasi, besincisi haram olan seylere 
yaklasilmamasidir. 

Evren, yeryiizii ve iizerindeki yaratiklar; rastlantilarla, gelisigiizel, kendi kendine 
ortaya 9ikmis gayesiz seyler degildir. Insan diinyaya; sebepsiz, bir maceramn, bir 
tesadiifiin eseri olarak gelmedigi gibi, hayatta basi bos da degildir. Kadiri mutlak 
Allah'in insam yaratmakta ilahi bir maksadi vardir. Bu, kendi giizelligini ve iyiligini 



63 



insanda tecelli ettirmek ve yeryiiziinii bir giizellik ve iyilik sergisi kilmaktir. Bu 
bakimdan insan o kadar onemli bir yaratiktir ki, oteki yaratiklar, insani yasatmak i9in 
yaratilmislardir. Ve Allah'm insani yasatmaktaki gayesi; onu yetistirip, manevi riisde 
eristirmek, kemale erdirmektir. Boylece "Allah'm insanlan ve cinleri kulluk etsinler 
diye yarattigY'na dair Kur'an hiikmii ger9eklesecek, insan yeryiiziinii imar, lslah etmek 
ve giizellestirmekte Allah igin 9ahsrms olacaktir. Cenabi Hak, Tevrat'm Tekvin 
kitabmda da bunu soyle buyurmustur: "Allah Adem'i, viicudunun yaratildigi topragi 
timar (imar) etmesi icin yeryiiziine indirdi." 

Allah insani, yeryiiziinde vazifelerle memur ve onu kendine vekil kildi. Bu 
vekalet pek tabii yeryiiziinde yalmz tiiketicilik i9in yasayanlara degil, Allah i9in, Allah'm 
kullan ve diger yaratiklar i9in (kafasi ile, kolu ile 9ahsarak) iiretici, verici durumunda 
olan fedakar insanlara liitfedilmis bir vekalettir. Bu duruma yiikselenler yeryiiziinde 
Allah'm eli, gozii, kulagi mesabesine gelmislerdir. Bu nedenledir ki, sehitlik Allah 
katmda erisilecek en iistiin makamlardan biri oldu. 

Insanlar sadece, kendi nefisleri i9in yasamamn otesinde, "Bugiin Allah i?in ne 
yaptm" bilincine ermedik9e yeryiiziinde ozlemi 9ekilen kahci bansa ve mutluluga 
asla kavusamayacaklardir. Tarihin derinliklerinden akip gelen olaylar, bunu a9ik9a 
gostermistir. 

Bu ozlemi ger9eklestirmek i9in, 9agimizda girisilen iki biiyiik tesebbiis (Milletler 
Cemiyeti ve Birlesmis Milletler) bencil duygular ve kaba kuwet karsismda aciz kalmis, 
iilkeler birbirlerine hasrm bloklar i9inde kutuplasmislardrr. Gorev bilincine erdirilemeyen 
insanlar "Insan Haklan" ideali ile oyalamrken, yeryiizii agzma kadar dolu silah deposuna 
9evrilmistir. 

§imdi insanlik i9in, Allah'm tek dini olan (tiim dinlerin son asamasi) Islam ve 
onun oziindeki tasavvuf gayesinde birlesmekten baska se9enek kalmamistir: 

"Insanlan ayiran her seyin iistiinde, Allah katmda birlesmek." 

Kendi kendine her an; 

"Bugiin Allah i9in ne yaptm?" sorusunu sormak. 

Allah, sizi yaratmisken; Allah, sizi severken, sizlerni9inAllah'tanka9iyorsunuz? 



64 



CUZ VE KUL (PAR^A VE BUTUN) 



(Hakikat ehlini maddi, manevi gok sevmek Idzimdir. Hakikati bulmak 
igin tefekkur ile, cok dikkatli hareket etmek gerekir. Bir Kitap'la, bir Hak ile 
ruhen, bedenen tatbikat olmadikga, eksik kahr.) 



l.CUZ(PARCA) 



Zaman - Mekan 



Arayan, aradigi nispette ayn diisrii. Aradigim, varmak istedigi yere beraberinde 
tasidigmdan, onun kazanci sadece gektigi zahmet oldu. 

Noktadan baslayan daire aym noktada devrini tamamlaymca, dairenin her 
hatti noktadir. O nokta hem ezel, hem ebed olur. Baslangici ile sonu ic ice ge9er. 
Baslangici yoktur ki sonu olsun, sonu yoktur ki baslangici olsun. Dairenin muhiti 
(9evreleyen, simrlayan) zati, muhati (sinirlanani) da sifati olur ki, ikisi de birbirine 
asildir. Icine bakan disim, disma bakan icini goriir. Goren de kendisidir goriinen de, 
hem an iginde. 

Zaman yok! Zaman, toptan inkardir. Aym anda cesedinle dunyada, nefsinle 
berzahta ve ruhunla da ahirettesin. Butiin bunlar ne birbirine duhul etmistir (i9 ige 
girmistir), ne de ayridir. Birinden digerine gegis yoktur ki mekan olsun, gecmek igin 
zaman olsun. Seni ayiran, zanmndir. Cesedini, nefsini ve ruhunu birbirine asil edersen 
goriirsun ki, her 119 alemde aym anda mevcutsun, an icinde her 119 alemi birden 
yasarsm, zaman ortadan kalkar. Var zannettigin senin mevcudiyetin de ortadan kalkmis 
olur. Vacibiil Viicud n lsik olan gergek bedeni ile senden belirir ve seninle, sende, 
senden saltanatim icra eder. 

Can-Canan 

Artik sen yoksun, O var. Senden goren, isiten, isleyen O'dur. Sen aslma riicu 
etmis oldun. Fakat oliim tabir edilen tabii helak seni yakalamadan. Ask alevi ile 
kendini ozlemle helake saldrn. Bu makamda, bir gazelde dile getirildigi gibi, gordiin ki: 

Mahser giinii geldi bil, sum Israfil oter 
Alem halkma kiyamet, bize giilistan olmada 



(*) Vacibiil Viicud: Varligi zorunlu olan (Allah.) 



65 



Zerreler kalkar, dirilir, can dayanmaz saf tutar 
Camm feda edenler, simdi Sultan olmada 

Kendi olusumi yikayanlar, tekbir ahr el baglar 
01 imam'a kim, ezeli Kitab'a Umm olmada 

01 Zat ki Hak Cemal, Beyt'den nurunu sa9ar 
Candan eser kalmayip, simdi Canan olmada 

Allah arslaninin keremi, bize asikar gelir 

Ciin Kemdli ciimle var'dan, bugiin iiryan olmada 

Boylece helak oldugun mertebedeki ilahi tecelli, senin canan'in olarak can 
evinde belirdi. Zaten, insan olarak senin iizerinden bir zaman gecmedi mi ki sen, o 
zamanda amlan sey degildin. Gecti zannettigin zaman kavrami silindi, am vahid'de 
(bir tek an) "Kiin" (ol) emriyle Ilahi ilimde sabit olan hakikatinle beka buldun ve 
gordiin ki, ashnda tek ve essiz olan alemlerin Rabbi'nin, muhtelif helak mertebelerinde 
ayn ayn cananhk etmesinden dogan ilahi sir basamaklarmdan birinde zuhur eden, 
Ilahi tecelli olan bir nursun. Semamn ve arzrn nuru olan Allah'm nurundan baska bir 
sey degilsin. Fakat ne sen O'sun, ne de O sana duhul etti. Vahdet (Birlik) Denizi'nden 
su buhan olarak ayrilmistm, yagmur oldun ciseledin, kar oldun tipiledin, arz'a diistiin. 
Sekilden sekle girdin, kah dere oldun aktm, kah nehir oldun cagladm. Sonunda tekrar 
o deryaya ulastm. Sen derya olmadm, derya da sen olmadi. Zaten ozde aynlik yoktu 
ki, gaynhk olsun. 

Ruh 

Ebiil Ervah'dan (Ruhlarm Babasi, ash) derece derece tecelli ettirilen ve nur 
olan lsmlar, hissedilmeyecek saflikta huzmeler halinde yine derece derece asagi 
mertebelere indirilip belirli mahallerde, ayam sabitelerindeki imkanlan nispetinde 
toplanarak zuhura gelen ruhlarm (ki, zahir olan sekilleri ile adlandinhrlar) nispet ve 
kiyasim kendi bilgine gore yapmakta oldugundan, dirilerin ve oliilerin var olduklanm 
zannederdin. Halbuki gordiin ki alemde higbir yer yoktur ki, Ebiil Ervah'm nur (lsik) 
olan lsmlarmdan yoksun kalmis olsun. Kendi hakikatine hangi vechinden bakarsan 
bak, ister ruh de, istersen can de, nurdan gayn yok ki seyreyleyesin. O'ndan gayn 
yok ki ayreyleyesin. 

Madem ki alemde ten goziinle miisahede ettigin ve mevcut olduklanm 
zannettigin her suret Ebiil Ervah, yani Ruhiil Azam'dan (En Biiyiik Ruh) baska bir 
sey degil, sen de alem ile muamelende, fetih sahibi arifler gibi hareket et. Biitiin 
muamelelerini, ten goziinle gordiigiin suretlerle yaparcasma degil, kalp goziinle 
goremedigin Ebiil Ervah ile yapryormuscasma davran. Iste Salati Daimun, r) budur. 



(*) Salati Daimun: Daimi namazhali (Mearic, 70:23). 



66 



Bunu hal edinebilirsen salati daimun iizre olursun, yani daimi yonelmis olursun. Boylece 
senin Ruhiil Azam'a daimi yonelmis olman, Ruhiil Azam da Hak'tan Hak'ka yonelmis 
oldugundan, O'na doner. 



Nefs 

Alemde gordiigiin ve gormedigin her sey nefs sahibidir ve bu nefisler, bir 
biitiin olarak Allah'rn nefsidir. Oyleyse simdi bildin ki nefs, biitiin olan Allah'rn nefsinden 
zahir olan seylerin ash ve kendinden zahir olan seylerin iizerinde hakim olan kuwettir. 

Tasvir edici olan Allah, daha gelismis tasvirlere yonelince, beden, ilahi ahid 
geregi ahseni takvim iizre aym kalsa da, nefs geliserek, alemde var olan biitiin 
varhklarm ash olmaya istidat kazanmaya baslar. Bu hal giderek asillarm ash olan ilk 
tecelliye kadar ilerler. Iste izzeti nefs, budur. Izzeti nefs sahibi olan, Hu'dur, yani 
O'nun kendinden kendine tecelli buyurup, kendini zuhur aleminde belli ettigi ilk 
tecellisine ait Kiilli Nefs halidir. 

Senin, kendine ait sandigm ve kendi zannmca cesitli perdeler arkasmda gormen 
dolayisiyla, her perdesine ayn bir isim verdigin nefs, bir biitiin olarak Allah'a aittir. 

Nefsin kime ait oldugunu bildikten sonra, gel simdi nefsini terbiye etmek yerine 
zanlardan kurtulmaya bak ki salat edesin, yani Hak'ka yonelebilesin. Boylece nur 
olan aslma riicu eder, nur olursun, aksi halde vehmedilen viicut zanmnda kahrsan, 
aslm olan izzeti nefsine zulmetmis olursun, 9unku izzeti nefs vehim kabul etmez. 



Viicud 

Sunu iyi bil ki, en biiyiik kufr (ortme), senin kendine ait zannettigin viicudundur. 
^iinkii Hak'ki orten en biiyiik perde bu viicudundur ki, viicudunun kiifr olmasi, senin 
onu var sanmandan dolayidir. Hakikatte, Hak'km karsismda ne olabilir ki, onun Hak'ki 
ortmeye kudret ve kuvveti olabilsin? 

Senin indinde halk zahirdir, histedir ve gozlenir, Hak ise akli bir kavramdir 
veya nasil zannedersen oyledir. Sen varhk aleminde esyadan gayn bir sey 
goremiyorsun. Hakikatte ise Hak zahirdir, histedir ve gozlenir, akli bir kavram olan, 
halktrr. £iinkii, "Kiin" (01) emri ile Ilahi ilimde sabit olan varhklarrn, ayani sabitelerinin 
hakikatlerine biiriinen Hak'km viicudundan baska viicutlan yoktur. Oyle ise senin 
bagimsiz viicudun, olmayacak seydir. Varhgm ise, ancak ayani sabitedeki hakikatindir 
ki, onun suretine biiriinen de Hak'tir. 

Osman Kemali Hazretleri'nin buyurduklan gibi: 

67 



Hak'ki zahir, Hak'ki batm, Hak'ki kaim gormeyen 
01 ne bilsin Adem'in Hak, Hak'km Adem oldugun 

Kendilerinin asagidaki gazelini aktararak, bu hakikate nazmen yaklasmis olahm: 

Arif kisinin gor, Allah zatiyla kaim oldugun 
Kend'ozimden gayriye her ne var oruclu oldugun 
Bilesin ki, Vahdet Deryasi'nda daim oldugun 

Akilh olmaz bilmeyen Ademligin dem oldugun 
Hak Zatmm her nefes sirrmda hemdem oldugun 

Kend'oziine nazar et gor, ask alevi oldugun 
Sevgilinin cemaline, sirrm i9re asl oldugun 
Ge9 Illa'ya sormadan La aleminin n'oldugun 

Akilh olmaz La denizinde viicudunu mahvetmeyen 
Arif olmaz bilmeyen illa'ya mahrem oldugun 

Seyreyle her cihetten zahir Hak Vechi oldugun 
Adem'in cemalinden kastin, Hak cemali oldugun 
Arifsen idrak et siiphesiz Adem'in n'oldugun 

Hak'ki zahir, Hak'ki batm, Hak'ki kaim gormeyen 
O ne bilsin Adem'in Hak, Hak'km Adem oldugun 

Gormez misin her ne var, Rahman nefesi oldugun 
Bilmez misin gonlumim, Subhan mahzeni oldugun 
Bu sirra ermeyenin iki alemde rezil oldugun 

"Men aref ' n sirrm duyan Allah nefsiyle kaimdir 
Nefsini fehmeylemeyen bilmez ham, kotii oldugun 

Kemal bilir Kemali, askma hemdem oldugun 
Cam teslim etmenin, sirrma tek yol oldugun 
Ayagmm tozunda kurulu, can pazan oldugun 

Varhktan gecmeden varlikta bir var olmadan 
Anlamaz sirrm Kemali, bir muphem sir oldugun 

2.KUL(BUTUN) 
HAZREli INSANI KAMIL 

Varhklarm kokii olan ve ovmekte degil dilimizin, ozumiiziin bile aciz kaldigi 
Fahri Kainat Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimiz, bir hadisi seriflerinde buyurmak- 
tadirlar ki: "Allahii Teala'nm on sekiz bin alemi vardir, sizin su diinyamz, o alemlerden 
ancakbirisayihr." 



(*) Men arefe nefsehu fekad arefe Rabbehu (Nefsini bilen, Rabbini bilir.) Hadisi §erif. 






Zat'imn yok edici nurundan, giinesi beyaz bir bulutla koruyan Efendimiz'in '*' 
hakikatiyle hakikatlenerek, bizlere kadar serefli haberlerini ileten Efendi'lerimizin 
bildirdiklerine gore, on sekiz alem esastir. Bunlar: Kiilli Akil, Kiilli Nefs, Ars, Kiirs, 
yedi kat Sema, dort Unsur ve iic Mevalid'dir. Her bir alemin de biner tafsilati bulunmasi 
dolayisiyla, toplam on sekiz bin alem mevcuttur. 

Kendi zati, biitun esmayi toplayici olan insan, alemin sirndir. Sirrina yol bulan 
insan ise, alemi kendi zatmda miisahede eder. Alemin varhgi, biitiin olarak Allah'm 
gayri olmadigma gore, bu makamda sahit (goren, ozne, siije) ve meshudun (goriilen, 
nesne, obje) bir olmasi gerekir ki bu, "Allah sahittir ki, O'ndan baska tapacak yoktur"'"' 
ayetinin insanda tecellisidir. Demek ki alemi sagir (kiiciik alem) denilen insanla, 
alemi ekber (biiyiik alem) birbirlerine asildirlar. Iki varhgin birbirine asil olmasi halinde 
ise, o iki seyin biri, digerinin aynisi olmasi gerekir. O halde bildik ve iman ettik ki 
biiyiik alem, Hazreti Insan suretindedir. Delil istersen Hazreti Kur'an sana yeter, 
ciinkii Allah seni kendi sureti iizre yaratti. Hakikatte ise, senin kendine atfettigin 
viicudun, ayam sabitedeki hakikatine biiriinen Hak'kin viicudundan gayri olmadigma 
gore, biiyiik alem, Hak sureti iizre zahir oldu. Yani Allah, kendini kendi sureti iizre 
zahir etti. 

Burada akla su soru gelebilir: Zamandan, mekandan ve suretten miinezzeh 
olan Allah, nasil bir suret kabul edip zahir olabilir? Biz deriz ki: Suret, cisim, isim ve 
akla gelen ve gelmeyen her seyden miinezzeh olan, Zatinin makaminda her seyin 
yok edilmis ve harcanmis oldugu Mutlak Zat (ki arifler, bu makama bir isim 
veremediklerinden hicbir seye taalluk etmeyen Kenzi MahfT [Gizli Hazine] , Gaybiil 
Guyub [Gizliler Gizlisi], La Taayyiin [Belirmemislik], Ummiil Kitab [Ana Kitab], 
Gaybi Mutlak [Mutlak G6riinmezlik],Ahadiyet [Teklik] gibi adlarla adlandirmislardir), 
bilinmekligi icin kendinden kendine tecelli buyurup Allah adiyla zahir oldu. Alem ve 
bilinen-bilinmeyen biitiin esma bu ilk tecelli makaminda zuhura geldi. Dikkat et, Zati 
ile zahir olmadi, tecellisi ile belirdi. 

Ahadiyet makaminda ne esma, ne sifat, ne esya ve ne de yaratilis yoktur. 
Zuhuru, sadece O'nun ilk tecelli makamidir. Ister akh maas sahibi ol, ister akh mead, 
gordiigiin ve bildigin veya zannettigin goriinen alem, Vahdet Deryasi degil, o deryanm 
dalgalarmm kopiikleridir. 

Burada hakikati, yine Osman Kemali Hazretleri'nden dinleyelim: 



(*) Asn Saadet'te Fahri Alem Efendimiz'in iizerinde semada dola§an bulut, Efendimiz'i giine^in 
sicakligmdan degil, giine§i Efendimiz'in yok edici nurundan korumakta idi. Zira bu bulut aradan 5ekilseydi, 
Efendimiz'in nuru kar^isinda giine? ifna olurdu. 

(**) §ehidallahu ennehu Id ildhe ilia hu (Ali Imran, 3: 18) 



69 



Dalgalanmis Vahdet denizi 
Cogalrms dalgalar her yana dusmiis 

Kopurmiis kaynamis o Kudret denizi 
Amn bir damlasi imkana (,) dusmiis 

O biiyiik Derya'dan bir cevher cikmis 
Ne cihet, ne zaman, ne mekan yokmus 

Cevheri bilen yok, yalmz Hakims 
Onun tarn sureti Insana diismiis 

Ve simdi bildik ki, varlrklar alemi, bilinen bilinmeyen ne varsa, Vahdet Denizi'nin 
sadece bir damlasidir. 

Akhmiza, fikrimize hatta vehmimize bile sigdiramadigimiz bu varolus, o 
Derya'dan yalmzca bir damla. Bu azamet karsismda viicudunu mahvetmek bile, acz 
halinden ote bir sey degil. 

En biiyiik alem olan Hazreti Insani Kamil'in zahiri muhat (simrlanrms), O'nun 
Zat'i da alemi muhittir (simrlayici); yani yine kendi goriiniisiinii smirlar. On sekiz bin 
alemin terkibi, Hazreti Insani Kamil'dir. Kiil, O'dur. Ismi Azam, O'dur. On sekiz bin 
alemin, hepsini bir arada Hazreti Insani Kamil'in gonliine koysamz, varhgim bile 
hissetmez. Ciinkii O'nun zahiri, Zat'ma kiyasla denizden bir damladir. 

Hazreti Insani Kamil, Kainat ve Hazreti Kur'an, birbirlerine asildirlar. Temel 
olan Hazreti Insani Kamil'dir, cunku alem O'nun tafsilati, Kur'an ise O'nun tefsiridir. 

Hazreti Insani Kamil, Zat'iyla ve zahiriyle, ozumiizun nuru Hazreti Fahri Alem 
Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimiz'den baskasi degildir. On sekiz bin alemin efendisi 
O'dur. On sekiz bin alemin zuhuru, Efendimizin miibarek viicutlandir. Kendi Zat'i ile 
kendi zahirine hiikmeden ve efendisi olan, yine O'dur. Bu gercegi siir halinde, gene 
Osman Kemali Hz. 'den dinleyelim: 

1 . Kendi hiisniin seyr kilmak istedi sultam ask 
Eyledi kesfi cemal yani afildi kam ask 

2. Cikti bir gevher o kandan bimisalii bikiyas 
Zerrei nurunda kilmis bin giines pinhan ask 

3. Gevher nuru Muhammed, mayei tohmi viicud 
Kim anmla asikar oldu bilindi sam ask 

4. Ask edip andan zuhur, ol askm oldu mazhari 
Eyledi tazim ii tekrim, nice bin yil am ask 

(*) Allah, varligi zorunlu olan (viicub), evren ise varligi miimkiin, fakat zorunlu olmayandir (imkan). 
Allah'in varligi vaciptir (mecburidir), 5unkii biitiin diger varliklar, O'nun varligiyla miimkiin olur. 



70 



5. Oyle bir gevher ki, makan mayekun'un kanesi 
Oyle bir gevher ki olmu§ vasfmm hayrani a§k 

6. Akh kiil etti zuhur hem §ulei nur oldu ruh 
Ne§ri cami feyzi akdesle kihp devran a§k 

7. Nur icinden bir kalem gikti cihan bir noktasi 
Levh olup ciimle yazildi ser-be-ser fermani a§k 

8. Sabit oldu suhfi alem kildi a§k sirrin ayan 
Ahmedi Muhtar'i mahbub eyledi ilan a§k 

9. Oldu bir derya Muhammed'le mehabbet pur hikem 
Kaynayip alemleri oldu muhit ummani a§k 

10. 01 cemali hiisne kar§i ne§esinden a§ki pak 
Haki paye nezr kildi alemi imkam a§k 

11. Ziyri payine do§endi niih felek arz u sema 
Eyledi zahir sirat ix mah§er ii miyzani a§k 

12. Haymegahi ar§ olup kiirsi ana bir tahtgah 
Nur i?inde kendi kendin eyledi seyran a§k 

13. Cok sifat verdi ana 90k isim ile kildi nida 
Metni hiisniinde kiraat eyledi Kur'ani a§k 

14. A§ktan geldi zuhura ab ii ate§, hak ii bad 
Acti esran viladi rahmeti barani a§k 

15. Oldu ol nurun §uaati melaik bi hisab 
Oldular fermanberi tesbih ii medhiham a§k 

16. Dogdu ol nurdan nice eflak ii e§bah ii niicum 
Eyledi piir zevk ii piir §evk alemi ekvam a§k 

17. Cem olup ruh ii melaik kildilar a§ka siicud 
Tard ediip ol a§ktan vehmeyleyen §eytam a§k 

1 8. Kendi kendine hicab olunca gordii nuru nar 
01 sebepten kildi zahir cennet ii niyram a§k 

19. Nurdan vehmeyleyen nara dii§iip 9ekti azab 
Nurunu fehmeyleyenler oldular canam a§k 

20. Sureti ziybasim izhar igin a§k aleme 
Intihab etti Cenabi ekmeliil insani a§k 

2 1 . Dondiiriir daim Muid ismi Muhammed aymm 
Perdei a§ki a9anlar oldular kurbani a§k 

22. A§ik u ma§uk u mahbub u habib bir nur iken 
Kesreti esma sifatta kaldilar nadam a§k 



71 



23. Kenzi askm masdan Ahmed Muhammed Mustafa 
Cemu tafsilinde anm nezzelel fiirkam ask 

24. Askile olsun salat ile selam ol nura kim 
Nuru vechini gorenler oldular suzam ask 

25. Hem Rauf u hem Rahim ix sahibiil hulki azim 
§emsi husnunde ayandir hiisni bi payam ask 

26. Haki payinde Kemdli can veren asiklarm 
Haki payinde kurulmus cesmei hayvani ask 

§iirin Acikla masi : 

1 . Ask sultam, kendi giizelligini seyretmek istedi. 
Cemalini acti, yani askkaynagi a?ildi. 

2. O kaynaktan essiz ve benzersiz bir cevher cikti ki, 
Ask, onun lsigmm zerresinde bin giines gizlemis. 

3 . Muhammed nurunun cevheri, viicut tohumunun mayasi ki, 
Askm sani onunla bilindi, asikar oldu. 

4. Ask ondan zuhur etti, o askm mazhan (beliris yeri) oldu, 
Ask ona nice bin yil saygi ve ikram eyledi. 

5 . Oyle bir cevher ki, baslangic ve sonun kaynagi 

Oyle bir cevher ki, ask onun vasiflarinin hayram olmus. 

6. Akhkulbelirdi,ruhisikalemioldu 

Mukaddes feyz aynasmdan ask yayihp devran etti. 

7. Nur icinden bir Kalem cikti, cihan bir noktasi 

Her sey Levh olup, bastanbasa ask fermam yazildi. 

8. Alem sahifesi yazildi, ask sirrim ortayakoydu. 
Ask, secilmis Ahmed'i sevgili ilan eyledi. 

9. Muhabbet, Muhammed'le hikmet dolu bir deniz oldu. 
Ask okyanusu kaynayip, evrenleri cevreledi. 

10. O guzel yiize karsi temiz ask, sevincinden 

Ask, imkan alemini (goriinen evreni) ayagmm topragma yemin (ahd) kildi. 

1 1 . Ayagmm altma dosendi dokuz felek, yer ve gok 

Ask, Sirat koprusunii, mahseri ve teraziyi meydana ?ikardi. 

12. Ars ona cadir yeri, Kiirsii taht yeri oldu. 
Ask, lsik i9inde kendi kendini seyreyledi. 

13. Ona 90k sifat verdi, cokisimle seslendi 
Ask, guzel metninde Kur'an'i okudu. 



72 



14. Asktan cikti ortaya su, ates, toprak, hava 
Ask yagmurunun rahmeti, dogum sirlarmi agti. 

15. O lsigm lsmlan, sayisiz melek oldu. 

Aldiklan emri yerine getiren, Ask'm tesbihgisi ve ovuciileri oldular. 

16. O lsiktan nice gokler, yildiz cisimleri dogdu. 
Ask, evrenleri sirf zevk ve sevk alemi eyledi. 

17. Ruhlar, meleklertoplamp,Ask'asecdekildilar. 
Ask, o asktan vehme diisen §eytan'i kovdu. 

1 8. Kendi kendine perde olunca, lsigi ates gordii 

O yiizden ask, cenneti ve cehennemi zahir kildi. 

19. lsiktan vehmeden, atese diisiip azap fekti. 
I§igini kavrayanlar, A§k'm sevgilisi oldular. 

20. A§k, giizel bi9imini aleme gostermek icin 
En miikemmel a§k insanmi secti. 

2 1 . Muhammed'in oziinu, Muid (iade eden) ismi daima dondiiriir 
A§k'rn perdesini a?anlar, A§k'in kurbam oldular. 

22. A§k ve sevilen, seven ve Habib bir lsik iken, 

Ask'i bilmeyenler, esma ve sifatlarm 9oklugunda kaldilar. 

23. Ask hazinesinin kaynagi, Ahmed Muhammed Mustafa 
Onun toplammi a9iklamak i?in Ask, Kur'an'i indirdi. 

24. O lsiga ask ile salat ve selam olsun ki, 

Onun yiiziinun aydmligmi gorenler, ask atesiyle yandilar. 

25. Hem Rauf dur (90k rahmetli), hem Rahim'dir (aciyan), en iistiin ahlaka sahiptir. 
Giizelliginin giinesinde, Ask'm smirsiz giizelligi goriiniir. 

26. Ayagmm tozuna can veren asiklarm 

Ayaklarmm tozunda Ask'm hayat suyu gesmesi kurulmustur. 

MY4Z 

Ya Rabbel Alemin, bizleri Hazreti Fahri Alem Sallallahu Aleyhi Vesellem 
Efendimiz'in hakikatiyle hakikatlendir. Miirsidimiz Efendimiz'in himmet kapisrm bizlere 
ag da, bu kapidan hakikate erisebilelim. 

Vucut vehmini bizlerden kaldir ki, hakikati, yarim avu? toprak olan ten goziimuzle 
degil, gonliimiizun gozii ile miisahede edelim. 

Ne gare ki, goniil gozii bile lsik deryasi karsismda erimeye mahkum. Erisek de, 
hig olmazsa Efendimiz'in bastigi topragm tozu oluruz da, bu serefle bile namimiz, yedi 
kat semayi asar. 

ElhamdiiliUdhi Rabbil Alemin. 



73 



AH EDEB 



(Ey Insanoglu! Allah'i sevmek, Allah'a gitmek istiyorsan, maddi ve manevi 
her i$inde edeb He gir, irfan He qikmaya qali§.) 

- Beni Rabbim edeblendirdi. Ve ne giizel edebledi. 

- Ademoglunun edebden nasibi yoksa, insan degildir. 

- Insanla hayvan arasmdaki fark, edebdir. 

- Edeble siislenmeyen akil, silahsiz kahramandir. 

- Edeb:Aklmdi§tang6runu§iidur. 

- Edeb: Eline, diline ve beline sahip olmaktir. 

- Edeble varan, liitufla doner. 

- Edeblerin anasi, az konu§maktir. 

- Edeb, evliyaullahm delilidir. Allah'a kavu§ma sebebidir. 

- Edeb olmadikca asalet duzelmez. 

- Edeb, §eytam oldiiren bir silahtir. 

- Edeb, en hayirh sanattir. Hak'ka giden yolun azigidir. 

- Edeb, her §eyin ba§idir. Tasavvufun tamami, edebdir. 

- Edeb, olgunla§manm ilk §artidir. 

- Edebi terk eden, arif degildir. 

- Edebi berk et! Her §eyi terk et! 

- Edebden mahrum olanlar. Hak dergahmdan kovulurlar. 

- Edebi olmayanm giivenilir ilmi yoktur. 

- Emir, edebin iistiindedir. 

- Hakikat'ten maksat, ancak edebdir. 

- Hakiki edeb, nefsi terk etmektir. 

- Ayiplarmizi edeble ortiiniiz. 

- Hakiki giizellik; ilim ve edeb giizelligidir. 

- insamn ziyneti, edebin tamamidir. 



74 



- Babasi olen degil, ilim ve edebi olmayan yetimdir. 

- Evladma edeb ogretmeyen, diismanlanm sevindirir. 

- Ruhen yiikselmek, ancak edeble miimkiindiir. 

- Akilli, edebi edebsizden ogrenir. 

- Ilim serefi ve edeble Adem, melekten iistiin oldu. 

- §eytan Allah'm huzurundan, edebi terk ettigi i?in kovulmustur. 

- Edeb disi hareketler, feyzi keser. Ve sahibini sultanm gonliinden uzaklastinr. 

- Sohbet bir cesettir. Edeb ise, o cesedin ruhudur. 

- imamn hakikatma ermek 19m, yakm bilgi; yakm bilgi 19m, ihlash amel; ihlash 
amel icin, farzlan eda; farzlan eda 19111, siinneti tatbik; siinneti tatbik etmek 19111 de, 
edebi korumak lazimdir. 

- Edeb; insani her tiirlii hatadan koruyan bilgi ve prensiplere sahip olmaktir. 

- Sofilerin terbiye etmedigi kimse, edebin hakikatini anlayamaz. 

- Her sey cogaldikca ucuzlar. Fakat edeb cogaldikca, degeri artar. 

- Edeb, kendisinden yiiksegini 90k gormemek, kendisinden a§agisim da hor 
gormemektir. 

- Ustadinin edebi ile edeblenmeyen, siinnet ve hadisle edeblenemez. Siinnet 
ve hadisle edeblenemeyen de ayet ve Kur'an'la edeblenemez. 

- Ustadinin meclisine edeble girenler, ondan nihayetsiz feyizlere erisirler. 

- Ustadma edeble hizmet edenler, ondan Ars derecesinde mertebeye 
kavusurlar. 

- §eyhlerin edebi ile edeblenmedik9e, seyhlerden nasip almak miimkun 
degildir. 

- Edeb giizelligi, kisiyi nesebe muhta9 etmez. 

- Edeb, insani kalpten sevdirir. 

- Edeb, insani utamlacak seylerden koruyan melekedir. 

- Edeb, siinneti Resulullah'a uygun hareket etmektir. 

- Edebden daha iistiin seref yoktur. 

- Edeb kaidelerinin en alt derecesi, bir kimsenin, cehaletini sezdigi yerde 
dump, onu gidermesidir. 

- Ilim elde etmek isteyen, edebli olsun. 



75 



- Iyi amel sahibi olmak isteyen, edebli bir sekilde ilim sahibi olmaya baksm. 

- Muhabbet ehli, sevgi isinde iyi niyete sahip olduk9a, edebleri artmaya baslar. 

- Edeb, nefsi gerektigi sekilde terbiye etmek ve guzel ahlak ile siislemektir. 

- Edeb, insanm mutlak bir fazilet kaynagidir. 

- Cennetteki makamlara, amel ve edeble ulasihr. 

- Edebin dostlan: Haya, Samimiyet, Teslimiyet, Muhabbet, Niyet, itaat, 
Gayret, Sohbet ve Hizmettir. 

Ilim meclisinde aradim, kildim taleb, 
Ilim en geridedir, ilia edeb, ilia edeb. 

Setreder ayibim insanm hep: 

Ne giizel elbiseymis esvabi edeb. 

Ehil diller arasmda aradim, kildim taleb, 
Her hiiner makbul imis: ilia edeb, ilia edeb. 

Edeb bir tac imis nuru Hiida'dan 
Giy ol taci, emin ol her beladan. 



76 



MUKEMMEL INSAN 



(Mukemmel insan olmak igin, mukemmel insanlarla konugmak, dini vazife- 
leri harfiyyen yerine getirmek, Ahlaki Muhammedi He ahlaklanmak gerekir.) 

Cenabi Halik Teala ve Tekaddes Hazretleri, milyarlarca yaratik ve varhk i?inde 
"insan"i en guzel kivamda, miimtaz (se?kin) ve mukemmel olarak yaratmistir. 

Ayeti kerimede: "Hakikaten biz insani ahseni takvim (en giizel bi?im) iizere yarattik" 
buyurulmustur. n 

Keza: "Biz Adem ogullarim serefli kildik" buyuruluyor. ( " ) 

Bu mukemmellik, insana takva cercevesinde ihsan olunmustur. O da: 

"Sizin Allah icinde en iistiiniiniiz, en miittaki olammzdir" ( *""' ) ayetiyle belirtilmistir. 

ittikd, Allah' a siiphesiz inanmak, emirlerini tutmak, yasakladiklanm yapmamak, 
iyi sakmmak, tarn korunmak, onun korumasi altma girmektir. 

Yaratihs kanunlarma uygun hareket etmek, musahhar kilman e§ya ve kanunlardan 
me§ru olarak istifade etmek, haramdan kacmmak, helale ragbet eylemek; aksi halde, 
azaba ducar olunacagim bilmek ve deh§etli hallerin zuhurundan korkmaktir. 

En 90k ittika eden olabilmek i9in, insamn biitiin varhgiyla Hak'ka yonelmesi, her 
an Allah ile olmak §uuruna ermesi gerekmektedir. 

"I§te bu insan en miikemmeldir. Yoksa topraktan yaratilmis, hayvani ve lsiksiz bir 
cesetten ibaret olan, 'konusan hayvan' tabir edilen varhga, mukemmel demek caiz 
degildir. Bu viicut, koyun gibi yer, i9er, uyur ve oliir. 

Mukemmel denmeye layik olacak ademoglu, ancak nefs terbiyesi ve ahlakim 
guzellestirmekle disim ve igini siisleyen, seriat saraymrn hizmet9isi ve tarikat cilvelerinin 
mahremi olan, ummetinbahtiyandir." i *"* ) 

Boyle bir varlrk, insani, ruhani, nurani vasiflara haiz, ilahi hitaba mazhar bir varliktir. 
Siibhan'm ayetteki muradi, budur. 

(*) Tin, 95:4. 

(**) Isra, 17:70. 

(***) Hucurat, 59:13. 

(****) Muhammed Esad Erbili (Kuddise Sirrah), Mektubat, Birinci Mektup'tan. 



77 



Boylece en giizel kivamda ve miikemmel sifatta yaratilan insanm nefsini tezkiye 
(antma), kalbini tasfiye (dogrultma) etmesi lazimdir. 

Kur'am Kerim'in beyanma gore, insanda alti nefs mertebesi vardir: 

1 . Nefsi Emmdre, Yusuf Suresi'nde; 

2. Nefsi Levvdme, Kiyame Suresi'nde; 

3. Nefsi Mulhime, Sems Suresi'nde; 

4. Nefsi Mutmainne, Fecr Suresi'nde; 

5. Nefsi Rdziye, Fecr Suresi'nde; 

6. Nefsi Merdiyye, Fecr suresinde 
beyan olunmuslardir. 

Bunlarmtarifleri: 

1. Nefsi Emmdre: 

Hak'km emirlerine uymayan, menettiklerini futursuzca yapan, seytana uyan, 
keyfine, zevkine, giinaha diiskun nefistir. Cahillerin, sefahat duskiinlerinin ve giinah 
erbabinin nefsidir. 

2. Nefsi Levvdme: 

Hak'km emirlerine kismen uymayan, menettiklerini bazen yapan ve yaptigi zaman 
da pisman olan, kendini zaman zaman kmayan, levm eden nefistir. Iyi islerine, 
davramslarma sevinen, hata ve giinahlarma iiziilen nefistir. 

3. Nefsi Mulhime: 

Hak'km emirlerine mumkun mertebe uyan, menettiklerinden mumkun mertebe 
sakman ve bu hallerinden dolayi bazi ilahi ilhamlara nail olan nefistir. 

4. Nefsi Mutmainne: 

Hak'km emirlerine tarn uyan, menettiklerinden sakman, kuvvetli iman ve itminan 
(tatmin) sahibi nefistir. Arifi billah olan, takva ve yakin sahiplerinin nefsidir. Bunlar 
ilahi hitaba mazhardirlar. 

Ayeti kerimede: 

"Ey itminana ermis nefis: Sen Rabbinden, Rabbin de senden razi olarak Rabbine 
don. Kullarimin arasmakatil. Ve cennetime gir." buyurulmustur. (S) 

Goriiliiyor ki, Mutmainne'den asagi derecedeki nefisler ilahi hitaba layik 
olamamislardir. Ancak itminana ermis olan Nefsi Mutmainne, Raziye ve Merdiyye 
nefisleri Allah'm hitabma mazhar olmuslardir. Ve Allah, Mutmainne nefis sahiplerini, 

(*) Fecr, 89: 27-30. 



78 



Raziye ve Merdiyye makamlarma davet buyurmustur. Bu davete uymak, insana 
talim, terbiye ve seyrii siiluk (Hak'ka yolculuk) gerektirir. 

5. Nefsi Raziye: 

Her bakimdan Hak'ka yonelen, daima Allah ile olmak suuruna eren, hikmetine ve 
hiikmiine ram olarak Hak'tan razi olan nefistir. 

Ayeti kerimede: 

"And olsun sizi biraz korku, biraz achk; biraz da mallardan, canlardan ve 
mahsullerden yana noksanlastirma ile imtihan edecegiz. Sabredenlere (rizami) 
miijdele" buyurulmustur. n 

6. Nefsi Merdiyye: 

Biitiin varhgiyla hakkani durum ve taatta bulunan, boylece Hak'km kendisinden 
razi oldugu nefistir. 

insamn mukemmel olabilmesi icin nefsini tezkiye etmesi sarttir. 

Nefsi tezkiyeye cahsmak ve bu ugurda seyrii siiluke girmek, cihadi ekberdir (en 
biiyiik savas). 

Bu tabiri Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Teala Aleyhi 
Vesellem Efendimiz Tebiik Seferi'nden doniislerinde bizzat kullanmislar ve ashabma: 

- Simdi kiiciik cihattan (muharebeden), en biiyiik cihada (nefsi lslah etmeye, 
kamil insan olmak cihadma) doniiyoruz, buyurmuslardir. ( * i) 

Tebiik Seferi'nde miihim bir safha: 

Resulii Ekrem Sallallahu Teala Aleyhi Vesellem Efendimiz 30.000 kisilik askerle 
(miicahit ashabla) Tebiik Seferi'ne hazirlamp 9iktilar... 

Ordu epeyce yol aldiktan sonra sordular: 

- Sefere katilmayan var mi? 
Cevaben: 

- Ka'b ibni Malik, Mirare, Hilal cihada katilmadilar, denilince: 

- Mazeretleri nedir? buyuruldu. Hastahk, korliik, ihtiyarlik mi? 

- Hayir... Hasat zamam olmasmdan dolayi meyve toplama ve sair diinya isleri 
agir basarak harp hazirhgma istirak edememisler, ordu hareket etmis; gecikmisler, 
yetisememisler, sehirde kalmislar... denilince: 

- Bunlara selam verilmesin ve selamlan ahnmasin, emri sudur etti. Ashabi Kiram 
da Medine'ye dondiiklerinde bunlara selam vermediler. 

Bunun iizerine bu ixg sahabiye diinya zindan oldu. 

(*) Bakara, 2:155. 
(**) Beyhaki. 



79 



Oyle bir devirde selamlasmaktan mahrum kalmalan da onlara biiyiik azap oldu. 
Sonra ailelerine de yakm olmamalan emrolundu. Oyle ki, aileleri, Resulii Ekrem 
Sallallahu Aleyhi Vesellem'e gelerek, kocalarmm takatsiz ve perisan olduklarmi, ve 
fakat zahiri hizmete muhtac bulunduklarmi arz ettiler. Bunun iizerine uzaktan yardim 
edilmesine miisaade edildi. 

Bu haller bunlara 90k lzdirap verdi. Hatta bir gun Ka'b ibni Malik, ahbabi olan, 
90k ihtiyarhgi dolayisiyla sehirde kalan Ebu Katade Radiyallahu Anh'i ziyarete gitti. 
Duvardan atlayarak bahcesine girdi, yanma vardi. Selam verdi... Ebu Katade selamim 
almadi. Bunun iizerine Ka'b ibni Malik: 

- Benim Resulullah'm dostu oldugumu bilmiyor musun? dedi... Ebu Katade: 

- Allah ve Resulii bilir, dedi ve hie konusmadi. 

Ka'b, beyninden vurulmusa dondii. Hiisran icinde evine geldi. 
Bu hal elli giin devam etti. Yemeden, icmeden ve isten kesildiler. 

Pismanhklan, tevbeleri etrafa yayildi. Nihayet haklarmda ayeti celile indirildi de, 
tovbeleri kabul olundu: 

"Ey iman edenler! Allah'tan korkun (emir ve kanunlarma uyun) da sadiklarla 
beraber olun" '*' ilahi emri ile biten ayetlerle ilahi affa mazhar oldular da, bir daha 
boyle haller tekerriir etmedi. 

Bu, Ashabi Kiram ve iimmete biiyiik bir ders oldu. 

Dikkat: 

Kiicitk cihat denilen muharebeden geri kalmanm sonu boyle utanc ve hiisran 
olursa, en biiyiik cihat olan nefis tezkiyesi ve kdmil insan yolu terk edilirse hiisran 
ve azap ne kadar biiyiik olur? Diisiinelim... 

Bu hiisran ve azap hem diinyada, hem ahirette vuku bulur. 

Zira hadisi serifte: 

"Nasil yasarsaniz oyle oliirsiiniiz. Nasil oliirseniz, oyle diriltilirsiniz" buyuruluyor. 

Ahirette mahser giinii, herkesin hesaba cekilecegi bir giindiir... Her sahis yaptik- 
larmdan sorulacaktir. Gegirilen her dakikamn hesabim Allah'a mutlaka verecegiz... 

Ayeti kerimede: 

"O giinde ki nice yiizler bembeyaz (nurlu) olacak, niceleri de kara yiizlii olacak... 
Kara yiizlii olanlara gelince, onlara "imammzdan sonra kiifrettiniz ha? Iste 
kiifretmenize mukabil, tadm azabi" denilecek... Yiizleri bembeyaz (nurlu) olanlar ise 
Allah'm rahmeti igindedirler. Onlar orada ebedi kahcidirlar" buyurulmustur. ( "' 

(*) Tevbe, 9:119. 

(**) Aliimran, 3:106-107. 



80 



Keza o gun miicrimler hakkmda: 

"Giinahkarlar simalanyla tanmacak da almlarmdan ve ayaklarmdan yakalanacak 
(siiriiklenecekler)" buyurulmustur. ( *> 

insanm en serefli yeri nasiyesi (alm)dir. Oradan yakalanmanm ve ayaklarmdan 
siiriiklenmenin ne kadar miihim oldugunu diisiinmek lazimdir. 

Kiyamette, en biiyiik korku giinii, herkes 50k tela§h ve korkulu olacaktir. Oyle ki: 

"Eger siz kiifrederseniz, 9oeuklan ak sack ihtiyarlara cevirecek olan bir giinden 
kendinizi nasil koruyabileceksiniz?" ( "> 

O giin 90cuklarm sa9lan (korkudan bir anda) agaracaktir. 

Keza: 

"Ey insanlar! Rabbinizin azabmdan sakinin! Ciinkii kiyamet saatinin zelzelesi 
biiyiik bir seydir. Onu goreceginiz giin her kadm kendi basmm derdiyle emzirdigi 
9oeugu unutup ge9er, her hamile 9oeugunu diisiiriir... Insanlan sarhos olarak goriirsiin, 
halbuki onlar sarhos degildirler; fakat Allah'm azabi pek §iddetlidir" buyuruluyor. ( *** } 

O giin, sarho§luk verecek bir §ey igtiler de mi sarho§ oldular? 

Hayir, Allah'm azabmm §iddetinden korktular da, kendilerinden ge9tiler, sarho§ 
gibi oldular... 

Durum boyle olunca, Cenabi Hak Rahman ve Rahim olarak, diinyada kullarim 
kurtarmakiizere: "Gafillerden olma!" buyuruyor. ( **** ) 

Keza biitiin insanlara: 

"Hem kendileri Allah'i unutmu§, hem de Allah'm kendilerini kendilerine unutturdugu 
kimseler gibi olmayin; onlar fasiklarm ta kendileridir." < ""* ) 

Ve sonra: "Ate§ yaram ile, cennet yaram bir olmaz. Cennet yaram, ancak onlar 
kurtulu§a erenlerdir." (******) 

Ve Kur'am Azimii§§an'm tefsirini beyanla devamen: 

"Eger biz bu Kur'an'i bir dag ba§ma indirse idik, muhakkak ki onu Allah 
korkusundan ba§ egmi§, par9a par9a olmu§ goriirdiin. i§te biz bu misalleri insanlar 
tefekkiir etsinler diye veriyoruz." buyuruyor. (****"*) 



(*) 


Rahman, 55:41. 


f**\ 


Miizzemmil, 73:17. 


(***\ 


A'raf, 7:205. 


/****\ 


Hacc, 22:1-2. 


j-*****\ 


Ha§r, 59:19. 


/AAA4A4\ 


Ha§r, 59:20. 



(*******) Ha§r, 59:21. 



Cenabi Hak, esrefi mahlukat (yaratiklarm en §ereflisi) olarak yarattigi insanlara 
hitaben: 

"Sizi abes olarak mi yarattik zannediyorsunuz?" (,) 

Ve: "Insan basi bos birakilacagmi mi zannediyor?" buyurmustur. ( ** ) 

Kainatta hicbir sey abes yaratilmamistir. Her varhgm ve zerrenin bir hizmeti, bir 
hikmeti vardir. 

Hele insan, aslabasi bos birakilmayacaktir. Bazi ciftcilerin, ihtiyarlarms, zayiflamis 
okiizunii artikbir is goremez diye kirlara "Hoo!" diyerek salmasi gibi, sizler de oyle 
birakildmiz mi sanirsiniz? Oyle degil Vallahi! 

Kendi durumunu idrak eden akil sahibi insamn iliklerine isleyen bu ilahi sualler, 
aym zamanda — biiyiik bir acikhkla- cevabim da ihtiva etmektedirler: 

- Elbette abes yaratilmadimz. 

- Muhakkak basi bos birakilmayacaksimz, 

diye ilahi ihtar ile ikazlan bildiriyor. Ve insanligm ve Islamhgm icaplarmm yapilmasmi, 
kesinlikle emrediyor. 

Bu icaplarm basmda nefis tezkiyesi (terbiyesi) geliyor... Bunun icin de miimin ve 
miislim olarak: 

• Iman 

• Dim 

• Salih amel 

• Guzel ahlak ehli 

bulunarak; ser'i, fikri ve ahlaki bilgilerimizi artirmakla beraber, uymamiz gereken bes 
esas vardir. 

Birinci Esas: Helal Gida Almak, Az Yemek, Oru^tan Faydalanmak 

Mideyi tika basa doldurmamak, biraz bos bulundurmak, maddi biinyede uzuvlarm 
yomlmamasi, manevi melekelerin gelismesi i9in zorunludur. 

Seyrii siilukte, meshur deyiste soylendigi gibi; 

• Az yemek, 

• Az konusmak, 

• Az uyumak, 

• Uzlet etmek (tenhaya cekilmek), 

rahat ve huzur igin sarttir. 

"Devalarm basi az yemektir" buyurulmustur. Keza hadisi seriflerde: 

"Bir insan Allah icin az yerse; kalbi nur ile dolar." ( *" ) 

(*) Mu'minun, 23:115. 
(**) Kiyame, 75:36. 
(***) Kenziil Irfan. 



82 



"£ok yiyip iijmeyi ahskanlik haline getiren kimsenin kalbi kasvetli olur (katilasir, 
Zikrullahyapamaz)" buyurulmustur. (4) 

Orucun (aghgin) veya az yemenin on giizel hassasi: 

1 . Aijlikta kalp sefasi, hafiza kuweti; toklukta ahmaklik, unutkanhk olur. 

2. A9hkta kalp rikkati olur. Dua ve ibadetle feyz bulunur. Toklukta, kalp kati olur, 
ibadetten zevk almamaz. 

3. Aglikta kalpte a9ilma, kinklik ve tevazu olur. Toklukta isyan, boburlenme ve 
kibir olur. 

4. A9hkta fakir ve a9lar diisiiniiliir. Toklukta unutulur, diisiiniilmez olur. 

5. A9hkta sehevi, nefsani istekler kinhr. Toklukta nefsi emmare kuvvet bulur. 

6. A9hkta viicutta uyaniklik ve zindelik olur. Toklukta uyku ve gaflet olur. 

7. A9hkta ibadet ve taate devam kolay olur. Toklukta, tembellik ve gevseklik 
olur. 

8. A9hkta beden sihhatli olur. Hastahk defolur. Toklukta viicut yipranir, hasta 
olur. 

9. A9likta, bedende hafiflik, ferahlik olur. Toklukta, agirhk, atalet olur. 

1 0. A9hkta sadaka vermeye, comertlik ve infaka sevk gelir. Kiyamet giinii sadakanm 
golgesinde oturur. 

Oru9 tutmak tertibini ehlullah soyle yaparlar: 

• Kameri aylarda evvela on giinde bir 0019 tutarlar. Bir ayda 119 0019 olur. Bu 
birka9 ay devam ettikten sonra viicut bunun feyzine, rahatma ahsir. Sonra: 

• Eyyami Biyz'de (Kameri ayin 13, 14, 15. giinlerinde) pespese 3 gun 01119 
tutulur. Ve birka9 ay sonra da bu nailer tekamiil edince, 

• Haftada iki gun (pazartesi, persembe giinleri) ihtiyari olarak oru9 tutulur. 

Bu oni9lardan manen ve maddeten yararlamlmasi ve feyz almmasi i9in, evvela 
Allah'm nzasini gozetmek lazimdir. 

Bu istifadeye gore manevi dersin de yiikselmesi gerekir. Bunu derse nezaret 
eden Zat goriir ve icap edeni tavsiye eder. 

Biitiin mesele ihlasla, Hak nzasi i?in, viicudu yipratmadan oru9la (az yemekle) 
viicuttaki letaifi, melekeleri 9ahstirmak; boylece nefs tezkiyesinde basanh olmaktir. 



(*) Kenziil Irfan. 



83 



Izinsiz olarak kendi kendine riyazet yaparak viicudu busbiitiin takatten diisiirmek, 
acayip hayallere maruz kalmak da dogru degildir. Her Mliikarda itidal iizere bulunmak, 
gelisme igin sarttir. 

Haddinden fazla gida, viicuda yiiktiir. Maddi ve manevi mahzuru biiyiiktiir. 
Haddinden noksan gida da zayiflik, hastahk yapar. Bu ise dikkat gerektir. 

Meshurdur: 

Hekimlere, devanm en sifahsi nedir, diye sormuslar: 

- Az yemektir, diye cevap vermisler. 

Hikmet ehline, ibadete en fazla sevk veren nedir? diye sormuslar: 

- Az yemektir, buyurmuslar. 

Zahidlere, Hak'ka baghhgi en 90k takviye eden nedir? diye sormuslar: 

- Az yemektir, buyurmuslar. 

Alimlere, ilim kazanmada en faydah sey nedir? diye sormuslar: 

- Az yemektir, demisler. 

Amirlere, en lezzetli ve gidah taam nedir? diye sormuslar: 

- Az yemektir, diye cevap vermisler... 

Peygamberlerden sonra en faziletli insan olan Hazreti Ebu Bekir Radiyallahu 
Anh'a, Hazreti Keremallahu Veche sormus: 

- Her zaman bize tekaddiim ediyorsun (hayir islerinde bizden onde geliyorsun), 
bu iistiin fazileti kazanmana sebep nedir? 

Ebu Bekir Siddik Radiyallahu Ann: 

- Allah bilir ya, bes §eyi yapmayi kendime prensip edinmi§im: 

1 . Insanlan iki kisim gordiim: Bir kismi diinyayi ister, bir kismi ahireti. Ben Mevla'yi 
istedim. 

2 . Islam'a girdigim giinden beri doyasiya yemek yemedim. Marifetullah (Allah'i 
bilmek ve du§unmek) zevki ve lezzeti, bana diinya taammdan daha lezzetli geldi. 

3. Islam'a girdigim giinden beri kanasiya su ve serbetlerden icmedim. Muhab- 
betullah zevki, bana diinya serbetinden daha lezzetli geldi. 

(Dikkat: 

Bu yememek ve icmemek yirmi, otuz giin degil, bir omiir devam etmistir. O iklimde, 
sicak giinlerde bunu yapmak nefs terbiyesine ne kadar itina etmektir. Bu ne sabir... 
Hele tasaddukta, yani sadaka verirken, yiyeceginin birini yiyor, ikisini veriyordu.) 



84 



4. islam'a dahil oldugumdan beri, karsilastigim iki amelden, yani diinya ve ahiret 
amellerinden, ahiret amelini tercih ettim. 

5 . Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'e simsiki baglandim. Ondan bir saat bile 
aynlmamaya gayret ettim. Hicreti seniyyede, Sevr magarasmda onunla beraber 
bulundum. 

ikinci Esas: Kur'ani Kerim'i, Manasini Bilerek Okumak ve 
O'na Uymak; Namazi Hu§u ile Kilmak 

Cenabi Hak diyorki: 

"Elif lam mim. Iste bu kitap, kendinde hie siiphe olmayan (Kur'an)dir. Allah'a 
ittika edenlere (ona tarn uyan ve tarn korunmayi dileyenlere) hidayettir (yol gosterir, 
irsad eder). Onlar ki gaybe iman ederler (Allah'a, meleklere, kader ve kazaya, takdire 
inamrlar) ve namazi diiriist kilarlar. Ve kendilerine ihsan eyledigimiz nziklardan infak 
ederler, muhtacina verirler. (Ve ey Resuliim) onlar ki, hem sana indirilene (Kur'an) 
iman ederler, hem senden ewel indirilen (bildirdigimiz vahiyler)e ve ahirete (kiyamete, 
hasre [derlenis] ve gelecek ebedi hayata) yakinen iman ederler. Iste yalmz bunlar, 
Rab'lerinden bir hidayet iizerindedirler. Ancak bunlar, felaha (huzur ve muratlarma) 
erenlerdir." r) 

Dikkat: 

Felaha ermek, en yiiksek amac, son mertebedir. 

Bunun riikiinleri su esas sira ile beyan edilmistir: 

• Kur'an'm muhakkak ve ancak muttakilere hidayet verecegini bilmek. 
O muttakiler ise: 

• Gaybe iman edenler, 

• Namazi dosdogru kilanlar, 

• Allah'm verdiklerinden infak edenler (bolusturttp baskalarma verenler), 

• Peygamberimize indirilen ve ondan onceki peygamberlere indirilen vahiylere 
iman edenler, 

• Ahirete yakinen inananlar, 

Ancak bunlar felaha (muratlarma) erenlerdir. 
Ayeti kerime'de buyuruluyor ki: 

"Elif lam ra. Bunlar o mubin (a?ik ve dogru) kitabm ayetleridir. §iiphesiz ki biz, 
onu manasma akil erdiresiniz diye Arapcabir Kur'an olarak indirdik." ( " ) 

(*) Bakara, 2: 1-5. 
(**) Yusuf, 12: 1-2. 



85 



"Bundan anlasihr ki Allah'm arzusu, Kur'ani Kerim'in manasinin iyi anlasilmasi ve 
onun anlam ve tafsilatma gore dusiimilup tedbir almmasidir. Bu yiizden Arapca 
bilmeyenler igin, mumkiin oldugu kadar kendi dilleri ile beyan olmasi sarttir. Boylelikle 
ayeti kerimelerin manasma vakif olarak, geregini yerine getirmek lazimdir." n 

"Kur'an, insanhgm mutlulugunun esas temeli ve ozlemi cekilen medeniyetin 
(uygarhgin) ruhunun mhu durumundadir. Kur'an'm ilkelerine ve tefrik etmeyi saglayici 
ulu hiikumlerinin oziine vakif olup ona uyanlarm, ilerlemenin ana caddesinde hedefe 
ve amaclarma ulasacaklan tabiidir." ( ** ) 

Hu§u ile Namaz Kilmak: 

Ayeti kerime: "Namazlarmda husu sahibi olan (Allah'tan korkarak huzurda 
oldugunu bilen) miiminler muhakkak felah bulurlar (huzur ve muratlarma ererler)" 
buyuruyor. ( *** ) 

Bunun tersi, namazlarmdaki husu sahibi olmayanlar, felah bulamazlar demektir. 

Dikkat: 

Namaz, ibadetlerin basmda gelir. Hadisi serifte: "Namaz dinin diregidir", buyu- 
rulmustur. 

insamn maddi, manevi hayatmi tanzim eden, Allah'm azametini her rukiin basmda 
Allahu Ekber diyerek zikrettiren, temizlik ve armma, bireysel ve toplumsal diizen 
saglayan, dini ve ilmi gelisme ile ruhi yiikselmeye yol agan bir ibadettir. 

Ayeti kerime: "Ben, cinleri ve insanlan muhakkak bana ibadet etsinler diye 
yarattim." ( *"* ) 

Boylece bu ibadetler, Allah'm izniyle bizim kurtulusumuzu, dunya ve ahiret saadetini, 
selametini saghyor... Husu ile eda edilirse mutlaka §anh Yaradan, mahlukatm 
kurtulusunu temin buyuruyor. Elhamdiilillah. 

U9iincii Esas: Zikrullah'a Devam Etmek 

Ayeti kerimede: 

"Ey iman edenler! Allah'i 50k 50k zikredin." ( *" , ** ) 



(*) Elmahh Tefsiri, Cilt: 4, sayfa: 2844. 

(**) Muhammed Esad (Kuddise Sirruh), Mektubat, Birinci Mektup. 

(***) Mii'minun, 23: 1 -2. 

(****) Zariyat, 51:56. 

(*****) Bakara, Ahzab (33:41), Cuma surelerinde miikerreren. 



86 



"Zati uluhiyetime yemin ederim ki, Allah'm Resuliinde sizin i?in, Allah'i ve ahiret 
giiniinii arzulayanlar igin ve Allah'i 90k zikredenler i?in, giizel bir ornek vardir." n 

Yani Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'de istifade edilecek, uyulmasi gereken 
giizel ahlaklar vardir ki, giizel hasletlerden faydalanmak, ancak Cenabi Allah'tan 
korkan ve ondan sevap iimit eden ve Allah'i 90k zikreden kimselere mahsustur. 

Cimkii ahiret giiniine imam olmayan, Cenabi Allah'i arzulamayan ve O'nu 90k 
zikretmeyi hatirrna getirmeyen kimseler, Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'e uymus 
sayilamayacagmdan, onun giizel ahlakmdan da istifade edemeyeceklerdir. 

Ayeti kerimede: 

"Sabah ve aksam Rabbinin ismini zikret, gecenin bir kismmda rabbine secde et 
(namaz kil). Ve gecenin uzun bir kismmda da O'nu tesbih eyle" ( **> buyuruluyor. 

Yukandaki ayetlerde Allah'm 90k 90k zikredilmesi emrolunuyor. 

Hak ehlinin ve tefsircilerin tefsirlerinde beyanlarma gore, ulu "90k zikir" emri, 
kemalin (olgunlugun) elde edilmesi 19m sarf edilmistir ve onayoneliktir. Bu dayiikumlu 
insamn daimi zikir'e mazhar olmasidir. 

Omiirboyufi^w maallah (Allah ile ol) emrine uyarak, her amnda Allah ile olmak 
suuruna ermek igin, 90k zikir yaparak zikri daimi'ye ulasmak sarttir. Bu da hi9bir 
amm veya nefesini Hak'tan gafil olarak ge9irmemektir. 

- Bu, nasil mitmkun olur? 

- Bir kamil miirsidin irsadiyla, seriat ve tarikat esaslarma gore talim, terbiye ve 
seyrii sitluk goren miirit, nefis terbiyesi ile birlikte kalp tasfiyesini halis olarak talep 
eder; giiglii bir azim ve siirekli bir tefekkiir ile, rabita ve teslimiyet gostererek, 
miirsidinin nezaretinde hafi olarak (yani i9inden) zikri kalbi'ye baslar. Veledi kalp 
zuhur eder. Allah zikrinin seyri yetenekli goniillerin letdifi a§ ere'sinde ( "'* ) tekamiil 
eder gider... 

Allah'm yardimiyla, bu halin devami ve korunmasi ile daimi zikir, elde edilmis olur. 

Is goriirken de, uyurken de bu devam eyler. Artik "El karda, goniil yarda" ve 
"Dism halk ile, igin Hak ile" '*"*' olur. 

Geminin kaptam ile makinisti, insan viicudundaki akil ile kalbe benzetilir. 



(*) Ahzab: 33 - 21. 

(**) Insan, 76: 25 - 26. 

(***) Letaifi Hamse (Bes Incelik): Kalp, Ruh, Sir, Hafi, Ahfa. 

Letaifi Seba (Yedi Letaif): Kalp, Ruh, Sir, Hafi, Ahfa, Nefs (i Natika), (Akh) Kiill. 

Letaifi Asere (On Letaif): Nefs, Kalp, Ruh, Sir, Hafi, Ahfa, Nefsi Natika, Akh Kiill, Kiirs, Ars. 
(****) Muhammed Parisa (Kuddise Sirruh) ve Muhammed Bahaeddin Naksibend (Kuddise Sirruh)'a 

ait sozler. 



87 



Kaptan, dimag gibi, dis islerini, seyrii seferi idare eder. 
Makinist, kalp gibi i9 islerini, hareket giiciinii diizenler. 
Birinin isi digerine engel degildir, yardimcidir. 

Ayetikerime: 

"Yedi sema ve arz bunlarm i9inde bulunanlar, Allah'i tesbih ederler. Hi9bir sey 
yoktur ki ona hamd ile tesbih etmesin. Fakat siz onlarm tesbihini anlamazsmiz. O 
hakikaten, Halim'dir, Gafur'dur." ( *> 

Muhyiddin Ibni Arabi Hazretleri'nin beyanma gore: 

Butiin varhklar hal dili ile Allah'i zikir ve tesbih ederler. Yalniz, bunlarm uyaniklik 
dereceleri farklidir. Soyleki: 

/. Cemdddt (Cansizlar): 

Hak'ki zikir ve tesbih etmekte en uyanik olanlardir. Hi9bir ge9im ve diinya 
dusuncesi olmadan Hak'ka uyan, hiikmiine ram olan, emre itaatli ve kayith bulunan 
varhklardir. Tas, toprak, su ve madenler ve saire gibi. 

2. Nebdtdt (Bitkiler): 

Bunlar, Hak'ki zikir ve tesbih etmekte cemadattan bir derece noksandirlar. Zira, 
yetisip buyiimek veya hayatim surdiirmek, meyvesini (tohumunu) yetistirmek ifin, 
suya, topraga, giinese, havaya... ihtiya9lan vardir. Bu ihtiya9lan temin sirasmda gaflete 
dusebilirler. 

3. Hayvanlar: 

Bunlarm Cenabi Hak'ki zikir ve tesbih etmekte dereceleri, bitkilerden asagidir. 
Ciinkii biiyumeleri, dogum ve 90galmalan, hastahklan, hareketleri, ge9im 9abalan, 
uyusmazhklan ve ge§itli ihtiya9lan, bunlan daha 90k gaflete ugratiyor. 

4. Insanlar: 

Bitkiler ve hayvanlarda olan biitiin ihtiya9larm yam sira, akillan itibanyla da, benlik, 
hayaller, hatiralar, hafiza, siiphe ve vesveseleri ve diinyevi hirslan, hareket ve 
uyusmazhklan, onlan devamh gaflete dusiiriir. Bunun igin Cenabi Hak insanlan irsad 
kastiyla Vahiy inzal buyurmus, nebi ve resul gondermis, hakki bildirmis, hidayet yolunu 
gostermistir. Varhklarm i9inde en 90k gaflete maruz olanlar, insanlardir. 

Ayeti kerimede: 

"O salim akil sahipleri, oyle insanlardir ki, ayakta iken, otururken, yanlan iistiinde 
(yatar) iken, Allah'i hatirlayip zikrederler. Goklerin ve yerin yaradihsi hakkmda inceden 
inceye diisunurler ve 'Ey Rabbimiz, Sen bunlan bosuna yaratmadm, Seni tesbih ederiz, 
bizi atesin azabmdankoru', derler" ( " ) buyuruluyor. 

(*) Isra, 17:44. 

(**) Alilmran, 3: 191. 



Keza ayeti kerimede: 

"Oyle rical vardir ki, onlan Allah'm zikrinden ne ticaret ahkoyar, ne ahsveris" 
buyuruluyor. n 

Muhammed Bahaeddin Naksibend Hazretleri'nin yamnda yetisen Muhammed 
Parisa Hazretleri ( ** ) Buhara'dan Hicaz'a giderken, yolda bir sehirde sarraf diikkanma 
rastlarms; dukkan sahibi gencin, bir9ok miisteriyle altm ahsverisi yaptigim gormiis... 

tic cihetten diinyevi durumunu miisahede eden Muhammed Parisa, dukkan sahibi 
gencin kalbine teveccuh etmis. Kesfen, kalbinin Hak zikri ile mesgul oldugunu hayretle 
anlarms. 

- Masallah! El karda, goniil yarda (kalp Allah'da), 

buyurmus. 

Sonra Hicaz'a vardigmda, Beytullah'i tavaf esnasmda bir ak sakalh piri faninin, 
Kabe'nin ortiisiine sanhp aglayarak dua ettigini, gozyaslarmm orayi lslattigmi gormiis. 
Gipta etmis: 

- Keske ben de boyle iltica etsem, aglayabilsem demis. Bir de piri faninin kalbine 
teveccuh etmis: Kesfen, onun icinden diinyahk istedigine vakif olmus, uziilmiis. 

Buhari ve Muslim'deki hadisi serifte: 

"i?inde Allah zikredilen beyt (ev) ile Allah zikredilmeyen evin misali olii ve dirinin 
misali gibidir." buyurulmustur. 

Burada Beyt, iki manaya gelmektedir. Biri bildigimiz "ev"dir (insan evi), digeri 
"Kalp"tir. Kalp, mecazi anlamda Allah'm evidir. 

Yani, "Allah'm 90k zikir emrine uyarak ibadet, taat ve giizel ahlak ile zikri daimi'ye 
mazhar olmus insan (kalbi) ile, bunlardan mahrum insan (kalbi) arasmdaki fark, ceset 
dirisi ile ceset oliisii arasmdaki fark gibidir." Goriiniiste diri gibi, fakat kalbi manen 
oliidur. 

Sekizinci Hicri asirda yasayan biiyiik velilerden Necmeddin Isfahani Hazretleri, 
sevdiklerinden ve ehlullahdan birinin vefatmda, mezan basmda murakabe halinde 
dururken, esnada imam efendinin oliiye telkin verdigini goriir. 

Necmeddin Hazretleri'nin giilecegi gelir. 

Her zaman vakur ve ciddi olan hazretin, hi? mutadi olmayan bu gulusiine orada 
bulunanlar hayret ederler... Ve sorarlar: 

- Efendi Hazretleri, boyle bir yerde neden giildimiiz? 

(*) Nur, 24:37. 

(**) Muhammed Parisa, Hicri 8. asirda Buhara'da yasamis, Medinei Miinevvere'de Cennetiil Baki'de 
gomiilii, Risalei Kudsiye ve Fasliil Hitab kitaplanmn yazandir. Insam Kamil'dir. Sozleri hiiccettir 
(Kuddise Snruh). 



Necmeddin Isfahani, kesf hali oldugu icin, soylemekten 9ekinir. Fakat israr ederler, 
mecbur kahr. Buyumr ki: 

- Telkini, diri oliiye yapar. Bu mezardaki zatm kalbi manen diridir. O, hayret etti 
ve manen dedi ki: "Elhamdiilillah, benim kalbim diridir. Bana telkin veren imamm 
kalbi oliidiir. Oliiniin diriye telkinine hayret ettim" demesi iizerine, gayn ihtiyari giil- 
dum. (S) 

Ayeti kerimede: 

"Gercek miiminler, Allah'm zikri ile kalpleri itminana (tarn inanmaya) kavusarak 
iman edenlerdir. 

Uyanik olun (iyi bilin ki) kalpler, ancak Allah'i zikretmekle mutmain olur (tarn 
inanir, yatisir, huzurbulur)" buyuruluyor. r * ) 

Hadisi seriflerde ise: 

"Allah'i sevmenin alameti, Allah'i zikretmeyi sevmektir." 

"Kim bir seyi severse, onu 90k zikreder." 

Ayeti kerimede: 

"Yaziklar olsun kimselere ki, Allah'i az zikretmekten dolayi, kalpleri kasvete 
diismiistiir," buyuruluyor. ( "* ) 

Keza ayeti kerimede: 

"Allah'i zikretmek elbette en biiyiik ibadettir" buyuruluyor. ( *"* ) 

Muhakkak ki zikrullahm hassasi, en biiyiiktiir. 

Allahu Teala'nm, zikrin biiyiikliigiinii ve devamhligim hiikmetmesi, zikrin Allah 
indinde en faydah amel oldugunu gerektirir. 

"Bir kotuliik ve inkar i§lemek iizere iken Allah'i hatirlamamn, O'nun bunlan 
yasakladigmi ve vaadini du§unmenin, onleme ve men hususunda tesiri her §eyden 
buyiiktiir. " i "'" ±) 

Ibni Abbas Radiyallahu Anhiima, bu ayete soyle mana vermistir: 

"Allah'm sizi anmasi, sizin O'nu anmamzdan dahabiiyiiktiir." ("*"*) 

Ayeti kerimede: 

(*) Ruhiil Bey an. 

(**) Ra'd, 13:28. 

(***) Ziimer, 39:22. 

(****) Ankebut, 29:25. 

(*****) Medarik ve Ebus Suud Tefsirleri. 

(******) Hazin Tefsiri. 



90 



"Oyle ise siz beni zikredin, ben de sizi zikredeyim. Bir de bana zikr ile siikredin, 
bana kiifram nimet (nankorliik) etmeyin" buyuruluyor. ( *> 

Tefsirlerin beyanma gore: 

Ey Kullanm: Siz beni kusurunuzla zikredin. Ben sizi magfiretimle zikredeyim. 

Ey Kullanm: Siz beni diinyada zikredin. Ben sizi ahirette zikredeyim. 

Ey Kullanm: Siz beni tovbe ile zikredin, ben sizi affimla zikredeyim. 

Ey Kullanm: Siz beni, itaatle zikredin. Ben sizi rahmetle zikredeyim, demektir. 

Ayeti kerime: 

"Iman edenlere daha vakit gelmedi mi ki, zikrullah ile ve indirilen Kur'an ile kalpleri 
husu (korku, yakmhk ve huzur) bulsun?" 

Veya: 

"Iman edenlerin zikrullah ile ve Hak'tan nazil olan Kur'an ile kalplerinin husu 
bulacagi, titreyecegi zaman daha gelmedi mi?" ( ** ) hitabi da var. 

Hadisi serifte buyrulduguna gore: 

"Cennet ehli, Allah'm zikrinden gafil olarak gecirdikleri vakitlerden baska hicbir 
seye hasret ve pismanhk duymayacaklardir." 

Yani cennet ehli, ancak zikrullahdan gafil olarak ge9irdikleri diinya zamanrna hasret 
ve pismanhk duyacaklardir. 

Dikkat: 

insamn, Insam Kamil olabilmesi icin Hak'km emirlerini tutarak siirekli fikir ve 
siirekli zikirde bulunmasi gerekir. Bunda hicbir mazeret olamaz. 

Hadisi serifte: 
"Hesap giinii: 

- Neden zikirden gafil bulundun? diye sorulunca: 

- Diinya islerini cevirmek beni mesgul etti, diyene: 

- Isin, Siileyman Aleyhisselam kulumunkinden daha mi coktu? O hem diinya 
hiikiimdan, hem de peygamberi idi... Bir an Hak'tan gafil olmadi. 

Keza bir baskasi: 

- Hastahgim engel oldu, deyince: 

- Eyyub Aleyhisselam kulumdan da mi daha hasta idin? Viicudunun her tarafim 
hastahk sarmisti. Bir an Hak'km zikrinden uzak kalmadi. 

Birdigeri: 

- Sikmtida, darda idim, diyecek, cevaben: 

(*) Bakara, 2:152. 
(**) Hadid, 57:16. 



91 



- Yunus Aleyhisselam kulumdan da mi daha darda idin? O, bahgm karnmda bile, 
yine Hak'km tesbihine devam etti. 

Keza bir baskasi: 

- Kuyulara, zindanlara diistiim de zikredemedim, deyince: 

- Yusuf Aleyhisselam kulumdan da mi daha zor durumda idin? O, oralarda bir 
an Hak'km zikrini, fikrini, hikmetini unutmadi, denilecektir." 

Boylece itiraz edenler hep susturulacaklar; mahcup ve pisman olacaklardir. 

Diinyada halis insam Allah'm zikrinden ahkoyacak bir engel yoktur. Engel olan, 
nefsin azitmasi ve seytamn ayartmasidir. 

En buyuk giinahlardan biri de, hakkani dusiince ve isleri birakip hirsla diinyaya 
sanlmaktir. Bundan Allah'a sigmmahdir. 

Miisliimanlar daima Allah'm emirlerine uymah, O'na dayanmahdir. Vekalbi daima 
ferah olmahdir. 

Ic genisligine ait ayetler: 

"Allah Teala kimi hidayete erdirmeyi murat ederse, Islam'a karsi onun sadrma bir 
insirah (genislik) verir." n 

"Allah'm Islamiyet i9in sadrma insirah verdigi bir kimse, Rabbinden bir nur 
iizerindedir. (Kalbi muhiirliikisi gibi midir?)" ( ** ) 

"Ey Rabbim! Benim sadnma genislik ver (insirah ver)." ( *" ) 

"Ey Habibim! Senin sadnm (gogsiinii, senin faydan igin acrp da) genisletmedik mi 
(insirah vermedik mi?)?" ( ""' 

Dorduncu Esas: Gece Az Uyumak 

• Namaz kilmak, 

• Tovbe etmek, 

• Allah'i zikretmek, 

• Hak'ki tesbih etmek. 

Ayeti kerimelerde buyuruluyor: 

"Sabah ve aksam Rabbinin ismini zikret. Gecenin birkismmda Rabbine secde et. 
(Namaz kil) ve gecenin uzun bir kismmda da O'nu tesbih et." ( "'*" ) 

(*) En'am,6:125. 

(**) Ziimer, 39:22. 

(***) Taha, 20:25. 

(****) In§irah, 94:1. 

(*****) Insan, 76: 25-26. 



92 



"(Ger9ekten takva sahibi olanlar) gecenin az bir kismmda uyurlar. Seher 
vakitlerinde hep istigfar ederler." n 

"(O miittaki kimseler, geceleri namaz kilmak ve istigfar etmek i9in) yanlanm (tath) 
yataklardan kaldinrlar; Rablerine, azabmdan korkarak ve rahmetini umarak dua 
ederler (muratlarini isterler, yalvanrlar). Kendilerine verdigimiz nziklardan da hayir 
yollarma infak ederler (verirler)." ( ** ) 

Dikkat: 

Cenabi Hakkullarma asm merhametinden dolayi, miittaki kullannboyle olduklanni 
hikaye yollu anlatiyor. Emir seklinde degil de, "Halis kullanm boyle yaparlar" diye, 
beyan buyuruyor... Arife bu isaret, kafidir. 

Ayeti kerimede: 

"Gecenin bir kismmda da uyamp kendin icin nafile (fazla bir ibadet) olmak iizere, 
namaz kil" buyuruluyor. ( "* ) 

Dikkat: 

Bu ayeti kerimenin beyamndan anlasihyor ki, gece kalkmak, tehecciid namazi 
kilmak, Peygamber Sallallahu Teala Aleyhi Vesellem'e vaciptir. Bizlere de muekked 
(devamh yapilacak) siinnettir. (2, 4, 6... rekat) 

Be§inci Esas: Salihlerle Oturmak, Sadiklarla Beraber Olmak 

Ayeti kerimede: 

"Ey iman edenler: Allah'tan korkun (emirlerine uyun, korunun) da sadiklarla 
(imamnda ve sozunde dogru olanlarla) beraber olun" buyuruluyor. < *"* ) 

Salihlerle oturmak, iyi niyetli insanlarla sohbet etmek, insamn yetismesi icin elzemdir. 
Islam dini, sohbetle gelismistir. Ashab sohbetle yetismistir. Yolumuz, sohbet yoludur. 

Mesru olarak en liizumlu sey ne ise, sohbetin de konusu odur. 

Sohbette: 

• Zikir, 

• Fikir, 

• Sukur, 

• ilim, 

• Edep, 

• Hizmet, 

• Himmet ve yardim vardir. 

(*) Zariyat, 51: 17-18. 

(**) Secde, 32:16. 

(***) Isra, 17:79. 

(****) Tevbe, 9:119. 



93 



Dikkat: 

Sohbeti birakan bunlari biraktms olur. 

Sakinmakemri: 

"Zalimlerden olan kavim ile (maslahati, isi) gorttsriikten sonra, daha oturmaym 
(hemen aynlm.)" n 

Kalpten kalbe yansimalar olur. Karsmdakinin kasvet hali, sana ge9er. Sirke 
kupiinden sirke sizar; bal kiipiinden bal sizar. 

Sohbet, mesveret, is; sadik ve salih kisilerle olmahdir. Sadik ve salih olmayanlar 
nefislerine zulmetmislerdir. Onlarda hayrabir egilim goriilmedigi takdirde, zaruri olan 
goriismeyi yapip, oturmadan derhal uzaklasmalidir. 

1 922 yihnda Istanbul'da Ayasofya Camii'nde mevlid okunuyor. Cami mahfellerine 
kadar dolu. Alimler ve talebeler hep birlikte camide bulunuyorlar. O zamanki 
musluman cemaatin ilim ehli olarak, cesitli durumlan, topluluga baska bir heybet 
veriyor. Zamamn giizide hafizlan Kur'am Kerim ve mevlidi serif okumaya basliyorlar. 

Beylerbeyli Adil Bey isminde, manevi hal sahibi, kesfi a?ik bir zat da kiirsiiye 
yakm bir yerde oturmus, dinliyor. 

Biraz sonra, Adil Bey'e birbunalma hali gelir... Sikihr, bunahr, daralir. Halbuki 
Ayasofya gibi bir camide, cemaati muslimin i?inde, Kur'an ve mevlid okunurken, 
boyle kabz (daralma) ve sikilma hali olmamasi gerekir. 

Merakla sebebini arastinr. Bir de ne gorsiin? Karsismda, kasvete miiptela bir 
adam var... Gogsu gogsiine karsi gelmis. Oradan yansima alarak sikildigim anlar ve 
yerini degistirir. Biraz ferahlar. Fakat onun tesirini bir hafta kadar iizerinden atamaz. 

Boyle haller bir9ok miiminlerin de baslarmdan ge9mektedir. Onun icin insamn, 
yamnda veya karsismda oturanlarm salih, sadik ve kalbi saf kimseler olmalarma 
dikkat etmesi lazimdir. 

Mecelle kaidelerindendir: 

1 . Fesadm defedilmesi, menfaatin saglanmasmdan daha onemlidir. 

2. Engel ile ihtiya9 bir araya geldiginde, engelin kaldinlmasi one ahmr. 

Yolu kapatan engel kaldinhr, sonra yoldan ge9ilir. 
Yaramn once mikrobu temizlenir, sonra merhem siiriilur. 

Netice 

Mukemmel insamn yetismesi igin gerekli bu bes esasa halisane itaat ederek ve 
neticede "sadiklarla beraber olmak" ilahi emrine uyularak, insan Allah'm izniyle insam 
kamil olur. 



(*) En'am, 6:68. 



94 



Evvelki hallere; talim-terbiye; 

Sonrakine, seyrii siiluk tabir olunur. 

Seyrii siilukun sirasi soyledir: 

Peygamber varisi olan, seriat, tarikat, marifet ve hakikat ehli bulunan bir Kamil 
Miirsid'e intisab edilir, verecegi vird'ler (evrad), zikirler (ezkar) ve niyazlara ihlasla 
devam olunur. Sohbet ve hizmetine devamla, biitun ogiitlerine harfiyyen uyulur. 

Ozellikle zikrullah telkinine dikkat ve gayret ile, merhale katedilir. 

Soyleki: 

Yumusak huylu ve teslimiyetli olanlara, vacip olan istiharenin ardmdan, zikrullah 
telkini yapilrr: 

Allah zikrinin Kalp'te yer etmesi, Veledi Kalb zuhur etmesi lazimdir. 

Sonra Ruh'a, oradan Sirr'a, oradan da Hafi'ye, oradan Ahfa'ya, oradan Nefsi 
Natika'ya, oradan da viicudun Zikri Kiill'e yani Zikri Sultani'ye intikali gerekir. 

Boylece biitun sadn (gogsii) ve viicudu, hiicrelerine kadar zikrullahm feyzi 
sarmahdir. Bu, aym zamanda sadrm insirahidir. 

Bunlardan sonra; 

"Nejy (red) us isbat" dersleri gelir. 

Bu, kelimei tevhid ile nefes almadan usuliine gore yapihr. 

Sonra sira ile: 

• Murakabei ahadiyet (Bir'lik murakabesi): 

Kul hu vallahii ahad, Allahus Samed, lemyelid, velem yuled, velem yekiin 
lehu, kufuven ahad (Ihlas Suresi) 

• Murakabei maiyyet (Beraberlik murakabesi): 
Ve hiive maakiim, eyne makuntum. (S) 

• Murakabei akrabiyet (Yakmhk murakabesi): 
Ve nahnii akrebu ileyhim min hablil verid. ( " ) 

• Murakabei muhabbet (Sevgi murakabesi): 
Yuhibbuhiim ve yuhibbunehu. ( *** ) 

ayetlerinin manalanm derin diisiince, tefekkiir, kabul ve murakabe ile yapihr. 



(*) "Nerede olsamz O, sizinle beraberdir." Hadid, 57:4. 
(**) "Biz ona §ah damanndan daha yakimz." Kaf, 50:16. 
(***) "O onlan sever, onlar da O'nu severler." Maide, 5:54. 



95 



Dikkat: 

1 - Bu dersler, olgun ihlas ve tarn bir teslimiyet iizere bulunan yetenekli miiridlere, 
bizzat iistadmm talimi ile olur. 

Her dersin bir miiddet devam etmesi ve gereken isaret, yansima ve halin iizerinde 
goriilmesiyle, diger derse gecilir. 

Kendi kendine, nazari bilgilerle bunlan yapmak mahzurludur. 

2- Bu dersler salikte yiikseldik9e, ahlak giizelliginin de beraber yiikselmesi sarttir. 
Sabir, goniil huzuru, istikamet, dostluk, hikmet, comertlik, yumusaklikgibi biitiin giizel 
ahlak ile ahlaklanmis olmahdir. 

Allah'm yardimiyla Insam Kamil mertebesine, felah'a ermelidir. 

ilahi davet: 

"Allah (insam) selam evine (huzur ve felaha, cennete) davet eder. Ve diledigini 
ve dileyeni sirati miistakime (dogru yola) hidayet eder (iletir)." r) 

Ilahi mujde: 

"Bizim ugrumuzda cihat ( **> edenlere biitiin yollanmizi gosteririz. Muhakkak Al- 
lah (bu cihadi) en giizel yapanlarla beraberdir." < "* ) 

Bu anlatilan esaslara kamil ihlas, teslimiyet ve gayretle devam eden ve Allah'm 
yardimiyla muvaffak olan miiminde, miikemmel insan olarak su vasiflarm bulunmasi 
lazrmdrr. 

Miikemmel insan, Allah'a inamr, Kur'an'a sanlir, emirlerini tutar, yasaklarmdan 
kacar; Hak'km nzasim kazanmaya calisir. 

Miikemmel insan, Peygamber'e tabi olur. Hadislere baglamr. Gereklerine uyar. 
Onun isledigini isler, islemedigini islemez; siinnetini tutmaya, sevgisini kazanmaya 
halisane calisir. 

Miikemmel insan, Islami bilgisini artinr, hakki batildan ayirt etme melekesini 
kuvvetlendirir. Zekasi, irfani daima dogruyu ve hayn se9er. Hakyolundayiiriir, hataya 
diismez, kendi fitratmi (yaradihs ozelliklerini) anlar, tabii kanunlarm gereklerine uyar, 
hakikatleri idrak eder. Durumlara, ozlerini kavrayarak vakif olur. 

Yaradan'ma ibadet ve itaati on plana alir ve sadikane devam eder. Melekelerini 
ve diger biitiin kabiliyetlerini yerli yerince kullamr. 

Gozlerini, ger9egi gormek i?in, kulaklanm dogruyu isitmek icin, aklim dogruyu 
bulmak i9in kullamr. 



(*) Yunus, 10:25. 

(**) Cihadi Asgar (ku^iik savaf): Kafirle muharebe. Cihadi Ekber (en biiyilk savaf): Nefs tezkiyesi. 

Burada her ikisi de kastedilmektedir. 
(***) Ankebut, 29:69. 



96 



Miikemmel insan, Hak yoluna biitiin kalbiyle, kahbiyla, ruhuyla baglamr. Hak 
ehlidir. O, artik hakki bilir, dogruyu goriir. Rabbine, Halik'ma can ve goniilden teslim 
olur. 

Miikemmel insan, deger bilir, vazifesini tamyapar, diiriisttiir. Biitiin giizel ahlak, 
yani Kur'an ahlaki, onun huyu olmustur. 

Bu halleriyle o, iyiyi kotiiden, hayri serden, nurn zulmetten (aydmhgi karanhktan), 
helali haramdan, daha onemliyi onemliden ayirt eder. Miispet yolda gider. Felaha 
erer. 

O, ilmini, hizmetini, takvasmi artirdikca, Allah'm izniyle yiikselecektir: 

Allahii Ziilcelal'i biitiin esma ve sifatlanyla bilir. Tecellilerinin manasmi anlar. 
Hiikmiine ram olur. Olaylarm sonuclanm sabirla gozetir. Isin oniinii, sonunu diisiiniir. 
Hayat yolculugunun nereye varacagim bilir. 

Kainatm sirlan hakkmda derin bir goriise sahiptir. Tabiatm esranna, yetenegi 
olciisiinde vakiftir. ilahi ilhamlara mazhardir. 

Her attigi adimi, her tuttugu isi bilir, hayirh neticesine erer. 

ilim sahasmda tabii kanunlarm icaplarma uyar. Insana miisahhar kilman esyayi 
mesru yollardan hizmetlerde kullamr. Yerde, gokte mevcut olan her seyi insanhgin 
haynna, menfaatine kullanmak icin gayret sarf eder. 

Ilmi, e§yayi, imkani hep hayra alet eder. §erre alet etmez. 

Fenni, sanati, hizmeti daima iyiye, faydaya diizene, sefaya hasreder. 

Bitmez tiikenmez kudret, kuvvet ve imkan sahibi olan Allah'a dayanir, giivenir; 
O'nunla olur. Olaylarm esbabma tevessiilde n me§ru yollardan te§ebbiiste bulunur; 
ba§anh olur. Ve daima huzur icindedir. 

Bu diinyamn bir gegit, bir tarla oldugunu bilir. Burada ne ekerse, ahirette o bi^ilir 
dii§iincesiyle en iyiyi ekmege, yapmaya ?ah§ir. 

Insanliga hizmet duygusu, onda en tabii bir haldir. Kendisi icin arzu ettigi hayri, 
herkes igin de arzu eder. 

Ilahi tebligler, siinnetler ve Islam ahlaki, onun rehberidir. 

Allah bu iman ve imkani ona verdigi icin daima Yaradan'ma minnettar ve her 
vesile ile, hamd ve siikriinii arttirmakta uyamktir... Her azasmm hakkim, siikriinii 
fiilleriyle yerine getirir. 

Marifetullah ve manevi ilimlerini ilerletmekle beraber, meslegine ve mesrebine 
gore faydah ilimlerin her subesinde en yiiksek riitbeyi elde etmeye ?ahsir: 



(*) Esbaba tevessiil (sebeplere ba§vurma): Sonu9lan elde etmek icin, her §eyi Allah'tan beklemeksizin, 
bu diinyada o sonuflan doguracak sebepleri, fali^ip, gayret edip olu§turmaya fah^mak. 



97 



Her faydali bilgiyi ogrenmek ona farzdir. Onu insanligrn hayrma kullanmayi prensip 
edinir. 

Gecmisin biitiin iyilik ve kotiiliiklerinden ibret ahr, faydalamr. Daima insanligrn 
bans ve huzuru icin dua ve hizmet eder. 

Siyasette, ilerleme, adalet, danisma ve fazilete dayah diizenleri takdir ve tesvik 
eder. Devletin, insanabir Allah emaneti oldugunu bilir ve her isi ehillerine tevdi eder. 
Boylece insanlan iyi idarede hakki, hukuku gozeterek, toplumda huzur ve refahi 
saglar. 

Ahlak bakimmdan miikemmel insan, daima ihlas ve takva, samimiyet ve hakikat 
aski ile "Allah'm has kulu" olarak vazife goriir ve onun emirlerine uyar, nzasini gozetir. 

Kendisine verilen bu miikemmellik ve takva halinin, Izzet Sahibi tarafmdan bir 
ihsan, Siibhani bir bagis oldugunu daima diisiinerek ve siikrederek, bundan yoksun 
olan bircok insanlara da dua ve telkinde bulunarak, onlarm da bu olusa ermelerini 
ister ve bunun icin hikmetle, ikna edici hikmetli sozlerle, giizel konular ve hikayelerle 
ve en giizel tarzda tartismalarla Hak'ka davet eder. 

Fikih (Islam hukuku) bilgisini artinr. Gereklerine daima uyar. 

Allahu Teala'nm emirlerine uygun yasamamn, mutlaka insanlarm da menfaatine 
uygun olacagmi idrak ile hayatim siirdiiriir. Ve diger insanlan da bu yola tesvike 
calisir, yani cihat eyler... 

Miikemmel insan, biitiin hayatmm hesabmi bir giin Allah'a verecegini hi9 aklmdan 
cikarmaz. Ve biiyiik hesaba cekilmeden, kendi nefsini hesaba ceker. 

Sorumluluk hissi ve iimitle korku arasmda olmak duygusu, daima fikrini sarar. Bir 
an bile gaflete diismemeye, nefse ve seytana uymamaya gayret eder. 

Saghgimn kiymetini bilir; itidal iizere gidasmi ahr, viicudunu korur. Bos zamanlarmi 
daima degerlendirir. 

Bu vaziyette yasayan, artik miikemmellik ve takva merhalelerinde durmadan 
ilerlemekte ve beka sirlarma vakif olarak, Ahadiyet deryasmda yiizmektedir. 

Onun ahlakrndaki miikemmellik, hayatmdaki diizen, diger insanlara ornek olacaktrr. 

Dogru inan?, salih amel, hayirh is, onun genel vasfidir. 

Miisliimanlan sevmek, gayn miislimlere acimak, biitiin yaratikve varliklarm bosa 
yaratilmadigim bilmek ve ona gore davranmak, miikemmel insan'm olciisiidiir. 

Iyilikte, ihsanda ve yardimda, giizel ve faydali seyi duyurmakta biiyiik gayret 
sahibidir. Bu hususta fedakarhgi hi? elden birakmaz. 






Ona kotii fikirler gelmez, kimseye fenahgi dokunmaz. O, hirs ve sapikhk bilmez 
ve asla yalan soylemez, hi9bir fikri, sahsi ve esyayi istismar etmez. 

Insanlar arasmda irk, renk, bolge, cins, kabile, ziimre, sinif farki gozetmez. 

ilim, fazilet, takva, cahsma ehillerine layik olduklan alakayi, hiirmeti ve takdiri 
gosterir. 

Fakir, zengin, miskin ve yardima muhtac olanlarm hallerine gore gereken yardimi 
ve hizmeti yapar. Daima comertlik ehli oldugunu ispatlar. 

Yaptiklarmi hep Allah igin yapar; karsihk gozetmez. Ve her yaptigim Kur'an'a, 
hadise ve ehlullah adetine ve mesru nizama uygun olarak, tarn yapar. 

Fikrin ve isin kotiisiinii, batihm, tefrika (aynlik) ve fitne doguranmi asla kabul 
etmez; icap eden uyarmada bulunur. 

A9ik olarak, Hak'ka, Kur'an'a, §anli Peygamber'e ve miikemmel insana karsi 
gelenleri, gereken bicimde uyanr. 

Dinsizlik, ahlaksizhk ve fesat erbabinm ve zuliim ehillerinin baskilarma, 
satasmalarma, yaygaralarma meydan vermez. §ayet kotiiliiklerin tazyiki siddetlenir, 
artarsa, Allah'a ve Allah'm tabii kanun ve emirlerine dayanarak mukabelede bulunur, 
miicahede eder, oliimii de goze alarak hakki, hukuku savunur. 

Onu bu diinyada higbir kotii baski ve tesir, bu Islam yolundan ceviremez. Zira 
kiyamete kadar baki olan Hak dinin emaneti, miikemmel insamn sirtmdadir. Baski 
gordiikce tazelenir. 

Mukemmel insan, en serefli ve en muhterem insandir. 

Diinyada hie kimse ondan iistiin olamaz. Onu Allahii Ziilcelal, Kur'an'mda 
ovmiistiir. O, Kadiri Mutlak'tan baskasma boyun egmez, el a9maz, o kendini varhgm 
hizmetine vermistir. Fend fir Resul olmustur. 

Mukemmel insan, en kudretlidir, en niifuzludur. 

Diinyada hi? kimse ondan daha kuvvetli ve niifuzlu olamaz. O, Allahii Ziilcelal'e 
dayanmistir, giivenmistir. Allah ki, tiikenmez kudret ve kuvvetlerin mutlak sahibidir. 
Miikemmel insan da O'nun yeryiiziinde vekilidir. 

Mukemmel insan, ziihd, takva ve kanaat ehli olmasiyla da en miireffehtir, en 
zengindir. 

Diinyada higbir insan ondan daha refah icinde ve zengin olamaz. Ciinkii o makul 
bir ziihd ve takva icinde hizmet ve kanaat ehlidir. Hakimi Mutlak'm kuludur, yani 
Abdiil-Hakim'dir. Aym zamanda Abdiil-Hakim'dir de (yani Hikmet Sahibi'nin kuludur). 
Onun her hiikiim ve hikmetine uyma suuruna sahiptir. Ve her olayda bir hikmet 
oldugunu bilir, hiiziin ve kedere diismez. Refah icindedir. 



99 



Mukemmel insan, en muhteremdir. En sevilen kimsedir. 

Diinyada hie kimse ondan daha merhamete layik ve sevgili olamaz. Ciinkii hep 
hayir ve hasenat icinde hayat siirmektedir. Toplumda her ferde yardim ve hizmet 
icin kendini vakfetmistir. Bu isi sirf Allah nzasi icin halisane yaptigmdan dolayi ve 
herkese faydasi olmasma binaen, onu sevmemek, ona hurmet etmemek, bir sapikhktir 
ve gaflettir. 

Milkemmel insan, en itimat edilen, en hayirh insandir. 

Dunyada ondan emin, ondan hayirh bir insan olamaz. ZiraAllah'a imam ve Allah'm 
emirlerine uymasi itibanyla, daima dogru ve sadikane hareket eder ve bundan elbette 
ki, emniyet ve hayir dogar. O her an Allahii ZiilcelaTin hazir ve nazir oldugunun ve 
her niyet ve isimize vakif ve gozetici bulundugunun idraki icindedir. Onun nzasim 
kazanmak yolunda tenhada ve kalabahkta hep salih amellerle mesguldiir. 

Bu itibarla insan olarak, mukemmel insan yeryiiziiniin yiiz akidir. Mahlukun en 
sereflisidir. Islam'm temsilcisidir. Rahmete memurdur. Her insamn, her seyin iyiligini 
diisiiniir. O, kotiiliiklere ve kotulugimden dolayi derde diismiislere de duacidir. Alemin 
haynm isteyen bir tiynete sahiptir. 

Bu sifatla o, dunyada da en huzurlu yasama hakkma sahiptir. Hi9bir insan ondan 
daha huzurlu yasama hakkma sahip degildir. 

Gayn miislimlerin gecici, muvakkat, hirsh ve nefsani yasamlarmm sonu hep 
hiisrandir. Mukemmel insamn bekaya kanat acan huzurlu yasamasi ile digerleri, kiyas 
bile olunamaz. 

Bu kadar siislii ve giizel vasiflann sahibi olan mukemmel insan, bu durumlardan 
dolayi asla kibir ve bobiirlenmeye diismez. Bu giizel hallerin sirf ilahi ihsan oldugunu 
idrak ederek, tevazu ve hatta mahviyet (asm a^akgoniilliiliik) ehli olarak hayat surer. 

Gayn miislimlere, sapiklara, gafil ve cahillere karsi Allah'a hamd ederek iftihan, 
durum icabi zorunlu bir beyandir. Islam serefmin belirtilmesidir. §ahsi ve nefsi degildir. 
Bu, gercek miisliimamn sifatidir. 

Bir de mukemmel insan, diinyevi her ne meslekte, mesrepte ve vazifede bulunursa 
bulunsun, bu miibarek vasfa erdikten sonra da o vazifesini daha diiriist, daha zevkli 
yapmasi miimkiin olacaktir. Erdigi maddi ve manevi hal, onu asla bobiirlenmeye, 
baskalarmdan kendini iistiin gormeye sevk etmez. 

O, ilmi, esyayi, alet ve teknik imkanlan hep hayra kullanan ve bu hayirda biitiin 
insanhgi, hatta biitiin varhgi diisiinen bir iilkii ve kisilik sahibidir. 

Mukemmel insan, Cenabi Hak'km alemlere rahmet olarak gonderdigi, Resullerin 
Seyyidi (Onderi) ve Peygamberlerin sonuncusu (Miihrii) olan Hazreti Muhammed 
Mustafa Sallallahu Teala ve Aleyhi Vesellem'in bu zamandaki vekilidir. 



100 



Bir insan miikemmellik mertebesine eri§tikten sonra diinyada hurmete §ayan, 
§erefli bir hayat siirerek, yiiz akiyla hakka kavu§masmi, ahiret aleminde de rahmete 
mazhar olmasim, Allah'in izniyle saglayacaktir. 

O, beka aleminde, Yaradan'm tiikenmez nimetlerine gark olmu§ olarak, en biiyuk 
nimet olan Allah'm cemalini gormeye nail olacak, ebediyetlere intikal edecek ve 
daima huzur, ne§e ve saadet, felah icinde bulunacaktir. 

I§te fitrat (yaradih§) dini olan islam'm insanogluna gosterdigi yol, erecegi hakikat 
budur. Elhamdiilillah. 

Mevla ciimlemize nasip buyursun. Amin! 



101 



ALLAH HU DIYEN 



1 . Tende canim, canda canammdir Allah Hu diyen 
Dilde sirrim, serde subhammdir Allah Hu diyen 

2. Desti kudretle yazilmis yuziine ayati Hak 
Gonliimiin tahtmda sultammdir Allah Hu diyen 

3. Cumle azadan gelir zikri "Enel Hak" naresi 
Cism i9inde zan efgammdir Allah Hu diyen 

4. Giceler ta subh olunca inletir bu dert beni 
Derdimin icinde dermammdir Allah Hu diyen 

5 . Yere goge sigmayan, bir muminin kalbindedir 
Katremin icinde ummanimdir Allah Hu diyen 

6. Kisvei tenden muarra seyreder bu gokleri 
Carkuran abdah iiryanimdir Allah Hu diyen 

7. Her kisiye kendinden akreb olan dost zatidir 
Ey Niyazi dilde mihmanimdir Allah Hu diyen. 

Niyazi Misri 

1 . Canan: Sevgili. Dil: Goniil. Ser: Bas. 

2. Dest: El. Ayat: Ayetler. 

3 . Cumle: Biitun. Aza: Uzuvlar. Enel Hat. Hallaci Mansur'u astiran "Ben Hak'kim" 
sozu. Nare: Nara. Zan efgan: Aglayis. 

4. Gice: Gece. Subh: Sabah. Olunca: Oluncaya kadar. 

5 . "Yere ve goklere sigmam, ancak miimin kulumun kalbine sigarim." Kudsi Hadis. 
Katre: Damla. Umman: Deniz. 

6. Kisve: Kiyafet. Muarra: Soyunmus. Carkurmak: Donmek. Abdal: Dervis, ermis. 
Uryan: Ciplak. 

7. Akreb: Yakm. Mihman: Misafir. 



102 



ILAHI 



§ol benim §eyhimi gormeye kim gelir, 
Zevk ile sefalar siirmege kim gelir ya Hu, 

§eyhimin illeri, uzaktir yollan, 

Acilmis giilleri, gormege kim gelir ya Hu. 

§eyhimin oziinii, severim goziinii, 
Miibarek yiiziinii, gormege kim gelir ya Hu. 

§eyhimin ilini, soranm evini, 

01 sevgili elini, opmege kim gelir ya Hu. 

§eyhimin ilinde, asasi elinde, 

01 miibarek elinden, opmege kim gelir ya Hu. 

§eyhimin evinde, bir kadeh elinde, 
Susamis asiklar, i?meye kim gelir ya Hu. 

Ahd ile vefalar, zevk ile safalar, 

Bu yolda cefalar, cekmege kim gelir ya Hu. 

§eyhimin mumuna, bu camm pervane 
Sela a§iklara, yanmaya kim gelir ya Hu. 

§ehidin yamam, yumazlar kanmi 

Dost igin camm, vermeye kim gelir ya Hu. 

Hak icin mahm, vermege varim 

Ask icin anm, dokmege kim gelir ya Hu. 

Ah ile gozyasi, Yunus'un haldasi 

Zehirle pisen asi, yemeye kim gelir ya Hu. 



103 



DOKSAN DOKUZ ESMAUL HUSNA 



(Esmdiil Hiisnd, Allah'm "giizel isimleri" olup, bunlar 99 tanedir. Hepsinin 
basi, Idfzayi celdl, yani "Allah" adidir. Asagida Esmdiil Hiisnd ve bunlarin 
faydah etkileri aciklanmistir.) 

1- Ya Allahu 

(Allah adi.) 

Biitun sifatlan nefsinde toplamistir. 

Sahihi Buhari'de Ebu Hureyre Radiyallahu Anh'tan rivayet olunur ki, Fahri 
Alem Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimiz: 

"Allahu Teala'nm doksandokuz ismi vardir. Bu isimleri sayan ve soyleyenler, 
gercekten cennete girerler" buyurmuslardir. 

2- YaRahmanii 

(Ey diinyada ve ahirette, Rahmet edici.) 

3- YaRahimii 

(Ey ahirette Rahmet edici.) 

Diinya rahmeti, mumine ve kafire samildir. Ahiret rahmeti ise, yalniz miiminlere 
mahsustur. Bu ismi serifi, her farz namazdan sonra 100 kere okuyan kimseler, gaflet 
ve unutkanliktan ve goniil pekliginden emin olurlar. Her kim, Rahim ismini sabah 
namazmdan sonra 1 00 kere okusa, biitun yaratilanlar o kimse iizerine rahim ve dost 
olurlar. 

4- Ya Meliku 

(Ey padisah.) 

Bu ismi serifm hassasi 9oktur. Buna devam edenler diinya ve ahiret reisliginden 
emin olur, halk nazarmda hurmetli ve heybetli goriiniir. 

Hizir Aleyhisselam'dan nakledilmistir ki, hastamn hatirmi sormaya giden bir 
kimse, sifa niyetine yiiz kere: 

Allahiimme entel Melikiil Hakkullezi Id ildhe Hid ente ya Allahu ya Seldmii 
ya Kafi ya §afi dese ve uc kere de: 

Ya §ifael Kulub 

Ilave etse, o hastamn hastahgi gecer ve Allahu Teala'nm inayetiyle sihhatine 
kavusur. 



104 



5- Ya Kuddusu 

(Ey her turlu ayiptan ve noksanliklardan pak ve uzak olan.) 

Bir kimse, bu ismi serifi her gun 100 kere okusa, o kimsenin gonlii biitiin 
kederlerden saf ve pak olur. 

6- Ya Selamii 

(Ey her turlu afetlerden ve noksanliklardan salim olan.) 

Her kim bu ismi serifi 1 60 kere bir hastanm iizerine okusa, o hasta sihhat bulur. 

7- Ya Muminu 

(Ey kullarmi zuliimden emin edici olan.) 

Hak Siibhanehu ve Teala'nrn kullarma muamelesi, ya iyiligi veya adaleti ile olur. 

Her kim bu ismi serife devam ederse, Hak Siibhanehu ve Teala o kimseyi 
diisman serrinden emin eder. 

8- Ya Muheyminii 

(Ey gozleyici ve koruyucu.) 

Her kim yazip iizerinde bulundursa, biitiin mail ve erzaki Hak Teala'nrn korumasi 
altmda olur. 

9- YaAzizii 

(Ey her sey iizerine galip ve aziz olan.) 

Her kim bu ismi serifi 40 gun sabah namazlarmdan sonra 40 kere okursa, Hak 
ve Celle ve Ala hazretleri onu hi? kimseye muhtac etmez. 

10- YaCebbaru 

(Ey halki diledigi her seye zorlayan ve halkm halini lslah eden.) 

11- Ya Mutekebbiru 

(Her tiirlii ihtiyaclardan ve noksanliklardan miinezzeh ve yiice olan.) 

Her kim, bu ismi serifi helaline yakmhk etmeden once on kere okursa, Hak 
Teala hazretleri o kimseye salih bir evlat ihsan buyurur. 

12- Ya Haliku 

(Ey biitiin esyayi hikmeti geregince takdir edici.) 

Her kim bu ismi serifi gece okursa, Hak Siibhanehu ve Teala bir melek yaratir. 
O melek kiyamet giiniine kadar taat eder ve sevabi o kimsenin iizerine olur. 

13- YaBariu 

(Ey esyayi yaratici.) 

14- Ya Musavviru 

(Ey esyamn suret ve keyfiyetini yaratici.) 



105 



Bu iig ismi serifin hassasi sudur: Dogurmayan bir kadm 90cugu olmasmi isterse, 
yedi giin 0019 tutmah, iftar vaktinde bu iig ismi serifi su iizerine 21 kere okuyup 
iifledikten sonra bu su ile orucunu bozmahdir. Hak Siibhanehu ve Teala bu isimler 
berekati ile o kadma bir cocuk ihsan buyurur. 

15- YaGaffaru 

(Ey gayet yarhgayici.) 

Her kim, bu ismi serife devam ederse, Hak teala onun gunahlanm yarhgar. 

16- YaKahharu 

(Ey her seye ve her sey iizerine galip.) 

Salik bu ismi serife devam ederse, nefsinin hevasi kinhr, gonliinden diinya 
muhabbeti 9ikar ve batm safasma erisir. Yd Kahhar ismi serifini okumak, zulmiin 
def i sebebidir. 

17- YaVehhabu 

(Ey zahir nimetlerini ve her tiirlii hediyeleri miibalaga ile bagislayici.) 

Bu ismi serifin bir9ok hassalan vardir, bereketleri biiyiiktiir ve dualarm 9abuk 
kabul olunmasma sebeptir. Biiyiikler demislerdir ki, her kim dua ettigi zaman, yedi 
kere Yd Vehhdb derse, o kimsenin duasim, Hak Siibhanehu ve Teala mutlaka kabul 
buyurur. Bir kimse bir sey isterse veya diisman elinde bagh kalsa, yahut nzkmda 
darhk olsa, salike siilukiinde bir fetih zahir olmasa, bu gibi kimseler, ii9 ve yedi gece, 
gece yansmdan sonra abdest alarak 2 rekat namaz kildiktan sonra, yiiz kere Yd 
Vehhab derse ve ondan sonra Allahu Teala'ya hacetini arz ederse, Hak Siibhanehu 
ve Teala onun ihtiyacim ihsan buyurur. 

18- Ya Rezzaku 

(Ey kullarma bol bol nzik verici.) 

Her kim bu ismi serife devam ederse, ona nzik kapilan a9ihr. 

19- Ya Fettahu 

(Ey son derece Fatih.) 

Bu ismi serife siirekli olarak devam edenlere Fetih ve fetihler miiyesser olur. 

20- YaAlimu 

(Ey son derece bilici.) 

Her kim bu ismi serife devam ederse onun gonlii parlak olur ve batmmda tiirlii 
lsiklarbelirir. 

21- YaKabidu 

(Ey hikmeti geregi, diledigi kimse iizerine nzik ve her seyi dar eyleyici.) 
Her kim bu ismi serifi 40 giin 40 lokma iizerine okuyup yese, o kimse a9hk 
mihnetinden emin olur. 



106 



22- Ya Basitu 

(Ey hikmeti geregi, diledigi kimse iizerine nzki ve her seyi acik edici.) 

Her kim bu ismi serifi seher vaktinde ellerini yukanya kaldirarak 1 kere 
okuduktan sonra ellerini yiiziine siirerse, o kimse hi9 kimseye muhtac olmaz. 

23- YaHafidu 

(Ey aleak eyleyici.) 

Her kim, bu ismi serifi 119 gun oruc tuttuktan sonra dordiincii giinii bir mecliste 
yetmisbin kere okursa, Hak Subhanehu ve Teala kimseyi diisman serrinden korur. 

24- YaRafiu 

(Ey yiice eyleyici.) 

Her kim, bu ismi serifi gece ve giindiiz 1 00 kere okursa, Hak Subhanehu ve 
Teala kimseyi diger insanlardan seref, fazilet ve zenginlik bakimmdan iistiin eder. 

25- YaMuizzu 

(Ey Aziz eyleyici.) 

Bu ismin hassasi da sudur: Her kim, bu ismi serifi Pazartesi gecesi veya Cuma 
gecesi yatsi namazmdan sonra 140 kere okursa, Hak Subhanehu ve Teala kimseyi 
halkm goziinde heybetli eder ve kimse Allahu Teala' dan gayri hie kimseden korkmaz. 

26- YaMuzillu 

(Ey hor ve hakir eyleyici.) 

Her kim bir zalimden veya kiskanctan korkarsa, bu ismi serifi 75 kere okuyup 
sonra secde etmeli ve secdede "Ilahi, beni filankimsenin serrinden emin eyle" demelidir. 

27- Ya Semiu 

(Ey gayet iyi isitici.) 

Bir kimse Persembe giinii Duha namazi kildiktan sonra, kimse ile konusmadan 
bu ismi serifi 1 00 kere okursa ve okuduktan sonra da hacetlerini Hak Teala'ya arz 
ederse, Allahu Teala onun ihtiyaclanm giderir. 

28- Ya Basiru 

(Ey gayet iyi goriicii.) 

Bir kimse Cuma namazmm farzi ile siinneti arasmda bu ismi serifi 100 kere 
okursa, Allah Celle Celalithu kimseyi makbul kilar. 

29- Ya Hakemu 

(Hakim veya hakem kimseye derler ki, hukiim ona birakihr ve onun hiikmiine 
razi olunur.) 



107 



Bir kimse bu ismi serifi gece yansi o kadar okusa ki, uyku bastinp elinde 
olmaksizm uykuya dalsa, Hak Subhanehu ve Teala o kimsenin batinim kendi sirlarma 
mahrem eder. 

30- YaAdlii 

(EyAdil.) 

Her kim, Cuma gecesi bu ismi serifi bir lokma ekmek iizerine yazarak yese, 
Allahu Teala insanlan ona muti kilar. 

31- YaLatifii 

(Ey kullarma liituf ve dostluk edici.) 

Bir kimsenin hali degisse, fakir, garip veya kimsesiz kalsa, abdest alarak iki rekat 
namaz kildiktan sonra, bu ismi serifi 100 kere okuyarak hacet edilse, ihtiyaci giderilir. 

32- YaHabiru 

(Ey her seyden haberdar olan.) 

Bu ismin hassasi sudur: Bir kimse kendi kotii huylarmdan zahmet cekse, bu 
ismi serifi 90k okursa kurtulur. 

33- YaHalimu 

(Ey hilim sahibi.) 

Hilmin manasi, asileri cezalandirmakta acele etmeyerek geciktirmesidir. Zira 
kulun tovbe etmesini bekler. Her kim, bu ismi serifi bir parca kagida yazarak ekinin 
bulundugu yere biraksa, Allahu Teala'nm inayetiyle ekine zarar ve afet erismez. 

34- YaAzimii 

(Ey celal ve azamet sahibi.) 

Bu ismi serifi 90k zikreden, halk arasmda aziz olur. 

35- YaGafuru 

(Ey 90k yargilayici.) 

Hummaya veya basagnsma ugrayanlar, gam ve keder i9erisinde bulunanlar 
bu ismi serifi 119 par9a kagida yazarak yeseler (yutsalar) sifa bulurlar. 

36- Ya §ekuru 

(Ey az amele 90k karsihk veren.) 

Ge9imlerinde darlik veya goniillerinde bir keder, gozlerinde bir karanhk olanlar, 
bu ismi serifi su iizerine 41 kere okuyarak iifurdukten sonra, su ile yuzlerini yikasalar, 
Hak Teala muratlarim ihsan buyurur. 

37- YaAliyyu 

(Ey uluhiyyet sifat ve mahiyetinde kendisine ortak edinmekten munezzeh ve 
yiice olan.) 



108 



Her kim, bu ismi serifi okumaya devam etse veya yazarak uzerinde tasisa, 
kaderi al9ak ise yiicelir, kismetinde darlik varsa a9ihr, garip ise Hak Teala onu 
selametle vatanma eristirir. 

38- Ya Kebirii 

(Ey tarn kudret ile her sey uzerine iistiin ve sani yiice olan.) 

Her kim, bu ismi serifi giinde 1 00 kere okursa, halk arasmda izzetli olur. 

39- YaHafizu 

(Ey halki mekruhlardan saklayici.) 

Bu ismin hassasi da sudur: Her kim, giinde 1 6 kere okursa, butiin afetlerden 
korunur. 

40- Ya Mukitu 

(Ey Kadir) 

Korii huylu evladi bulunan bir kimse, bir bos kaba bu ismi serifi yedi kere 
okusa, sonra bu kabi su ile doldurarak cocuguna icirse, Allahu Teala'nm izniyle o 
cocugun huyu giizellesir. 

41- Ya Hasibu 

(Ey misafir ve zaife kifayet edici) 

Hirsizdan, goz degmesinden, komsusundan yahut dusmamndan korkan bir 
kimse, Persembe giinii gecesinden baslayarak yedi gun miiddetle gece ve giindiiz 70 
kez Hasbiyallahul Hasib dese Hak Teala onlarm serlerinden emin eyler. 

42- Ya Celilu 

(Ey kudret, celal ve azamet sahibi ki, her sey ona nisbetle hakirdir.) 

Her kim, bu ismi serifi misk ve safran ile yazdiktan sonra yikayip icerse, halk 
arasmda muhterem olur. 

43- Ya Kerimii 

(Ey kudret ve azametiyle hayri ve yaran ?ok olan.) 

Her kim, bu ismi serife devam ederse, umulur ki, diinya ve ahirette aziz olur. 

44- Ya Rakibu 

(Rakib, o koruyana derler ki, ondan hicbir sey kaybolmaz.) 

Her kim, bu ismi serifi kendisinin, evlat ve ehlinin veya malmm iizerine 7 kere 
okursa, Hak Teala'nm amamnda olurlar. 

45- Ya Mucibu 

(Ey duaya icabet edici.) 

Bu ismi serife devam eden kimselerin dualari miistecap (kabul) olur. 



109 



46- Ya Vasiii 

(Ey nzki ve rahmeti biitiin halka ve eristirici.) 

Rizki eksik olan kimse, bu ismi serifi devamh okursa, ona nzik kapilan acilir. 

47- Ya Hakimu 

(Ey ilim ve hikmet sahibi.) 

Bir kimse isinde yeterli olmasa veya isleri istedigi gibi yiiriimese, bu ismi serife 
devam ederse, her isi diledigi gibi olur. 

48- Ya Vedudii 

(Ey itaat eden kullarmi sevici.) 

Her ne zaman iki kisi arasmda muhalefet olsa, bir yemek iizerine bu ismi serifi 
bin kere okumah ve ilk muhalefet eden kimseye yedirmelidir. Aralarmdaki anlasmazhk 
derhal kalkar. 

49- Ya Mecidu 

(Ey kudret ve azamet sahibi.) 

Bir kimse bu ismi serife devam etse, ululukta daim olur. Bir kimsenin kendi 
akrabasi arasmda kadri ve izzeti olmasa, bu ismi serifi sabah namazmdan sonra 99 
kere okuyarak kendi iizerine iiflerse, akrabasi arasmda aziz ve muhterem olur. 

50- Ya Baisu 

(Ey olitleri kabirlerinden kopanci, kiyamet giiniinde oliilere hayat verici... veya 
peygamberler gonderici.) 

Her kim, bu ismi serife devam ederse, umulur ki, Hak Teala korkusu o kimseye 
galip gelir. 

51- Ya Sehidii 

(Ey hicbir sey kendisinden kaybolmayan ve her yerde hazir bulunan.) 

Bu ismi serife devam edenlerin isyanlardan kacmacagi umulur. Bir kimsenin 
oglu kendisine itaat etmese, sehadet parmagmi onun eli iizerine koyarak Ya §ehit 
dese, Allahu Teala'nm izniyle soz dinler hale gelir. 

52- Ya Hakku 

(Ey viicudu tahakkuk eden ve sabit olan.) 

Bir seyini kaybeden kimse, bir kagit iizerine Yd Hak lafzim yazmah ve gece 
olunca o kagidi eli iizerine koyarak gokyiizune dogru bakmahdir. Kaybettigi seyi, 
Allahu Teala'nm inayeti ile bulur. 

53- Ya Vekilu 

(Kullarm islerine kiyam gosterici ve nziklarma kefil olan.) 
Sudan, atesten veya herhangi bir seyden korkan bir kimse, bu ismi serifi 90k 
okursa, Hak Teala'nm amamnda olur. 



110 



54- Ya Kaviyyii 

(Ey, kendisine acz erismeyen tarn kudret sahibi.) 

Bir kimsenin define kadir olamadigi kuvvetli bir diisman olsa, bir miktar unu 
hamur haline getirmeli, o hamuru nohut buyiikliigimde bin parcaya ayirmah, o parcalan 
birer birer kuslara atmah ve her atista diismanmm def i niyetiyle Yd Kavi demelidir 
ki, HakTeala diismanmm serrinden kendisine kifayet eder. 

55- Ya Metinii 

(Ey Kuvvetli.) 

Bir kimse bu ismi serifi okumaya devam ederse umulur ki, biitiin cetin isler 
kendisine kolaylasir. Bu ismi serifi bir yemek iizerine yazarak, sutu az olan kadma 
yedirseler, sutu fazlalasir. 

56- Ya Veliyyii 

(Ey Miiminleri seven ve onlara dost olan.) 

Bir kimse bu ismi serife devam etse, umulur ki o kimse veliyullahtan olur. Kotii 
huylu bir kadrnrn kocasi, karisiyla konusurken bu ismi hatrrrna getirse, kadrnrn huyu duzelir. 

57- YaHamidu 

(Ey oviilen ve oviilmeye kendisinden gayn hakki olan bulunmayan.) 

Her kim bu ismi serifi okumaya devam ederse, umulur ki, halk arasmda sevilen 
ve oviilen bir kimse olur. Eger bir kimse dilini tutamayarak kotii sozler soylemeye 
alismissa, bu ismi serifi su ictigi kabm i9ine yazmah ve o kaseden su icmelidir. 

58- Ya Muhsi 

(Ey ilminden hicbir sey kaybolmaksizm biitiin esyayi zapteyleyici.) 

Her kim bu ismi serife devam ederse, umulur ki kendisine esyadan hazirlanan 
bir nasip gelir. Kiyamet hesabmdan korkan bir kimse, Cuma giinii bu ismi serifi 1 000 
kere okursa, kiyamette hesap vermesi kolaylasir. 

59- Ya Mubdiu 

(Ey esyayi yoktan peyda edici.) 

Gebe bir kadrnrn ?ocugunu diisiirmesinden korkuldugu zaman, o kadrnrn kocasi 
sehadet parmagmi gebe kadrnrn karnma siirerek bu ismi serifi 99 kere okursa, Hak Siib- 
hanehu ve Teala cocuk diismesinden ve diger gebelik tehlike lerinden o kadim korur. 

60- Ya Muidu 

(Ey mahlukati hayattan oliime geri dondiiriicii.) 

Ev halkmdan birisi yolda olsa ve kendisinden haber almamasa, i?lerinden birisi 
herkes yatip uyuduktan sonra evinin dort duvan iizerine bu ismi serifi 70 kere okuyarak 



111 



" Yd Muid, filan kimseyi salimen geri dondiir veya bize haberini ulastir" diye dua etse, 
umulur ki, yakm zamanda ya kendisi ya da haberi gelir. 

61- YaMuhyi 

(Ey hayat verici.) 

Her kim bu ismi serifi vird edinse ve her seher vakti bin kere okusa, umulur ki, 
Hak Subhanehu ve Teala onun gonliinii diri eder. 

62- Ya Mumitu 

(Ey oldiiriicu.) 

Her kim bu ismi serifi diismanrnin helaki icin devamli okursa, umulur ki, maksadi 
hasil olur. 

63- Ya Hayyu 

(Ey her zaman diri olan.) 

Bu ismi serife devam eden kimsenin, uzun omurlii olmasi umulur. 

64- YaKayyumii 

(Ey her zaman halkm korunup kullamlmasma kiyam gosterici.) 

Bir kimse, bu ismi serifi seherde 90k 90k okursa, goniillere mutasarnf olur. 
Aleyhissalatii Vesselam Efendimiz, §eyh Ebu Bekir'e riiyada buyurmustur ki: "Bir 
kimse her gun 41 kere Yd Hayyii yd Kayyiimii yd Allahii Id ildhe Hid ente derse, 
biitiin goniiller gaflette iken, o kimsenin gonlii gaflette olmaz, Allah korur, saklar. " 

65- YaVacidu 

(Ey istedigini istedigi vakit bulan ve kimseye muhtac olmayan.) 

Bu ismi serifi 90k okuyan kimsenin kalp zenginligine mazhar olacagi umulur. 

66- Ya Macidu 

(Ey kadri ve sam biiyiik, kerem ve comertligi bol olan.) 

Bu ismi serifi 90k okuyan kimsenin gonliinde nurlar hasil olur. 

67- YaVahidii 

(Ey uluhiyet sifatlarmda tek olan, ortagi ve benzeri bulunmayan.) 

Bu ismi serifi her kim 90k okursa, temiz ahlak bakimmdan diger insanlardan 
iistiin olur. Bu ismi serifi tenhada 90k okuyamn gonliinden korku ve vehim gider. 

68- YaAhadu 

(Ey zatmda tek olan.) 

Vahid ileAhad'm farki sudur: Vahid, sifatta ortagi olmayan, Ahad ise zatmda 
ortagi olmayandir. 



112 



Herkim tenhada oturup bu ismi serifi 1000 kere okursa, gaibe ve batm hallerine 
dair bazi hususlar ona a9ihr. 

69- Ya Samedii 

(Samed ona derler ki, insanlar biitiin ihtiya?lannda ve islerinde ona muhtactirlar.) 

Hak Siibhanehii ve Teala bu ismi serifi 50k okuyan kimsenin, biitiin ihtiya9larmi 
karsilar, herkes ona muhtac olur. Her kim seherde secde ederek bu ismi serifi 115 
kere okursa, diismanlan iizerine galip gelir. 

70- Ya Kadirii 

(Ey her sey iizerine kuwet ve kudret kaynagi olan.) 

Her kim bu ismi serife devam ederse, umulur ki, onun biitiin istekleri Hak 
Siibhanehii ve Teala tarafmdan kabul buyurulur. Abdest aldigi zaman her uzvu iizerine 
bu ismi serifi okursa, biitiin diismanlarma galip gelir. 

71- Ya Muktediru 

(Kadir manasmadir. Fakat, Muktedir'de miibalaga vardir.) 

Kadir isminin hassalarma yakmdir. Her kim bu ismi serifi 90k okursa, gaflet 
uykusundan uyanir. 

72- Ya Mukaddimu 

(Hikmet geregi, diledigi seyi one ahci.) 

Her kim savas meydamnda veya korkulacak baska bir yerde bulunsa ve bu 
ismi serifi 90k okusa, kendisine zarar erismez. 

73- YaMuahhiru 

(Hikmeti geregi, diledigi seyi geri birakici.) 

Her kim diismamm altetmek iizere 90k okursa, umulur ki, muradi hasil olur. 
Her kim bu ismi serifi bir giinde 100 kere okursa, Hak Siibhanehu ve Teala 
Hazretleri'nin muhabbetinden gayn onun gonliinde hi9bir sey karar tutmaz. 

74- Ya Evvelii 

(Kendisinden gayn her seyden once.) 

Her kim evladi olmasim istese, seferde kaybolam olsa veya bir haceti bulunsa, 
bu ismi serifi 40 Cuma giinii bin kere okursa, umulur ki muradi hasil olur. 

75- YaAhiru 

(Ey kendinden gayri her seyden sonra, yani her sey fena bulduktan sonra da 
baki kalan.) 

Her kim bu ismi serifi diismamm defetmek niyetiyle okursa, muradi hasil olur. 
£ok okursa akibeti hayir olur. 



113 



76- YaZahirii 

(Ey viicudu zahir.) 

Her kim bu ismi serifi 50k okursa, diismanlan iizerine galip olur. Her kim 
Cuma namazlarmdan sonra 15 kere okursa, batim nurlamr. 

77- Ya Batinu 

(Ey zatmm hakikati akildan ve duygularmdan ortiilii olan.) 

Her kim bu ismi serifi gunde 3 kere okusa, esyamn hakikatlerine alim ve Hak 
Celle ve Ala'nm sirlarma layik olur. 

78- YaVali 

(Ey mulkiinde hakim ve mutasarnf olan padisah.) 

Her kim bu ismi serife devam ederse umulur ki, ona esyada tasarruf nasip 
olur. Sahip oldugu yapiya zarar erismemesini isteyen bir kimse, bu ismi serifi bir kaba 
yazmah ve icerisine su doldurup bu suyu yapmm dort duvarma serpmelidir. 

79- Ya Muteali 

(Ey her seye tarn kudreti ile iistiin, veya mahlukat sifatlarmdan yiice ve 
miinezzeh.) 

Her kim bu ismi serife devam etse, akran ve emsali arasmda iistiin olur. 

80- Ya Berru 

(Ey kullarma ihsan edici.) 

Bu ismi serifi her kim 90k okursa, umulur ki, Hak Siibhanehu ve Teala'nm 
ihsanlarma mazhar olur. Bir kimse, ?ocugu iizerine okusa, belalardan emin bulunur. 

81- Ya Tevvabii 

(Ey tovbeleri kabul edici.) 

Giinahkar olanlar, bu ismi serifi 90k okursa umulur ki, Hak Teala kendilerine 
tovbe nasip eder. 

82- Ya Muntekimu 

(Giinahkarlardan dilediklerine cezasim veren.) 

Her kim bu ismi serifi 50k okursa, gunde bin defaya kadar cikar ve Kahhar 
ismini de ilave ederse, dusmanlarmm helak olmasi hususundaki muradi hasil olur. 

83- YaAfuvvu 

(Ey giinahkarlan affedici.) 

Her kim bu ismi serifi okumaya devam ederse, Hak Siibhanehii ve Teala 
onun giinahlanm affeder. 

Sevgili Peygamberimiz (Sallallahii Aleyhi Vesellem)'in Hazreti Aise (Radiyallahu 
Anha) validemize tavsiye ettigi dua: 



114 



"Allah'im, sen affedicisin, affetmeyi seversin. Beni de affet." 
(Allahumme inneke afuvvun tuhibbiil afve fa'fu anni) 

84- Ya Raufii 

(Ey 90k rahmet ve sefkat edici.) 

Bu ismi serifi 50k devam eden, 90k nimet sahibi olur. Bir kimse, bir mazlumu bir 
zalimin elinden kurtarmak isterse ve bu ismi okuyarak sefaat ederse kabul buyurulur. 

85- Ya Malikel Mulki 

(Ey miilkiin ebedi maliki.) 

Bir kimse bu ismi serifi 90k okursa, halk arasmda aziz olur. 

86- Ya Ziil Celali vel ikram 

(Ey mutlak istigna ve fazh kerem sahibi.) 
Bu ismi serife devam eden kimse, zengin olur. 

87- Ya Muksitu 

(Ey adil sekilde paylastmci.) 

Bu ismi serifi devamh okuyan kimse seytamn serrinden emin olur. 

88- YaCamiu 

(Ey kiyamet giinii halki toplayici.) 

Bir kimsenin bir seyi kaybolsa kimse: 

"Yd Cdmian nasi li yevmin Id reybe fiyhi icma aleyye dalletiy" derse, 
kaybolan esya Allahu Teala'nm izniyle bulunur. Bu husus mesayih (Allah, ruhlanm 
kutsasm) tarafmdan da denenmistir. 

89- Ya Ganiyyu 

(Ey higbir vakit higbir kimseye ihtiyaci olmayan.) 

Her kim bu ismi serife devam ederse goz toklugu ile sifatlamr. 

90- Ya Mugni 

(Ey zengin edici.) 

Her kim bu ismi serifi her defasmda 10 kere olmak iizere 10 Cuma okursa, Hak 
Teala kendisini halka muhta9 olmaktan korur. Bir illete miiptela olan da bu ismi serifi 
elinin iizerine okuyarak, illetin bulundugu yere siirerse, Allahu Teala'nrn izni ile kurtulur. 

91- Ya Maniu 

(Ey diledigi kimseyi, diledigi seyden men edici.) 

Esi ile arasmda diizenlik ve anlasma olmayan kimse, bu ismi serife devam 
ederse, dirlik i9inde yasar. 



115 



92- YaDarrii 

(Ey hikmeti geregi halktan diledigi kimseye zarar eristirici.) 

Asagi bir mertebeye diisen kimse, Cuma gecesi veya Kameri aylarin 13, 14, 
15. geceleri bu ismi serifi 100 kere okursa, yiiksek mertebelere erisir. 

93- YaNafiu 

(Ey yararlandinci.) 

Her kim bu ismi serifi dort giin miiddetle, her gun giicii yettigi kadar okursa, 
kendisine hicbir zarar ve elem erismez. 

94- Ya Nuru 

(Ey iman ve marifetle yeryiiziinii, gokyiiziinii, giinesi, ayi aydinlatici.) 

Her kim once Nur suresini ve daha sonra da 1000 kere bu ismi serifi okursa, 
batim (ici) nurlamr. 

95- YaHadi 

(Ey dogru yolu gosterici.) 

Her kim gokyiiziine bakarak, bu ismi serifi okur ve eline iifleyerek yiiziine 
siirerse, o kimse marifet bulur. 

96- Ya Bediu 

(Miibdi manasinadir. Yani, ey her seyi yaratici, misli goriilmemis seyleri 
meydana getirici.) 

Bir muskiil isi olan, bu ismi serifi Yd Bedius semavdti vel ard seklinde 70 
kere okursa, Hak Celle ve Ala Hazretleri onun miiskiil isini kolaylastinr. 

97- Ya Baki 

(Ey fena kabul etmeyen daimi viicut.) 

Her kim gunes dogmadan once, 100 kere bu ismi serifi okursa, omrii boyunca 
felaket gormez ve ahirette de Hak Teala onu affeder. 

98- YaVarisu 

(Ey diinya ehlinin fenasmdan sonra, yerleri ve gokleri mirasi ile tutucu.) 
Her kim bu ismi serifi 90k okursa, umulur ki omrii uzun olur. 

99- Ya Re§idu 

(Ey her tiirlii islerinde halka yol gostererek irsad eyleyici.) 

Bir kimsenin miihim ve karanhk bir isi olsa ve ne yapacagim bilmese, aksam 
namazi ile yatsi namazi arasmda bu ismi serifi 1 000 kere okursa, isinin tedbiri 
kendisine kolaylasir ve batim parlak olur. 



116 



100- YaSaburii 

(Ey asilerin cezalandinlmasmda acele etmeyen, onlarm tovbe etmelerini 
bekleyen, cezasini geciktiren ve diledigi zaman azap eden.) 

Birkimse bir derde veya bir kansik ise diisse, bu ismi §erifi 3000 kere okursa, 
kurtulur. 

(Yukanda verilen Esmaiil Hiisna disinda, Allah'm birgok baska ismi de 
vardir. Bunlardan bazilan asagida verilmistir. Esmaiil Hiisna'dan sayilmamakla 
birlikte, Allah'in diger biitiin isimleri de gilzeldir.) 

101- Ya Rabbi 

(Ey Rabbimiz.) 

Bu ismi serife devam eden kimsenin, Cenabi Rabbiil izze'nin liituflarma mazhar 
olacagi umulur. Bir kimsenin oglu veya kizi, baska bir kimsenin elinde bulunsa, 
bulunduklan evin ?evresine bir hat ?ekerek, bu ismi serifi 100 kere okursa, kurtulurlar. 

102- YaMunimu 

(Eynimetverici.) 

Her kim bu ismi serifi 90k okursa, Hak Siibhanehu ve Teala Hazretlerinin 
nimetlerine mazhar olur. 

103- YaSadiku 

(Ey haber verdigi her seyde dogru soyleyici.) 

Yalancihgi adet edinmis bir kimse, bu ismi serife devam etmek suretiyle bu 
kotii huyundan kurtulur. 

104- YaSettaru 

(Ey, asilerin gunahlanm ortiicu.) 

Bu ismi serifi 50k okuyan, baskalarmm serrinden ve kendi giinahlarmdan emin 
olur. 

105- Yamutiy 

(Ey hediye verici.) 

Duasi kabul olunmayanlar, bu ismi serife devam etseler, dualan miistecap 
(kabul) olur. 



117 



ARIFLERIN MAKSADI 



1 . Maksadi ariflerin, hikmeti Yezdan olur 
Matlabi dervislerin, mesleki iman olur 

2. Goniil evin bekleyen, miirsidini Hak'layan 
Nefsini pak eyleyen zahidi Gilan olur. 

3 . Sirrma salik olan, kalbine malik olan, 
Sehveti Halik olan, aleme sultan olur. 

4. Marifete ar eden, giilsenini har eden 
Miirsidi inkar eden, tabii Mervan olur 

5 . Sehvete mail olan, hikmete cahil olan, 
Hizmete kahil olan, mazhan hizlan olur. 

6. Fani viicuttan gecen, vahdet iline gocen, 
Marifet abm icen daima sekran olur. 

7. Adem'i bil Adem'i, nefhayi Hak'tir demi 
Bulmayan Adem demi, matlai seytan olur. 

8. Meshedi cam goren, Ali Aba'ya eren, 
Zevki tevella siiren Kamber ix Selman olur. 

9. Nuru hakikat eger Ha$im'e etse eser, 
Kafire kilsa nazar, mazhan iman olur. 



H.isiin 



1 . Yezdan: Tann. Matlab: Ozlem. 

2 . Zahidi Gilan: Geylan'h Zahid (Abdiilkadir Geylani Hz.) 

3 . Salik: Yolcu. Halik: Yaratan. Sehvet: Siddetli ozlem. 

4. Ar: Utanmak. Giilsen: Giil bahcesi. Har: Ates. Tabi: Uyan. Mervan: Davrams- 
lanyla. 3. Halife Hz. Osman'm sehit edilmesine sebep olan hain Medine valisi. 

5 . Mail: Meyilli. Kahil: Tembel. Hizlan: Yalmzlik, sefalet. 

6. Fani: Oliimlu. Vahdet: Birlik. Ab: Su. Sekran: Sarhos. 

7. Nefha: Soluk. Dem: Ruh. Matla: Dogum yeri. 

8. Meshed: Sehitlik, oliim. Ali Aba: Peygamber Efendimizin ev halki; bir defasmda 
abasi altmda topladigi Hz. Fatma, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Huseyin. Tevella: 
Dostluk. Kamber: Hz. Ali'nin azat ettigi kole. Selman: Selmam Fansi, (aynca) dervis. 



118 



FETHIYE EVRADI 



Bismillahirrahmanirrahim. 

La ilahe illallah ve La Havle ve La Kuvvete ilia Billah. 

(Allahu Teala Hazretleri'nin tevfiki olmaksizm isyandan yiiz 9evirmek, ibadet ve 
taatte sebat ve karar etmek yoktur.) 

La havle ve la kuvvete ilia billah, 99 derde devadir. 

Bir hadisi serifte, Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimiz Hazretleri, 
Ebu Musa Es'ari Radiyallahu Anh'a hitaben: 

- La havle ve la kuvvete ilia billah'i sik sik tekrar et. O, cennet hazinelerinden 
bir hazinedir, buyurmuslardir. 

Bir diger hadisi serifte de: 

- La havle ve la kuvvete ilia billah, cennet kapilarmdan bir kapidir, 
buyrulmustur. 

Yine buyurulmustur ki, o cennet fidamdir. Unutnlmamalidir ki bu kelimei serifin, 
giic islerin kolaylasmasmda, agir islerin cabuklasmasmda ve hafiflesmesinde, fakrii 
zarurette buyuk tesiri vardir. 

Allahu Teala arstan sonra, arsi gotiiren melekleri yaratti. O melekler: 

- Bizi ni9in yarattm? diye sordular. Cenabi Bari buyurdu ki, 

- Arsi gotiirmeniz icin. 
Melekler tekrar sordular: 

- Ya Rab! Arsi gotiirmeye kimin kuweti yeter? Halbuki, senin azamet ve Celalin, 
arsm iizerindedir. 

Hazreti Bari buyurdu ki: 

- La havle ve la kuvvete ilia billah deyiniz, kaldinrsmiz. 
Melekler: La havle ve la kuvvete ilia billah dediler ve arsi kaldirdilar. 
Bir hadisi serifte de: 

- Her kim, giinde 1 00 kere la havle ve Id kuvvete ilia billah derse, o kimseye 
fakirlik erismez, buyrulmustur. 



119 



La ilahe illallahu ve la na'budii ilia iyyahu 

(Mabudu bil hak yoktur, yani baska ger9ek ilah yoktur. Allahu Teala'dan gayriye 
ibadet etmeyiz, ilia Allahu Teala'ya ibadet ederiz. 

La ilahe illallahu hakkan hakka 

(Dogru ve hakli bildigim icin La ilahe illallah derim.) 

La ilahe illallahu iymanen ve sidkan 

{La ilahe illallah kelimesini iman ve tasdik ettigim ve sadik oldugum icin soylerim.) 

La ilahe illallahu taabbuden ve rikkan 

{La ilahe illallah kelimesini ibadet ve kulluk oldugu igin soylerim.) 

La ilahe illallah talattufen ve rifkan 

{La ilahe illallah kelimesini, Hak Siibhanehu ve Teala bana dostluk ve iyilik 
ettigi igin soylerim.) 

imami Caferi Sadik Radiyallahu Anh hazretleri buyurmuslardir ki: 

"Ilahi" Liitfettin ve dostluk gosterdin miiminlere ki, dostlarmdir. Diismanlarm olan 
kafirlere de dostluk gosterseydin inkar edemezlerdi, senin birligini kabul ederlerdi." 

La ilahe illallahu kable kiilli §eyin 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir ve her seyden oncedir. Ondan 
baska evvel yoktur.) 

La ilahe illallahu bade kiilli seyin 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir. Ondan sonra hicbir sey yoktur, 
her seyin sonu O'dur. Butun esya fani olduktan sonra, O bakidir.) 

La ilahe illallahu yebka rabbiina ve yefna ve yemutii kiilli §eyin 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir. Bizim Rabbimiz, her sey fani 
olup gittikten sonra yine de bakidir.) 

La ilahe illallahiil melikiil hakkiil miibiyn 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Siibhanehu ve Teala vardir ki, padisahtir, 
padisahhga layiktir, istihkaki padisahhgi ile zahirdir.) 

La ilahe illallahiil melikiil hakkiil yakiyn 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir ki, padisahhga layiktir, padisahhgi 
hakkel yakiyn zahir olmustur.) 

La ilahe illallahiil Aliyyiil Aziym 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir, uluhiyette ortagi ve benzeri yoktur. 
Oylesine yiice ve uludur ki, ona nispetle her sey hakirdir.) 

La ilahe illallahiil Hakimiil Kerim 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir ki, hikmet ve comertlik sahibidir.) 



120 



La ilahe illallahii rabbiis semavatis sebi ve rabbiil arsil azim 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir ki, yedi kat goklerin sahibi ve 
malikidir. O buyiik arsm sahibi ve malikidir.) 

La ilahe illallahii ekremiil ekremiyn 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir ki, kerim olanlarm hepsinden 
daha kerimdir. Kerem bakimmdan hepsinden ustiindiir.) 

La ilahe illallahii Erhamer Rahimiyn 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir ki, O'nun rahmeti, rahmet edicilerin 
rahmetinden ziyadedir.) 

Sahihi Miistedrik'te belirtildigine gore, Peygamber Sallallahu Teala Aleyhi 
Vesellem Hazretleri buyurmustur ki: 

- Allahu Teala, bir melegini Ya Erhamer Rahimin diyen kullarma vekil tayin 
buyurmustur. Bir kimse ne zaman Ya Erhamer Rahimiyn derse, o melek kendisine 
hemen cevap verir: 

"Erhamer Rahimiyn sana yiiz tuttu. Simdi isteyecegini iste" der. 

La ilahe illallahii habibiit tevvabin 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir ki, tovbe edenleri sevicidir.) 

Nitekim, Kur'an'i Kerim' de: "Allahu Teala, tovbe edenleri sever" buyrulmustur. 
(Bakara, 222) 

Bir hadisi kudside denmistir ki: 

- Benim zikir ehlim, meclisimde bulunanlardrr. Benim taat ehlim, keramet ehlimdir. 
Ben gunah ehlimi de umutsuz ve iizgiin birakmam. Tovbe ederlerse onlarin da 
sevgilisiyim. Eger tovbe etmezlerse, onlarin tabibi olurum. Onlara belalar ile miiptela 
ederim ve ayiplarmdan pak eylerim. 

La ilahe illallahii Rahimiil mesakiyn 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir ki, miskinlere rahmet edicidir.) 

HakTeala'nm Rahmeti, nimet ve ikramrndan ibarettir. Haberde varid olmustur ki, ha- 
yatlarmi fakirlikle gecirenler kiyamet gunu Hak Subhanehu ve Teala Hazretleri'ne ka- 
vusurlar. Bir kimsenin, herhangi bir dostunun haklarma riayette kusur ettigi zaman oziir 
dilemesi gibi Hak Celle ve Ala Hazretleri de bu kullarma nimet ve liitufla soyle buyurur: 

- Sizler, diinyaya layik degildiniz. Diinya, sizler i?in hakir bir sey ve az bir mal 
gibi idi. Bugiin, size derecenizin yiiksekligini a?iklayacagim. Size ikram ve nimetim 
su olacaktir: Arafat meydanma bir bakimz. Diinyada iken, sizlere bir lokma ekmek 
verenleri, size bagisladim. Onun elinden tutup cennete goturiiniiz. 



121 



La ilahe illallahii Hadiyiil mudilliyn 

(Mabudubil hakyoktur, illaAllahuTeala vardir ki, azgmlarayol gostericidir.) 

La ilahe illallahii Deliliil Hairiyn 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir ki, hayret sahiplerine yol 
gostericidir.) 

La ilahe illallahii emaniil haifiyn 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir ki, korkanlan, korkularmdan emin 
kihcidrr.) 

La ilahe illallahii giyasiil miistagisiyn 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir ki, medet isteyenlerin imdadma 
erisicidir. 

La ilahe illallahii hayriin nasiriyn 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir ki, yardim edenlerin en degerlisidir.) 
La ilahe illallahii hayriil hafiziyn 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir ki, koruyucularm en degerlisidir.) 

Allahu Teala'nrn hifzi altmda bulunan, biitiin afetlerden korunmus olur. Ona ilismeye 
kimsenin mecali kalmaz. Bu sebepledir ki, "Bunlarm hifzi, O'na agirhk ve mesakkat 
vermez." (Bakara, 255) 

La ilahe illallahii hayriil varisiyn 

(Mabudu bil hakyoktur, illaAllahuTeala vardir ki, varislerin en degerlisidir.) 

Hak Teala Hazretleri'ne su sebeple varis derler ki, varis bir oliiden kendisine mal 
kalan kimseye derler. Butiin mal ve miilk sahipleri fani oldugundan, mallan ve miilkleri 
Allahu Teala'ya kalsa gerektir. Nitekim Kur'ani Kerim'de: 

"Goklerinveyerinmirasi, Allahu Teala'mndir." (Aliimran, 180) 

"Goklerde ve yerde ne varsa, hepsi Allahu Teala'mndir." (Ali Imran, 129) 

La ilahe illallahii hayriil hakimiyn 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir ki, hakimlerin en degerlisidir, 
hayrrhsidir.) 

§u bakimdan ki, onun hiikiimlerinde hata ve yanhshk bulunmaz. Hak Siibhanehu 
ve Teala, ahiret giiniinde iki kimse arasmda hiikmeder. Onlardan hangisi zalim ise, 
zulmiinii kendisine agiklar. Bununla beraber, mazluma cennette o kadar dereceler 
verir ki, onu razi eder ve zalimi de kurtanr. 

La ilahe illallahii hayriir razikiyn 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir ki, biitiin nzik verenlerin hayirhsi 
ve degerlisidir.) 



122 



Ondan gayn herkes, zahiren nzik verendir. Allahu Teala, hakiki nzik vericidir. 
Hak'tan gayn nzik verenlerin hepsi, Allahu Teala'nm malmdan verir. Allahu Ziilcelal 
oyle bir nzik vericidir ki, kafirlerden, fasiklardan bile nzkini esirgemez. 

La ilahe illallahii hayriil fatihiyn 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardrr ki, fatihlerin hayirhsi ve degerlisidir.) 

Kur'am Azimiissan'da: 

"Ya Rab! Bizimle kavmimiz arasmda sen hakla hiikmet ki, hukmedicilerin 
hayirhsisrn" ayeti kerimesinde Fatih'i iki sekilde tefsir etmislerdir. Birisi: Fatih, Fettah'tan 
gelir ki, fatih demek hakim demek olur. Ikincisi ise, fatih fetihten gelir ki, muskullerin 
fethi manasmadir. Bu taktirde fatih, beyan ve temyiz edici anlamma gelir. Bir de 
fatih, acmak manasma gelir ki, en uygunu da budur. Nitekim: 

"Ya Fettah! Kalbimizin kapismi ac." derler. Kur'am Kerim'de de Fetih, bu manaya 
gelmistir. 

"Biz de gok kapilanm a9tik." (Kamer, 1 1) Bu manaya gore, Allahu Teala Hayriil 
fatihiyn olarak, saliklere melekut yolunu, ceberut kapismi ve lahut kapismi a9ar ve 
Hak Teala Hazretleri'nden baska hicbir fatihin fethi, bu mertebeye kadar yiikselemez. 
FH9 kimse de, Allahu Teala'nm fethini degistiremez. Fetihte, Hak Subhanehu ve 
Teala kimseye muhta9 degildir amma, herkes fetihte Allah'a muhta9tir. 

La ilahe illallahii hayriil gafiriyn 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir ki, yarhgayicilarm en hayirhsidir.) 

Giinahlan yarhgamak yalmz Allahu Teala'ya mahsustur. Nitekim, Kur'am 
Azimiissan'da: 

"Allahu Teala'dan gayn giinahlan magfiret eden kim var?" (Ali Imran, 135) Bu 
ayeti celiledeki soru, hi<p kimse giinahlan yarhgayamaz, ancak Allahu Teala yarhgar 
manasmadir. Nitekim, dualanmizda da: 

Fagfirli ziinubi feinnehu la yagfiriiz ziinube ilia ente. 

(Beni yarliga, senden gayn kimse giinahlan yarhgayamaz) denilmektedir. 

Bilindigi gibi, giinahlar iki kisrmdrr: 

Birincisi: Kul ile Allahu Teala arasmda olur. 

Ikincisi: Kul ile kul arasmda olur. 

Magfiret, birinci kisim giinahlara mahsustur. Ikinci kisim giinahlarm magfiretini, 
Allahu Subhanehu ve Teala, sahibine birakmistir. Ona izin vermis ve kendisini serbest 
birakmistir. Dilerse zalimi bagislar. Nitekim: 



123 



"Diismamnm eza ve cefasma sabreden ve onun gunahlarmdan vazge9ip, intikam 
almaktan ge9en kimsenin bu sabn ve vazgecmesi, azmedilecek islerdendir" (Sura, 
43) buyrulmustur. 

La ilahe illallahii hayriir rahimiyn 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir ki, rahmet edenlerin en hayrrhsidir.) 

Hak'km Rahmeti, ihsan ve nimetten ibarettir. 

Hak Subhanehu ve Teala Hazretleri'nin bagislan ve nimetleri, sayilamayacak 
kadar coktur. 

Nitekim, Kur'ani Kerim'de de: 

"Allahu Teala'nm nimetlerini sayayim derseniz, sayamazsmiz" buyurulmustur 
(Nahl, 18). 

La ilahe illallahii vahdehu 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir ki, tektir.) 

Ve sadaka vaadehu 

(Vaadinde sadiktir.) 

Ve nasare abdehu 

(Kullarma yardim etti.) 

Ve Eazze cundehu 

(Kendi askerlerini galip eyledi.) 

Ve hezemel ahzabe vahdehu 

(Kafirlerin cemaatlerine bozgunluk ve kirgmhk verdi.) 

Ahzab, hizbin ?oguludur. Burada kafirler kastedilmistir. Bilindigi gibi, Kureys ve 
Gatfan kabileleriyle bazi Yahudiler ve Nasraniler, Fahri Alem Sallallahu Aleyhi 
Vesellem Efendimiz Hazretleri'yle muharebe igin Medinei Munewere'ye yoneldiler. 
Aleyhissalatu Vesselam Efendimiz, Ashabi Kiram ile mu§avere ederek, Medinei 
Miinevvere'nin etrafma hendek kazdilar. Muhasara bir ay kadar surdu. Habibi Ekrem 
Sallallahu Teala Aleyhi Vesellem Efendimiz, bunlar hakkmda soyle dua ettiler: 

"Ey Kitab'i indiren, hesabi 9abuk olan, kafir taifelerini hezimete ugratan Allah'im! 
Bu kafirleri de bozguna ugrat ve darmadagm et, Allah'im! " 

Bir gece, Hak Subhanehu ve Teala, kafirlerin iizerine soguk bir riizgar dalgasi 
gonderdi. Cadirlan yikildi, atesleri sondii, biitiin malzemeleri harap oldu. Miimin 
saflarmdan melekler tekbir ettiler. Kafirlerin kalplerine korku diistii, 9arpismadan 
bozguna ugradilar. Kur'ani Azimussan'da: 



124 



"Ey iman edenler! Allahu Teala'nm iizerinizdeki nimetini anm... Kureys, Gatfan, 
Kurayza ordularinin askerleri, size hiicum ettigi zaman, iizerlerine siddetli bir riizgar 
ve meleklerden gormediginiz askerler gondermistik" buyrulmaktadir (Ahzab, 9). 

Ve la §eye badehu 

(O'ndan sonra hicbir sey yoktur. Biitiin mahlukatm fenasmdan sonra, baki kalan 
ancak O'dur.) 

La ilahe illallahii ehliin nimeti 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir ki, biitiin nimetlerin sahibidir.) 

Ve lehiil fadlii 

(Fadl dahi O'nun icindir.) 

Burada fadlm manasi sudur: 

Kullarinin bazilarma, diinyada ve ahirette fadl yolu ile muamele eder, adl ile 
muamele etmez. Ehli siinnet vel cemaatin mezhebi de budur. 

Allahu Teala'nm, miiminlere taatleri karsihgmda sevap vermesi, fadlrndandrr. Kulun 
ona istihkaki yoktur. Allahu Teala iizerine vacip yoktur, giinahlara karsilik ceza verirse, 
adli yolu iledir. 

Ve lehiis senaiil hasenii 

(En giizel senaya, ancak Allahu Teala miistehaktir. Baskalan degildir.) 

Oviilen kimsenin oviilmesi faziletindendir ki, o fazilet de o kula Allahu Teala 
tarafmdan ihsan buyurulmustur. O halde senaya yalniz Allahu Teala miistehak olur, 
baskalan olamaz. 

La ilahe illallahii adede halkihi 

(La ilahe illallah kelimesini, Allahu Teala'nm mahlukati adedince soylerim.) 

Ve zinete ar§ihi 

(O'nun arsmm siisii ve agirhgi miktarmca.) 

Ve ridae nefsihi 

(La ilahe illallah kelimesini, Allahu Teala razi oluncaya kadar soylerim.) 

Yani, onun nzasi kadar soylerim ki, nzasi Rahmeti gibi sonsuzdur. 

Ve midade kelimatihi 

(La ilahe illallah kelimesini, Allahu Teala'nm malumati miktarmca soylerim.) 

Ibn Melek, Me$arik serhinde: 

"Midat'tan murat, denizlerin damlalandir" buyurmustur. Nitekim Kur'am Kerim'de: 



125 



"De ki: Rabbim Celle §ane'nin ilim ve hikmetine ait sozlerini yazmak i9in, denizlerin 
suyu miirekkep olsa, yardimci olarakbir misli de ona ilave edilse, herhalde Rabbimin 
sozleri tiikenmeden, denizler tiikenirdi" (Kehf, 109). 

La il he illallahu sahibiil vahdaniyyetil ferdaniyyeti 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir ki, Vahdaniyet ve Ferdaniyet 
sahibidir.) 

Bu iki lafiz, aym manaya gelmektedir. Burada tekran desteklemek icindir. Tekrardan 
sakmilirsa biri zat ve biri sifat itibariyle olabilir. 

El kadimiyetil ezeliyyeti 

(Kidem, oncelik ve ezeliyet sahibidir. Burada da, biri zat ve biri sifat itibar olunabilir.) 
El Ebediyyeti 

(Ebediyet sahibidir. Zati ve sifati ebedidir.) 

Kadim ve ezeli O'dur. O'nun viicuduna baslangic yoktur. Ebedi O'dur, O'nun 
viicuduna son yoktur. 

Ellezi leyse lehu siddiin 

(O Allahu Teala ki, O'nun icin uluhiyet emrinde karsi gelecek zit yoktur.) 

Ve la niddun 

(O'nun islerine ve isteklerine muhalefet edebilecekbenzeri ve esiti yoktur.) 

Ve la sibhiin 

(O'nun benzeri yoktur. Hicbir sey sifatmda O'na benzetilemez, zira Hak Subhanehu 
ve Teala Hazretleri'nin ilim ve kudreti ve diger sifatlan, kemali ecel ve aladir. Bizim 
ilmimiz ise, kittir ve kisirdir.) 

Ve la serikun 

(Uluhiyette ortagi yoktur.) 

Yuhyi ve yumiytii 

(O Allahu Teala diriltir ve olduriir.) 

Ve huve hayyun la yemutu 

(O Allahu Teala daima diridir, O'na oliim anz olmaz.) 

Biyedihil hayrii 

(Biitiin hayirlar onun kudret elindedir.) 

Ve huve ala kiilli §eyin Kadir 

(O Allahu Teala her sey iizerine kadirdir.) 

Ve ileyhil masiyr 

(Oliimden sonra herkes ona donecektir.) 



126 



Hiivel Evvelii 

(O Allahu Teala biitiin mevcudat iizerinde evveldir ve sabiktir.) 

Vel Ahirii 

(Mahlukatm fenasmdan sonra da ahirdir, bakidir.) 

Vez Zahiru 

(Onun viicudu zahirdir ve asikardir. Zira, her zerre onun viicuduna en kuvvetli 
sahit ve en parlak delildir.) 

Vel Batinii 

(Mahiyeti, gizlenmis ve ortiilmiistiir. Zira, zatinin hakikati, Kibriya perdesi ile 
perdelenmistir.) 

Ve hiive bikiilli seyin aliym 

(O Allahu Teala aza veya coga, olana olmayana, biitiin esyaya alimdir.) 

Leyse kemislihi seyiin 

(Hicbir sey, Allahu Teala'nm misli degildir.) 

Ve huves semiul basiyr 

(O Allahu Teala biitiin i§itilenleri i§itici ve biitiin goriinenleri goriiciidiir.) 

Hasbin allahu 

(O Allahu Teala biitiin i§lerimizde bize kafidir.) 

Ve nimel vekil 

(Allahu Teala, en iyi vekildir.) 

Nimel Mevla 

(Allahu Teala, en iyi Mevla'dir. Burada mevla, seyyid manasmadir.) 

Ve Nimen nasiyr 

(Allahu Teala, en iyi yardim edicidir.) 

Hasbinallahii ve nimel vekil nimel mevla ve nimen nasiyr 

Bu kelimeleri uc kere soylemenin sirri §udur: Tecriibe ile bilinmi§tir ki, biitiin gii? 
i§lerin kolayla§masmda bu kelimelerin tekrarlanmasmm biiyiik tesiri vardir. 

Rivayet olunurki, Hazreti Ibrahim Salavatullahi Alanebiyyina ve Aleyh, Nemrut 
ate§e attirdigi zaman: Hasbinallahii ve nimel vekil kelimesini soylemi§, Hak Teala, 
ona ate§i giil bah?esi eylemi§tir. Siineni Ebu Davud'da belirtildigine gore, Aleyhissalatu 
Vesselam Efendimiz Hazretleri: 

"Her ne zaman sana bir sey iistiin gelirse, Hasbinallah ve nimel vekil de" 
buyurmu§lardir. 

Gufraneke Rabbena 

(Ey Kudret ve azamet sahibi Rabbimiz! Senin magfiretini isteriz.) 

Ve ileykel masiyr 

(Oliimden sonra doniisiimiiz sanadir.) 



127 



Allahiimme la mania lima ateyte 

(Allah'im! Senin verdigin seye hifbir mani yoktur. Yani, senin ezelde takdir ederek 
verdiklerine engel olunamaz.) 

Ve la mutiye lima menate 

(Senin menettigin ve vermedigini de verecek yoktur.) 

Ve la radde lima kadayte 

(Senin kaza ettigin seyi reddedebilecek de yoktur.) 

Ve la yenfau zel ceddi minkel ceddii 

Muhtari SzMa' da belirtildigine gore, bu hadisi serifteki Ced, zenginlik manasmadir. 
O halde demek olur ki: "Allahim! Varhk sahibinin varhgi, senin katmda hi9 fayda 
vermez. Faydah olan salih amellerdir." 

Siibhane Rabbiyel aliyyil alel Vehhab 

(Rabbimi tenzih ederim. O yucelerden yiice ve seriki olmaktan munezzehtir, 90k 
bagislayicidir.) 

Iki kere okunur. Uciincii seferinde soyle okunur: 

Siibhane Rabbiyel aliyyil alel Kerimil Vehhab subhaneke ma abednake 
hakka ibadetike 

(Seni tenzih ederiz, sana layik hakiki ibadet ila ibadet edemedik.) 

Subhaneke ma arefnake hakka marifetike 

(Seni tenzih ederiz, seni layik oldugun sekilde bilemedik.) 

Subhaneke ma zekernake hakka zikrike 

(Seni tenzih ederiz, seni layik oldugun sekilde zikredemedik.) 

Subhaneke ma sekernake hakka siikrike 

(Seni tenzih ederiz, sena layik oldugun sekilde sukredemedik.) 

Subhanallahil ebediyyil ebed 

(Allahu Teala Hazretleri'ni tenzih ederim, ebedi O'dur.) 

Subhanallahil Vahidil Ahad 

(Allahu Teala Hazretleri'ni tenzih ederim, sifatmda birdir, mahiyette ve hakikatte 
birdir. Yani, sifatmda ve hakikatte ortagi, benzeri yoktur.) 

Subhanallahil ferdis samed 

(Allahu Teala Hazretleri'ni tenzih ederim, birdir ve uludur, butiin hacetlerde ona 
kastolunur.) 

Subhanallahi Rafiis semavati bigayri amed 

(Allahu Teala Hazretleri'ni tenzih ederim, gokleri yiikselten, direksiz ve dayanaksiz 
tutan odur.) 

Subhanallahi Basitil aradeyne bila sened 

(Allahu Teala Hazretleri'ni tenzih ederim, yerleri dayanaksiz doseyen de odur.) 



128 



Subhanallahillezi lem yettahiz sahibeten ve la veled 

(Allahu Teala Hazretleri'ni tenzih ederim, O es ve cocuk edinmemistir.) 

Subhanallahillezi lem yelid ve lem yiiled ve lem yekiin lehu kiifiiven ahad 

(Allahu Teala Hazretleri'ni tenzih ederim, hi9 kimse ondan dogmamistir, kendisi 
de kimseden dogmamistir, dogmaktan ve dogurmaktan miinezzehtir. Hi9 kimse ona 
es olamarmstir.) 

Subhanel melikil kuddiis 

(Allahu Teala Hazretleri'ni tenzih ederim, oylesine bir padisahtir ki, her tiirlii 
ayiplardan paktir.) 

Subhanezil miilki vel melekut 

(Allahu Teala Hazretleri'ni tenzih ederim, miilk ve melekut sahibidir.) 

Alemler iki cinstir: 1- Zahiri alem, 2- Batmi alem. 

Zahiri aleminiic adi vardir: Zahiri alem, Miilk alemi, Sahadet alemi. Batmi alemin 
de uc adi vardir: Batm alemi, Melekut alemi ve Gaib alemi. 

Batm alemi 2 kisimdir: Birinci kismim Allah Celle Celaliihu, idrakine delil 
gostermemistir. 

"Gaibin anahtarlan onun yanmdadir. Onlan, ondan gayn kimse bilmez" (En'am, 59). 

Ikinci kisim ise, idrakine delil gosterilmistir. Kiyamet, cennet, cehennem ve 
bunlarda olacak haller ki, Kur'an ayetleriyle delillendirilmislerdir. Allahu Teala, takva 
sahiplerine yol gostericidir. Onlar, gaibi tasdik ederler. 

Subhanezil izzeti 

(Allahu Teala Hazretleri'ni tenzih ederim, o Izzet sahibidir.) 

Vel azameti, Vel kudreti, Vel heybeti 

(Azamet, kudret ve heybet sahibidir.) 

Vel Celali vel Cemali 

(Celal ve Cemal sahibidir.) 

Liigatta Celal, ululuk, Cemal ise giizellik manasma gelir. Tasavvufta Celal, kahir 
sifatlarmdan, Cemal ise liituf sifatlarmdan ibarettir. 

Vel Kemali vel Bekai vessenai vezziyai 

(Kemal, beka, sena ve ziya sahibidir.) 

Vel Alai ven nuamai 

(Nimet sahibidir. Burada ala, ila'nm goguludur. Nimet manasmadir.) 

Vel Kibriyai vel ceberut 

(Zatmda ve sifatmda ululuk sahibidir.) 

Subhanel melikil mabud 

(Tenzih ederim o padisahi ki, mabudumdur.) 



129 



Subhanel melikil viicud 

(Tenzih ederim o padisahi ki, mevcuttur.) 

Subhanel melikil halik 

(Tenzih ederim o padisahi ki, biitiin alemlerin yaraticisidir.) 

El Hayyillezi la yenamii vela yemut 

(O oyle bir padisahtir ki, daima diridir, uyumaz ve olmez.) 

Subbuhiin Kuddiisiin 

(Her tiirlii noksanhklardan ve ayiplardan paktir, miinezzehtir ve uzaktir.) 

Rabbiina ve Rabbiil melaiketi verruh 

(Celal ve azamet sahibi Rabbimizdir. Butiin meleklerin ve ruhlarm da Rabbidir.) 

Subhanallahi velhamdulillahi 

(Allahu Teala Hazretleri'ni her tiirlii ayiplardan ve noksanhklardan tenzih ederim. 
Hamd, ancak Allahu Teala'ya mahsustur.) 

Ve la ilahe illallahu 

(Mabudu bil hak yoktur, ilia Allahu Teala vardir.) 

Vallahu Ekber 

(Allahu Teala en biiyiiktiir ve 90k uludur.) 

Ve la havle ve la kuwete ilia billahil aliyyil azim 

(Yiice ve azim olan Allahu Teala Hazretleri'nin yardimi olmaksizm isyandan yiiz 
cevirmek, ibadet ve taatte sebat ve karar etmek yoktur.) 

Allahiimme entel melikiil Hakkullezi la ilahe ilia ente 

(Allahim! Sen padisahsm, padisahhga layiksm. Senden gayn mabudu bil hak yoktur, 
ilia sen varsm.) 



130 



TEVHID UZERINE 



"La ildhe illallah, Muhammedun resulallah. " 

Peygamber Efendimiz buyuruyorlar ki: "Ld ildhe illallah diyen cennete girer." 
"Insanlarla La ildhe illallah deyinceye kadar savasmakla emrolundum." 

Bu hadisi verifier sahihtir. Ve Allah Resulii siiphesiz ki dogru soylemistir. Sorun, 
kisinin, "La ildhe illallah, Muhammedun resulallah " tevhidini nasil soyledigidir. 
"La ildhe illallah " dedigi zaman su anlayis i9inde olmalidir: Beni, anami, babami, 
biitiin insanhgi, kainati, zerreden kiireye biitiin arzi, semayi Allah yaratti. Bana organlar 
verdi. Akil verdi. Rizik ve nimetlere bogdu. Yeryiiziiniin idaresini kendi adma bana 
emanet etti. Bu emanetin korunmasmda, Resuller ve ilahi kitaplarla beni aydmlatti. 
Kendinden baska Rab, Resulii'nden baska onder ve lider, Kur'ani Miibin'den baska 
rehber ve hiikiim kabul etmememi emretti. Onun hiikmiine gore davranmca, 
melekleriyle dogrulayacagmi bildirdi. 

Nahl suresinin 36. ayetinde soyle buyuruluyor: "And olsun ki, biz, her millet icinde 
Allah'a kulluk edin, seytana tapmaktan kagmin diye bir el?i gonderdik. Onlardan 
kimine Allah hidayet etti. Kimine de sapikhk hak oldu. Iste, yeryuziinde gezin de 
gorun. Yalanlayanlarm sonu nasil olmu§." Oyleyse Tevhid, insanm temel 
dii§uncelerinden (akide) ba§layarak, gunliik hayatmdaki her tavrma kadar Allah'm 
belirledigi smirlarauymasi, o smirlarm korunmasi igin miicadele etmesive Allah'm 
koydugu 6I9U ve onun uygulamadaki §ekli olan Siinnet'in ya§anmasidir. Tevhid'in 
ozii, onun soylenmesinden 90k, verdigi mesajm anla§ilmasidir. Yani Tevhid'in bize 
yiikledigi sorumluluklan anlayarak, Tevhidi bir diinya goru§iine teslim olmaktir. 

Bir musliimamn ki§i ya da toplum olarak Tevhid'i hayatta ya§amasi gerekir. Bu, 
vazgegilecek ya da ertelenecek bir durum degildir. Tevbe suresi 24. ayette §6yle 
buyuruluyor: "De ki: Eger babalanmz, ogullanmz, karde§leriniz, e§leriniz, hisim ve 
akrabalanmz, kazandigimz mallar, dii§mesinden korktugunuz ticaret, ho§landigimz 
meskenler, size Allah'tan ve Resuliinden daha sevgili ise, halde Allah emrini 
getirinceye kadar gozetleyin. Basmiza gelecekleri goreceksiniz. Allah yoldan cikmis 
toplumu dogru yola iletmez." Bu ayetle, kitap ve siinnetin yolundan, Tevhid'in yolundan 
ayrilmamn sonucu a9ik9a bildirilmektedir. 

Tevhid: Birlik, beraberlik, dayamsma, diyalog yani Vahdet demektir. La ildhe 
illallah kelimei tevhidi, Esmai Husna sayismca tevhid 9esidini kapsar. £iinkii Allah 
sozii biitiin esmayi kendinde toplayan, uluhiyetin has sancagi olan bir iinvandir. Bunun 
i9in Tevhid'le, "Allah'tan baska tanri yoktur, Allah'tan baska yaratici yoktur, Allah'tan 



131 



baska nzik veren yoktur. Allah'tan baska hayat veren yoktur, Allah'tan baska maksut 
yoktur, Allah'tan baska sevilmeye deger yoktur" denmektedir. Tevhid, daha 90k ilim, 
daha 90k 9ahsma, daha 90k sevgi ve birbirimize rahmet nazanyla bakmak demektir. 

islam dini Tevhid dinidir denilmektedir. Rabbimiz, Kur'an'in inis doneminde 
Tevhid'den bahsedildiginde, miisriklerin durumlarim su ayetlerle bildiriyor: Ziimer 
Suresi, 45. ayette: "Allah bir olarak anildigmda ahirete inanmayanlarm kalbi ofke ile 
kabanr." Isra Suresi, 46. ayette: "Sen Kur'an'da Rabbini bir olarak andigm zaman 
nefretle, ka9ar vaziyette gerisingeriye giderler." Araf Suresi, 70. ayette ise: "Dediler 
ki, sen bize yalmzca Allah'a kulluk etmemiz ve atalanmizm tapmakta olduklarmi 
birakmamiz i9in mi geldin" denilmektedir. Ozetle, Allah'm birlenmesini temel edinen 
inan9 birliginin adi olan tevhid, Allah inancim kalplere yerlestirmek, islam'i kitap ve 
siinnet o^iisiinde yasamaktir. Tevhid, varligimizm higbir panjasmm Allah'm rizasmm, 
hiikmiiniin disma 9ikamayacagi bi9imde diizenlenmesidir. 

Allah, Ahir'dir, yani biitiin rabitalarm yoneldigi ve durdugu sondur. Her sey bir 
baska seye, da bir ii9uncuye muhta9tir. Bu zincir uzayip gider ve nihai son olan 
Allah'a ulasir. Allah, sonlar zincirinin sonudur. Bu da Allah'm tekliginde ortaya 9ikar. 
Sevgili Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem'in ger9eklestirmeye 9ahstigi da 
budur: Insanlan tek bir Allah'a inandirmak, Tevhid inancim pekistirmek. £unku Tevhid, 
zulme karsi direnis giiciinim kaynagidir. Dogum ile oliim arasmda bulunan bir nizamdir. 
Dunya goriisii olarak Tevhid incelendiginde, kiiltiiriin, tarihin, medeniyetin 
biitiinlugunde, hakikate, diinyaya, mekana ve zamana, insanhk tarihine ve kadere 
yonelik genel bir bakis agist oldugu goriiliir. 

Tevhid'de ger9eklik, iki gruba aynhr. Birinci inan9ta Allah Subhaneke ve Teala 
vardir. Yalmz tamidir. Olumsuzdiir. Yaraticidir ve yiicedir. O ebediyyen mutlak tek 
olarak, yardimcidan ve ortaktan mimezzeh olarak kalacaktir. Ikincisi ise, zaman ve 
mekamn, deneyimin ve yaratiklarm nizamidir. Biitiin yaratiklan, esyalar diinyasim, 
bitkileri ve hayvanlan, insanlan, cinleri, melekleri, gokleri, yeryiiziinii, cenneti, 
cehennemi ve var olduktan sonra biitiin bunlarm varoluslanm i9erir. Yaraticinin ve 
yaratigm ikili yapisi, mutlak olarak farkhdir. Ne Yaratici, yaratiga doniisebilir, ne de 
yaratik, Yaratici'ya doniisebilir. Iste Tevhid inanci da burada baslar. Allah'm varhgi, 
birligi, dogmadigi, dogurulmadigi, zaman ve mekandan miinezzeh oldugu, yaratilan 
her seyin onun emri ile oldugu, her seyin bir ama9 i?in yaratildigi, insamn Allah'm 
halifesi olarak sorumluluk duygusu ile yaratildigi fikrinin, inancmm higbir siipheye yer 
birakmayacak sekilde kabul edilmesidir. Allah'a itaat etmek, yani emirlerini yerine 
getirmek, felaha ya da basanya, mutluluga ya da huzura ermek demektir. 

Tevhid'in oziinii ve Islam'm esasim, farz olan emirler olusturur. Bu emirler tiim 
semavi Vahyin de oziidiir. Biitiin peygamberler bu ilkeleri ogretmis ve biitiin 
hareketlerini de bunlarm iistiine bina etmislerdir. Zaten Islam medeniyetinin ozii de 



132 



islam'dir. islam'm ozii Tevhid'dir. Tevhid'in de, Allah'm Birligini, tek, mutlak, yiice 
yaratici ve her seyin sahibi ve yoneticisi oldugunu kabul etmek oldugu siiphesizdir. 
Islam medeniyetine kisiligini veren, biitiin unsurlanm bir araya getirerek onlan bir 
biitiin haline getiren, Tevhid'dir. Allahu Teala soyle buyurmustur: "Ben cinleri de, 
insanlan da, ancak bana kulluk etsinler diye yarattim. And olsun ki biz her iimmete, 
Allah'a kulluk edin, putlardan kacmm diye teblig yapmasi icin bir peygamber 
gondermisizdir." "Rabbin, kendinden baskasma kulluk etmeyin diye hukmetti. Allah'a 
ibadet edin. O'na hicbir seyi es tutmaym. Gelin, iizerinize Rabbinizin neleri haram 
kildigmi soyleyeyim: Yani, O'na hicbir seyi ortakkosmaym." 

Kur'ani Kerim'den alman bu ayetler, insanm yaratihs amacmm sirf Allah'a hizmet 
etmek oldugunu acikca bildirir. Bu, Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem'in 
Allah kelamiyla bize bildirdigi tiim mesajm oziidiir. Demek ki, Islam'da hicbir emir, 
Tevhid olmadan sabit, kahci olamaz. Dinin tamami, insanm Allah'a hizmet etme, 
emirlerini yerine getirme ve yasaklarma uyma zorunlulugu, Tevhid'den sapildigi an 
hiikmiinii yitirir. Ciinkii Tevhid'den sapmak, Allah'm bir ve tek oldugundan siiphe 
etmektir. Tevhid olmadan Islam da olmaz. Tevhid olmasaydi Hz. Peygamberimiz 
Sallallahu Aleyhi Vesellem'in siinneti de siipheyle karsilamr, buyruklan sarsihr, 
peygamberlik kurumlan da degerini kaybederdi. Onun icin Tevhid ilkesine sanlmak, 
biitiin takva, dindarlik ve faziletin aslidir. Cenabi Allah ve Sevgili Peygamberimiz 
Sallallahu Aleyhi Vesellem bu yiizden Tevhidin yerine getirilmesini yiiceltmisler ve 
bunu en biiyiik miikafatm nedeni saymislardir. 

Cenabi Allah, Kur'ani Kerim'de soyle buyuruyor: "Iman edenler, bununla beraber 
imanlarim haksizhkla da bulastirmayanlar, iste onlardir ki emin olmak hakki 
kendilerinindir. Onlar, dogru yolu bulmus kimselerdir." Bunun gibi Ubeyde Ibn el 
Samit'ten rivayetle sevgili Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem buyuruyorlar: 
"Kim, tek ve ortaksiz olan Allah'tan baska tanri olmadigma, Muhammed'in onun 
elcisi ve kulu olduguna, Allah'm Hz. Meryem'in ve Hz. isa'mn Rabbi olduguna, cennetin 
ve cehennemin ger9ek olduguna sahitlik ederse, Allah onu cennetine koyar." Boylece 
miisliiman sehadeti ikrar ederek, Tevhid'e baghhgi, Mutlak Bir'i ve Allah'm yiiceligini, 
biitiin yaradihsm, biitiin varhklarm, hayatm ve biitiin dinlerin en biiyiik prensibi olarak 
kabul ve tarif etmis olur. 

Kur'an, Allah hakkmda soyle der: "O, goklerin ve yerin yaraticisidir. O bir seye 
hukmetti mi ona ancak ol der, o da oluverir. O bir tek Tanndir, yiicedir. Kendinden 
baska hicbir Tanri yoktur. Diridir. Zatiyla, kemaliyle kaimdir. O'nun zati ise 
vasfedilenlerden 9okuzaktir. O'na gozler erisemez." Demek ki Tevhid, miisliimamn 
kendisini tarihin mihveri olarak gormesine imkan verir. Ciinkii o, Tann'mn istegini 
tarihte yerine getirebilecek tek halifedir. Islam'm imam, aklma verilen hakikattir. 



133 



Cenabi Ziilcelal islam'm haklihgim Kur'an'da soyle aciklar: "Bu vahiyle hak geldi, 
batil zail oldu. Muhakkak ki batil daima zail olucudur. Iman ile kiifur apa9ik meydana 
cikmistir." Bu dabizi, bilginin ilkesi acismdan Tevhid'in (Allah'm gerqek [El Hak] ve 
tek oldugunun) bilinmesine gotiiriir. Insanm bu gercege ulasabilecek sekilde yaratildigi 
da ayetlerle, hadislerle bildirilmektedir. 

Yaratilan her seyin sebebi, amaci, Tevhid ilmiyle kavramr. Islam, hurafeyi, 
biiyuciiliigii, batih, ruhculugu, Tevhid'le yok eder. Gercek, Tevhid kapismdan girerek 
elde edilir. Bu kapidan giren, kendisinin Allah tarafmdan tayin edilen iyi bir kiraci gibi, 
yaraticmm mulkiinu korumak zorunda oldugunu anlar. Yaradihsm gozciisii sifatmdaki 
insan, oliimunde Allah'm kendisine olan giivenini, aldigi zamana gore daha iyi bir 
durumda teslim etmek zorundadir. Yaratilan her sey, insana goredir. Giinesler, aylar, 
yildizlar, gokkubbesi, denizler, icindeki tiim varhklanyla insanm arastrrmasi, incelemesi, 
kullanmasi, faydalanmasi, haz duymasi, rahat etmesi ve tefekkiir etmesi icin insana 
verilmistir. Yaratilis insan icindir. Ama bu kadar armagan, aym zamanda insanm 
sorumlugu icindedir. Bu sorumlulugun, ahlaki ve dini smirlarrni da Tevhid cizer. Ciinku 
Kur'an'a gore Allah, insam goklerin ve yerin yiiklenmeye yeterli olmayip siddetle 
kagmdigi emanetine memur kilmistir. Allah, insanm halifelik gorevini yerine 
getirebilmesi igin, onu duyular, akil ve anlayisla donatmis, gercekte ona kendi nefsinden 
iifleyip kusursuz bigimde yaratmistir. Bunun igin, insanm gorevi evrenseldir. Bu gorev 
hukiim giiniinde sona erecektir. 

Tevhid, Allah'm kullan iizerindeki hakkidir. Onun smirlarrni belirlemek de yalmz 
Allah'a aittir. Maide Suresi, 50. ayette buyuruluyor ki: "Onlar hala cahiliyenin hiikmiinii 
mii anyorlar? Halbuki saglam bir imana sahip olan bir topluluk icin hiikmii Allah'tan 
daha giizel kim olabilir?" Gene, Bakara Suresi 1 63 . ayette soyle buyuruluyor: "Hepinizin 
ilahi tek bir ilahtir. Ondan baska hi?bir ilah yoktur. Hem Rahman, hem de Rahim'dir." 
Bu ayetlerin lsigmda Tevhid, Allah'i zatmda, sifatlarmda, fiillerinde essiz, ortaksiz, bir 
bilmektir. Allah'm birligi, hakimiyetin birligi, uluhiyetin birligi, hukiim ve yetki kaynagmm 
birligi, hayat nizammm birligi, insanlarm baglandiklan dinin birligidir. 

Tevhid, akilcihktir. Madde ve mana aleminin Kur'an ve siinnet cercevesinde 
degerlendirilmesidir. Tevhid ilkesi, bilimin geregidir. Tevhid ahlaktir, hukuktur, sosyal 
adalettir, iman, inane ve eylemdir, selim olmaktir, Islami yasamaktir. Giiglestirmemek, 
kolaylastirmaktir. Sevmektir, hosgoriidiir, Allah'm nimetlerinden mesru yoldan 
yararlanmaktir, siikrii eda etmektir, zamam degerlendirmektir. Aile butunlugiidiir. 
Insanlarm esit olmasidir, i^inde yasadigrmiz dunyamn komnmasidrr. Vicdan hiirriyetidir. 

Allah'm halifesi olarak yaratilmis olan insan, bu gorevleri yerine getirebilecek 
yetenekte ve ozellikte yaratilmistir. Kainatm yaraticisi olan Cenabi Ziilcelal kendi 
sirrim ilk insan ve ilk peygamber Hz. Adem'e Tevhid akidesiyle bildirmis, bu bildirimi 
peygamberler yoluyla zaman zaman yenilemistir. Her seferinde daha da kemale 



134 



erdirmistir. Yiice Allah Kur'ani Kerim'inde Tevhid'i oylesine islemistir ki, her inceleyeni 
derin bir hayranhk kaplamistir. Tevhid him insanlan kapsar, turn hayati kapsar, tiim 
kainati kapsar. Ali Imran Suresi 2. ayette soyle buyuruluyor: "Allah; baska ilah yok. 
Ancak O, Hayy ve Kayyum'dur." 

Biitiin bu nedenlerle, Tevhid'i anlamak i?in Kur'ani Kerim'i, Kur'an'i anlamak i?in 
de Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'i anlamak, onun siinneti seniyelerini yasamak 
gerekir. Tevhid seriatm, ya dakanunun, kiiltiiriin ve medeniyetin oziidiir. Miisliimanlar 
buna, Allah'm, hakikatin ve hayatm 119 birligi demislerdir. Ger9ekten, Tevhid'i bu 119 
birlikkapsamrnda anlamak gerekir. Tevhid, insanlarrn kapasitesine gore tasnif edilemez. 
Kur'an'm bahsettigi biitiin konularda ve olaylarda, beraberlik, ortaklik ve benzerlik 
olmasi zarureti vardir. Yard Islam'i simflara ayirmak, derecelendirmek mumkiin degildir. 
Aralarmdaki fark ise, kisinin akh, takvasi, inanci, imam ve Tevhidi bir yasam bi9imine 
uymasi yoniindendir. Kimse Cenabi Allah'i, Allah'm istediginden fazla razi edemez. 
Allah ciimlemizi, ihlasla ibadet eden, sirkin her 9esidinden sakman, tek sigmagi Kur'an 
ve sunnet olan miisliimanlardan eylesin. 

Ey insanlar, ey Ademogullan: Uyanalim, zaman ge9iyor, doniisumiiz Allah'adir. 
Allah'tan geldik, gene Allah'a donecegiz. 

Allah'm selami, rahmeti, bereketi diinyadaki tiim miisliimanlarm iizerine olsun. 
Amin. 



135 



PADI$AH MIHMAN OLMAZ 



1 . Vasil olmaz kimse Hak'ka cumleden dur olmadan 
Kenz acilmaz bir goniilde, ta ki piir nur olmadan 

2. Sur cikar agyari dilden ta tecelli ede Hak 
Padisah konmaz saraya, hane mamur olmadan 

3. Mestolan mestane gelmis ta ezelden ta ebed 
Igtiler askm sarabm abi engur olmadan 

4. "Olmeden ewel olunuz" sirrma mazhar olan 
Hasn nesri gordii burda, nefhayi sur olmadan 

5 . Hak cemali Kabesin kildilar asiklar tavaf 
Yerde Kabe, gokyuziinde Beyti Mamur olmadan 

6. Arif olamn kelami gayriden gelmez amma 

Pes "Enel Hak" nice desiin kisi Mansur olmadan 

7. Bir muhal sevdaya diismiis gun, gece §em 'i daim 
Hak'ka vasil olmak ister halka menfur olmadan. 



§em'i 



1. Cumleden dur: Her seyden uzak. Kenz: Hazine. Pur nur: Salt lsik. 

2. Agyar: Yabancilar. 

3. Abi engiir: Uziim suyu. 

5 . Beyti Mamur: Kabe'nin yedinci kat gokteki prototipi. Kabe, bu Beyt'in (ev) yeryii- 
ziindeki izdusiimii olarak dusuniiliir. 

6. Kelam: Soz. Pes: imdi. Enel Hak: Ben Hak'kim. Mansur: Hallaci Mansur. 

7. Muhal: Olmayacak, imkansiz. Menfur: Nefret edilen. 



136 



IDRIS KELIMESINDEKl KUDDUSI HIKMET () 



Yiicelik iki tiirliidiir. Birincisi mekdn yiiksekligi, ikincisi mekdnet, yani mertebe 
ve makam yiiksekligidir. Mekan yiiksekligi "Onu yiiksek mekana ref ettik" ayetinin 
delili gibidir. 

Mekanetteki yiicelige gelince, o bizim icindir. Yani Muhammedilere mahsustur. 
Ulu Tann, "Siz yucesiniz" buyurdu. Allah bu yiicelikte sizinle beraberdir. Halbuki O, 
mekana muhtac olmaktan uzaktir, yiicedir, fakat mekanetten uzak degildir. Bizden 
amel (is, niyet) sahipleri, "Siz yucesiniz ve Allah da sizinle beraberdir" mealindeki 
ayet hiikmii, bizim Allah ile beraberligimizi ispat edince korktular. (Buradaki yiicelikten 
ancak Mekanet'in kastedildigini anladilar.) Allah, "Amellerinizin sevabmdan bir sey 
noksan kilmaz" mealindeki ayeti de ewelki ayetten sonra beyan etti. Halbuki amel 
(niyet) Mekan ister, ilim ise Mekanet arar. Boyle olunca Allah bizim icin iki tiirlii 
yiicelik arasim birlestirdi. Bunlardan biri amel ile mekan yiiceligi, oteki de ilim ile 
mekanet yuksekligidir. Daha sonra Sirk'ten korumak icin "Sen yiice Tanri'm bu manevi 
ortakhktan tespih ve tenzih et" buyurdu. 

insamn, yani Insani Kamil'in varhklarrn enyucesi olmasi, acaip islerdendir. Halbuki 
ister Mekan'da, isterse mertebeden ibaret olan mekanet'te yiikseklik, ancak ona tabi 
olarak nispet olundu. Boyle olunca onun yiiksekligi zatmdan olmadi. O ancak Mekan 
ve Mekanet'inin yiiceligi bakimmdan yiiksektir. ^iinkii bu yiicelik, Mekan ve 
Mekanet'inin her ikisi icin de sabittir. Mekanca yiicelik "Rahman Ars iizerine buyurdu" 
ayetinde isaret buyruldugu gibidir. Ars ise mekanlarm en yiicesidir. Mekanet yiiceligine 
gelince, bu da "Her sey helak olur, ancak onun vechi (yiizii), bakidir (daimi). Her is 
ona riicu eder (doner)" ve "Allah ile beraber ilah var midir?" gibi ayetlerde isaret 
buyrulmustur. 

Allah, Idris hakkmda "Onu yiice mekana ref ettik" buyurmakla, "Yiice" vasfim 
mekana sifat olarak zikretti. Yine, "Rabbin meleklere, yeryiiziinde bir halife kilacagim 
(yaratacagim) dedigi vakit" mealindeki ayette bahsettigi halife ile, bu Mekanet 
yiiceligine isaret buyurdu. Melekler hakkmda (Iblis'e hitaben) "Adem'e secde 
etmemekle ululamr mism? Yoksa sen yiice meleklerden misin?" buyurdu. Bu nedenle 
yiiceligi, all meleklere tahsis kildi. Egerbuyorum, onlarm sadece melek olmalarmdan 

(*) Kuddiis, Mukaddes anlamina ve Takdis 9iki§hdir. Lugat manasi temizlemektir. Terim olmasi 
bakimmdan ifade ettigi mana, Hak'ki her tiirlii noksan sifatlardan ifrat derecede ari bilmektir. Tesbih 
mastanndan gelen Siibbuh kelimesine nazaran daha ozel bir mana tasir. Idris Peygamber'in bu hikmete 
nispet edilmesi, agir perhizlerle nefsini terbiye ederek her tiirlii hayvani davramslardan annmis, ruhani 
varhgi cismani varliga galip gelerek miraca mazhar olmus bulunmasindandir. On alti sene yiyip i5meden, 
uyumadan 5etin bir perhize devam ettigi rivayet edilmektedir. 



137 



dolayi yapilrms olsaydi, bu yiicelikte meleklerin hepsi dahil olurdu. Onlarm Melek 
tarifmde dahil ve miisterek olmalarma ragmen, bu yorumu genellestirmedi. Biz anladik 
ki, bu ancak Allah katmda, Mekanet ve Mertebe yiiceligidir. Insandan gelen halifeler 
de boyledir. Eger onlarm halifelik sifatlan itibariyle yiicelikleri kendilerine ait bir 
tistiinliik olsaydi, bu her insan icin gecerli olurdu. Tarn olarak detayi amlmadigi i?in 
biz bildik ki, bu yiicelik yalniz Mekanet ve Mertebedir. All, Allah'm giizel isimlerinden 
biridir. Kimin uzerine yiicelik etmektir? Halbuki Viicud aleminde ancak O vardir. Su 
halde o kendi Zati i9in "All", yani yiicedir. Yahut O neden ve kimden yiicedir? Halbuki 
bu ne ve kim dedigimiz sey de ancak O'dur. Bu itibarla O'nun yuceligi ancak kendi 
nefsi icindir. O, Viicud bakimmdan mevcut varhgm aymdir. Boyle olunca muhdesat, 
yani sonradan var olan esya diye isim verdigimiz seye de kendi Zati icin "All" denir. 
Halbuki Muhdesat denilen sey de yine O'dur. Su halde "Hak", izafi bir iistiinliik ve 
yiicelik olmaksizm "Ali"dir. Ciinkii, kendileri icin adem (yokluk) sabit olan esya, varlik 
kokusunu duymadan o yokluk icindedir. Varhklar da suretlerin coklugu ile beraber, 
yokluk hali iizere sabit bulunmaktadirlar. 

Halbuki Mecmu'da (tiim, toplanmis) goriinen Ayn (kendisi, ash) birdir. O halde bu 
cokluk Esma'dadir (isimlerde). O da nispetlerdir. Nispetler (olcit) ise, yok olan 
seylerdir. Ve ancak Zat olan Ayn vardir. Su halde o, ilgiyle degil, kendi nefsi icin 
"Ali"dir. O halde alemde bu yonden ilgili yiikseklik yoktur. Fakat varhgm biiyiikliikleri 
cesitli ve degisiktir. Boyle olunca ilgili yiikseklik, cesitli yonleri bakimmdan tekbir 
Ayn'da mevcuttur. Iste biz bunun icin, alem hakkmda odur veya degildir, sens in veya 
sen degilsin deriz. Ebu Said bin Harraz (Olm. M.S. 892) diyor ki, Alem, Hak'km 
vecihlerinden (yiizlerinden) bir vecih, lisanlardan bir lisandir. Kendi nefsinden 
bahsederken de: "Muhakkak Allah'i bilmek, ancak O'nu zitlar arasmda birlestirmekle 
ve O'nun uzerine yine O'nunla hitkmetmekle mumkimdur." Boyle olunca Hak, 
baslangictrr, sondur, asikardir, gizlidir. Su halde o, goriinen seyin kendisidir ve belirmesi 
halinde batm (gizli) olan seyin aymdir. Varhkta O'nu goren, O'ndan baskasi degildir. 
Varhkta O'ndan gizli kalan kimse yoktur. Demek ki O, kendi nefsine zahir ve nefsinden 
batmdir. (Kendi nefsine goriiniir ve nefsinden gizlidir.) Ebu Saidi Harraz ile ve baskaca 
insan ve esya isimleriyle amlan hep O'dur. n Zahir "Ben" dedigi vakit, Batm "Hayir" 
der. Batm "Ben" deyince de, Zahir yine "Hayir" der. Iste her zit boyledir. Halbuki 
konusan birdir ve O da dinleyenin aymdir. 

Hz. Peygamber buyurur ki: "Allah, muhakkak benim iimmetlerimi nefislerinin 
soyledigi seyden yargiladi." Su halde nefis, kendi soziinii soyler ve dinler. Nefis kendi 

(*) Allah'tan ba§ka bir varlik olmadigina gore insan, esya ve her sey, ancak onun Zahir isminin 5esitli 
sekillerde belirmesinden baska bir sey olmamak lazim gelir. Halik ile mahluku ayirmak, biri aktif, digeri 
pasif iki varlik kabul etmeyi gerektirir ki bu, imkansizdir. O halde Mahluk, Halik'in zahiri, Halik de 
Mahluk'un batim oluyor ve bu sekilde viicuttaki ikilik kalkiyor demektir. (Mahluk: Yaratilmis, yaratik; 
Halik: Yaratan, Allah.) 



138 



soyledigi seyi bilir. Hiikiimler her ne kadar degisik olsa da Ayn, birdir. Bunim benzerinin 
bilinmemesine imkan yoktur. £unkii, her insan kendi nefsinden bunu anlar. Insan ise 
Hak'km suretidir. ( *> 

§imdi is kansti, sayilar malum mertebelerde Vahid (tek) ile ortaya cikti. Boyle 
olunca da vahid, yani bir sayisi diger sayilan icat etti, sayilar da vahidi genisletti. 
Saymm hiikmii ancak sayilan seyle belirdi. ( " ) 

Mesela, iki sayisi tek bir hakikattir. tic de oyledir. Bu mertebeler gidecegi yere 
kadar boyledir. Sayilann her bir mertebesi tek bir hakikat ise de, onlardan her bir 
mertebe aym degildir. Boyle olunca, vahid'lerin toplami, butiin sayilann mertebesini 
ahr. §u halde her toplam kendini teskil eden vahid'lerden ibaret olur ve bu vahid'lerle 
onlar iizerine hiikmederiz. Sayi bahsinde yirmi mertebe meydana cikti, terkipler de 
bu yirmi mertebeye dahil olur. Boyle olunca da sen kendi nazarmda, kendiliginden 
negatif olan seyin aymm ispat etmekten geri kalmadm. ( " S) Her kim sayilar hakkmda 
soylediklerimizi ve onlarm bir taraftan negatif, bir taraftan pozitif oluslarmdaki tezadi 
anlarsa Halik'ten (yaratan) ayn gorttlen varligi, varhga benzemekten uzak olan 
Hak'krn, aym zamandabenzetilen varlik oldugunu bilir. Hakikat budur ki Halik, varliktir 
ve yine hakikat budur ki varlik, Halik'tir. 

Bunlarm hepsi tek bir varliktandir. Hayir, belki O tek varliktir. Ve yine O, cokluk 
halinde olan varhklardir. < **** ) §imdi bak ne goreceksin. Kiillii tek bir varlik olarak mi, 

(*) Bir hadiste "Allah, Adem'i kendi sureti iizerine halk etti", basjfa bir rivayete gore "Allah, Adem'i 
Rahman suretinde yaratti" buyurulmu§tur. Allah ve Rahman isimleri Tann'mn biitiin isim ve sifatlanm 
icine alan toplu birer isimdir. Bunlara, Zat ismi de denir. 

(**) Sayilar, Vahid'in tekranndan ve parcalanmasindan cogalir. Bunlara 'tarn sayi' veya 'kesir' deriz. 
Sayi ile ifade edilen §eylerden bazisi adem (yokluk), bazisi da viicut (varhk)tir. Zaman olur ki bir §ey 
his'te Madum (yok) ve akilda var olabilir. §u hale gore, sayi ve sayilan §ey lazimdir. Boyle olunca da, 
Vahid'in sayiyi in§a etmesi gereklidir. Demek oluyor ki sayi, Vahid'den meydana gelir. Her ne kadar 
mesela dokuzdan a§agiya ve ondan yukanya ve sonsuza dogru olan sayilann her bir mertebesi tek bir 
hakikat ise de, diger mertebelerin tamami degildir. 

(***) §eyhiil Ekber demek istiyor ki, sayilar bir rakamimn tekrarlanmasindan meydana geliyor. Fakat 
her sayida ayn bir ozellik vardir. Mesela iki rakamimn mertebesi iicten ayndir. Her sayi kendi nefsinde 
tek bir hakikattir ve diger sayilardan aynhr. Fakat her mertebedeki sayi nihayet vahid'ler tamami 
olmakta mu§terektir. Mesela sekiz sayisi, sekiz tane vahid'den, 25 sayisi 25 tane vahid'in toplamindan 
ba§ka bir §ey degildir. 

(****) Hak ile halk (yaratilan) arasindaki baglanti, Islam du^iiniirlerine gore iki tiirlu izah edilmi^tir. 
Bir grup, "her §ey O'dur" diyerek, Allah'tan ba§ka bir varlik tammaz ve Yaratan'la yaratilam mutlak 
varhgin goriiniirii ve gizlisi olarak goriir. Ikinci grup, "Her §ey O'ndandir" diyerek e^yayi Allah'a 
baglamakla beraber, iki viicut kabul eder. Birinci gruba gore Allah hakiki varlik, e§ya ise onun ortaya 
cikmasi ve Allah'in liitfuna eri^mi? bir §en'i, bir halidir. Ebiil Hasan Gori diyor ki: "O yiice zati tenzih 
ederim ki nefsini latif (Allah adlanndan) kilip O'na Hak dedi. kesif kihnca da (yogunla§tinnca) Halk 
ismini verdi." Bunlara gore Mahluk (varlik) Zati Mutlak'in letafetten (incelik), kesafet (yogunluk) 
mertebesine inmesidir. Ikinci grup diyor ki, "Giine§in i§igi giine§tendir, fakat giine? degildir. I§ik giine§e 
bagh ve ondan parlamakta ise de, onun aym degildir." 



139 



yoksa birgok varhklar halinde mi bulacaksm? Hz. ibrahim'in oglu, "Ey babacigim, 
emir olundugun seyi yap, insallah beni sabirlilardan bulacaksm" dedi. Burada ogul, 
babasmm aymdir. Baba, kendi nefsinden baska kimseyi kestigini gormedi ve ona 
biiyiik kurbam feda etti. Riiyasmda insan suretinde beliren kimse, his aleminde kog 
kihgmda goriindii. Boyle olunca oglu suretinde zahir oldu (goriindii), belki babamn 
aym olan kimse ogul hiikmiinde belirdi. Nasil ki Adem'den kendi esini yaratti. §u 
hale gore Adem, nefsinden baskasim nikah etmedi. Demek ki esi ve oglu ondandir. 
Halbuki varlik, sayida Vahid'dir. (i) 

§u halde tabiat kimdir? Ondan zahir (goriiniir) olan kimdir? Biz onun, kendisinden 
meydana gelen seyle eksildigini ve meydana gelen seyin yok olmasiyla arttigim 
gormedik. Tabiattan meydana gelen sey, ondan baska degildir. Suretlerin degisik 
olmasi bakimmdan bu soguk ve kuru, su sicak ve kurudur diye hiikmediyoruz. Demek 
ki o sey, tabiatm tarn aym degildir. Hiikiimlerimiz, onu kuruluk vasfmda birlestirdi, 
fakat sogukluk ve sicakhk vasfmda ayirdi. Halbuki, tabiat butiin unsurlan birlestirir. 
Hayir, belki de bu karsitlar tabiatm aymdir. ( ** ) Demek oluyor ki, tabiat alemi, bir 
aynada beliren suretlerdir. Hayir, belki de cesitli aynalarda goriinen tek bir surettir. 
Soyledigimiz bu hakikatleri bilen bir kimse, her ne kadar ilimde ilerlemis olsa da 
hayrete diismez. Bu hakikatler ancak mahallin (yer, mekan) hiikmiindedir. Halbuki 
mahal, Ayani Sabite'nm, yani Tanri bilgisindeki suretlerin aymdir. Bu itibarla Hak, o 
mahallin kabiliyetine gore belirdigi yerde cesitli goriinur. Boyle olunca da Hakiizerine 
hiikiimler tiirlii tiirlii olur. Buna gore O, her hiikmii kabul eder. Halbuki Hak'ka ancak, 
kendisine tecelli ettigi yer hiikmeder. Hakikat de ancak budur. 



§iir: 



Halk bu bakima gore Hak'tir; ibret aim. O bakima gore de Halk degildir; iyi 
diisiiniin. 

Soyledigim seyi anlayamn basireti (kalp gozii) aldanmaz. Onu ancak goriisii 
saglam olanlar bilirler. 



(*) Kutlu kitaplara gore Adem balciktan yaratilmi?, e§i Hawa onun sol ege kemiginden aynlmistir. 
Ademogullan da her ikisinin birlesmesinden meydana gelmistir. O halde, Adem, Hawa ve evladi, tek bir 
varhgin par5alamp birlesmesinden baska bir sey degildir. Ana, baba, ogul bir asildan olduguna gore, 
babamn oglunu kurban etmesi, kendi pa^asim ve dolayisiyla kendi nefsini kurban etmesi demek 
oluyor. Oglu babasina riiyada insan, fakat his aleminde ko? seklinde gosterildi. Halbuki bu, ibrahim'in 
nefsiydi. 

(**) Tabiat, kuru, yas, sicak ve soguk olmak uzere birbirine zit 4 unsurun birlesmesidir demek istiyor. 



140 



- Ayir, birlestir; cunku asil birdir. O, cokluktur. Fakat birligi ile tecelli edince, 
coklugundan bir eser birakmaz. 

Nefsinde yiice olan varhk ancak O'dur ki, kendisinde biitiin varhk ve yokluk 
nispetlerini icine alan bir kemal ola; oyle bir yiice topluluk kudretiyle ki, hicbir vasfin 
onun dismda kalmasi miimkiin olmaya. Bu vasiflar, ister akil ve seriat bakimmdan 
begenilmis, isterse begenilmemis olsun, esittir. Halbuki bu olgunluk ancak ve ozellikle 
Allah adiyla anilan Zat'a mahsustur. ( *> 

Eger biri cikar da, "Biitiin giizel ve cirkin seylere hangi gozle bakalim? Pislik ve 
lesi gordiigiimiizde onlara Ulu Tann mi diyelim" yolunda bir soru soracak olursa, biz 
deriz ki: Allah bunlardan bir sey olmaktan ari ve yiicedir. Bizim soziimiiz, pisligi pislik, 
lesi les olarak gormeyen kimseyedir. Belki konusmamiz, Kalp gozii acik olup kor 
olmayanlaradir. Fakat bilhassa Allah adiyla anilan isimlerden baska olanlar, Allah icin 
birer ulasma yeridir, yahut O'ndan bir goriiniistiir. Ortaya cikan goriiniis ile, onu 
aksettiren yer arasmda fark bulunmak lazimdir. Eger baska isimlerde bir goriiniis 
varsa, o da Zati Kemal'in aynidir. Cunku o goriiniis de kendisinde beliren seyin aym 
ve kendisidir. Boyle olunca Allah adiyla adlanan Zat i?in sabit olan sey, bu goriiniis 
icin de sabit olur. Halbuki o suret O'dur ve O'ndan baskadir denilemez. 

Ebiil Kasim bin Kussi, Haliln Naleyn adh eserinde, "Her ilahi isim, Allah'm biitiin 
isimleriyle vasiflanmis olur" sozii ile, buna deginmistir. Buradaki incelik sudur ki, her 
isim hem Zat'a hem de kendisi icin vaz olunan manaya delalet eder ve o mana, o ismi 
ister. §u halde o ismin Zat'a delil olmasi ve biitiin ilahi isimlerin de Zat'a delalet 
etmesi yoniinden, o isimde aym zamanda biitiin ilahi isimler vardir. Tek basma isaret 
ettigi manaya gore de Rabb, Halik, Musawir gibi ve bunlardan baska ilahi adlardan 
farkhdir. Demek ki isim Zat yoniinden Miisemma'dir (adlanmis) ve kullamldigi 
manadaki ozellik bakimmdan Miisemma'dan farkhdir. §u halde sen, yukarda 
bahsettigimiz Ali'nin manasim anladmsa, muhakkak ki onun mekan ve mekanet 
yiiksekligi olmadigim bilirsin. Ciinkii mekan ve mekanet, yani yer ve mevki yiiceligi, 
sultan, hakimler, vezirler ve bu mevkilere yetkili olsun olmasm, her bir makam sahibi 
gibi emir ve kumanda mevkiinde olanlara mahsustur. Halbuki sifatlardaki yiicelik 
boyle degildir. Ciinkii emir veren mevkiinde bulunan kimseler, halkm en cahil 



(*) Biitiin iyilik ve fenahklann Hak'ka nispeti, hikmet icabidir. £iinkii iyi ve fena kararlar, halkin 
algilamasina goredir. Dikenden giil, giibreden bugday ?iktigi zaman giizel ve kotii kararlar degi^ir. Bu 
kararlar nisbi ve izafidir (kiyaslanabilir ve degi§ebilir). 



141 



tabakalarmdan olsalar bile bazen en alim kimselere emrederler. Boyle olunca da 
ancak emretmesi bakimmdan mekanet ile yiiksektir, yoksa kendi nefsinde boyle 
degildir. O mevkiini terk ettiginde, yiiceligini kaybeder, halbuki alim bunun aksinedir. 

(Muhyiddini Arabi, 
Fiisusul Hikem'den) 



142 



ZIKRIN HAKIKATTEKI TEFSIRI 



Gavsiil AzamAbdiilkadir Geylani Kadesallahu Sirrehu, Allah zikrine dair asagidaki 
ayeti, su sekilde tefsir etmislerdir. 

"Beni hatirlaymiz ki, ben de sizi hatirlayayim" (fezkuruniy ezkurkiim: Bakara, 
2:152). 

Risaletiil Gavsiyye'nin yiice yazan Abdiilkadir Geylani Hz.'nin bu ayeti kerimeyi 
yalmz serait mertebesinde tefsir buyurmus olmasi, elbette bir hikmete dayanir. 

Bu hikmet sudur ki, Yiice Gavs daha ziyade hitap ettigi zatm mertebesinde Kur'ani 
Kerim ayetlerini tefsir buyurmayi tercih etmislerdir. Boylelikle iki cihan serveri Resulii 
Kibriya Sallallahu Aleyhi Vesellem'in su iyi bilinen hadisi serifme uymuslardir. 
"Insanlara, akillan miktarmca hitap ediniz" (Keliminnas aid kadrin ukulihim). 

Zikrullah, Cenabi Hak'ka vuslat (kavusmak) i9in en kisa yoldur. Nitekim: 
"Fezkuruni ezkurkiim" ayeti kerimesiyle ilgili olarak, Resulii Kibriya Sallallahu 
Aleyhi Vesellem'in kudret diliyle buyurduklan kutsi hadisi serifleri soyledir: 

"Ey kullanm: Beni ihlasla ve halis bir dille zikredin ki; ben de kudret dilimle sizi 
zikredere, sizde tecelli etmis olayim." 

Bir manada, hadisi serifte su lediinni esrar da dile getirilmektedir: 

"Ben, Azimiissan (sam biiyiik olan) Allah, kulumun bana olan zanm katmdayim. 
Yani bana her ne ki zannederse, onu halk ederim. Kulumla, beni zikrettigi vakit 
beraberim. Eger bir kulum beni gizli zikr ederse, ben de onu gizli zikr ederim. Eger 
beni aleni zikr ederse, ben de onu insanlardan hayirh olan Melaikei Mukarrebin (Yakiyn 
melekleri) i9inde zikr ederim. Eger kulum bana bir kans yaklasirsa, ben ona bir arsm 
yaklasinm. Eger bir kulum bana yiiriiyerek gelirse, ben ona kosarak vannm. (Yani 
bana zikirle yaklasmak isteyenlerden daha fazla, aradan perde imkanim kaldirarak 
onlara yaklasir ve nurlanmi arz ederek tecelli ederim.)" 

Zikrin vakitle bagh olmamasi ve her an ve zaman eda edilmesini emir buyuran su 
ayeti celile, bu hakikati en acik sekilde ifade buyurmaktadir: 

"Fezkurullaha kiyamen ve kuuda" (Onlar ki, ayakta da, otururken de Allah'i 
zikrederler.) 

Yine: "Ya eyyiihellezine amenu ezkurullaha zikren kesira" (Ey iman edenler! 
Allah'i 90k zikrediniz) ayeti kerimesi de bu lediin sirrma isaret etmektedir. Bu konudaki 
giizel sozlerden, Imam Miicahid Hazretleri'nin su kelamlanm alabiliriz: 



143 



"Zikri kesirden (90k zikirden) murat, Hak Celle Celaluhu'yu hig unutmamaktir." 
Nitekim, Cenabi Resulullah Efendimiz bu konuda soyle buyurmuslardir: 

"Zikrullahi kadar 50k soyleyiniz ki, sizi gorenler mecnun sansmlar." 

§u halde iman ehline gereken, biitiin ahval ve zamamnda Allah'i 90k zikr ederek, 
gaflet 9irkefmden feyiz deryasma dalmak ve zikr ile kendini temizlemektir. Ancak su 
nokta, hi9 unutulmamahdir: Zikir iki tiirliidiir. 

1 . Zahir alimlerinin ve avami nas (halk) ile beraber seyrit sitluk erbabi olma- 
yanlarrn, bildigimiz zikridir. 

2 . Bir de evliyaullahm son mertebelerinde bulunan ahassrn (se9kinlerin) zikri vardrr 
ki, burada zikren masivadan (diinya sevgisi, Allah'tan gaynsi) tamamen aynldigmdan, 
artik onun zikri lisanla olmaz. Nitekim Kur'am Kerim'de mealen: "Masivallahi 
unuttugunuz zaman, zikr edin ki, hakiki zikr ile miitehakkik olasmiz" ayeti celilesinin 
manasi budur. Bunun sebebi sudur ki, makamda yiice velinin dili kesilmistir. Yani 
zikri, kalp diliyledir. Kendisi Hak'km viicudunda kendisinden ge9mis oldugundan, 
kalbi Hak Celle Celaluhu'nun tecelli yeri olmustur. Bu sebeptendir ki, yiice velilerden 
imami Vasiti (Kadesallahu Sirrehu) soyle buyurmustur: 

"Zikri Yezdan ehli, zikri Hiida'yi unutanlardan fazla gafil ve saglam bilisten 
yoksundur." 

Yukandaki ciimle, hem anlam, hem de itslup bakimmdan derinligine ve zevkine 
inilmesi gu9 olmakla beraber, biraz a9iklama yapmakta fayda gormekteyiz. 

Manasi sudur: 

Oyle bir mertebeye gelinir ki, orada dil ile Cenabi Hak'ki zikredenler, O'nu W9 
zikr etmeyenlerden daha gafil duruma diiserler. Bunun ancak Nefsi Safiye erbabinin 
zikri oldugunu soylemeye bilmem liizum var midir? 

Zikrin dahi masiva sayilabilmesi igin, velinin bila nefs (nefissiz) olmasi sarttir. 
Yani Ferdaniyet'e gark olmustur. Tek olan Cenabi Hak'km varhgmda erimis, bitmistir. 
Bu durumu hi9bir siir, asagidaki beyit kadar giizel dile getiremez: 

Tevhid ehli eylemez ilia ki sirk ehli soyler 
Vahdeti Hak'ki duyamn dili lal (sessiz)dir, akli mat 

Burada asla bir huliil ve ittihadm soz konusu olmadigim soylemeye gerek var 
midir? Ehlullah indinde huliil ve ittihat, reddedilmistir. Yani Hak Celle Celaliihu ile 
birlesme bahse konu degildir. §u sebeple ki, birlesme, yani ittihadm olabilmesi i9in, iki 
varhk mevcut olabilmelidir. Halbuki hakiki varhk olarak Allahu Ziilcelal'in varhgmdan 
baska bir sey yoktur ki, birlesme bahse konu olabilsin. 



144 



Gavsiil Azam Abdiilkadir Geylani Hz.'nin bazi sozleri, seriat mertebesinde 
soylenilmistir. 

Oncelikle suna isaret edelim ki, Gavsiil Azam Abdiilkadir Geylani Kaddesallahii 
Sirrehu, evliyaullahm biiyiiklerindendir. Onun kendisine ve yiice kelamlarma mesnet 
yapacagi ayeti kerimeler ve hadisi serifler, hakikat mertebesine dayanak olan 
temellerdir. Yazimizm basmda da soyledigimiz gibi, bunlan aciklamamasi, muhatabm 
seviyesine uymak arzusundandir. 

Bu ayeti kerimelerin bazilarma isaret edelim: 

1. "Felen taktuluhiim veldkinallahe katelehiim ve maremeyte izremeyte 
veldkin allahe rema" (Onlan siz katletmediniz, ancak Allah katletti ve attigin vakit 
de sen atmadm, Allah atti. Enfal, 8:17). 

Resulii Kibriya Sallallahu Aleyhi Vesellem, Bedir Muharebesi'nde kafirlerin iizerine 
bir avuc toprak atmis bu hadiseyle ilgili olarak Cenabi Hak Celle Celaluhu, bu ayeti 
kerimeyi inzal etmistir (indirmistir). 

2. "Innelleziyne yubaiyuneke innema yubayiunallahe yedullahe fevka 
eydihim " (Habibim, sana biat edenler, Allah'a biat ederler. Allah'm eli onlarm elleri 
iizerindedir: Fetih, 48: 1 0). 

Bu ayeti kerime, Gavsiil Azam'm Risaletiil Gavsiyye'sinde sik sik dayandiklan 
ayeti kerimelerdendir. 

Simdi yukandaki ayetin inis sebebini a9iklayahm: Bu ayeti kerime, Hudeybiye'de 
bir agac altmda Resulii Kibriya Sallallahu Aleyhi Vesellem'e biat eden 1400 ashab 
hakkmda varit olmustur. 

Mutasavvifmi Kiram ve ehlullahm en biiyiiklerinden olan Gavsiil Azam, bu ayeti 
kerimeyi soyle tefsir buyurmuslardir: 

"Cenabi Hak Celle Celaluhu, Resulii Kibriya'nm elini kendine nispet ediyor. Zira 
Peygamber Efendimiz, kendi nefsinde fani ve Rabbiyle bakidir. Cenabi Allah'm vekili 
ve Ismi Azam'm mazhandir." 

Bu tarzdabir beyanla lediinni hakikati a9iklayan Gavsiil Azam'm, bu esran ifsadan 
vazge?erek seriat mertebesinde tefsirle yetinecegini diisiinmek, hayal bile edilemez. 

3 . Uciincii ayeti kerime, ki biitiin ehlullah, bu ayeti kerimeden de tasawuf esranm 
cikarmaktadir: 

"Ktilli §eyin hdhku Hid vecheh " (Her sey fena bulur, yalmz O'nun yiizii bakidir. 
Kasas, 28:88). 



145 



4. "Velilldhil ma$rikil vel ma grip feeyne matiivellu fesemme vechullah, 
innallahe vasiun aliym " (O, dogularm ve batilarm Allah'idir. Her ne tarafa donseniz, 
Allah'm yiizu oradadir. Allah Vasi'dir, Alim'dir. Bakara, 2:115). 

Zahir bilginleri bu ayet 19m, kiblenin bulunmadigi vakitlerde insanlann herhangi bir 
tarafa yonelerek namaz kilabileceklerini soylerlerse de, basta Abdiilkadir Geylani 
Hz. olmak iizere mutasavvifmi kirama gore bundan murat, ilahi Zat'tir. Insan her 
yerde, mekandan miinezzeh olan Allahu Teala'ya tevecciih edebilir. Qiinkii gecici 
golge (zilh zail) olan her sey helak edilecek, ancak Allahu Ziilcelal baki kalacaktir. 

5. "Venahnu akrebii ileyhi min hablil verid" (O, yani Hiida, size sah 
damarmizdan yakmdir. Kaf, 50: 16). 

6. "Ve hiive maakiim eynema kiintum " (Siz nerede olsaniz, O sizin yanmizdadir. 
Hadid, 57:4). 

Yukandaki ayeti kerimelerle saninz ki, Gavsiil Azam'm biitiin eserlerinde kendisine 
mesnet yaptigi ayeti kerimeleri ozetlemis oluyoruz. Mevlana Celaleddin Rumi'nin 
dedigi gibi, "Benim sirrim, feryadimdan asikardir. Yeterki onu isitecek kulak, gorecek 
gozolsun." 

§imdi tekrar Bakara Suresi'nin 152. ayetine donerek, bu bahsi bitirmek isteriz. 
Bu konuda cidden 90k arif bir veli, zikrin fayda ve feyizlerinden bahsederken su 
emsalsiz siiri irat eylemistir: 



Bulmuyorsan da ey dil huzur 
Zikri Mevla'dan sakm olma dur 

Zikri Hak'tan gafil olmak bir zaman 
Zikri Hak'ta gaflet etmekten yaman 

Cun Hiida gafletle zikrinden sana 
Intibah iizre eder zikrin ata 

Zikri Mevla'da huzuru kalb ile 
Masivaiil mezkurii kalbden siler 

Isbu ihsani ilahi isbu hal 
Olmadi Allah igin asla muhal n 



(*) Dil: Goniil. Dur: Uzak. Intibah: Uyamklik. Ata: Hediye. Masivaiil mezkur: Zikredilenin gaynsi. 
Muhal: Olmayacak sey. 



146 



GAVSIYYE 
(KUTSAL BAGI§) 



Bismillahirrahmanirrahim. 

Allah bana buyurdu ki: 

Ey Gavs, n 

Biz mekamn mekamyiz. Bize mekan (uzay) yoktur. (li) Ve biz insanm sirriyiz, 
insan da bizim simmizdir. insan yoktur, biz vanz ve biz, insanm gayri degiliz. 

Insanda belirdigimiz gibi, hicbir seyde belirmedik. Insan bizim binegimizdir. Diger 
yaratiklar ve tiim evren de insanm binegidir. 

Biz ne giizel isteyeniz, insan ne giizel istenendir. ( "" ,) Insan ne giizel binicidir; 
biitiin kainat ona ne giizel binektir. 

Insan bizim sirnmizdir, biz de insanm sirriyiz. Eger insan oldiikten sonra ( **" ) 
durumunun ne olacagim bilseydi, diinyada asla diinya yasamim istemez, her an, "Ya 
Rabbi, beni oldiir, beni oldiir" diye yakanrdi. 

Miilk, bir ve belirisleri sona erdirici olanm, yani Rabbindir. Eger insan bizim 
indimizde olan mertebesini bilseydi, her nefeste "bugiin miilk yalniz benimdir" soziinii 
soylerdi. 

"Yaratiklarm hepsi, yaradihs ozelliklerine gore eylem (amel) ve davramslarda 
bulunurlar." ( ** ± " ) Yaradihs ozellikleri (fitrat), ortaya cikacak belirislerin (tecellilerin) 
tohumudur. Bu tohum yaradihsmdan itibaren, kendine en uygun belirislerle beslenir, 
biiyiir, yeserir, ta ki yaradilismdaki amaca uygun hizmeti gerceklestirene dek. "Kusku 
yok ki biz, her seyi kaderle yarattik." (******) 

Insanm cismi, nefsi, kalbi, ruhu, kulagi, gozii, dili, ayagi, eli ve buna benzer nesi 
varsa hepsini kendi nefsimiz i?in kendi nefsimize, yani kendi zatimiz (oziimitz) ile 
kendi zatimiza biz belirgin kildik (izhar ettik). insanm yemesi, igmesi, bir is islemesi, 
bir seye yonelmesi ve bir seyden uzaklasmasi gibi biitiin durumlarmda biz gizliyiz, 



(*) Gavs: Kutup, dalgi?, yardimci. 

(**) "Bir yerde hi?bir yerde, hi?bir yerde her yerde." 

(***) "Allah diledigini kendine se5er." (§ura, 42: 13) 

(****) "Olmeden once oliiniiz." Kutsal Hadis. 

(*****) Isra, 17:84. 

(******) Kamer, 54:49. 



147 



onu eyleme iten ve yatistiran biziz. Insanda ne belirirse bizim nefsimizdir, bizden ayri 
ve gayn degildir. Ve biz de onun gayn degiliz. 

Insani kendi belirisimizin lsigrnda (nurundan) yarattik. Melekleri de insanin lsigrndan 
yarattik. 

Uzaklik sahibi nasil uzakliktan yakmirsa, yakinlik sahibi de bize yakmliktan sikayet 
eder. Siradan insanlan yarattik, cemalimizin (giizelligimizin) lsigma dayanamadilar. 
Bizimle aralarma karanlik perdesini koyduk. Se9kin insanlan da yarattik, yakmhgimiza 
dayanamadilar. Onlarla da aramiza lsiktan bir perde koyduk. 

Degerli veya degersiz aynmi, deyisleri yaratilanlar arasmda ve onlara goredir. 
Yaradan'm indindeyse sadece yarattiklan vardir. Insanlar nefislerine hos gelen seyler 
19111 iyi, giizel; gelmeyen seyler icin de kotii veya 9irkin deyimlerini kullamrlar. Ger9egi 
bilen kisi i9inse yaratilmislar arasmda kesinlikle aynm yoktur; her yaratilan degerlidir. 

Iyilik ve kotiiliik, yaradilamn indindedir. Yaratan'm indinde ise hepsi birdir. Insan, 
indini; yani bana gore, bence, bana kahrsa gibi basliklar altmda kisisel goriis ve 
diisiiniislerini terk edip, aslma yonelisi ve kendini Rab indinde eritisi o^iisiinde ilerler. 
Bu nedenlerden otiiriidiirki, ger9ekleri algilamada (idrakte) olgunluk diizeyine erismis 
kisi, yaratiklarda kusur ya da hata gormez. 

Herkes diisiinebildigi, kavrayip algilayabildigi 61?ude eylemlerde bulunur ve 
sonucunda da, hak ettigi ile karsilasir. 

Her durum ve kosulda, mutlaka, verenden olmaya 9ahs. Eger yaratiklanmiza 
rahmet edip acirsan ve onlarm hatalarim affedip bagislarsan, ne mutlu sana. 

Sicak bir giinde susuz bir kimse gelip senden su istese ve sende de soguk su olup, 
kendini feda etmek pahasma suyu ona vermezsen, cimrilerin en cimrisinden olur- 
sun. ( *> Boyle oluncabiz, rahmetimizi kullanmizdan nasil esirgeriz? Oysabiz, kendi 
nefsimize tamkhk ettik: "Erhamerrahimin " (aciyanlarm en aciyam, bagislayanlarm 
en bagislayicisi) niteligi ile nitelenmis oldugumuzu, kendi nefsimize tescil ve kaydet- 
tik. 

Bize "Rabbel Kerim ", ya da "Ya Rabber Rahim " diye hitap et. Qiinkii biz, her 
kerimden (soylu, comert) daha kerimiz ve her rahimden (merhametli, aciyan) daha 
rahimiz. Bizden kerim ve bizden rahim hi9 kimse yoktur; kerem ve rahmet yalmz 
bizimdir. 

Taat (ibadet ve hayrrh is) sahipleri nimetimizi anarlar, giinah sahipleri de rahmetimizi 
anarlar. Taat sahipleri bereketimize al9ahp zikirde bulunurlar, giinah sahipleri de 
acimamiza al9ahp zikirde bulunurlar. Cennetlik kisiler cennetle, cehennemlik kisiler 



(*) "Kiskan5larla cimriler cennete giremez." Hadis. 



148 



de cehennemle ve bizimle mesguldurler. Ancak, biz cennette belirdikten sonra 
cennetliklere dostluk ve nimet yoktur, biz cehennemde belirdikten sonra da cehennem 
halkma yanma, korku ve yalmzhk yoktur. Bizim belirdigimiz yerde ne cennet kahr, ne 
cehennem; ne esma yani isimlerimiz, ne sifatlar, yani niteliklerimiz kahr. 

Bizi aracisiz olarak, dogrudan dogruya gormek istersen, ne cennete ve cennette 
olan seylere bak, ne de cehenneme ve oradaki seylere. Yalniz bizimle mesgul ol. 
Cunkii bir kimse bizden baskasiyla mesgul olursa, kiyamet guniinde arkadasi ates 
olur. 

Bizim cennetlik bazi kullanmiz vardir ki, cehennem halkmm cehennemden bize 
sigmdiklan gibi, cennet nimetlerinden ge9ip bize sigmirlar. ( *' 

Giinahkarlar giinahlan ile, taat sahipleri de taatleri ile perdelidir. Fakat bunlarm 
otesinde bizim diger bir toplulugumuz vardir ki, onlar ne giinaha kastederler, ne de 
taate giivenirler. Ciinkii biz isyanci kulumuza o giinahlardan gectikten sonra yakimz, 
bize bagh kulumuzu da, o taatlerden gectikten sonra yakimz. Ve ciinkii hicbir kimse 
giinahlarla bizden uzak olmadigi gibi, hicbir kimse de vaatlerle (alakalarla) bize yakm 
degildir. 

Bizim nebi (peygamber) ve resullerden (habercilerden) baska birtakim kullanmiz 
vardir ki, onlarm durumundan ne diinya halki, ne ahiret halki, ne cennet ehli, ne 
cehennem ehlinden bir kimse ve ne de bir melek haberli degildir. Onlan cennet, 
cehennem, sevap, giinah, huriler, koskler, gilman ve koleler icin de yaratmadik. Her 
ne kadar tamyip bilmese de, onlarm dunyada varhgma inananlara ne mutlu. 

Bizim nazar ve iltifat ettigimiz goniile asla yalmzhk gelmez ve ateste yamp aci 
cekmez. 

Bize asik ol, bizim icin asik ol: o ask biziz. ( * S) Kalbini ve biitiin durumlarim da 
bizden baskasmdan uzak kil. 

Askm disim bulup bildigin zaman, asktan fani (yok) olmahsm; ?unkii ask, asik 
(seven) ve masuk (sevgili) arasmda bir perdedir. Asik, asktan fena buldugu (yok 
oldugu) zaman sevgiliye kavusur. Gayrmdan da fani olmahsm, ?unkii askm gayn da 
seven ve sevilen arasmda bir perdedir. 



(*) Cennet cennet dedikleri 
Birka? k6§kle birkac huri 
Isteyene ver sen onu 
Bana seni gerek, seni. (Yunus Emre) 



(**) "Ben gizli bir hazine idim, bilinmek istedim. Kendimden kendime muhabbet ederek, sevgiyle 
evreni yarattim." Kutsal Hadis. 



149 



Birlik (vahdet), dille ve sozciiklerle anlatilmayan bir durumdur. Bizi goren kisinin 
soruya gereksinmesi kalmaz. Bizi gormeyen kisi i?in de sorularm yaran yoktur. £iinku 
o, sozde kalmis, sozle perdelenmistir. Bizi bilmek, gormektir. Bir kimse bizi bildikten 
sonra gormeyi isterse, ger9ekte gormemis demektir; perdelidir. Gormeyi bilmekten 
farkh sanan kimse, Rabbi gormekten gururdadir. 

Buna karsihk, bize kavusmak isteyen kimse bizim yolumuzda cehdetmeli, yani 
caba gostermeli, savasmahdir. "Bizim ugrumuzda mucahede edeni, yollanmizda 
ilerletip ger9ege erdiririz." < * 1 "Kendini antan kisi mutlaka umduguna ermis, kurtulusa 
ve mutluluga kavusmustur." ( "> 

Savas ve caba (mucahede), gozlem ve algi (musahede) denizlerinden bir denizdir. 
Baliklan da vakiflar, yani esrar sahipleridir. Algi denizine girmek isteyen kimseye 
caba gereklidir. Ciinkii savas ve caba, musahedenin tohumudur. Yani ekip de caba 
sahibi olan, algi ve gozlemimize ulasir. 

Bir kimse bizim icin 9aba sarf ederse, ona gozlemimiz vardir; istese de, istemese 
de. Miicahededen yoksun olan i9in, musahedeye yol yoktur. Bizi isteyenlere 9aba 
(cehd) gereklidir. 

Kalbi cehde egilimli olan kula ne mutlu, kalbi sehvetlere egilimli olan kulun da vay 
haline. 

Cehdin, yani 9abanrn amaci, fakirlik ve yoksulluktur. Fakirlik ve yoksullugu insanm 
binegi kildik. O fakirlik ve yoksulluga binen kimse, egri yol, issiz dere ve 9oller yuriiyup 
yorulmadan amacma ulasir. 

Bizim yammizda fakir, hi9bir seyi olmayan degil, her seyde buyrugu olandir. Bir 
seyi dileyip olmasim istedigi zaman, hemen olur. Fakir, elinde parasi, mall ve mulkii 
olmayan degil, dedigi olandir. 

Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem buyurmustur ki: "Fakirlik 
ovunciimdiir, iftihanmdir. Ben onunla diger nebi ve resullere karsi ovuniiriim." 

Bize kavusmak isteyenler fakri, yani boslugu, yoklugu ve hi^ligi arzulasmlar; tiim 
isteklerinden ge9sinler. Hatta bu yolda, istememeyi istemek bile bir istektir. Ve bu 
bile istenemez. Boylece fakrm fakrma, ondan sonra da fakrm fakrmdan fakra ersinler. 
Bu sekilde fakr tamam olunca artik onlar yok, ancak biz vanz. O zaman, "sen bundan 
gaflette (habersiz) idin. Iste senden perdeni kaldirdik" < "* ) denir. ^iinkii, fakirlik 
(higlik, belirmemislik) tamam olunca, o Allah'tir. Bizim yememiz fakirlerin yemesidir, 
i9tigimiz de fakirlerin i9mesidir. 

(*) Ankebut, 28:69. 
(**) $ems,91:9. 
(***) Kaf, 50:22. 



150 



Fakirlik atesiyle yanan ve siddetli yoksulluktan kivranan kink kalpli birisini 
gordiigiinde, hemen ona yakmlas. Ciinkii bizimle onun arasmda hi?bir perde yoktur. 
Sana baglananlara soyle, fakirlerin duasmi ganimet bilsinler; 9iinkii onlar bizim 
indimizdedir, biz de onlarm indindeyiz. Biz fakirlerleyiz, fakirler de bizimledir. Biz 
fakirlerin sigmagi, meskeni ve nazargahryiz. Hem de doniisleri bizedir (bizimle olur). 
Onlarm diinyadaki goriiniisleri, bedenleri, az yemekten, az icmekten; nefsleri, 
sehvetlerin engelinden; kalpleri kuruntulardan ve ruhlan kotiiliiklerden yanmistir. 
Kalplerinde arzu ve isteklerden bir sey kalmamis, kotii diisiinceler tamamen 
kaybolmustur. Bunlar, bizim yuziimiiziin lsigryla (lika nuruyla) yanmis, beka (kalicilik) 
sahipleridir. 

Bize yaratiklarm en sevgilisi, sagir, dilsiz, kor, n saskrn ve aglayandir. Bize bakmak 
istediginde, bizim gaynmizdan uzak olan hiiziinlii bir kalp ara. 

Kim bize kavusmak, vasil olmak isterse, bizim gaynmiz olan her seyden 9ikip 
siyrilmalidrr. 

Diinya yokusundan 91k ki, ahiret yokusuna kavusasm. Ahiret yokusundan da 91k 
ki, bize kavusasm. 

Biz, dindarlar yolunu nefs i9inde, arifler yolunu kalp i9inde, vakiflar (sirlan bilenler) 
yolunu da ruh i9inde kildik. Nefsi de ozgiirler beldesi kildik. Bu yiizden "ozgurlerin 
yiirekleri, sirlarm mezarlandir" demi§lerdir. (Bilen demez, diyen bilmez: Hakikate 
erenler deniz gibi susarlar, bir §eyden haberi olmayanlarsa dalga gibi giirlerler.) 

Ki§i gelenlere sabrettigi zaman kulluk diizeyine, arzulanm terk ettigi zaman da 
emrin alemine yiikselir. Ciinkii Emir aleminde ne yemek, ne i9mek, ne uyumak; 
kisacasi istekle ve madde ile ilgili olan hi9bir §ey yoktur. 

Cisimlerden, nefslerden; sonra kalplerden ve ruhlardan; sonra da hiikiim ve 
emirden siynl ki, bize eri§esin. 

Di§taki be§ duyuyla algilanan fiziksel diinya, (Alemi Miilk, Alemi Nasut) ile, i?teki 
be§ duyu ile algilanan ruhsal diinya (Alemi Melekut) arasmda olan her tavir, seriat 
tavndir. Tanri niteliklerinden (sifatlarmdan) olusan ruhsal diinya ile, ululuk diinyasi 
(Alemi Ceberut) arasmda olan her tavir, tarikat tavndir. Ululuk diinyasi ile birlik 
diinyasi (Vahdet, alemi Lahut) arasmda olan her tavir da hakikat tavndir. 

Bizim haremimize girmek istediginde, ne Mulk'e, ne Melekut'a ve ne de Ceberut'a 
iltifat etme. Cunku Miilk, alimin; Melekut arifin. Ceberut da vakifm (esrar sahibinin) 
seytamdir. Bir kimse bunlarm birisiyle yetinse, bizim indimizde 0, kovulmuslardandir. 



(*) "... onun gozii, kulagi, dili, eli, ayagi ben olurum." Kutsal Hadis. 



151 



Ilim sahibi icin bizim indimizde yol, ancak ilmini terk ettikten sonradir. Ilmin ilmi, 
ilimden cehildir. n Eger ilmini (giivenir de) terk etmezse, o, seytamn mertebesindedir. 

Bizce kullanmizm en erdemlisi ve en sevgilisi, ana-babasi ve evladi olup da, kalbi 
onlardan gecmis olan, yalmz bize bagli bulunandir. Eger ana-babasi olse onlarrn oliimiine 
iiziilmez, evladi olse onlarm oliimuyle de kederlenmez. Boylece o kulumuz bu diizeye 
vardigmda bizim indimizde o, lem yelid ve lemyuled (O, dogmadi, dogurmadi). <**' 
"Anasiz, babasrz ve evlatsrz" makammda olur. Bizim sevgimiz, muhabbetimiz yiiziinden 
ana-babasmm ve evladimn yoklugunu algilamamis kimse, birlik ve teklik (vahdaniyet 
ve ferdaniyet) lezzetini bulamaz. 

Ancak bizim yammizda ye, ic ve uyu; hazir (uyanik) bir yiirek ve nazir (goren) bir 
gozle. 

Bizim yammizda, siradan kisilerin uykusu gibi uyuma, bizi goriirsiin. Cismin 
lezzetlerden, nefsin sehvetlerden ve gonlun kuruntulardan, ruhun kotiiluklerden (gonule 
ve ruha ansizm inen ters fikirler ve kuruntulardan) uzak olup, zatm (oziin) bizim 
zatimizda (oziimuzde) yok olmak suretiyle uyu. 

Bizim indimizde erdemli (faziletli) olan eylem, cennet ve cehennem gibi bizim 
gaynmiz olan hicbir seyin arzulanmadigi ve yapanm da ondan kayboldugu (uzak 
bulundugu) eylemdir. 

Bizim yammizda dahaiistiin olan masumluk, tovbe edicilerin masumlugudur. 

Bizim indimizde erdemli (efdal) olan tovbe, gunah islemedigi halde daima istigfarda 
bulunan masumlarm tovbesidir. 

Bizim indimizde erdemli olan giilme, tovbe edici aglayanlarm gulmesidir. 

Tovbe etmek istedigin zaman, once nefsinden giinahakasti 9ikarmahsm. Sonra 
da kalbinden gunah dusiincelerini 9ikarmahsm. O zaman tovbe ettiginde bize 
kavusursun; yoksa alaycilardan olursun. 

Bize yakin kisi, giinahmi bilen kisidir. En biiyiik giinah ise, bireyselliktir. Gunahmi 
bilen kisiler, giigsiiz ve pismanhk sahibi kimselerdir; islerine pisman ve acizdirler. Acz 
(beceriksizliginin, gufsuzluguniinbilincinde olmak) lsikkaynagidir. Kibir dekaranliklar, 
kederler ve giinahlar kaynagidir. Pisman olan kullanmiza iyilik ve comertligimizi 
miijdele; kibirli olan kullanmiza da adalet ve intikamimizi bildir. 

(*) Deyi§ler: 

"Unutbildiklerini kamu; donu^tiir ilmini cehle!" 

"Bilmek, bilmemektir; bilmemekbilmektir." Upani$ad'lar (Kena). 

"Nice yol gidersen, onca azalir bildiklerin." Lao Tse. 

"Bu bilgisiz bilgiyi kim biliyor?" (^uang Tse. 

"Ey oziine (zatina) ait bilginin dorugu, bilememek olan Allah!" Hz. Ebubekir. 
(**) Ihlas, 112:3. 



152 



Bize yakm olan oruc, kendisinde bizden baskasmm bulunmadigi ve oruclunun da 
ondan kayboldugu (uzak oldugu) oructur. 

Bize yakm olan namaz, kendisinde bizden baskasmm olmadigi ve kilanm da ondan 
kayboldugu, uzak oldugu namazdir. 

Bizim indimizde, miraci n olmayanm namazi yoktur. Ve 0, namazdan yoksundur. 
Zira namazdan yoksun olan, bizim indimizde miractan yoksun olandir. r * ) 

Mira9, bizim gaynmiz olan her seyden yukselmektir ve miracm kemali, dorugu 
da, mazagalbasaru ve matega: "O'nun (m) gozii sapmadi, kaymadi"nm, ( "" ) dikkatini 
bizden baska hifbir sey iizerine yogunlastirmamamn sirndir. 

Abdiilkadir Geylani Hazretleri, 
Risaletiil Gavsiyye (Ildhi Ihsan/dan. 



(*) Mirac;: "Merdiven", yiikselme. 

(**) Hadisler: 

"Namaz, miiminlerin miracidir." 

"Insan namaza ba§lay inca Allah ile kul arasindaki perde kalkar." 

"Insanin yiice Allah'a en yakin olmasi namazdadir." 

(***) Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem'in. 

(****) Necm, 53:17. 



153 



ZIKRULLAH - 1 



Asiki Yezdan der Allah Allah, 
Talibi irfan, der Allah Allah. 

Insan, cin daim kullukta kaim, 
Dort ayakh, hayvan der Allah Allah. 

Karmcalar, kuslar zikr eder her dem, 
Sozlii ve sozsuz, der Allah Allah. 

Yerler felekler, cumle melekler, 
Suda bahklar der Allah Allah. 

Canlilar, cansizlar eyler ibadet, 
Ciimle mahlukat der Allah Allah. 

Allah de ey yar, her zaman, her bar 
Cemali ozleyen der Allah Allah. 

Her derde derman zikri Hak ey can, 
Isteyen Ridvan der Allah Allah. 

Et hemen tekrar bu ismi her bar 
Saliki Cebbar, der Allah Allah. 

Zikr eyle asik, ol vasla layik 
Talibi sadik, der Allah Allah. 

Gel yan bu nare, git Girdiigare 
Arayan 9are, der Allah Allah. 

Olma Kuddusi bu isme nasi (unutkan) 
Hak asinasi, der Allah Allah. 



Kuddusi Baba 



154 



TASAVVUF VE BASAMAKLARI 



(Maddi ve manevi Cenabi Allah'a, Allah'm Habibi Fahri Kdinat Efendimiz'e 
vasil olmak isteyenler igin, Nefsi Emmare'den, Nefsi Raziye'ye kadar, birinci 
basamaktan, §eriat, Tarikat, Tasavvuf, ilmi lediinne kadar burada izah edilmistir. 
Hidayet Cenabi Allah'tan, gahsmak inanan ve iman edenlerdendir. Cok dikkat 
He okumamz rica olunur.) 

Din, Allah'm ahlakiyla ahlaklanmaktir. Noksansizliga ermektir. Bu yiizden din, 
ilahi hiikiimler biitiiniidiir. Bu ilahi hiikiimler, dort esasa yoneliktir. Birincisi, kisinin 
ahlakma yonelik hiikiimlerdir. Ikincisi, kisinin olusumuna ait hukumlerdir. Ucunciisii, 
nefsin gercegini bilmeye yarayan ilahi hukumlerdir. Dordiinciisii de, zatim (kendini, 
asil oziinii, cevherini) bildiren ilahi hukumlerdir. Dorduncu hiikiim sadece Ummeti 
Muhammed'e, yani Hz. Muhammed SallallahuAleyhi Vesellem'in iimmetine gelmis 
hukumlerdir. Bu liitufa ula§an ki§iler, Hz. Muhammed'in iimmetidir. Diger hiikiimler 
obiir peygamberlerde var olan olgunluktur. 

Iman ise, Allah'i, Peygamber'i ve Peygamber'in getirdigi biitiin hiikiimleri kabul 
etmek, o hiikiimlere ait emirleri tutmak, yerine getirmektir. Sadece kabul ettim demenin 
yeterli olmadigim din ululan ve Geylani Hazretleri aciklamakta, "yerine gelmeyen 
hiikiimler insam giinah yoluna (delalete) gotiiriir" diyerek, sapmi§ insamn iman ehli 
sayilamayacagim bildirmektedirler. islam'm hiikiimleri yerine gelmiyorsa, o zaman 
iman da yoktur. 

Iman iic mertebedir: 

1. Herkesin, her ce§it insamn imam (avamm imam) ki, bu en asagi seviyedeki 
imandir. Dil ile ikrar, kalp ile tasdiktir. SallallahuAleyhi Vesellem Efendimiz, "iman, 
Allah'a, meleklerine, kitaplarma, peygamberlerine, oldukten sonra dirilecegine, cennete 
ve cehenneme, hayir ve serrin Allah'm takdiri olduguna goniilden inanmak, dil ile de 
soylemektir" buyurmuslardir. inanmak, yerine getirmektir. SallallahuAleyhi Vesellem 
Efendimiz buyuruyor ki, "Kalbinde zerre kadar iman olan, atesten cikanhr." 

2. ikinci derecedeki iman ise, imam has'tir. Bu iman sahipleri avamm imanma 
sahip olduktan baska, amel'de, fiil'de ve ibadet'te Allahu Teala kendilerini 
goriiyormuscasma davramr. Cenabi Ziilcelal'in kendilerini gordiigiinii bilir, biitiin 
davramslarim ona gore ayarlar ve oylesine ibadet ederler. Cenabi Ziilcelal'in her 
yerde, her an hazir ve nazir olduguna, noksansiz bir imanla huzurunda hazir olmak 



155 



gerektigine inamrlar. Bu imana, imam ihsan da denir. Sallallahu Aleyhi Vesellem 
Efendimiz, "En biiyiik ihsan, Allahu Teala'yi goriir gibi ibadet etmendir. Sen O'nu 
gormesen bile, o seni goriir" buyurmuslardir. 

3. Uciincii mertebedeki imana, Hassiil Has denir. Bu mertebeye ulasanlarm 
imanlan ihlash, goniilleri her seyden arinmis ve basiret gozleri aciktir. Cenabi Ziilcelal 
o kisilerin ruhlarmda, sifatlarmdan biri ile tecelli eder. Bu tecelliyi kalp gozii ile goriir, 
iman ederler. Hassiil Has imam simrsizdir. Allahu Teala Kur'am Kerim'in Kehf Suresi, 
110. ayetinde buyuruyor ki, "Kim Rabbine kavusmayi dilerse, O'nun nzasim isteyerek 
salih bir amel islesin ve Rabbinin ibadetine kimseyi ortak etmesin." Demek ki salih 
ameller, Allah'm cemalini gormeye sebeptir. Kalbi zahiri (goriiniir) ve batmi (gizli) 
ibadetlerle yiiceltmek ve nefsi Emmare'likten, Mutmain'lige yiiceltmek gerekmektedir. 
Zahiri amelle biiriin farzlar, siinnetler, ser'i emirler imanla, edeple, noksansiz olarak 
yerine getirilmelidir. Batmi amelle de, nefsi fesattan kurtanp, iyilige gotiirmek igin 
gerekenleri yapmahdir. Boylece nefs, Emmare'likten Mutmain'lige yiicelerek Allah'm 
nzasim kazamr ve velilige ulasma yollan acilrms olur. Fecr Suresi 27. ve 28. ayetlerinde 
haber verildigi gibi, Allah'a doniiliir: "Ey emin ve mutmain olan nefis, O'ndan razi 
olarak ve nzasim kazanmis bulunarak Rabbine don." Nefis, biiriin kirlerinden armarak 
Rabbini bilme serefme ulasir. 

Allahu Teala hikmetiyle, kendine ait sirlan, insan akhnm ulasamayacagi semalardan 
butiin varliklarm diizen ve kurallarma sacmistir. Isim ve sifatlarmdaki ozellikleri 
gostermek icin, sirlan damlalarm sedeflerinde gizleyince, ruhlar nefsin karanhk 
perdelerinin gerisinde kalmislar, sahibi olduklan yiiksek degerleri unutarak, en asagi 
mertebelere diismiislerdir. Ilk geldikleri ve son gidecekleri asil iilkelerini unutmuslar 
ve ozlerini terk etmislerdir. Zamanla Cenabi Allah, peygamberler, elciler gondermis, 
insanlarm dis diinyalanm lslah ederken, i? diinyalarmda da bir?ok tecelliler olusmaya 
baslamistir. Yani Allah'm giig ve sirlan, kisilerde ve esyalarda goriinmiistur. Boylece 
insanlarm iginde bulundugu karanliklar, yanhshklar, sapikliklar kendilerine gosterilmistir. 
Ve insamn en iistiin manevi degerlere ulasabilecegi de kendisine bildirilmistir. 

Hasr Suresi, 18. ayette, "Ey insanlar, Allah'tan korkun. Herkes kiyamet giinii icin 
onceden ne gondermis olduguna baksm. Allah'tan korkun. Ciinkii Allah, ne yaparsamz 
hakkiyla bilendir" buyurulmaktadir. Insamn hem karanhk, hem de nur perdelerinin 
a5ilmasma caba harcamasi ve o ilk geldigi iilkeye en kamil sekilde donmesi, donmeye 
hazirlanmasi arzusunun uyandinlmasma cahsilmistir. Insana uzanan bu liituf elleri, 
insam oyle biiyiik bir cazibeyle 9ekmis ve huzura getirmistir ki, insan her seyi unutup, 
iman ve ihlasla Mevla'ya ulasmistir. Bu imandaki ulular, kendi sifatlanm Allah'm 
sifatmda yok ederek, kullugun en iistiin derecesine ermislerdir. Ilahi huzuru bulan bu 
ulular ne diinya, ne ahiret nimetlerine deger vermeyerek, kemal sifatma ulasmislardir. 



156 



Nefsin Basamaklari 

Ilahi tecellinin sekillerine gelince, Allah'm kullarma ikram ettigi ilahi tecelliler iki 
tiirliidiir. Diinyada yasanan ilahi tecelliler, nefsin Emmare'likten kurtulmasiyla 
miimkiindiir. Emmare, emreden demektir. Bu basamakta insan sehvani arzularma 
uyar, onun hukmiiniin disma 9ikamaz. En alt basamak budur. Nefsi Lewame'de ise, 
insan kendisinin Allah'm kulu oldugunu, bu diinyaya gelis sebebinin Allah'a kulluk 
etmek igin oldugunu bilir. Kulluk gorevini hakkiyla yapamamaktan otiirii pismanhk 
duyar, siirekli olarak kendini tenkit ederek, noksanhklardan kurtulmaya ?alisir. Bu 
hallerden ge9erek daha ileri bir noktaya gelir. Belli calismalar yapar, gergegi anlama 
noktasma ulasir. Boylece Nefsi Lewame'nin son perdesini asarak, Nefsi Miilhime'ye 
ulasir. Bu basamaktaki kisi belli ilhamlar ahr. Kendi varliginin Allah'm varhgi ile 
miimkun oldugunu kavrar. Benliginin, ilahi isimlerin bilesimi oldugunu anlar. Hak'km 
var oldugunu, 'Ben' diye bir sey olmadigim idrak eder. Nefsi Mulhime'nin son 
basamagmdan Nefsi Mutmaine'ye ulasir. 

Bu basamaktaki insan, nefsin emrinden ?ikmistir. Gercek kulluk makamma 
ulasmistir. Nefsten ileri gelen acilan tiikenmistir. Diinyaya olan ilgisi yok olmustur. 
En biiyiik zenginlik olan kulluk makamma oturmustur. Onun velisi Allah'tir. Allah'm 
ahlakiyla ahlaklanmaya baslamistir. Bu hallerin sonucunda, Nefsi Radiye'ye ulasir. 
Bu makamda bulunan insan, biitiin makamlan gozden gikarmis, butiin istekler armmis 
ve "olmeden once oliiniiz" emrinin oziine ulasmis, fani olmustur. Rahmaniyet yoniinden 
kendini tammistir. Boylece Merdiye makamma gelmis, Allah yamnda sevgili olan 
insanlarm yamnda sevgili olmustur. Ve artik biitiin kemal sifatlan ile donanarak insanlan 
da kemale erdirmekle emrolunmus, halka donmiistiir. Bu hale de sifati kamile denir. 
Bu mertebe zat mertebesidir. Bunun a9iklanmasi, tarifi miimkun degildir. 

Velayet (velilik), Allah'i tamma isidir. Allah'i tammamn tek yolu da, Vahdet (Birlik) 
sirrma ermektir. Citnkii, nza, fakr (yoksulluk), ask, vahdet sirrmaulasmak i9in ge9ilecek 
basamaklardir. Vahdet olusunca, velilik kapisi a9ihr. Bu sirra ulasmayan, veli olmaz. 
Tasawuf, biitiinii ile vahdet sirrma yonelme isidir. Kisilikten, benlikten, kendini birey 
olarak kabullenme halinden kurtulup, vahdet deryasma gark olmadan Allah bilinmez. 
Allah boylece bilinmeyince de, velilik olusmaz. 

Ruhun Basamaklari 

Ruh, Cenabi Allah'a ait bir varliktir. Onun itstitn makamlara yiikselerek kendi 
ger9egini bilmesi, o ger9ekten Allah'a ulasabilmesi ve sevgi, baghhk, dostluk ve ilahi 
huzuru bulabilmesi i9in, yapilacak isler ve gidilecek yollar vardir. Bu yolun yolculan 
arasmda belli mesafeler, basamaklar bulunur. Bu yola girenler basanh olduk9a, bu 
basamaklari art arda asar. Birinden otekine ge9er. Basamaklar tiikenir ama, ilahi 
tecelliler tiikenmez. Ciinkii ilahi tecellilerin sonu yoktur. 



157 



Bu yola koyulan kisiye bir miirsit, yol gosterici, aydmlatici gerekir. Bu yolun 
incelikleri, gilesi, sabn, miirsitle ve onun yardimi ile ge9ilir. Bu yoldaki kisiye takva 
(din emirlerine uyma, Allah korkusu) lazimdir ki, azigi budur. Binek lazimdir, bu da 
himmettir (ermis kisinin etkisi). Aym yola bas koymus arkadaslar lazimdir. Onlar 
onun goniil yoldaslandir. Silah lazimdir. O da Allah'i zikretmektir. Boylece nefsin ve 
seytamn tehlikelerinden korunmus olur. Bunlara sahip olan insan, Allah dostlan arasmda 
bilinen makamlan asar, gider. Ve insan bulundugu basamaklarm, makamlarrn tecellilerini 
yasar. Bir sonraki makam ve tecellileri onun me?huludur. En iistiin makam, Allah'm 
isim ve sifatlarmm makamidir. Biitiin Allah dostlan, yakmlan, "Allah, varhk alemine 
pak zatryla tecelli etmez. Ancak isimlerinin perdesi gerisinde tecelli eder..." hikmetine 
ulasmislardir. Bir hadiste, "Allah'la kul arasmda aydmhk ve karanhk yetmis perde 
vardir ki, eger o perdeleri a9sa, yiiziiniin aydmligmm siddeti siiphesiz yaratiklarmdan 
O'na ulasan gozleri yakardi" buyurulmustur. 

Kul ile Allah arasmdaki perdeler, tiimiiyle kul tarafma aittir. Allah'i hicbir sey 
perde leyemez. Perde gerisinde kalan, kulun kendisidir. Perdeden ama9, iliski uzakhgidrr. 
Yoksa duyusal bir olay ya da zaman ve yer uzakhgma ait bir perde soz konusu 
degildir. £iinkii Allah, uzakhk/yakmlik hissinden, zaman, mekan, yon keyfiyetinden 
armmistir. Irfan yolu, yedi makami ve her makamda bulunan onar perdeyi asarak 
yetmis perdenin iistiine cikar. Nefsi Natika (dogruyu, yanhsi idrak edici nefs), Nefsi 
Kemaliye'ye ulasir. Kulun Allah'ma en uzak kaldigi makam, ilk makam olan Nefsi 
Emmare'dir. Bu basamagm perdeleri karanhk perdelerdir. Bu makamm dismdaki 
perdeler ise, aydmhk perdelerdir. 

Marifet yoluna giren kisi, Id ildhe illallah kelimei tevhidini, gece gunduz, gizlice, 
otururken kalkarken, her durumda tekrarlarsa, Allah bu tevhidin bereketi ile kisinin i9 
aleminde ruhani bir kandil yakar ki, bu aydmhk i9inde isledigi biitiin su9lan goniil 
gozii ile goriir, onlardan tiksinir, yitirdigi zamana iiziiliip pisman olur. O kandil Rahmani 
bir cezbedir. Nefse direnmeyi, kemal derecelerine ulasip emaneti yiiklenme kuvvetini 
kazandinr. Fakirlik ve fanilik devletiyle ilahi tecellilere ulasir. Kemal, goniil ve ruhu 
armdirmak, iyi ve giizel degerlerle donanmaktir. Hak'km yoluna girmekten ama9, 
kotii ve 9irkin huylardan kurtulup, iistiin ve giizel ahlak ile sifatlanmaktir. inancim 
diizeltip, ehli siinnet mezhebinin gereklerini yerine getirmektir. 

Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimiz buyuruyorlar ki, "Insanlarm hepsi helaktadir, 
ancak ilmiyle amil olanlar hari9. Ilmiyle amil olanlar da helaktadir, ancak halis olanlar 
hari9. Halis olanlar da pek biiyiik tehlike i9indedir. Zira onlar da halkm kendilerinin 
muhlis (inanci, davramsi katiksiz olan) oldugunu bilmesini isterler. Bu da gizli riya 
(ikiyiizliiliik, gosteris) demektir." sozleriyle, tasavvuf ehlinin ne ince, zor ve dikkatli 
bir yoldan ge9tigini bildirmislerdir. 



158 



Cenabi Zulcelal, "Ben yeryiiziinde bir halife yaratacagim" ilahi ifadesiyle, 
insanoglunu yeryiiziinde kendisine halife yapmistir. Insan boylece yaratilanlarm en 
sereflisi durumuna getirilmistir. Demek ki Allah'm halife olarak yarattigi insan, su 
noktalara da dikkat etmek zorundadir: Allahu Teala her seye kadirdir. Cenabi Hak 
her seyi bilir. Cenabi Ziilcelal her seyi bilir, herkese 50k aciyici ve bagislayicidir. 
Rabbimizin biitiin yaptiklan iyiliktendir. Bu ilkeleri tereddiitsiiz kabul eden insan, her 
seyden ve herkesten emin olur. Goniil gozii nur alemine agilir. 

Su dort onemli seyi de gozden irak tutmamak lazimdir: Cenabi Hak, nzasmi 
ibadetlerin i9inde, kabuliinii dualarm i9inde, hiddetini giinahlarm i9inde, velilerini 
kullarmm i9inde gizlemistir. Bize diisen, Necm suresi 39. ayetinin sirrma ulasmaya 
9ahsmaktir: "Insan i9in, kendi 9ahsmasmdan baska bir sey yoktur." 

Insanlar, ancak ilahi dinler ile kurtulusa erer. Allah yanmda ilahi din ise islam'dir. 
Allah'm emirlerini yerine getirmek de, islam'm sartlarmi yerine getirmektir. Beraatimiz 
La ildhe illallah'tir. Rad Suresi 28. ayetinde, "Onlar ki iman etmislerdir, kalpleri 
Allahu Teala'nm zikriyle siikun bulur" buyurulmaktadir. Sallallahu Aleyhi Vesellem 
Efendimiz de, "Her seyin bir cilalayicisi vardir. Kalplerin cilalayicisi da La ildhe 
illallah, Muhammediin Resulallah'tu" buyurmuslardir. 

Ibadetlerimizi Allah'm nzasma ermek i?in yaparsak, Ilahi Ente Maksudi ve Rizaike 
Matlubi (Allah'im, maksudum sensin ve matlubum senin nzandir) askma ulasinz. 
Gayret ehli siinnetten, hidayet Allah'tandir. 

Allah'im, her tiirlu haramdan, sirkten, fesattan sana sigminz, kalplerimizi, 
cisimlerimizi, ruhlanmizi sonsuz rahmetine sunuyoruz. 



159 



ZIKRULLAH - 2 



1 . Zakir sefaya eri§ir 
Envan zikrullah ile, 
A§ik Hiida'ya eri§ir, 
Iksari zikrullah ile. 

2 . Zikri miikerrer edegor, 
Bir hacci ekber edegor, 
Kalbin muattar edegor, 
Attari zikrullah ile. 

3 . A§ik olan cananma, 
Girmi§ fena meydanma, 
Ermi§ Hak'km ihsanma, 
isan zikrullah ile. 

4. Tasdik ile ummana er, 
Tahkik ile irfana er, 
Bir bahri bipayana er, 
Enhan zikrullah ile. 

5. Acan hiiviyetten kapu, 
Zevk ile olmu§ hande ru, 
Zahir olur izman Hu, 
Izhan zikrullah ile. 

6. Kesrette vahdet bul beyim, 
Baki saadet bul beyim, 
Sirri hakikat bul beyim, 
Tekran zikrullah ile. 

7. Belbaglayanlarhizmete, 
Talib olanlar vuslata, 
Ermi§ Hiidayi vahdete 
Esrari zikrullah ile. 



Aziz Mahmud Hiidayi 



160 



1 . Zakir: Zikreden. 
Envar: Nurlar, i§iklar. 
Iksar: Cogaltmak. 

2. Miikerrer: Tekrarlamak. 

Ekber: En biiyiik. Muattar: Kokulu. 
Attar: Koku satan (parfumcii). 

3. Canan: Sevgili. 
Fena: Olum, yokluk. 

Isar: ikram, comert9e verme. 

4. Tahkik: Gerfekle^tirme. 
Bahribipayan: Simrsiz deniz. 
Enhar: Nehirler. 

5. Hiiviyet: O'luk. 
Hande ru: Giiler yiizlii. 
Zahir olur: Belirir. 

Izmar: i?yuzii, goniilde gozleni§. 
Izhar: Beliri§, ortaya 9ikma. 

6. Kesret: Cokluk. 
Vahdet: Birlik. 
Baki: Kahci. 

7. Vuslat: Kavu§ma. 



161 



VARIDAT 



Ehlullah'inKe§ifSirri 

Once, "gayb" dedigimiz goze goriinmeyen diye bir sey yoktur. Kur'ani Kerim 
ayetlerinde gecen gayb kelimesi, bize nispetledir. Yoksa Cenabi Hak'ka gizli ve 
goriinmez diye bir sey yoktur. 

Kesfin uc mertebesi vardir: 

1. Mertebe: Feraset kesfi olup bu, kesfin asagi mertebesidir. Bunun en belirgin 
misali, miiminin ferasetidir. Hazreti Resul Sallallahu Aleyhi Vesellem serefli 
hadislerinde: 

"Miiminin ferasetinden sakmm, zira o Allah'm nuruyla bakar" buyurmustur. Bu 
feraset vicdani ve zevkidir. 

2. Mertebe : Misali kesif olamdir, kesfin orta mertebesidir. Bu kesif ya latif veya 
kesafetle goriinmesinden ibaret olup, aym Hz. Cibril'in erkek kiyafetinde goriinmesi 
gibidir. Berzah hallerini kesif de bu misali kesif ile olamdir. Bu kesifte Tann goriinmesi 
halk goriinmesine, halk goriinmesi de Tann goriinmesine engel teskil etmez. 

3. Mertebe: Iyani kesiftir ki, en ala ve en iistiin olamdir, gozlerle gorerek kesifte 
bulunmadir. Bu kesfin en belirgin misali, Hazreti Omer Radyallahu Anh'm halifeligi 
sirasmda Medine'de minberde hutbe okurken aniden hutbesini keserek, " Ya Sariye, 
daga, daga bak" diye seslenmesiyle iyani bir kesifte bulunmasidir. Hazreti Omer 
Radyallahu Ann Medine'den, Iran'da Nehavend Ovasi'nda yapilan miicadeleyi gormiis 
ve kumandan Sariye'yi uyarmistir. 

Kuntu kenzen mahfiyyen ile baslayan kutsi hadisin aciklanmasi: 

Kutsi hadis: "Kuntu kenzen mahfiyyen feahbebtii en urefe fehalaktel halka 
liuref. " Cenabi Hak: "Ben gizli hazineydim, yani her ?esit suretten ari salt bir varhk 
idim, goriinmeye sevgim, yani zati meylim oldugu icin biitiin yaratiklarla birlesip 
gergekleserek, bilinmekligim i9in zuhura geldim (halki yarattim)", buyurmustur. 

Allah'm zatma gelince; orada ne batmlar (nesiller), ne zuhur (goriinme) vardir. 
Allah, "Ben gizli hazineydim" buyuruyor. Goriinen ger9ekler, ilmi tecelli itibariyledir. 
Bu hususu; Kanallahu velem yekiin maahu §eyin (Allah vardir, Allah ile birlikte 
baska hicbir sey yoktur); keza Ve hiivel an did ma aleyhi kdn, (§imdi de oyledir, 
Allah vardir, baska bir sey yoktur) serefli hadisleri teyit eder. Kutsi hadiste gecen 
Feahbebtii en urefe fehalaktel halka liurefe (Bilinmeye muhabbet ettigim icin 



162 



halki yarattim) sozleri 50k onemlidir. Burada Tanrisal sevgi, goriinenler i9inde yalniz 
sevenlerde, yani asik olanlarda meydana gelen sevgidir. Asigm sevgilisine asik olmasi 
da, iste bu sevgi iledir. Bu ask, goriintiiler aracmdan biri olan insanda vaki, iradi 
tevecciihiinden meydana gelen hararettir. Muhabbet, yani sevgi dedigimiz Allah'm 
sevgisi de, bu hararetin adidir. Iste bu sevgiyledir ki, islenilen, islenmis ve icat olunan, 
icat olunmustur; bunlarm adi halktir. 

Kutsi hadisin devammda: Liurefe (bilinmek) sozii, sevgiden beklenen sonu?tur. 
Ne zaman sevgi marifetin, yani bilmenin yerine baskasrna kullamlacak olursa, sevgiden 
beklenen amac ve sonuca ulasilmamis olunur. Turn amac, Allah'i bilmektir. 

§eyh Bedreddin'in Varidat'mi serh eden Seyyid Muhammed Nuriil Arab! 
Hazretleri, daima dualarmda "Allah'im, bizleri bu gergek sevgi ile nziklandir" 
demislerdir. 

Allah'tan Baska Yoktur 

Arif hakikatte Allah'tan baska degildir, 9iinkii gayn 19m viicut yoktur. Yalniz Hak'kin 
viicudu hakikatler suretiyle suretlenerek zahir olur, yani goriiniir ve bu tecelliden ilmi 
ger9eklerin suretleri olan sahislar, Hak'kin viicuduyla zuhura gelirler, goriiniirler. 
Burada ne huliil (girme) ve ne de ittihat (birlesme) vardir. ^iinkii girme ve birlesme 
iki mevcut arasmda olur. Mesela, yagm siite, suyun bitkilere girip kansmasi gibi. 
Cenabi Hak'ta ise Vahdeften baska yoktur. Allah, ahadiyetinde de her seyden 
miinezzehtir, alemlerden ganidir, hiiviyetiyle vasiflanir. 

Tecelli Yeri Goniil 

Muhammed Nur Hazretleri, 

"Alevli yanan bir yag kandili fitilinin nuru bana sefa verirse, ya bin mesale ile 
donatilan nurlanmis kalbin nuru acaba nasil bir nurdur?" der. A9iklamalarmda, "sefa" 
kelimesinin kederin yoklugu, "fitil"in misbah, yani lsik veren, mesale, nuru veren kandilin 
yagma bulanmis fitil, "sine", yani gonliin de tecelli yeri ve hafa, yani gizli sir anlamma 
geldigine isaret etmislerdir. Turu Sina'ya, sine yani goniil denilmesi de Musa 
Aleyhisselam'a bu dagda, hafa (gizli sir)nm vaki olmasmdan dolayidir. Ancak burada, 
Cenabi Hak'kin Kur'am Kerim'deki Nur Suresi'nin 35. ayetine isaret edilmistir. 
"Allahii nurussemavdti velardi meselii nurihi kemigkdtin fiha misbah..." (Allah 
goklerin ve yerin nurudur. O'nun nuru, i9inde 9irag bulunan bir kandil gibidir. Bu billur 
kandil, sanki parlak bir yildizdir...) 



163 



Ayette gecenMz^fa^kelimesinden murat edilen cisimler, Ziicace' den murat ruhlar, 
Zeyd 'den murat isimler ve sifatlar, §ecere'dm murat Allah'm ilmi, Misbdh'tan murat 
edilen Allah'm viicududur demislerdir. Yukanda adlan bildirilen cisimler, ruhlar, isimler 
ve sifatlar, ilahi ilim ve Allah'm viicuduna, Hazerati hamsei lldhiye, yani Bes Tanrisal 
Hazret denilir. 



Insana Verilen Allah'm Emanetleri 

Cenabi Hak Kur'am Kerim'in Ahzab Suresi'nin 72. ayetinde soyle buyurur: 

"Biz emaneti goklere, yerlere ve daglara gosterdik. Bunlar emanetimizi tasimaktan 
cekindiler, sefkat isteginde bulundular, sonra bu emaneti insan acimasiz ve bilgisiz 
olarak yiiklenip tasidi." 

Bedreddin Hazretleri: "Hakikat ehli, bu Tann emaneti marifetten, yani Allah'i 
bilmekten ibarettir dediler. Fakat biz, bu Tann emanetinin Hak suretinden ibaret 
olmasi muhtemeldir deriz, ciinku Adem Hak sureti iizere yaratilmistir, yani Hak'km 
sureti Adem'in suretidir, o da insandadir, baska yaratikta degildir. Goklerde ve 
yeryiiziinde bu emanete layik yaratik aramaya hacet yoktur. Esasen onlarda emaneti 
yiiklenmek diye bir sey yoktur. Maddesi itibariyle insan bu emaneti yiiklenen olmustur. 
Esasen insamn acimasiz ve bilgisiz olmasi da, maddesi itibariyledir. Ancak bu emaneti 
yiiklendikten sonra, insan "Rahman" suretiyle bilgili ve adil olmustur" demislerdir. 

Cenabi Hak'km ayette Biz demesi, Cemiyeti Hakkiyye ve Cemiyeti 
Halkiyye'mizie demektir. Emanet'ten murat edilen de, insana verilen Hilafet sirri 'dir. 
Hilafet sirri da biitiin Tanrisal isimlerin insanda goriinmesinden ibarettir. Bakara 
Suresi'nin 3 1 . ayeti: "Allah Adem'e esyamn biitiin isimlerini ogretti," bu ger?egi bildirir. 

Ahzab Suresi'nin 72. ayetindeki Gokler'den murat edilen yiiksek yiice alemler, 
Ard (Diinya)'dan murat da siifli alemlerdir. Hayal'den murat, yiice ve siifli alemlerdeki 
tiim yaratiklardir. Bunlarm hepsi, istidatlarm bulunmamasi dolaymyla, lldhi Emanet'i 
yiiklenmekten kagmdilar, kendileri igin sefkat isteginde bulundular, yani emanetin 
tamammi tasiyamayiz, fakat i9inden bazisim tasiyabiliriz demek istediler. Ne zaman 
ki, Cenabi Hak, Tanrisal tiim isimlerin sirri olan Hilafet sirrim insana arz etti, insan, 
tiim isimleri kendinde toplayan anlamma gelen Cami ismini yiiklendi. Insan bu itibarla 
en yiiksek derecenin sahibi oldu. 

Ayetin sonunda gelen insamn zaliim ve cehul, yani acimasiz ve bilgisiz olmasma 
gelince: 

Nasil gece biitiin esyayi saklar ve orterse, insan da oylece kendine verilen bu 
Tanrisal sirlan saklar ve orter. Bu bir Hilafet Sirri'dir. Biitiin isimlerin kendinde 
tecellisi anlammi tasir. Hilafet sirrmm goriinmemesi de suna benzer: Daglar, uzaktan 
birer karalti ve karanhktan ibaret goriiliirler. Karanhkta, kesret denilen ?oklukta, bir 



164 



sey gormek imkam yoktur, zira her yam karanlik ve karalti (kesret) kaplarmstir. Ne 
zaman insan uzaktan bunlara yaklasirsa, o zaman onlan gormeye baslar. 

Yapilan guzel islere ait ruhlarm, melekler olarak sekil ve surete girmeleri vakidir. 
Nitekim Cenabi Hak igin yapilan tesbihlerle, Hazreti Resulii Ekrem Muhammed 
Mustafa Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimiz'e getirilecek salat ve selamlarm harfleri 
kadar melekler yaratilip, bu gibilerin o dua ve anmalara devam ederek, sevabim 
namaz kilan ve ananlara armagan edecekleri, bir serefli hadiste bildirilmistir. Yapilan 
dualarla, okunacak evradi serifenin ruhlarmdan zuhura gelen birtakim Havas da 
vardir ki, bu Havasm ruhlan misali suretlerle goriindiikleri zaman, onlara melekler ve 
Hudddmul vird, yani vird hadimleri (hademeleri) denilir. 

Bir onemli husus sudur ki, imamlik ve hatiplik ile gorevli kisilerin maksutlan Hak'tan, 
yani Allah'tan baska olmamahdir. Aksi oldugu takdirde bunlardan uzaklasmak ve 
yalmz, Hak ehli olanlarla sohbet etmek icap eder. Kur'am Kerim'de mealen: "Gonlunii 
zikrimizden gafil kildigimiz kimseye sakm tabi olma, o hevasma uymus ve isi sarpa 
sarmis kimsedir." Ve yine Kur'am Kerim'de mealen: "Yalmz diinya hayatim murat 
ederek zikrimizden yiiz ceviren kimseden uzak dur" denilmektedir. Hazreti Resulu 
Zisan Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimiz de bu gibiler hakkmda: "Kiblesi Hak 
olmayan kimsenin namazi yoktur" buyurmustur. 

Allah'in Sifatlannin Gorunmesi 

Hazreti Resul Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimiz serefli 
hadislerinde: "Men rednifekdd reyel Hak" (Beni goren muhakkak Hak'ki gormiis 
gibidir) buyurmuslardir. 

Cenabi Hak, A'raf Suresi'nin 143. ayetinde Hazreti Musa'ya hitaben sozlerine 
devam ederek: " Ya Musa, daga baktigim zaman (goriindugiim zaman) dag yerinden 
kalkacak olursa, beni yakmmda goriirsun" buyurdu. Fani, yani yok olmayacak olursa, 
o zaman beni senin senliginle goriirsiin, yani sen bu makama kendi senliginle ulasirsm 
demektir. Halbuki, o yiice makama bu suretle ulasmak imkansizdir. 

Cenabi Hak aym ayete devamla: 

"Rabbin daga tecelli eyledi" sozleriyle daga, yani Hakikati Muhammediye suret- 
lerinden biri olan Musa Aleyhisselam'a goriindu ki, o suret igin gercekte viicut yoktur. 

Yine Cenabi Hak, "Dagi (Musa'yi) par9a par9a kildi" (Yani Musa'hk diye bir sey 
kalmadi, yok oldu) ve "Musa bayildi, ne ismi, ne de resmi kaldi" buyurdu. Boylece 
Hazreti Musa'dan, kendisinin sandigi her sey, tamamiyla kayboldu. 

Hazreti Musa'nm Kur'am Kerim'in ayetinin devammda: "Ayildi, kendine geldi" 
miibarek sozleriyle kendine gelmesiyle, basma gelen baygmhktan kurtuldu ve kendi 



165 



ash olan Nuru Muhammedi ile tahakkuk etti. Hazreti Musa, ulastigi bu en miikemmel 
makama, ancak Nuru Muhammedi ile ulasabilecegini ve elde olunabilecegini, gerek 
suret gozii (basar), gerekse goniil gozii (basiret) ile gordii. Iste Hazreti Musa o 
zaman, Kur'am Kerim'in aym ayetinde: "Seni tesbih ederim (ananm) Tanrim. Bu 
Hakikati Muhammediye'ye kendi bencilligim ile ulasmayi istemekten tovbe ettim, 
pisman oldum ve kendi zamammda bu yiice makama yaklasma suretiyle onu isteyen 
miiminlerden oldum" demistir. 

Mutlak Vucudda iki itibar 

Mutlak Viicut (Salt viicut) Allahu Teala Hazretleri'dir. Mertebelerin her birinde 
Tanri, iki itibardan uzak degildir. 

Bunlar: Tesir (etki) ve fill (is)dir. Digeri; Teessur (etkilenme) ve Infial (ism 
etkisi altmda bulunma)dir. 

Birinci itibar ile Cenabi Hak'ka Hah ye Allah denir. 

Ikinci itibar ile de Idem ve halk ve hadis, yani zuhur eden, meydana gelen, 
ortaya cikip goriinendir, denir. 

Boylece, Tannsal isimlerin bu itibar edilen islerden oldugu Hak'km viicudu ile 
sabit olup belirince, bunlarla Cenabi Hak'km yaraticiligmda tasarruf eyledigi, lakin 
isimler i9in kahci olmadigi anlasilmaktadir. 

Allah'i ger9ek yonleriyle bilen arifler igin, iki halin varhgi bahis konusudur: 
Bunlardan birinci hal, Tevhid'in top lam makami olan Cemi'dir. Cem makammda arif, 
Hak'km aym olur, lisam, Hak'km lisam olur, soz de Hak'kmdir. 

Ikinci hal "Fark" halidir. Bu makamda arif, Halkiyyet denilen yaratiklik lisamyla 
soz soyler. Burada Cem, Hak'km Hiiviyeti (O'lugu), Fark da Hak'km Eniyeti (Ben'li- 
gi)dir. Su halde Hiiviyet (Tanrmm ger?ek olan ash) Hak'km batim, Eniyyet (Tanrmm 
dista goriinmesi) de Hak'km zahiridir. Bu hususu tesbih (benzetme) ve tenzih (benzerligi 
reddetme) ile ifade edecek olursak, Hak'km batim tenzih, Hak'km zahiri de tesbihtir. 

Allah'i anan bir kimseye lazim olan, lisamyla, kalbiyle, simyla. Allah dedigi zaman, 
tenzih ile tesbihi bir araya cem etmesi, yani her ikisini bir arada diisiinerek soylemesidir. 
Allah'i anarken his ile tesbih, kalbi ile tenzih eylemelidir ki, bu manevi izdiva9 kendisinde 
daima zahir olsun, yani goriinsiin. 

Allah'i Gorme 

Calabim bir sar yaratmis iki cihan aresinde, 
Bakicak Didar goriiniir, ol sarin kenaresinde. 
Nagihan ol sara vardim, ol sari yapihr gordiim, 
Ben bile yapildim tasu toprak aresinde. 

Haci Bayram Veli 



166 



Tiirkge sozliikte Qalap, Allah demektir. Sardan murat Cemiil cem sehri, yani 
Hakikat sehri dir. Yaratmis demek izhar eyledi, yani gosterdi demektir. Zira yaratmak, 
manevi viicuttan, goriilen suret viicuduna intikal eylemektir. Zahir ehlinin ademden, 
yoktan var eyledi dedikleri gibi degildir. Hiiviyet ciham cemi batm, yani sifattir. Eniyet 
cihani cemi zahir, yani suretlerdir. Hakikat sehri, bu iki ciham kendinde topladigmdan, 
ona Cemiil Cem adi verildi. 

Bize nispetle batm (gizli ve goriinmeyen) Zat olmasaydi ve O'nun eserleriyle 
goriinmesi olmasaydi, halktan olanlar da olmazdi. Ciinkii halk denilen yaratiklar 
yukanda aciklamasi yapildigi iizere Hiiviyet ile Eniyet'in manevi izdivacmdan, yani 
birbirine kaynasmasmdan meydana gelmistir. 

Ey insanlar! Bizler gercekte eniyetimizle secde ederiz. Ibadet ederiz. Ibadet eden 
Hak'km eniyetidir, ismine "Halk" (Yaratik, yaratikms) denilir. Ibadet edilen Mabud da 
Allah'm Zati'dir, Zati Mutlak'tir. Ibadet eden oldugu cihetle suretle kayitlanrmstir. 
Ibadet edilen (Mabud) oldugu cihetle de mutlaktrr (sartor). Onun igin suretle kayitlanmis 
olana secde etmek ve ibadet etmek, kufurdur. Ancak Allah'm emri ile kible ittihaz 
edilmis (Kabe) olursa, o zaman yapilan secde Allah'a mahsus olur. Hazreti Adem'in 
ilk yaratihsmda Allah'm emriyle meleklerin Adem'e secde etmesi ve bizim de Kabe'ye 
dogru yonelip secdemiz, iste bu sebeptendir. 

Sakm, insan ve ondan baska suretlerle Allah'm Zati'ndan mahcup olma, yani 
gizlendigi ortiiyii kaldrrmis olarak gormeye bak. Cunku Cenabi Hak, butiin bu suretlerle 
goriinmusriir ve goriinmektedir. Giizelligine asrk oldugumuz Hazreti Allah'm ne perdesi, 
ne de yiiziinde nikabi vardir. Yalmz senin bilgisizligin bu hususta sana perde oldugundan 
dolayi, gozlerin goremez olmustur. 

§ibli hazretleri: "Ben Leyla'nm yiiziinde duvagi, pegesi oldugunu ve bunlan onun 
giizelligini gormeye birer engel tasavvur eylerdim. Halbuki, ne zaman Leyla bana 
goriindii, Allah'a yemin ederim ki, onun pecesi ve ortiisii yoktu. Anladim ki, noksanlik 
kendi gozlerimde imis. Onun giizelligini gozlerimdeki korliik sebebiyle goremiyor 
imisim" demistir. 

Allah'm ispat eden sifatlan olan Kudret (giig), Irade (isteme, dileme), Ilim (bilgi), 
Hayat (yasam), Semi (duyma, isitme), Basar (gorme), Kelam (soyleme) nitelikleri 
sende zahirdir, goriinmektedir. Fakat sen, ey insan; bunlarm Allah'm oldugunu bilmezsin. 
Sen bunlan kendi ciizi sifatlarm samr ve bu sifatlarda kendinin Hak ile miisterek 
olduguna inamrsm. Halbuki Cenabi Hak sana bu sifatlan kendisini tamman icin, birer 
delil olarak emaneten ihsan etmistir. 

Allah'i ispat eden sifatlarmdaki miisterek olma keyfiyetini ayiran, mesela Halik 
(Yaratici) serefli ismidir ki, her var olanda goriiliir. Iste yiice Allah'm bu ismini insan 
hicbir suretle kendisine nispet etmeye muktedir olamaz. Benkadirim, ben irade ederim, 



167 



ben bilginim, ben goriirum, ben isitirim, ben soylerim dersin de, ben hahkim (ben 
yaraticiyim) diyemezsin. Iste Allah'm bu ismi, Hak ile halk (Tann ile yaradilan) 
arasmdaki ayinci bir ozelliktir. 

Insani diger yaratiklardan ayiran bir ozellik de, onun sahip oldugu Kelam (soyleme) 
sifatidir. Bu yalniz insana bahsedilmistir. Baska higbir yaratik soz soyleyemez, yani 
konusamaz. Ne zaman insan bu acik delillerle Tann'yi miisahede edecek olursa, 
sifatlardan, fiillerden, eserlerden insan icin geriye bir sey kalmaz. Hepsinin Allah'a 
ait oldugunu anlayarak kendinden tamamiyla fani, yani yok olacak olursan, o zaman 
Allah ile var oldugunu anlayarak Allah'a asik olursun. 

Asiklar sultani Ibni Fariz Hazretleri bu hali terenniim eden beyitlerinde, anlam 
olarak soyle sesleniyor: 

Ey insan, Bende (Allah'ta) tamamiyla yok olmadikca bana asik olamazsm. 

Ben (Allah) sende zahir olup tecelli etmedikce sen bende fani olmus sayilmazsm. 

Tann'mn Halik isminin seninle zuhurunu dikkat nazarma alarak, senin sen degil, 
Hak (Hak'km bir mazhari) oldugunu bil. £unkii gercekte isim, isimlenenin aymdir. Ve 
yine sen Tann icin O'nun bir eseri oldugun itibariyle de halk oldugunu unutma ki, 
Allah'a olan ilerleyisinde Allah ile Rahman, zamanmXwft/6'u olasm. Kutub, Rahman 
isminin mazhandir. 

Kevn denilen evren, Allah'm vucudundan hali degildir; nasil hali, yani sahipsiz 
olabilir ki, evren Allah ile kaimdir. Halka rahat ol, "Reyhan ol" denildi, yani biitiin 
alemlerin genislemesi senden ve seninle olsun. O zaman hi? kimseye karsi senden, 
nefsinden gelen herhangi bir itiraz zahir olmaz. 



Yakin 

Bir insan, Hak'km varhgmdan baska yapan ve miiessir (etkileyen) olmadigmi hicbir 
siipheye yer birakmayan bir inan?la bilirse, o insamn bu bilgisine Ilmel Yakin denir. 
Bunu bizzat goriirse, onaAynel Yakin denir. Kendisinin Hak varhgmda ve tiim varhgm 
Hak'tan ibaret bulundugu bilincine vanrsa, bu bilis de Allah'i Hakkel Yakin ilmi ile 
bilmedir. 



Zikir, Zakir, Mezkur 

Tasavvuf ehlinin "Zikir, Zakir, Mezkur (Anma, Anan, Amlan) hepsi birdir" sozii 
de, Hak'km varhgmdan baska bir varhk bulunmadigim ve bu uc seyin, ger9ekte tek 
sey den ibaret oldugunu bildirir. Varhgm hakikat noktasmdan "Zikir, Zakir ve Mezkur" 
kelimeleri bir olunca, Ilmel Yakin hasil olur. Salikin bunu kesif ve miisahede ile bilisi 



168 



Aynel Yakin olup, Hakkel Yakin ise, salikin o mana ile tahakkuk etmesinden, yani 
kendisinin o manamn aym oldugunu ger9ekten bilmesinden ibarettir. 

Kammiza gore dilden 9ikan Zdhiri Zikir (Goriiniir zikir), Hakiki Zikr'in, yani 
gercek Allah'i anmanm suretidir. Hakiki zikir, gonliin Allah'i anmasiyla hallenmesidir. 
Bundan dolayi goniile hakiki zikir niteligi verilmistir. Goniil ise Hak'tan ibaret 
oldugundan, Zikir, Zakir ve Mezkur, hepsi birdir. 

Mesela, riizgar esince denizin sulan sekil alarak dalgalar meydana gelir, halbuki 
dalgalarm denizden baska bir sey olmadiklan bilinmektedir. Iste goniil de boyledir. 
Gonlii zikir (Allah'i anma) kaplaymca, zakir O olur. Bu sekilde goniil anmakla hallendigi 
ipin bu, Hakiki Zikir namim ahr, dildeki zikre de zikrin sureti denir. Her ne kadar 
Hakiki Zikir (Gercek Allah'i anma) sekilden miinezzeh ise de, maksadi anlatmak icin 
tamamiyla gonlii kaplamasmdan dolayi sekil ile tabir edilir. 

§u aciklamamizdan anlasilacagi iizere, iki hatiranm goniilde aym anda 
toplanamayacagi bilinir. Ciinkii herhangi bir hatira goniile gelecek olsa, o anda goniil 
tamamiyla ondan ibaret olur, onunla dolar, mesgul olur. Bu hal devam ettigi siirece, 
diger bir hatiranm onagirmesi imkansizdir. Riizgarm esmesiyle dalgalanan bir denizin 
ondan onceki hali ile dalgali olan hali baska sekillerde oldugu gibi, goniil deryasi da 
boyle cereyan eder. 

(Varidat'm Seyyid Muhammed Niir Hazretleri tarafmdan yapilan serh kismi buraya 
kadardir. Bundan asagisi Varidat'm terciime kismidir.) 

Mii§ahede (Goniil Goriiniimleri) 

Birincimiisahede: 

Bazen kendimi goze goriinmeyecek derecede latif halde giizellesmis goriir veya 
goriiniiriim. Bu goriiniisiimiin beden suretiyle vaki olduguna dikkat etmekteyim. §u 
goriinen beden halindeki suretimin, ruhun latif sureti olduguna siiphe yoktur, ciinkii 
latif olan ruh ile bedenim olan suretim arasmda asla bir benzerlik yoktur. Zira latif, 
goze goriinemeyen durumum, yogunlasmadik?a hissen miisahede olunamaz. Mesela 
buhar da yogunlasmadan once, latif halde oldugundan goriinemezdi. Ne zaman ki 
yogunlasti, once bulut haline girince goriildii. §u halde bulutlarm goriinen dis sureti, 
goriinmeyen i9 suretine karsit degil, belki onun aymdir. Aralarmdaki fark ise giizellik 
ve yogunlasma yoniindendir. Gercekte buhardan baska bir sey bulut olmus degildir. 

Iste bu misalde oldugu gibi, insamn goriinen sureti, goriinmeyen, latif haldeki giizel 
ruhunun suretidir. Latif halde ruh yogunlasarak sure tie goriiniir. Yalmz sunu hemen 
belirtelim ki, yukandaki misaldeki bulut ve denizin dalgalan gibi benzerlik yoktur. 



169 



Cenabi Peygamber Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi Vesellem 
Efendimiz kutsi hadislerinde: "Ervdhukum egbdhukum, egbdhukum ervdhiikiim" 
(Ruhlanniz, bedenleriniz [golgeleriniz], bedenleriniz de ruhlarmizdir) buyurmustur. n 

ikincimiisahede: 

Bazen de okumaya veya ibadete kendimi verdigim sirada, birdenbire bazi kimselerin 
suretleri gonliime diiser ve biitiin gonliimii kaplar. Onlan gonliimden cikarmaya 
cahsirsam da, bir tiirlii giiciim yetmez. Ertesi giinii gordiigiim suretin sahibi beni 
ziyarete cikagelir ve bana kendisini his ile de gosterir. 

Resulallah Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimiz serefli hadislerinde: 

"Niibiivetten (Peygamberlikten) yalmz miibessirat (miijde verme) kalir" buyur- 
muslardir. 

Bu serefli hadisleriyle Cenabi Peygamber miibessiratm niibiivvetten olduguna, 
yani Allah'm kullarma olan ilhaminin (Varidat) olduguna isaret eylemistir. Esasen 
niibiivvet de riiya ile baslamistir. 

Salih Riiya (Ehlullah'in gordukleri ruyalar) 

Salih riiya, sahibini lsiklandiran Allah'm nurlarmdan bir nurdur. Riiya esasen 
peygamberlikten de bir parcadir. Riiyalardan, gizli bazi seyler anlasilabileceginden, 
ne anlama geldiklerine Hak yolunda olanlarm onem vermesi bilhassa yararlidir. 

Yine bir gece ibadetle mesgul iken parlakhgi ile gozleri kamastiran bir nur cevremi 
kapladi, kendimi kaybettim. Anladim ki bu nurla simrh bulunuyorum. Bana birtakim 
Tanrisal sirlar, gozlere goriinmeyen seyler, lzdirap ve lezzetler hasil oldu ve bunlardan 
tat duydum. Ben bu manevi zevkte iken su beyitleri soyledim: 

"Ey nefsim, sonsuz olarak Allah'i zikreyle, 

Ey nefsim, Benim oliimiim, zamanla eskiyen bir elbisenin rengine anz olan 
degisiklige benzer. 

Beni, yiicelik ve Samedaniyetle sifatlanan Allah'tan baska hi9 kimse kavrayip 
idrakedemez." 

Bu beyitleri soyledigim gece, yammda Fikih9ilardan bir topluluk da vardi. Onlar 
benim bu halimden etkilenmisler, hatta 9ekmekte oldugum siddetli lzdirap ve hayretimin 

(*) Bu hususta degerli mutasavvif Hasan Liitfi §usud Bey: "Organik hayatimiz dogumla baslar ve bu 
hayat yillarca siirer. Son nefesimizde bizden giden mezarda dagilip gidendir. Ervahuna ve efbdhuna 
sozleri, beser olarak soylenen sozlerin en buyiigiidur. Bizim bedenimizdeki gizli hazineleri a5mak i5in, 
dogru bir anahtarla, kendi anahtar ve kilidimizle kapisim a?arak kendimize kavusmamiz lazimdir. Bu ise 
ger?ek bir Miirsid ile olur. Iste bu ger?ek Miirsid sana Hak'ki bildirir" diyerek, bizleri uyarmislardir. 



170 



coklugundan korkmuslar. Bunlarm arasmda Misir'daki Berkukiye Medresesi miiderrisi 
Mevlana Seyfeddin de vardi. Kendime geldigimde onu fark ettim, fakat onu kendi 
suretinde degil de, baska bir miiderris olarak gordiim. Buradan anlasilrr ki, bir kisinin ba- 
zen baska bir sahis suretinde goriinmesi hali, o iki kisi arasmda ilgi ve uyarhgin bulun- 
dugunu gosterdigi gibi, aym zamanda bu durum Tevhid'e (Vahdeti Viicud) delalet eder. 

Olgun insan (insani Kamil) 

Cenabi Hak Kur'am Kerim'in Bakara Suresi'nin 31. ayetinde: 

"Allah butiin esyamn isimlerini Adem'e ogretti, meleklere o isimleri sordu," buyur- 
mustur. n 

Insana ogretilen ve onlarla sifatlanmasim istedigi isimler, Allah'm isimleridir. Bu 
Tannsal isimlere tarn mazhar olan, olgun insamn (Insam Kamil) kendisidir, melekler 
degildir. Onun icin isimlerin hepsi Insam Kamil denilen "Olgun Insan"a ogretildi. 
Allah olgun insani bu isimler ile ahlaklanmis ve miitehakkik yaratti, melekleri degil. 
Iste insamn asil serefi bu isimlerle tahalluktur (ahlaklanmadir), yoksa isimler denilince 
agaclar ve taslar gibi harflerin ve kelimelerin bilinmesi degildir. 

Bu gibi isimleri bilmek kolaydir ve bunlarda sereflenme ve oviinme olamaz. Iste 
isimler, harfler ve adlandinlanlar ile Tannsal isimler arasmdaki fark, aym Adem ile 
Melekler arasmdaki farka benzer. 

Melekler, §eytanlar 

Goklere, yere, unsurlar (molekul ve atomlara) ve benzerlerine vekil olan Melekler' 
den murat edilen, bunlarda bulunan tabii kuvvetlerdir. Goklerden, yerden, unsurlardan 
Allah'm ezeli olan kuvvetleri bunlarla 9ikmaktadir. Biitiin tabii kuvvetler onlardan 
daima eserleriyle zuhur etmektedir. Meleklerin Allah'a ibadet etmekten bir an geri 
kalmamalan, ezeli ve sonsuz olarak tesbihleri (anmalan) da, eserlerin kendilerinden 
siirekli olarak ?ikmasi ve meydana gelmesinden ibarettir. Buna delil olarak Cenabi 
Hak, Kur'am Kerim'in Isra Suresi'nin 44. ayetinde: "Hi?bir sey yoktur ki, Allah'i 
siikiir ile anmasm. Fakat siz onlarm anmalarim anlamazsimz" buyurmustur. ( "' 



(*) 1 9. yiizyilda ya^ami? Hintli Rama Kri§na adindaki zat, bu konuda der ki: "Allah'i mi anyorsunuz, 
pekala, O'nu insanda arayimz. Uluhiyet, yani Tann'lik, her §eyden 90k insanda miitecellidir. Ger?ekte 
Allah, her §eydedir ve O'nun kudreti de hemen her §eyde az veya 50k goriiniir. Insanda tecelli eden 
Allah, en miikemmel surette goriinen Allah'tir. Insan, Allah'm mukemmel bir mazhandir." 
(**) Tasavvuf bilginlerinden §emsi Sivasi Hazretleri: "Ayetteki bu soz, kafiredir. Ciimlenin isitip 
anlamamasindan, bazilarimn anlamamasi lazim gelmez ve biz anlariz" demistir. Ger9ekte maddenin 
hepsi Allah'i her haliyle anmakla, 5ekirdek enerjisini bahsetmektedirler. Hazreti Ali Kaddesallahu 
Vecheh: "En ufak bir zerreyi (atomu) sonuna kadar parcalarsamz, sonunda o zerrenin ortasinda giinesi 
bulursunuz" demistir. Bu ise atom enerjisinden baska bir sey degildir. 



171 



Yukandaki ayeti celilede goriildiigii iizere, bilgisi noksan olanlar, Allah'm Kitabi 
Miibin'inde beyan buyurdugu hususlarm ger9ek anlamlarma vakif olamazlar. Onlar 
Allah'm lisanmi anlayamadiklan gibi, peygamberlerin ve velilerin sozlerini de kesin 
olarak kavrayamazlar. 

Ey bilgisi noksan olanlar! Onlarm sozleri, sizin sandigmiz gibi degildir. Aklmizm 
azhgi ve icinizdeki bulamkhk ve ahiretten gafletiniz ile, diinyaya karsi fazla sevgi ve 
duskiinlugiinuz, onlarm sozlerinden bir sey anlamamamza yol a?maktadir. Sizin 
anladigimz seylerin higbirisi vukua gelmemis ve haddi zatmda, uygun da degildir. 
Sizler bu yolda dalalettesiniz. Istidadmizm bu ger9ekleri kavramaya kabiliyeti yoktur. 
Sizler ger9eklerden uzaksimz. 

Eger insan, i?ini, yani gonliinii pak edecek olursa, o zaman Allah'm peygamber- 
lerinin ve (peygamberlerin ilmine varis olan) velilerin sozlerini anlar ve gercekleri 
giines gibi bilir. Bu yonde istekli olana lazrm olan sey, yaptigi hayirlanm ve olgunlugunu 
daima ku9iik ve keza, yaptigi giinah ve kusurlanm (kii9iik de olsa), daima buyuk 
gormesidir. 

Hazreti Resul Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimiz serefli hadislerinde: "Seytan 
insanlarm i9inden akan kan damarlarmda gezer" buyurmustur. Bu serefli hadiste 
insamn i9indeki kan damarlarmda dolasan seytanlardan murat, onun hayvansal nefsi, 
sehvete diiskunliigii, seriat ve ger9eklere karsi kendisinde bulunan kuvvetlerinden 
ibarettir. Iste Hazreti Resul, i9imizdeki bu seytanlan bize bildiriyor. 

Allah'i bilmeye istekli olana gerekli olan bir husus, Kur'am Kerim'e bakarak 
diinyaya ait ayetlerle ahirete ait ayetleri karsilastirarak, aralarmdaki nispeti bilmektir. 
Buna gore yasam siiresinin diinyaya ait zamanlan ile, ahirete ait bilgi, ibadet ve 
gorevlerini bilerek, gii9 ve kuvvet kazanmahdir. Kur'an'm otuz ciiziinden bir ciizii 
diinyaya ait, geriye kalan yirmi dokuz ciiziin tiimii ahirete aittir. Iste Kur'am Kerim'i 
bu nispet iizere incelemek ve bilhassa, ayetlerin inisi hakkmdaki sebepleri de dikkate 
almak gereklidir. 

Kur'am Kerim'in niizulii (inisi) hakkmdaki bu diisiince ve miitalaa dahi Hak'km 
Vdridat'mdan bize bir varide (Allah'tan gelmis bir veri) olup, ger9ekleri hakkiyla 
bilen, ancakyitceAllah'tir. 

(Seyh Bedreddin, Vdridat 
ve onun serhinden) 



172 



ZIKRULLAH - 3 



1. Handan olur mana gulu, 
Asari zikrullah ile, 
§evke gelir can bulbiilii, 
Giilzan ziknillah ile. 

2. Kiin zakirer Rabbin Rdhim, 
Hdza siratun mustakim, 
Zakir bulur baki naim, 
Iksan zikrullah ile. 

3. Tuba likavmin zdkirin 
Bii$ra bienvaril yakin, 
Kuwet bulur ashabi din, 
Ensan zikrullah ile. 

4. Ser vasili canan olur, 
Can mektebi irfan olur, 
Kalbin baharistan olur, 
Ezhari zikrullah ile. 

5. Tevhid ile agyan siir, 
Vahdet diyarinda otur, 
Hism dili hifz edegor, 
Dizdan zikrullah ile. 

6. Kilma sivaya iltifat, 
Ta kim tecelli ede zat 
Dil te§neler bulur hayat, 
Enhan zikrullah ile. 

7. Ciin mevce geldi bahri cud 
Buldu bu alemler viicud, 
Hak'ki, Hiiddyi kil §uhud, 
Envan zikrullah ile. 



Aziz Mahmud Hudayi 



173 



1 . Handan: Giilen. Asar: Eserler. Gulzar: Giil bahcesi. 

2. Kiin: 01. Zakirer: Zikredici. Haza: Budur. Siratiin Miistakim: Dogru yol. 
Baki: Kalici. Nairn: Nimet. Iksar: Cogalmak. 

3. Tuba likavmin zakirin: Zikredici kavmin Tuba agaci. 

Bu§ra bienv aril y akin: Kesin bilgi (yakin) nurlannin miijdesi. Ashab: Sahipler. 
Ensar: Yardimlar, yardimcilar. 

4. Ser: Ba§. Vasil: Kavu§ur. Canan: Sevgili. Baharistan: Bahar bahcesi. 
Ezhar: Cigekler. 

5 . Tevhid: Bir'leme. Agyar: Yabancilar. Vahdet: Birlik Hism dil: Goniil Kalesi. 

Hifzet: Koru, saglamla§tir. Dizdar: Kale muhafrzi. 

6. Siva: Gayri. Dil te§ne: Goniilden istekli. Enhar: Irmaklar. 

7. Cun: Madem. Mevc: Dalga. Bahri cud: Comertlik denizi. 
Siihud kil: Gozle, tanik ol. Envar: Nurlar, i§iklar. 



174 



TEFEKKUR 
(Ozet Bilgi) 



Dikkatin Bir Noktaya Toplanmasi 

Kainattaki her varhk kendine has bir dille Allah'i tesbih eder. Varhklar kendi 
iizerlerindeki Allah'm isimlerini, Allah'm varhgmi ve birligini duyururlar. Yaratilanlarm 
en sereflisi insandir. Ciinkii biitiin yaratilanlar ancak kendi dilini anlayabildigi halde, 
insan butiin yaratilanlarm dile getirdikleri Allah'm isimlerinin (Esmai Hiisna'nm) 
delillerini anlar. Oyleyse her seyin degeri kendisine gore bir parcadir. insamn degeri 
ise biitiindiir. O, anlamada, cozmede, anlatmada, ilmin ruhundan hareketle biitiinliige 
ulasir. Allah, insani sinirsiz yeteneklerle donatmistrr. Bu yiizden insan Esmai Hiisna'nm 
sonsuz hazinelerini kesfedebilir. 

Insan varhklan tamdikga, onlarm iizerindeki Allah'm isimlerini de tamr. Allah'i 
tammamn, onun isimlerinin varliklardaki tecellilerini tammakla olacagi a?iktir. Rabbini 
tamyip ona ibadet etmekiizere yaratilan insan i?in, ilim, iman ile marifetullahm (Allah'i 
bilmek) bir sarti olarak karsimiza 9ikar. Bu ilim cehaletin kihk degistirmis sekli degildir. 
Insani inat ve kibire sevk eden ilim, imam zedeleyen bos bir bilgi yigmmdan baska bir 
sey degildir. Oysa gercek ilim, onu hayata eristiren bir ruh gibidir. Bilgileri biitun 
olarak yorumlayabilmek ve gerekli sonuclan 9ikarabilmek de yalmz tefekkiirle 
(diisiinmekle, zihin yormakla) mumkiindiir. 

Tefekkiirii Kur'am Kerim, Allah'a noksansiz bir imanla baglanan kimselerin ozelligi 
olarak belirtmektedir. Onlar yaratilan her seyin bosa yaratilmadigim anlar ve bunun 
i9in siikrederler. Her hallerinde Allah'i anacak kadar olgunlasmis kisilerin, bunu 
tefekkiire bor9lu olduklan kaydedilmektedir. Tefekkiir, insani Allah'a yaklastiran 90k 
onemli bir olaydir. Resulullah Efendimiz, "Bir saat tefekkiir bir yilhk nafile ibadete 
denktir" demekle bunun degerini a9iklamistir. Tefekkiirsiiz insan zamanla, olaylar, 
varhklar ve giizellikler karsismda hayreti unutur, takdir duygusu kaybolur, kainatm 
kitabim okuyamaz, akil diisiinceden, ruh da duygudan mahrum kalir. Yaratilanlarm en 
iistiinii olan insan da cansiz bir cisim durumuna diiser. "Kalpleri vardir, onunla 
anlamazlar; gozleri vardir, onunla gormezler; kulaklan vardir, onunla duymazlar; onlar 
hayvan gibi, belki daha da asagidirlar. Onlar gafillerin ta kendileridir" mealindeki 
ayeti kerimenin tehdidi, bu tefekkiirsiiz insanlar igin olsa gerekir. 

insamn simrli akh, noksan ilmi, kainattaki olaylarm pek 90guna akil erdiremez. 
Kendi istekleriyle bagdastiramaz. Hikmetleri takdir edemez ve tenkide baslar. iste 



175 



bu noktada, dostluk ve tefekkure ihtiya9 vardir. O zaman tenkit hakka degil, maddi 
sebeplere yonelir. Resulullah Efendimizin de isaret buyurduklan gibi, "Kainat 
hadiselerinden insanm heva ve hevesine muhalif olan kisim, uygun olan kisimdan 
daha 9oktur." Oyleyse asinalik ilimle karistmldigi an, tehlike de baslar. Kisi olaylan 
basit bir gozle goriir, tefekkure gerek duymaz. Mesela, diinyanm cekim giiciinii kuran 
ve 90k hassas bir olciiyle programlayan Allah'm harikulade eserini, basit bir ad takarak 
siradan bir olaymis gibi goriir. Ama aym olayda Yaratan'm sinirsiz giicunii gorebilen 
kisi, bu olayi basitlestirmez. Allah'm sanati karsisrnda hayranhk duyarak, onun varhgrna 
ve birligine sayisiz deliller bulur. Maneviyat biiyiigii Darani Hazretleri, "Allah adma 
kainata bakan adam her ne miisahede etse ilimdir. Eger maddi sebepler adma bakarsa, 
ilim sandigi sey cehalet olur" buyurmuslardir. Oyleyse kainattaki her seyi ibretle ve 
tefekkiirle inceleyebilen insan, gercek ilime ulasmis demektir. Bunun icin de zihni 
tembelligi yenmek, kazamlan herbilginin derinine inerek iliskilerkurmak, sualler sorarak 
cevaplarmi bulmak, insan ve iman hakkmda dogru bilgiler veren kitaplardan 
yararlanarak, miispet ilimlerden yararlanarak cikis noktalarim bulmak gerekir. 

Tefekkuriin ^e§itleri 

Iman ve Allah'i tammak icin insanm; 

1 . Kendi ic alemine egilmesi, 

2. Bir de kendi dismdaki turn varhklar iizerinde diisiinmesi gerekir. 

Bu iki cesit tefekkiir birbirini tamamlar. Insan, kendi varhgi iizerindeki tefekkiirit 
ile, viicudu iizerindeki manevi duygu ve yeteneklerle ilahi sanatlan anlamayi basanr. 
Bu varliklanm yerinde kullanmayi ogrenir. Kendini yonlendirme giiciinii kazamr. 
Varhklarm tefekkiiriinde ise, Allah'm isimlerini, ozelliklerini tamr. 

Kainattaki biitiin varhklarm iizerinde, Allah'm isimlerinden bir kismi tecelli etmistir. 
Genel olarak cansiz varhklarda Allah'm kudret tecellilerinden birini aramah, canhlarda 
ise once rahmet tecellilerine bakmahdir. Tefekkiir, yalmz insanm basarabilecegi bir 
olgudur. Allah akilla donattigi insana, boyle essiz yetenekler bahsetmistir. Kainattaki 
en kiiciik varlrkta oylesine essiz programlama ve giizellikler vardir ki, bunu gorebilmek, 
anlayabilmek ancak tefekkiirle olur. Hicbir seyin yaratihsi sebepsiz degildir. Diisiinen 
insan i?in, diinyadaki biitiin canhlarm diizenli bir sekilde nasil beslenebildiklerini 
arastirmak, nasil bir dengenin kuruldugunu kavramak, biiyiik bir diizen icinde QOgahp, 
oldiiklerini izlemek ve bu olaylardan ibretlenmek hi? de zor olmasa gerekir. Yedigimiz 
her lokma, ictigimiz su, aldigimiz her nefes i^indeki hava, bizim icin takdir edilerek 
hazirlanmis ve iizerine kader kalemiyle adimiz yazilarak adresimize gonderilmistir. 
Parmak izlerimiz ve hiicrelerimizdeki genetik kodlanmiz nasil bize aitse, nzik olarak 



176 



payimiza diisen her sey de takdir ve ihsan edilmis nimettir. Ozetle, Allah'i tammada 
imanla ve ilimle tefekkiir ederek siikretmeyi bilmeliyiz. 

Bir Ornek 

"Her bir ilim dah Allah'm bir ismine dayanir. Geometri ilminin, dayandigi hakikat 
de Allah'm Adl ve Mukaddir isimleridir." 

Her seyin gercegi, Hak'km isimlerine dayanir. Kainattaki her seyde Allah'm bircok 
giizel isimleri tecelli etmistir. Her ilim, bir isme dayanir ve onda son bulur. Fazilet 
sahibi kisiler, fennin her dahm Esmai Hiisna'ya baglarlar. Insanhk tarihinin iistiin 
insanlan, kesifler, icat sahipleri, her tiirlii bulusun Allah'm bir ismine dayandigmi bilirler. 
Geometri biliminde bunu acikca gormek miimkiindiir. 

Geometri bir fen dahdir. Allah'm Mukaddir adma dayanan ilginc bir bilim dahdir. 
Ulasacagi son nokta, kendi kanunlan icinde Allah'm^ dl ismine ulasmaktir. Kainatm 
matematik diliyle ve geometri yazisiylayazilmis birkitap oldugunu soyleyen Galile, 
biiyiik bir gercege parmak basmistir. Tefekkiir edersek, gercekten kainatta noksansiz 
bir geometrik diizen vardir. Gezegenler kiire seklinde yaratilmis, etraflarmdaki uydular 
elips biryoriingede donmektedir. Galaksiler spiral veya eliptikyaratilmistir. Kelebek 
kanadmdaki essiz desenler, balansmm peteginden, kar tanelerinin sekline kadar her 
varhkta, ilahi geometrinin sayisiz delilleri vardir. Allah varhklan yaratirken hepsinin 
genel planlanm yapmis, Adl ismini tecelli ettirmistir. Varliklarm genel hatlarmdaki 
intizamda Mukaddir, yaradihstaki canhhk ve dengede Adl isimleri tecelli etmistir. 
Bu harikuladelikleri gormek, anlamak ise, ancak ilmi bir tefekkiirle gerceklesir. 

Mesela; tefekkiir edersek, insanlar hem Allah'a iman edecek ve imamn neticesini 
alabilecek durumda yaratilmistir, hem de isyan ve inancsizligm karanhgma 
gomiilmiislerdir. Eger insan yalmz iyilikle gelisebilecek sekilde yaratilsaydi, seytana 
uyup da kotiiliige sapma kabiliyetinden mahrum olsaydi, bu hikmet ortadan kalkardi. 
Halbuki Allah'm sayisiz melekleri zaten bu vazifeyi yapmaktadir. §eytana uymazlar, 
vazifelerini noksansiz yaparlar, isyan etmezler. Boyle olunca da melekler icin manevi 
gelisme bahis konusu olmaz. Hangi makam ve mertebede ise orada kahrlar. Halbuki 
insan bir tohum gibi biiyiiyiip gelisecek, gii?lenecek, yeserecek ve meyve verecektir. 
Yiiz insamn i9inden yetisen on hayirh insan, doksamm kurtarabilir. Yapacagi hayirh 
isler ve imam sayesinde karanhgi aydmlatabilir, ornek olabilir, kiifiirden imana 
siiriikleyebilir. Allah'm rahmet, hikmet adlan ile inancsizhgi yenebilir ve mertebeler 
alabilirler. 

Tefekkiir edenin goziinde, kainat bir mescittir. Oyle ise kainat mescidindeki her 
seyi, biitiin varhklan goriir, anlar, onlarm kelamlarim, zikirlerini ta can evinde isitir. 



177 



inancsizhg^nkaranligmdankurtulur. Akhn gosterdigi iman, ibadet ve tefekkiiryolunda, 
giivenlik, huzur ve iki cihan saadeti vardir. Bu da sonucta, kisiyi siikre gotiiriir. 
§iikreden insan ise Allah'm oviicu rahmetini kazanir. Tiikenmez nziklar, ezeli lezzetler 
ve sonsuz giizelliklere ulasir. 

Tefekkurle Allah kelammm derin anlamlarmi, giizelliklerini, ilmini, lsigim goriir, 
anlar, yasar ve insan olarak yaratildigimiza dua ederiz. Boylece Allah'm zulmii 
yasaklayan A dl ismi ile, yalam yasaklayan Hak isminin tecellisine kavusuruz. Bu da 
bizi Siddik makamma ulastmr. 

Allah'i razi eden insan, en biiyiik hedefe ulasmis insandir. Boylece insanm, fani 
insanlarca verilecek hicbir odiile ihtiyaci yoktur. Allah hepimizi, onun nzasma ulasan 
kisiler arasma koysun. 

(ilahiyat serisinden ozetlenmistir.) 



178 



ZIKRULLAH - 4 



Dil hanesi piirnur olur, 
Envan zikrullah ile, 
Iklimi dil mamur olur, 
Miman zikrullah ile. 

Her miiskul is asan olur, 
Derdi dile derman olur, 
Canm icinde can olur, 
Esran Zikrullah ile. 

Zikr eyle Hak'ki her nefes, 
Allah bes baki heves, 
Pes gayriden iimidi kes, 
Tekran zikrullah ile. 

Gor ehli halin firkasm, 
Cak etti ceybi hirkasm, 
Devr eyle zikrin halkasm, 
Pergan zikrullah ile. 

Ahmet seni ikrar eder, 
Hem zikrini tekrar eder, 
ihlasmi isar eder, 
Esan zikrullah ile. 



Padisah 1. Sultan Ahmed 



Dil: Gonial. Piirnur: Salt lsik. Envar: Isiklar. Asan: Kolay. Bes: Yetisir. Baki: Kahci. 
Pes: Oyleyse. Caketmek: Yirtmak. Ceyb: On, a9ikhk. Pergar: Pergel. Ikrar: Tasdik. 
Isar: Haber verme. Esar: Siirler. 



179 



ARIFLERDEN MENKIBELER 



Peygamberler (selam iizerlerine olsun), hep birbirlerinin tarif edeni idiler. Hz. Isa, 
Yahudi'ye: "Sen, Hz. Musa'yi adamakilli tammadm. Hz. Musa'yi anlamak icin gel 
beni gor," dedi. Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem de bir Hiristiyan ve bir 
Yahudi'ye: "Siz Hz. Musa ve Hz. Isa'yi iyi tanimadiniz, onlan tamyabilmek i9in gelip 
beni goriiniiz" dedi. 

Peygamberler birbirlerinin tarif edenleridirler ve onlarrn sozleri, birbirinin sozlerinin 
aciklayicisi ve serhedicisidir. Eshab, Peygamber'e, "Ey Allah'm Elcisi, herpeygamber, 
kendinden once gelen peygamberin tarif edicisi idi. Sen peygamberlerin sonuncususun, 
senin tarif edenin kim olacak?" diye sordular. O da: "Nefsini bilen Rabbini de bilir, 
yani nefsimi bilen, Rabbimi de bilmis sayihr" diye cevap verdi. Yani Hz. Muhammed 
Sallallahu Aleyhi Vesellem'e mensup olanlar, herbakimdan Hz. Muhammed Sallallahu 
Aleyhi Vesellem'in Hal ve KaVmi tarif edenlerdir. Bir kimse ne kadar fazilsa, o 
kadar maksattan uzaktir. Onun fikri ne kadar ince olsa, o kadar uzak olur. 

Siir: 

Onun kapismm topragma, kalbinin basim koymak 
Suretiyle secde et, bu kalb isidir, aim isi degildir. 

Allah'im, seni tenzih ederim, bu ne sirdir? Her sey insanogluna feda, insanoglu da 
kendi nefsine feda olmustur. Allah, hi9bir zamanda: "Ben gokleri ve Arsi tekrim 
etmedim" buyurmarmstir. Eger arsa ciksan hi? faydasi olmaz. Goniil kapismm acik 
olmasi lazimdir. Peygamberlerin, velilerin, sofilerin gahsip canlanm gikarmalan, hep 
bunun icindi ve hep bunu aradilar. Bunlarm hepsi insandir. Kendini bilince, her seyi 
de bilir. Niyaz da, kahir sifati da sendedir. "Yarabbi, sen benim kavmimi hidayete 
ulastir, cunkii onlar bilmiyorlar" (Isra, 17:72) ayetindeki kavimden maksat, benim 
kavmimi, yani ciizlerimi hidayete ulastir demektir. Ciizler, bu kafirlerdi, fakat onun 
ciizleri idiler. 

Siir: 

Iyi kotu herkes, dervisin cuziidiir. 
Egerboyle olmazsa, dervis olmaz. 

Eger cuz olmasalardi, o ayn, miistakil kahrdi. Kul nasil olurdu? Allah "Kulliyeti 
bilir, fakat ciiziyeti degil" soziinde madem ki kulliyet demistir, o halde hangi ciiz, kuliin 
dismda kalabilir? Allah, ger9egi herkesten daha iyi bilir. 



180 



Peygamber, bir gun buyurdular ki: "Cogunluga uyun! (yani olgun ve bilgin olan 
seyhin hiirmeti icin) ve "koylerden uzak bulunun" (yani noksanlarla sohbet etmemek 
icin). 

§iir: 

Ey arkadas, topraga bulanacaksan 
Yiiksek bir tepenin topragma bulan. 

"Kim, magfirete mazhar olmus bir kimse ile yemek yerse o da magfirete mazhar 
olur" soziindeki yemekten maksat, ekmek yemek veya baska bir yemek yemek 
degildir. Bu yemek, haklarmda "Ferah ve fahur Allah'm nzkiyla nziklamrlar" (Ali 
Imran, 3: 163-164) ayetiyle buyurulan, bogazlan kesilmis sehitler icin hazirlanrms olan 
oteki diinyamn gidasmi yemektir. 

Nefsi Emmare kahredildigi vakit, o da bu diinyada sehit ve gazi olmus sayihr. 
Kim bu magfirete mazhar olanla birlikte bu gidadan yerse, o da magfirete mazhar 
olur, yoksa binlerce miinafik ve Yahudi de Mustafa ile yemek yediler, fakat onlarm, 
Peygamber'in magfirete mazhar olduguna dair itikatlan yoktu. Peygamber'in magfirete 
mazhar olduguna tarn itikat etmek, ancak gidayi onunla aym kaptan yemekle olur. 
Iste itikadm miikafati ve dogru itikadm alameti, budur. Miisliimanhk, heva ve hevese 
muhalefet, kafirlik de heva ve hevese uymaktir. Birisi iman getirdi denildigi vakit, 
bunun manasi, o adam: "Ben heva ve hevese muhalefet edecegime ahdettim," dedi 
demektir. §u otekisi ise: "Ben bunu yapamam, harac veririm ve oyle yasanm" dedigi 
vakit, Peygamber buna razi olup kabul etmis ve "Kim bir hara? veren kafire (zimmiye) 
eziyet ederse, bana ve ahdi icinde bulunan ahit sahibine eziyet etmis gibidir" diye ona 
berat vermistir. Fakat bir baskasi, heva ve hevesten bizar olmadigi halde: "Ben heva 
ve hevesten bizar oldum", kara oldugu halde "beyazim", karga oldugu halde "doganim", 
der. Miimine, kafir olmadigi icin; kafire de, miinafik olmadigi icin siikretmek vaciptir. 
Miinafik, kafirlerden beterdir. "Miinafiklar Cehennem'in en alt tabakasmdadirlar." 
(Nisa, 4:144) 

§6yle garip bir rivayet vardir: Cehennem ve Cehennem'in tabakalan, 
cehennemliklerden bosaldigmda, bir temasa icin gelirler. Cehennemin tabakalarma 
yaklastiklan vakit, bu tabakalarda bulunan kapilarm birbirine vurdugunu ve harap, 
bos bir evin kapisi gibi acihp kapandigim goriir ve miinafiklarm seslerini isitirler. "Siz 
kimlersiniz? Cehennem, cehennemliklerden bosaldigi halde, siz hala burada 
bulunuyorsunuz" diye sorarlar. Onlar da "Biz miinafik tayfasiyiz. Bizim i?in buradan 
kurtulus yoktur" derler. Bu soziin manasim kim anlarsa, bundan kendisine bir hisse 
cikanr. §imdi, nifak nedir? Gizli ve acik nifak bizden ve dostlanmizdan irak olsun. 
Yiice Allah'rn yardimi ile gizli nifakm insan mizacmdan gitmesi icin cehd etmek lazimdrr. 



181 



Birtopluluk, alemin ezeli (kadim)ligindenbahsediyordu. Sems: "Alemin ezeliliginden 
sana ne?" buyurdu. "Sen kendi ezeliligini a?ikla, sen ezeli misin, sonradan olma mi 
(hadis)? Sende olan su kadarcik omrii, alemin ezeli olup olmadigma degil, kendi 
halini incelemeye harca." Alemden maksat, iyi islerin olmasidir. Her iyi is, can 
huzurunun (cemiyet) sebebidir. Can huzuru (cemiyeti) ise, Yiice Allah'a muhta9 
olmaya ve itikada sebeptir. Sende yiiz bin fenli ilim olsa da isler olmadik?a, Yiice 
Allah'a ihtiya? duymadiktan, ahirete itikat etmedikten sonra, bunlarm hi? kiymeti 
yoktur. Eger sende iyi amel olup da hicbir ilim olmazsa, ister Arap ol, isterTiirk, bu 
iyi amel diinya ve ahirette seref ve izzete sebep olur. Herkes ilim ve fayda arar. Sen, 
dosttan iyi amel elde etmek icin, kendin iyi amelin pesinden kos. Zira 6z budur. 
Kabuk da ilimdir. 

"Allah Ars'a tasarruf etti" (Taha, 20:4; Furkan, 25:60) ayeti nicin soylenmistir? 
Tefsirde ne denilmistir? "Bundan baskasma a9iktir" demisler. Sairin su siirinde oldugu 
gibi tasarruf eder: 

Bisr, kihcsiz ve kan dokmeksizin Irak'a tasarruf etti. 

Biz, ondan baska dedikleri, "tasarruf etti" soziiniin niteligini arastirmadan, nasil 
olur demeden, iman ve dikkatle arastirmaksizm itikat ettik. 

Bu sozden ne anlasihr ve bu "Taha" i?in tefsirde ne demislerdir? Tefsirde zahir 
ehlinin soylediginden baska bir sey yoktur. Onlara gore Taha, Muhammed Sallallahu 
Aleyhi Vesellem'in ismidir. Baska birinin soziine gore ise onun manasi, "Ey adam" 
demektir. Baska bir soze gore ise "Taha" ayagim yere koy demektir. Zira Allah'm 
elgisi, yatsi ve teheccud namazmda bir ayak ustiinde durmustu. "Geceden bir kismim, 
sana nafile olmakiizere teheccud eyle..." (Isra, 17:79) ayeti vahyedilince, Peygamber 
Sallallahu Aleyhi Vesellem bir ayak iistiinde o kadar durdu ki, ayaklan kabardi. 

Siir: 

Peygamberin ayagi, gece ayakta durmaktan kabardi. 
Nihayet onun bu geceyi uykusuz gecirmesinden 
Kuba halki kabalarmi yirttilar. 

Sonra Allah tarafmdan: "Ey Muhammed, Teh yani diger ayagim yere koy, bir 
ayak iistiinde durma, 5iinkii biz teheccud namazim seni incitmek icin buyurmadik" 
diye bir emir geldi. Miifessirlerin demis olduklan diger zahiri sozleri sormuyorum. 
Bundan baska onlarm ne soylediklerini sen de soylemiyorsun. O halde bunun tefsirini, 
Levhi Mahfuz' 'dan okumak lazim geldigi anlasihyor. O levhin hududu akla sigmaz. 

Padisah: "Hizmet etme, 9iinkii ben senden utamyorum" dedi. O da: "Bunu bana 
soyleme, 9iinkii beni bundan men edersen sen ve sana olan sevgim gonliimde 



182 



sogursunuz." diye cevap verdi. Bunun iizerine Allah (Padisah): "Madem ki boyle 
oluyor, o halde soylemem" dedi. Yine bir defasmda: "Basm ve camn hakki i9in benim 
buna hi9 ihtiyacim yoktur, bunu yapma" der. "Biz sana parlak bir fetih verdik" (Fetih, 
148:1) 

Siir: 

Bu gecmis ve gelecekteki giinahm bagislanmis oldugu icin degildir. 
Bu, korku ve umitten degil, askm cosmasmdandir, dedi. 

Fakat O: "Senin basm ve camn hakki icin ki, yapacagim" diyor. Nihayet o kadar 
ayakta duruyor ki, ayagi sisiyor, bunun iizerine Padisah kizarak: " Yeter artik, bu bana 
lazim degildir." Tahi: ayagmi yere koy, veya "Ey Muhammed, Biz sana Kur'an'i 
zahmet cekesin diye indirmedik." (Taha, 20: 1) (Seni yanima oturtup konusacagim. 
Bunun igin senin zahmete girmeni istemiyorum. Allah'tan korkana vazetmek icin 
indirdik.) "Yeri ve gokleri yaratan tarafmdan indirilmistir." (Taha, 20:3-4) buyurdu. 
Bunun serhi, avamm anlayisma yakmdir. Arz, Muhammed Sallallahu Aleyhi 
Vesellem'in viicududur. Gokler ise, O'nun diisiincesi, tasavvuru ve parlak muhay- 
yilesidir. 

"Allah tahtakuruldu." (Taha, 20:4) 

Siir: 

Goniil tahti, heva ve hevesten temiz olarak baymdir oldu. 
Bunun icin "Rahman olan Allah tahtakuruldu" ayeti indi. 

Yine sen: "Ben Allah'a ulasmisim, Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem'den 
miistagniyim," diyorsun. Fakat Allah, Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem'den 
miistagni degildir. Nasil olur ki, onu huzuruna gotiirmustiir. Ve senin "Eger biz isteseydik 
her koye bir Peygamber gonderirdik" (Fiirkan, 25:51) dedigin seyi, hie yapip diledi 
mi? "isteseydik" soziinii ancak o Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem soyliiyor ve 
"Eger ben istersem" diyor. Allah, Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem i?in "Eger 
sen olmasaydm felekleri yaratmazdim" dedi. Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem 
de "Gozu, gordugiinden meyletmedi" (Enfal, 8:17) ayetiyle buyruldugu gibi hareket 
etti ve: "Sen herkesin arasmdan beni se?tin. Ben de senden baskasim istemiyorum" 
dedi. Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem'in uyumasi, O'nun miraca gitmesidir. 
Sen de O'nun arkasmdan gidersin. Yalmz gonlunde, karar kilmacak bir yer elde etmeye 
calls. Boylece dille degil, sebeplere basvurmakla diinya talibi, taate sanlmakla din 
talibi, Allah erlerine hizmetle de Hak talibi olursun. 

Siir: 

Kadrini ve mertebeni arttirmak icin sana, 
Senden daha iyi bir arkadas gerektir. 
Gonlii kirik kimse musliimandir. 



183 



Seleflerimiz kink viicutlu olmus, gonle ulasmis ve: "Ben ger9ekten Muham- 
medi'yim" soziiniitamamrylabirakmislardir. Gonlii kirik olan bir kavim, "Rabbinifok 
yiiksektir", dedi. Bununla da kanaat etmediler. Hastaya Ayetiil Kiirsi okuyan bir 
kavim de olur. Bir kavim de vardir ki, Ayetul Kiirsi'dir. Davette hem kahir hem liituf 
vardir. Halvette ise sadece liituf vardir. Allah daha iyi bilir. 

Kim bir dah tuttu ise, dal kinldi, yere diistii. Kim agaci tuttu ise, biitiin dallar onun 
oldu. Nasil olur da akil sahipleri herkesin malik oldugu bu akh (yani Allah'a donmek 
akhni) istemezler? Filozofun biri: "Ben makul soyliiyorum" diyor. Fakat onun aklmda 
bu ilahi akildan bir koku bile yoktur. 

Yine bir aziz, oliimiinden on iki sene sonra Peygamber Sallallahii Aleyhi Vesellem'i 
riiyada gordii ve "Ey Allah'm elcisi, her cuma aksami kendini bana gosterdin. Bu on 
iki yil miiddet i9inde beni susuz bahk gibi biraktm" dedi. Peygamber Sallallahu Aleyhi 
Vesellem: "Taziyetle mesguldiim" dedi. Bununiizerine aziz, "Ne taziyetiyle?" dedi. 
Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem: "Bu on iki yil icinde bana, yiizii Kible'de olan 
yalmz yedi kisi geldi. Onlardan baska hie kimsenin yiizii, Kible'de degildi" dedi. Simdi 
bu bir manadir ve "Onun tevilini ancak Allah ve ilimde saglam olanlar bilir" (Ali 
imran, 3:7) ayeti, onun serhidir. 

Hosluk, dostlar toplantismdadir. Birbirlerinin yanlarma sokulur, birbirlerine naz 
eder ve yiiz gosterirler. Birbirlerinden ayrilmca, birbirlerine karsi olan meyilleri i9ine 
heva ve heves kansir. Onlarm o nuru gider. Bir seyi balm icine korsan, taze ve hos 
olur. Ciinkii hava onun i9ine giremez. Sam bobiirleniyordu, fakat Musa (Selam onun 
iizerine olsun), o celaletiyle Hizir Hazretleri'nin sohbetinde bulunmak ve bu liituf 
sifatmm olgunlasmasmi istiyordu. Baska bir letafet elde etmek icin o, tovbeler ediyordu. 
Dervisin biitiin omriinde bir defa tovbe etmesi ve hem de: "Benim yoluma bu neden 
geldi?" diye pisman olmasi lazimdir. Peygamber (Selam onun iizerine olsun), biitiin 
nazeninligine ragmen fakirlerin selamim ugur sayardi ve onlarla birlikte toprak iizerine 
oturur, onlarm sozlerini dinlerdi. 

Siir: 

Sen Mustafa'nm, miskinlerinden dua talebinde 
Bulunduguna inanmiyorsun. 

Kendini ele ge9irdigin zaman, baska birini bulursan, onun bogazma sanlrrsm, yoksa 
sen ele ge9irilirsin. Deve karmcaya yol arkadasi oldu, bir suya ulastilar. Karmca 
ayagim suya sokmadi. Deve: "Ne oldu? Gel, kolaydir. Su dize kadar 9ikiyor" dedi. 
Karmca: "Evet, su senin dizine ancak 9ikiyor, fakat benim iizerimden alti kez asacak," 
dedi. 

Eger seyhsiz kalsaydim, yasamazdim. Kim bana bir kula9 yaklasir? Kula9tan 
kulaca, kanstan kansa, denizden denize fark vardir. Muhammed Sallallahu Aleyhi 



184 



Vesellem'in adimma ulasmak icin iki adim atmak lazimdir. Sende Firavun basgosterdi. 
Musa geldi onu kovdu. Tekrar Firavun geldi, Musa gitti. Bu, degismenin ne zamana 
kadar olduguna delalet eder. Musa'ya oyle sanl ki, Firavun bir daha gelmesin. 

Bu degisme hesaba gelmez. "Rabbimiz Allah'tir" diyen ve sonra dogruluk 
gosterenlere melekler inerler (Fussilet, 41:30; Ahkaf, 46:12). Bu devrede Uc bin 
Anak'm oniinde: "Dizden dize fark vardir" sozii soylenecek duruma diiser. Ciinkii o 
da Tufan'da bogulmamis ve sular ancak dizine kadar yiikselmisti, fakat Musa onu 
oldiirdii. Bu Uc b. Anak, yalniz Adem'in su ve kilden olan ogullan huzurunda degil, 
belki bir adimi da Allah'ta olan ve hakkmda "iki adimda kavustu" sozii soylenen 
Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem'in yamnda da "dizden dize fark vardir" soziiyle 
anlatilan vaziyete diiser. Biz ise, dizden dize yiiz adim atsak, sofamn yanma gelemeyiz. 
"Allah, kullarma liituf ve ihsan edicidir" (Sura, 42:18) ayetini yalniz, nerede temiz 
kullan varsa onlar icin soyledi. 

Bir gun Omer (Allah ondan razi olsun), vurup seytamn bir goziinii kor etti. Bu, 
onlarm bildigi bir mana ve sirdir. O mana her sekilde goziikiir ve her sekli baglar, 
yoksa bu seytan miicessem bir sey degildir. "Seytan insanoglunda, kanm damarlarda 
dolastigi gibi dolasir." Seytan, bir gun gelip Omer'e: "Ey Omer, gel de sana acayip bir 
sey gostereyim" dedi ve mescidin yangmdan, mescitte bir adamm uyudugunu, birinin 
de namazda oldugunu gosterip: "Ask atesinin korkusundan o uyuyan sahsm sinesine 
giremiyorum. Bu korku olmasaydi girer bir sey yapardim. Fakat o namaz kilani harap 
ederdim," dedi. Bu seytam, Allah erlerinin ask atesinden baska bir sey yakmaz. Allah 
erinin yaptigi butiin riyazetler seytana fayda etmez, belki bunlarla daha fazla 
kuvvetlenir. Ciinkii onu sehvet atesinden yaratmislar. Atesi nur sondiiriir. Nitekim 
"Senin nurun benim atesimi sondiiriir" denilmistir. Eger o Lediin'den filozof ve bilgin 
olmasaydi, bunlarm isi nasil olurdu? Onlarm isi kirk bin yilda diizelmezdi. Yirmi omrii 
birbirine baglasaydm, yine diizelmezdi. Diger peygamberlerin bin yilda elde ettiklerine, 
Lediin'den hakim ve bilgin olan Peygamber (Selam O'nun iizerine olsun) kisa bir 
siirede ulasti ve onlan gegti. 

Disan 5ikalrm ve bu biyiklan asagi sarkitahm. Biz, kafirler biyigrmizdan korksunlar 
diye gazaya gitmeyecegiz. Biyigimizrn her bir teli mizrak olsa, yine de kendi icimizdeki 
kafir onlardan korkmaz. Bunun i9indeki kafirin isi ise tamamlanah hayli oldu. "Bizim 
yolumuzda cihat edenlere dogru yolu gosteririz" (Nur, 24:69) ayetinde, once geleni 
sonra okursan, "bizim icin cihat ettiler" dersen, asil maksat anlasihr. Yoksa "Onlar 
bizim hidayetimiz olmaksizrn herhangi bir yolda cihat ettiler, biz de onlara yol gosterdik" 
demek olur veya "Bizim hidayetimizle cihad ettiler," dersen o halde, "Biz onlara hidayet 
ederiz" soziinii tekrar etmenin manasi ne? Aksi takdirde, bu sozler Allah'm elcisi 
Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem'in agzmdan cikmis olabilir. Buna gore "Bizim 



185 



icin, yani bizim zahiri hizmetimiz ve bizim zahiri cismimiz igin cihad edenlere biz 
dogruyolumuzu, yani ruhlanmizm ve hakikatlerimizin dogruyolunu gosteririz" demek 
olur. 

Sira gozetmeksizin, persembe ve pazartesi giinleri oru9 tut. Birdenbire nefsin 
cam uzerine oturup oruc tutacagrm de ki, bu, nefsinin zoruna gitsin. Boylece birdenbire 
onun Miisliiman olmasi umulur. Zira onun Miisliiman olmasi 90k uzaktir. 

Herkesin kendine layik bir giinahi vardir. Birinin giinahi, rindlik fisk ii fiicuru olur 
ve bunlar da onun haline yarasir. Birinin de giinahi, Allah kapismda bulunmamak 
olur. Ne mutlu ona ki, gozii uyur, kalbi uyumaz. Vay kimseye ki, gozii uyumaz, kalbi 
uyur. Allah daha iyi bilir. 

Gizli sadakadan sordular. Sems buyurdu ki: "Ihlas ve ihlasi korumak diisiincesine 
daldigm icin, verilen sadakanrn lezzetinden haberin olmaz; yani bundan daha iyi olsaydi 
diye eseflenmekle mesgul olmandan dolayi lezzetini bilmezsin." 

Bayezidi Bestami Hz., Hacca, ekseriya yaya giderdi. Yetmis defa Hac etmisti. 
Bir giin Hac yolunda halkm sudan otiirii 90k aciz bir durumda bulunduklarmi ve 
susuzluktan helak olduklarmi gordii. Hacilarm basmda toplandiklan ve sikistiklan bir 
su kuyusunun yanmda bir kopek gordii. Kopek Bayezid'e bakti. Kendisine: "Bu kopek 
icin su bul" diye ilham geldi. Onlar: "An duru ve makbul bir hacci, kim bir icim suya 
satm alir?" diye bagirdilar. Kimse buna yanasmadi. Bunun uzerine, "Bes defa yaya 
olarak makbul hacci, alti hacci, nihayet yetmis hacci bir icim suya kim satm alir?" 
diye arttirma yaptilar. Biri, "Bayezid'in hatin icin ben veririm," diye bagirdi. Bunun 
uzerine Bayezid, ' Aferin bana. Bir kopek icin yetmis yaya hacci bir icim suya sattim" 
dedi. Suyu kaba doldurup kopegin oniine koyunca, kopek yiiziinii cevirdi, suyu igmedi. 
Bunun uzerine Bayezid yiiziikoyun yere kapamp tovbe etti ve kendine, "Sen Allah 
icin sunu yaptim, bunu yaptim diyorsun. Halbuki senin yaptigim kopegin bile kabul 
etmedigini goriiyorsun" diye bir nida geldi. Bayezid: "Tovbe ettim, artik boyle 
diisiinmem" diye bir feryat kopardi. Bunun uzerine kopek hemen basim suya sokup 
icmeye basladi. 

Siir: 

Sen, yiiz sefaat dilemek, yiiz defa aglayip sizlanmak 
pahasma ayagim opecegim kisisin, fakat sen birakmazsm. 

Hiilasa, yiiziinii bir tasa veya nakish bir duvara cevirip, tasa tapam kotiiliiyorsun. 
Halbuki sen de yiiziinii bir duvara ceviriyorsun. O halde bu, Muhammed Sallallahu 
Aleyhi Vesellem'in soyledigi bir remizdir. Fakat sen anlamiyorsun. 



186 



Kabe diinyanm ortasmdadir. Onun etrafmda halka olan diinyanm hepsi, yiiziinii 
ona cevirir. Bu Kabe'yi ortadan kaldirmca onlar, birbirinin kalplerine secde ederler. 
Onun secdesi bunun, bunun secdesi de onun gonliine karsidir. "Bir an diisiinmek, 
altmis sene ibadet etmekten daha hayirlidir." Bu dusunmekten maksat, sadik dervisin 
huzurudur. Cunkii o ibadette higbir riya yoktur. Siiphesiz o, huzursuz yapilan zahiri 
ibadetten daha iyidir. Namazm kazasi vardir, huzurun kazasi yoktur. Bazi fakirler, 
zahiri terk ettiler ve: "Kalb huzuru ve Fatiha olmadan namaz olamaz," dediler. Onlarm 
yamnda, Kitab'm Fatiha'si o huzurdur. Oyle bir huzur ki, Cebrail bile gelse tokat yer. 
Cebrail daha Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem'in yanma ulasmamisti. 
Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem ona: "Gel" dedi. Fakat O: "Bir parmak daha 
yaklasirsam yanacagim" dedi. 

Bir seyhe: "Allah seni Cehenneme gotursiin" dedim. O da: "Keske gotiirseydi de, 
nurumun Cehennem'den ve Cehennem'in de muminin nurundan nasil olacagim 
gorseydin" dedi. Okuzu gordiiler, fakat okiizun icinde olan sehzadeyi goremediler. 
Eger sehzadeyi gorselerdi, okuzii nasil olduriirlerdi? 

Sen nazar ve temyiz sahidi ol. Ciinku yol, bircok kollara aynhr. Biri, bu yoldan 
cikar, digeri otekinden. Sen sag kaldigma dikkat et. Konya'ya bir ulastm mi, artik 
temyiz ve diisiinmeye ihtiyac kalmaz. Orada oyle adil bir sultan vardir ki, kimse 
kimseye zulmetmez. 

Hadisi kutside "Allah'tan baska tann yoktur, sozii benim kalemdir. Kim benim 
kaleme sigimrsa azabimdan kurtulur" deniyor. Bu kaleye giren, kalenin adim soylesin 
denmiyor. "Allah'tan baska Allah yoktur" kalesine girin deniyor. 

Kalenin adim soylemek kolaydir. Sen dille, ben kaleye gittim veya Sam'a gittim 
dersin. Eger dille gidilebilseydi, bir anda goge ve yere giderdim. Ars ve Kiirsi'ye 
giderdim. Kim can ve yurekten "Allah'tan baska Allah yoktur" derse Cennet'e girer. 
O kimdir, sen kimsin? Sen bir ol, yoksa onun birliginden sana ne? Sen yiiz bin zerresin, 
her bir zerren seni bir ihtirasa, bir hayale goturmiis. O, niyetle halis ve diliyle de 
muhlis olarak Cennete girdi... Madem ki o boyle hareket etmistir, o halde "Cennete 
girer" vaadine hacet yoktur. Madem ki oyle hareket etmistir, o halde o, Cennet'in ta 
icindedir. Allah daha iyi bilir. 

Bir gun Semseddin Hazretleri bir mecliste cenk dinlemekle mesguldii. Biri, "Dervis 
ve cenk sesi" dedi. Semseddin: "Gormezsin ve isitmezsin" buyurdu. Bunun iizerine 
bu adam elini boynuna koydu, kor ve sagir oldu. Ne kadar yalvardilarsa da imkam 
olmadi. Sonra: "Bu bizim yammizda bir zarafet, baskalarmm yamnda ise, keramet ve 
mucizedir," dedi. Biri: "Akla yakm olan mucizeyi kabul ederim," dedi. O da: "O, 
mucize olmaz, mucize, akhn idrakinden aciz kaldigi seydir," buyurdu. 



187 



Yine eski arkadaslardan nakledilmistir ki: Sivas sehrinde Ahi Muhammed 
Divane'nin seyhi ve ustadi olan Esededdin Miitekellim (Allah her ikisine rahmet 
etsin), bir gun, Mevlana Semseddin'in (Allah onun sirnni kutsasm) huzurunda, "Siz 
nerede olursaniz olunuz, O sizinle beraberdir" (Hadid, 57:4) ayetini tefsir ediyordu. 
Mevlana Semseddin buyurdu ki: 

- Biitun faziletine ragmen halkm oniinde ondan bir sey sordugum vakit kizardi. 
Bir defa ondan: "Sen, Allah sizinle beraberdir diyorsun, bu nasil olur?" diye sordum. 
O, "Tebrizli, senin bu sorudan maksadm nedir?" dedi. Fakat O ne kadar hilim 
gosteriyorduysa, o kadar kiziyorve of pof ediyordu. Ben: "Burada gezerim, ne manasi 
var? Bu soruda bir garez varit degildir. Sen diliyle baglanmis bir kopeksin ve eziyet 
etmeyi kendine huy etmissin. Nasil Allah sizinle beraberdir' diyorsun? Allah kulla 
nasil beraber olur?" dedim. O "Evet, Allah ilmiyle kulla beraberdir." dedi. Ben de: 
"ilim zattan ayn degildir. Hicbir sifat da zattan ayn degildir." dedim. Bunun iizerine o; 
aciz kaldi. Kalkti, bas koyup tazimle mesgul oldu. Halk: "Iste kelamci budur," derler 
ve 9oklan ona itikat ederler. 

Yine bir gun buyurdu ki: 

- Sam'da o kopekler, Sehabeddin Maktul'a a9ik9a kafir diyorlardi. Ben soyle 
dedim: "Hasa, O Sehab, nasil kafir olur? Qiinkii nura aittir. Evet gunesin (Sems'in) 
yanrnda yildiz (Sehab), kafir (ortiilen, kaybolan) olur. Sehab iceri girip tarn bir dogrulukla 
Sems'e (giinese) hizmet ederse, dolunay haline gelir, olgun olur. Ben dogrulukla niyazda 
bulunanlara karsi 50k alcakgoniillii, baskalarma karsi ise 90k kibirli ve gururlu olurum. 
Sehabeddin'in ilmi, akhna galipti. Halbuki akhnm ilme galip ve hakim olmasi lazimdir. 

Aklm yeri olan dimag zayiflamisti. Bir tayfa, ruh aleminde zevk buldu, oraya 
konup yerlesti ve ilahi alemden bahsetmeye basladi. Halbuki onlar orasim, ruh alemi 
oldugu halde, ilahi bir alem samyorlar. Fakat ilahi fazilet, cezbelerden herhangi bir 
cezbe veyahut da bir Allah eri ile gelir, bunlan koltuguna ahr, ruh aleminde ilahi aleme 
siiriikler ve ona: "Uyruga gir, burada baska bir latife vardir, oraya ne konmus kalmissrn" 
der. Mansur'a ruh tamamiyla yiizumi gostermemisti. Yoksa 0, nasil "Ben Allah'im" 
derdi? Allah nerede, su 'ene' (Ben) nerede? Bu 'ene' (ben) nedir? Bu harf nedir? 
Eger ruh alemine gomiilseydi oraya harf, nasil sigardi? Elif nasil sigardi? 

Yine buyurdu ki: 

- Benbuseyhlere: "Benim,Allah ile oyle vakitlerim vardir ki..." soziindeki 'vakit' 
siireklilik ifade eder mi? diye soruyorum. Bu budala seyhler: "Bu, siireklilik ifade 
etmez" diyorlar. Nihayet ben: "Biri, Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem'in 
iimmetinden bir dervise, "Allah sana huzur versin" diye dua ediyordu. Fakat dervis 
ona: "Haydi, boyle dua etme, bana: Yarabbi, huzuru ondan al, ona huzursuzluk ver' 



li 



diye dua et, citnkii ben huzur icinde aciz bir duruma diismiis ve perisan olmusum" 
dedi, diye anlattim. Biri: "Ayak yolunda Allah'm adim soylemek ve Kur'an okumak 
caiz degildir. Yalniz yavas okunabilir" dedi. Ben: "Baskasim ne yapayim? Ben O'nu 
kendimden uzaklastiramiyorum. Padisah bu attan inmiyor, at ne yapsm? "Nerede 
olursaniz sizinle beraberdir" sozii, siireklilik ifade etmez. Ash bilinmeyen firru'a baslarsa 
elbette aksine ve yanhs soyler" derim. 

Yine soyle bir hikaye anlatti: 

- Bir sahis, bahgi ve onun buyiiklugimii anlatiyordu, " Sus, sen baligm ne oldugunu 
ne biliyorsun?" dedi. O, "Bilmez olur muyum, denizde bu kadar seyahat etmisim" 
dedi. Bu sefer o adam: "Eger biliyorsan, baligm alametinin ne oldugunu soyle," dedi. 
O: "Baligm alameti, deve gibi iki boynuzunun olmasidir" dedi. Bunun iizerine o adam: 
"Ben, senin bahktan hie haberin olmadigim anladim, fakat bu aciklamandan, senin 
okiizit deveden aymp bilmedigin de malum oldu" dedi. Tabiat sahibi degil, goniil sahibi 
olmak lazimdir. Tabiat degil, gonlii ara, gonliin yeri nerede? Gonliin yiizii kapahdir. 
Onun sahibi Allah'tir. Kiskancliklarmdan ona goniil sahibi derler. 

Yine bir gun Mevlana'nm medresesinde, Mevlana Hazretleri'nin huzurunda, 
irticalen gonliinde bulunan ilahi bilgilerden sacryordu. Devrin biiyiikleri de orada idiler. 
Buyurduki: 

Fahrettin Razi soyle soyliiyor: Bu devrin miirtedi ve mutlak kafiri olmaz mi? O 
tovbe edecekse ni9in onu incitiyorlar ve kendilerini keskin kihcm iizerine atiyorlar? 
Sonra hangi kihcm? Allah kulu onlara sefkat ediyor, fakat onlarm kendilerine hi9 
sefkatleri yoktur. Nitekim §eyh Muhammed b. Arabi, §am'da "Muhammed Sallallahu 
Aleyhi Vesellem bizim perdedanmizdir," diyordu. Ben de: "Kendinde gordiigiin seyi 
nigin Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem'de de gormiiyorsun, herkes kendinin 
perdedandir," dedim. Bunun iizerine Ibni Arabi, "Hakikat ve marifetin oldugu yerde, 
davet nasil olur ve nerede yap, yapma denilir?" dedi. Ben: "Bu fikrin onun oldugunu 
soyledim. Su oteki fazilette fazla idi. Bu senin onu inkar ve tasarrufun, davetin ta 
kendisi degil midir?" dedim. Madem ki sen davet ediyorsun ve "Davet etmek gerekir" 
diyorsun, o halde Seyh Muhammed iyi bir dert ortagi, munis ve derin bir adamdi, 
fakat o, Peygambere uymuyordu. Biri: "O Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem'e 
uymamn takendisidir" dedi. Ben: "Hayir, o Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem'e 
uymazdi. Seyh Muhammed 50k defa riiku ve secdede bulunuyor ve "Seriat ehli bir 
kulum," diyordu, fakat onun Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem'e uydugu yoktur. 
Bana 90k faydasi vardi, fakat onun Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem'e uydugu 
yoktu. Fakat bu fayda, sizden ona, ondan da size olan faydaya hie benzemez. Cakil 
tasi ile inci arasmda biiyiik fark vardir." dedim. 



189 



Yani Seyh Muhammed 90k defa: "Falan hata yapti, filan hata yapti", derdi. Onu 
hata yaparken gordiim. Cok defa hatasmi ona gosterdim. O basim oniine egerdi ve: 
"Ogham, bana kuvvetli bir kamci vuruyorsun, yani beni 90k hizli siiriiyorsun. Bu bir 
dagdir, dag. Benim bunda higbir garezim yoktur." Cileye ve zikre bak, onlarda 
Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem'e uyma hi? var midir? Evet, Musa'ya (Selam 
onun iizerine olsun) cile i9in isaret vardi. Fakat Musa'nm istemeye cesaret edemedigi 
Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem'e uyma nerede? Bilakis 0, "Allah'im beni 
O'nun terkisine bindir" ve "Beni Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem'in iimmetinden 
yap" (Araf, 7:139) derdi. Yine Musa, "Bana goster" (Araf, 7:143) dedi, fakat O, 
bunun Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem'e mensup olanlara ait oldugunu 
anlaymca, "Bana goster" yerine, "Beni O'nun iimmetinden yap," dedi. Simdibirkac 
gun Hizir'm hizmetine gir, Hizir da: "Ey Allah'im, beni Muhammed Sallallahu Aleyhi 
Vesellem'in iimmetinden yap," diyor. Musa ve Hizir'i yagma eden, baska bir nurdur. 

Ulu arkadaslardan nakledilmistir ki: 

Bir giin Seyh Hariri'ye: "Senin miiritlerin 90k keyiflerine gore hareket ediyor, 
farzlan yerine getirmiyorlar ve sen de onlara bir sey soylemiyorsun," dediler. Bunun 
iizerine 0: "Onlar, Allah'm ve O'nun El9isi'nin soziinii bilip itaat etmedikten sonra, 
bizim soziimiizii mii dinleyip itaat edecekler?" dedi ve giilerek: "Eger onlar namaz 
kilsalar, 01119 tutsalar ve emri yerine getirseler, zaten taat onlan kurtanr ve artik 
onlarm bana ne ihtiya9lan kahr? Onlar, kendi arzulanm yerine getirmek i9in benim 
etegimi tuttular, fakat bunu, yapamaz. Bu, onun makami degildir. Ancak Mevlana 
Hazretleri (Allah onun golgesini uzatsm) a9ik soylemiyorsa da, semada donmek ve 
izaz etmekle: "Ben, bana uyanlar ne yaparlarsa, onlan kurtarabilen velilerdenim" 
demek istiyor," diyebuyurdu. 

Siir: 

Gii9 yollarm sonuna gelmis, kendi ehlime yolu kolaylastirmisim. 

Yinebuyurduki: 

insanlarm 90gu defsiz rakseder. Acaba bunlar defm sesini isitseler ne yaparlar? 
Ve yine bunun ikinci tevili de sudur: Bir insanda goriinen amellerden ve saf takvadan 
baska, bir de onun cevher gibi giizel olan, gizli amel ve takvasi vardir. Zira: "Kulumun 
benim hakkimda iyi zanm varsa, hakkimda istedigini diisiinsiin," denilmistir. Onun 
biitiin kotiiliikleri bu vasita ile iyiliklere 9evrilir, 9iinkii nazan olmayanlarm nazari, bu 
zahiri amelleredir. Halbuki biz, onlara bakmiyoruz. Biz, insamn i9ine, i9indeki sirra 
bakiyoruz. O zahirde miifsit ve kusur edici ise de, batmda gizli olan ihlas cevheri 
sayesinde saglamlastiran ve diizelten bir kisidir. 

Siir: 

Biitiin iilkelerin batinim goren biz, gonlii goriir ve zahire bakmayiz. 



190 



Yine ulu dostlar (Allah onlardan razi olsun), soyle rivayet ettiler: 

Bir gun Hiidavendigar (Allah onun aziz olan sirrini kutlasm) Hazretleri, marifet 
i9inde mest olmustu. Buyurdu ki: "Peygamberler ve velilerin saf saf duracagi, ummetin 
miiminlerinin de boliik boliik toplanacagi kiyamet kopmasmda, ben ve Semseddin 
birbirimizin elini tutup salma salma Cennet'e gidecegiz." 

Yine Sultan Veled Hazretleri rivayet etti ki: 

"Bir gun Mevlana Semseddin Hazretleri (Allah ondan razi olsun), Allah azizleriyle 
birlikte halvet etmis, miiphem fikirler soyliiyordu. Buyurdu ki: "Egerbir adam omriinde 
bizim hakkimiz yolunda bir defa vefa etse, sonra ondan bin cefa gelse, biz onun bir 
defaki vefasma bakar, cefalarma hie bakmayiz, ciinkii asil, Hak icin yapilan vefadir. 
O vefamn hakkim bilen, cefaya bakmaz." 

Yine Sultan Veled buyurdu ki: 

- Bir gun Mevlana Semseddin Tebrizi babama diyordu ki: "Benim Tebriz'de 
Ebu Bekir admda bir seyhim vardi. Biitiin velayetleri ondan aldim, fakat bende 
seyhimin ve kimsenin gormedigi bir sey vardi. O seyi, simdi Hiidavendigar'im Mevlana 
(Allah O'nun golgesini ve bereketini uzatsm) gordii." 

Yine bir giin Semseddin Hazretleri babama soyle anlatti: 

- Ben cocuktum. Allah'i ve melegi goriiyor, yiiksek ve aleak diinyanm gayblarmi 
mitsahede ediyor ve biitiin insanlarm bunlan gordiiklerini zannediyordum. Fakat 
sonunda gormedikleri anlasildi. Seyh Ebu Bekir beni, onlan soylemekten alikoyuyordu. 
Babam buyurdu ki: "Bu, bizim Semseddin'e taat ve riyazet sebebiyle degil, ezelden 
beri verilmistir. Nitekim Isa'ya da besikte verildi' (Meryem, 19:13) ayetinde 
buyuruldugu gibi konustu ve mucize gosterdi ve yine baska bir yerde de, 'Biz 
ledunniimuzden ona ilim verdik denilmektedir." 

Yine babam hazretleri sik sik: "Seyh Selahattin'in yamnda Semseddin'i ve £elebi 
Hiisameddin'in yamnda da Seyh Selahaddin'i anmayimz" diye tembih eder ve: "Her 
ne kadar onlarm arasmda fark yoksa da, zikretmek dogru olmaz. Nitekim Peygamber 
Sallallahu Aleyhi Vesellem'in huzurunda da, Eshab hicbir peygamberden bahsetmezdi. 
Peygamberlerden yalmz Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem bahseder ve her 
birinin halini aciklardi," buyururdu. 

Yine arkadaslarm imamlarmdan nakledilmistir ki, bir giin Sultan Veled Hazretleri 
soyle anlatti: 

- Babam gencliginde 90k zahid, faziletli ve vera sahibiydi. Semaya hig gelmemisti. 
Anne tarafmdan buyiikannem olan Kirayi Buzurg (Biiyiik Kira) babami semayi tesvik 
etti. Babam onceleri semada ellerini sallar idi. 



191 



Mevlana Semseddin gelince, ona donmeyi gosterdi. Kirayi Buzurg'un 
Semerkand'dan oldugunu soylerler. Kocasi Hoca Serafettin de itibarli, iyiliksever, 
unlu bir kisiydi. Oyle ki Semerkand'da mal, mertebe, hasep ve nesep itibariyle ondan 
daha unlu bir kimse yoktu. Kira Hatun, kocasi olunce butiin mallanm toplayip, biiyuk 
Mevlana'nm yanma geldi ve onun rrniridi oldu. Bazilan onlarm beraber olduklarmi ve 
birlikte Rum iilkesine geldiklerini ve Kirayi Buzurg'un oldugunu soylerler. Annem 
kufiikrii, biiyiik Mevlana onu babama aldi. Kira Hatun Hazretleri oyle kamil bir 
veliye idi ki, Baha Veled her zaman: "Benimle O'nun makami birdir, fakat benim 90k 
ilimler ve sayisiz sirlanm vardir", buyururdu. 

Yine Sultan Veled Hazretleri buyurdu ki: 

- Bir gun Kira Hatun'u Allah tarafmdan cagirrmslar. Ben 90cuktum, Sam'da 
ilim tahsili ile mesguldiim. O, benim aynhgimdan daima aglayip sizlarmis. Kendisinin 
Allah tarafmdan 9agnldigim duyunca: "Gelemeyecegim, Bahaeddin igin aglamakla 
mesguliim" demis. Iki 119 kere onu 9agirmaya gelmisler. Bunun iizerine 0: "Ey 
viicutcagizim. Ben, Allah'm huzuruna gidiyorum, senin yamp yakilman ve ey goz, 
senin de aglaman ve diger biitiin uzuvlarim ve hislerim, sizin de kendi isinizle mesgul 
olmamz lazimdir ve ey iki elim, ben doniinceye kadar islerden ilginizi kesmemeye 
gayret edin," demis ve her seyden siynlmis bir vaziyette Allah'm huzuruna gidip 
dondiigiinde, her seyi biraktigi gibi bulmus. 

Yine Veled Hazretleri buyurdu ki: 

- Bir gun Mevlana Semseddin birine: "Hakka ulasmak i9in batih brrak. Yol budur," 
dedi. Babam da: "Batildan kurtulmak igin Hak'ki tut. Burada yola, terke ve aziga 
ihtiya9 yoktur. Simdi karar senin elindedir. Istersen Allah'a ulasmak i9inbatih terk et, 
istersen batildan kurtulmak ipin Hak'ki tut" dedi. 

Yine bir gun Mevlana Semseddin Hazretleri buyurdu ki: 

- Ebiil Hasan Harakani (Allah'm rahmeti onun iizerine olsun): "Bir adrmimi Ars'm 
iizerine, oteki adimimi da yerin altma koydum, fakat aradigim kapi kapahydi, hig 
a9ilmadi. Niyaz esigine egilmeden kapi a9ilmadi. Niyazm iistiine ibadet yoktur," dedi. 

Siir: 

Bu hazretin yamnda, niyaz, kulluk ve 9aresizlikten baska bir seyin itiban yoktur. 

Yine arkadaslarm arifleri, Hiidavendigar Hazretleri'nden soyle naklettiler ki: 
Mevlana Semseddin Hazretleri, Halep sehrinde medresenin bir hiicresine girip on 
dort ay riyazet ve mucahede ile derece mesgul oldu ki, bir gun bile hiicresinden 
disanya 9ikmadi. 



192 



Hiicrenin duvarmdan: "Siiphesiz, senin nefsinin, senin uzerinde hakki vardir," diye 
bir ses geldi. Onun nesi oyle tecessiim etti ki, maddenin bile bundan fazla sabir ve 
tahammulii yoktur. Aciyarak giiliimsedi ve bir koseye 9ekilmeyi birakip Sam tarafma 
hareket etti. 

Yine goniilleri Allah'm kadim evi (Kabe) olan miiridler soyle rivayet ettiler ki: 
Mevlana Semseddin Hazretleri, daima medresenin hucresinin kapisi oniinde oturur, 
Mevlana Hazretleri'ni de hucreye sokar ve onu soran her arkadasa: "Mevlana'yi 
sana gostermem igin ne getirmissin? Siikrane olarak ne vereceksin?" derdi. Bir gun 
miinasebetsizin biri, "Senne getirmissin ki bizden bir sey istiyorsun?" dedi. Semseddin: 
"Ben kendimi getirdim, basimi onun yoluna feda ettim," dedi. Buyurdugu gibi de 
yapti. 

Yine nakledilmistir: Bir giin Mevlana Hazretleri dedi ki: 

- Mevlana Semseddin Hazretleri, 'Bundan once Yiice Allah'a, beni kendi 
velilerin i9ine sok ve onlara arkadas et, diye yalvanrdim. Ruyada bana: "Seni bir 
veliye arkadas edecegiz," dediler. Ben de: "Guzel, fakat o veli nerededir?" dedim. Bu 
riiyadan sonra ust iiste iki gece bana: "Istedigin veli Rum iilkesindedir," dediler. Bir 
hayli zaman aradim, fakat onu bulamadim. Sonra bana: "Daha bulacagm zaman 
gelmedi," dediler. Isler vakitlerine tabidirler, rehinlidirler,' buyurdu. 

Yine Sultan Veled'den en dogru olarak soyle nakledilmistir: 

- Mevlana Semseddin Hazretleri, halinin baslangicmda, daima Celal sahibi olan 
Allah'tan, tiirlii yalvanp yakarmalarla "Senin gizli velilerinden birini bana goster" diye 
ricada bulunurdu. Nihayet kendisine "Madem ki israr ve arzu ediyorsun, o halde 
siikrane olarak ne vereceksin?" diye ilham geldi. Bunun iizerine o, "Basimi veririm," 
dedi. Nihayet o giizel yiize kavusunca, hosuna gitti ve inayete mazhar oldu. 

Bir gece Mevlana'nm hizmetinde halvette oturmustu. Bir sahis disardan, halvetten 
cikmasi i9in yava§9a isaret etti. Derhal kalkip Mevlana Hazretleri'ne, "Beni oldurmeye 
9aginyorlar," dedi. Uzun bir duraklamadan sonra babam: "Halk ve emir O'nundur 
(Araf, 7:53) ayetinde buyurulana uymak en dogru harekettir," dedi. 

Derlerki, yedi kiskan9, hayirsiz ve al9akkisi elbirligi etmis ve dinsizler gibi pusuda 
durmuslardir. Firsat bulur bulmaz Semseddin'e bir bi9ak sapladilar. Bu sirada Mevlana 
Semseddin oyle bir nara atti ki, o yedi kisi kendinden gecti. Kendine geldikleri vakit 
birka9 damla kandan baska bir sey gormediler. O giin sabahtan aksama kadar ve o 
gunden de bugiine kadar, o mana sultamndan bir iz elde edilemedi. 



193 



§iir: 

O oldu, bir daha kimse onu gormedi. 

Peri gibi insamn goziinden kaybolup gitti. 

Kendi hisim akrabasmm ve halkm goziinden uzakla§mca, 

Anka gibi dunyada me§hur oldu. 

Bu olaym haberini Mevlana Hazretleri'nin miibarek kulagma ula§tirdiklan vakit: 
"Allah istedigini yapar ve arzu ettigi §eye hiikmeder," (Ali Imran, 3 :40; Hac, 22: 19 ve 
Maide, 5:1) buyurdu. 



194 



TEFVIZNAME 



1 . Hak serleri hayr eyler 
Zannetme ki gayr eyler 
Arif am seyr eyler 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

2 . S en H ak'ka tevekkiil kil 
Teslim olup rahat bul 
Her isine razi ol 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

3. Gonliin Ana berk eyle 
Takdirini derk eyle 
Tedbirini terk eyle 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

4. Hallak-i rahim oldur 
Rezzak-i kerim oldur 
Faali hakim oldur 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

5. Bil kadiyi hacati 
Kil Ana miinacati 
Terk eyle muradati 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

6. Bu isi murad etme 
Olduysa inad etme 
Hak'tandir o, reddetme 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

7. Hak'km olunca isler 
Bostur gam u tesvisler 
01 hikmetini isler 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 



8. Hep isleri fayikdir 
Birbirine layikdir 
Neylerse muvafiktir 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

9. Dilden garni dur eyle 
Rabbrnla huzur eyle 
Tefvizi umur eyle 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

10. Sen adli zuliim sanma 
Teslim ol oda yanma 
Sabret sakin usanma 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

11. Deme su nicin soyle 
Yerindedir o oyle 
Bak sonunu seyr eyle 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

12. Hie kimseye hor bakma 
Incitme, goniil yikma 
Sen nefsine yan cikma 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

13. Miimin isi reng olmaz 
Akil huyu ceng olmaz 
Arif dili teng olmaz 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

14. Hos sabn cemilimdir 
Takdir kefilimdir 
Allah vekilimdir 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 



195 



15. Her dilde Amn adi 
Her canda Amn yadi 
Her kuladir imdadi 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

16. Nacar kalacak yerde 
Nagah agar ol perde 
Derman eder her derde 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

17. Her kuluna her anda 
Geh kahr ii geh ihsanda 
Her anda o bir sanda 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

1 8. Geh Muti vii geh Mani 
Geh Darr ii gehi Nafi 
Geh Hafid u geh Rafi 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

19. Geh abdin eder arif 
Geh eymen ii geh haif 
Her kalbi odur sarif 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

20. Geh kalbini bos eyler 
Geh hulkunu hos eyler 
Geh askma dus eyler 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

2 1 . Geh sade vii geh rengin 
Geh tabm eder sengin 
Geh hiirrem ii geh gamgin 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

22. Az ye, az uyu, az ic 
Ten mezbelesinden gee 
Dil giilsenine gel gog 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 



23. Sen halk ile yorulma 
Nefsinle dahi kalma 
Kalbinden irag olma 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

24. Gecmisle geri kalma 
Miistakbele hem dalma 
Hal ile dahi olma 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

25. Her dem Am zikr eyle 
Zirekligi koy soyle 
Hayram Hak ol soyle 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

26. Gel hayrete dal bir yol 
Kendini unut Am bul 
Ko gafleti, hazir ol 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

27. Her sozde nasihat var 
Her nesnede ziynet var 
Her iste ganimet var 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

28. Hep remzii isarettir 
Hep gamzi besarettir 
Hep aym inayettir 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

29. Her soyleneni dinle 
01 Soyleteni anla 
Hem eyle kabul canla 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 

30. Bil elsinei halki 
Aklami Hak ey Hakki 
Ogren edebii hulku 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 



196 



3 1 . Vallahi giizel etmi§ 
Billahi giizel etmi§ 
Tallahi giizel etmi§ 
Mevla gorelim neyler 
Neylerse giizel eyler. 



Erzurum'lu Ibrahim Hakki Hazretleri 



3. Berk: Giiclii. Derketmek: Anlamak. 

4. Hallaki Rahim: Aciyan, yaratici. Rezzaki Kerim: Comert, nziklandinci. Faali 
Hakim: Hikmetler i§leyen. 

5 . Kadiyi hacat: Herkesin hacetlerini, ihtiyaclanm yerine getiren (Allah). Miinacat: 
Yakan§. Muradat: Muradlar, istekler. 

7. Ohcak: Olunca. Te§vi§: Karga§a. Hikmet: Irfan, bilgelik, derin anlamh i§ler. 

8. Faik, fayik: Ustiin. 

9. Dur: Uzak. Tefvizi umur: Her §eyi Allah'a havale etmek. 

10. Adl: Adalet. Od: Ate§. 

13. Renk: Hileli. Cenk: Sava§. Tenk: Sikmti. Akil: Akilh. Dil: Goniil. 

14. Cemil: Giizel. 

15. Dil: Goniil. Ah: Ozlem. Yad: Am§. 

16. Nacar: Caresiz. Nagah: Ansizin, birden. 

17. Kahir: Zorluk. Ihsan: Bagi§. 

18. Muti: Veren, uyan. Mani: Engelleyen. Darr: Zarar veren. Nafi: Yarar veren. 
Hafid: Alcaltan. Rafi: Yiikselten. (Hepsi de Esmaiil Hiisna'dandir.) 

19. Abd: Ibadet eden, kul. Eymen: Hayirh. Haif: Zalim. Sarif: Aritan, tasarruf eden. 

20. Hulk: Yaradih§. Du§etmek: Ugratmak, miiptela etmek. 

2 1 . Rengin: Renkli. Tabm eder sengin: Kalbini ta§ eder. Hiirrem: Sevin?li. Gamgin: 
Kederli. 

22. Mezbele: Copliik. Dil giil§eni: Gonliin giil bah?esi. 

24. Mustakbel: Gelecek. 

25. Zireklik: Kurnazhk. 

26. Hayret: §a§kinlik, hayranhk. Hazir: Uyamk. 

27. Ziynet: Siis. Ganimet: Bolluk, yarar, kazan?. 

28. Remz: Sembol, simge. Gamz: Goriintii, i§aret. Be§aret: Miijde. Aym inayet: 
iyilikpman (gozii.) 

30. Elsinei halk: Yaratiklann dilleri. Aklam: Deyi§lerini. Edeb ii hulk: Edep ve ahlak. 



197 



AYETI §ERIF VE HADISI §ERIFLERIN MEALI 
VE HIKMETLI SOZLER 



Bu Tiirkce risalenin yazilmasma iki sey sebep oldu: 

1 . Sofilerin agizlarmda bazi sozler var ki halkm avam kismi, belki alimlerin bazi 
noksan olanlan, o sozleri isittiklerinde bunlan batil mezhep sahiplerinden samrlar. 
Zira ehlullahm ekseriya sozleri muglaktir, her ne yana 9eksen yedilir. Ehli olmayan 
bilmez, onlara sui-zan eder. Iste o kotii zanni defetmek icin... 

2 . Tasawuf ehli gecinen bazi cahiller, o muglak sozlere bakip sapikliga diismesinler 
ve bilsinler ki, tasawuf ehli her ne kadar yiiksek mertebelere yetisseler de onlarm 
imam, su yeni imana gelen miiminin imamndan artik olmaz. Onun icin Aleykum 
bidinil acayiz (Sizin icin din, acizlerin dinidir) denilmistir. O halde bu manayi bilip, 
tasawuf yolunu serefii seriat yolundan baska bir yol zannedip dalalet yoluna 
diismesinler ve avam ile havvas arasmdaki farkm marifet (Allah'i tanima) 
mertebelerinde oldugunu bilip, taklidi imandan tahkikiye sefer etmeye talip olsunlar... 

Hamd alemlerin Rabbma, salat ve selam da Efendimiz Muhammed, biitiin nebiler 
ve resuller, al ve ashabmm hepsi iizerine olsun... 

Imdi: 

Eger bize sorarlarsa ki: 

- Tasawufun baslangici nedir? 
Cevap veririzki: 

- imamn alti riiknii vardir: Allah'm varhgim, birligini, meleklerini, resullerini, 
kiyamet guniinii, hayrm ve serrin Allah'm takdiriyle oldugunu dil ile ikrar ve goniil ile 
tasdiktir. 

Eger sorarlarsa: 

- Tasawufun sonu nedir? 
Cevap veririzki: 

- Tasawufun sonu da bu alti riiknii dil ile ikrar ve goniil ile tasdiktir. Nitekim 
Ciineydi Bagdad! Hazretleri'nden Tasawufun intihasi (sonu) nedir?" diye 
soruldugunda, "Baslangicidir," diye cevap verdiler. 

Soru: 

- Ya avam ile sofilerin aralarmdaki fark nedir? 



198 



Cevap: 

- Avamm bu alti riikne imanlan taklidi imandir. Ama sofilerinki tahkikidir. Biiyiik 
alimlerin imam istidlali (dediiksiyona, ?ikartima dayah) oldugu gibi... 

- Taklidi iman nedir? 

- Taklidi iman odur ki, bu imam babasmdan veya mahallesinin imammdan veya 
alimlerin birinden ogrenmis ve inanrmstir. Ama bilmez ki bu alti riikne inanmak nicin 
asillarm ash oldu? Ni?in ebedi azaptan kurtulus sebebi oldu?... Sokak arasmda 
gezerken bir cevher bulmus ki, niceleri diinyada padisah oldular ve diinyayi bir U9tan 
bir uca zaptettiler, heme istedilerse buldular, ancako cevheribulamadilar... Birnura 
erismis ki, giines nuru onun yamnda giindiize kalmis bir ay gibi olur. Bir kimyaya 
erismis ki, bin yilhk kiifiir bakirma cahnsa o saat altm olur. Ama degerini bilmez, onu 
boncuk samr. Korkulur ki fazlaca susarsa, bir icim suya degisir. 

- Tahkiki iman nedir? 

- Tahkiki iman, o alti riikniin her birinin ashm arayip hakikatine vasil olmaktir. 
Tarikat dedikleri de taklit koyii ile tahkik sehri arasmda bir yoldur. Niceleri o yolu on 
yilda aldi, niceleri yirmide, niceleri otuzda ve niceleri kirk yilda katettiler. Niceler o 
yoldan azip her biri bir semte gidip kimi cebri, kimi kaderi, kimi mutezili ve kimi 
tenasiihi oldular. Soziin kisasi, yetmis 119 giiruh bu yola girdiler; hepsi azip, yoldan 
disan gidip tahkiki iman sehrine ulasamadilar. Yetmis ii9iincii giiruh ki, ona firkai 
naciye (kurtulmus kisim) denilir, ancak onlar gelip vasil oldular. Hazreti Resulullah 
Sallallahu Aleyhi Vesellem'e biitiin islerde kemal derecesinde baglihk ve uygunlukla 
hareket etmeleri sebebiyle bunlar, bulduklan cevherin degerini bilmislerdir. Imanlan 
bunlara lyan (a9ik9a goriiniir) olmustur. Mum ile giderken giinese ermislerdir. Taklitte 
iken, tahkike ermislerdir. Bunlarm imam tahkiki imana vasil olduktan sonra, taklidi 
imanlarma doniip tatbik ve mukabele kildilar, karsilastirdilar, birbirine asla muhalif 
bulmadilar. Yani hakikati seriata ve seriati hakikate tatbik edip bunlan birbirine uygun 
buldular ki, can ile beden gibi... Can ile beden hakkmda ise Peygamber Efendimiz 
Hazretleri buyurmuslar ki: "Azasinin bir uzvu eksik olamn bir hissi de eksik olur." 
Bundan anlasildi ki, seriati eksik olamn tahkiki de eksik olur. 

- Bu sofiler inan9 ve amellerde ne mezheptendir? 

- Sofilerin ekseriya Islam akaidinde (inan9larda) mezhepleri ehli siinnet vel 
cemaatten Islam'm ve miisliimanlarm seyhi, §eyh Ebu Mansur Maturidi 
mezhebindedirler. Arap evladi sofileri, ekseriya §eyh Hasan el Esari mezhebindedirler. 
Bu iki imamm mezhepleri ehli siinnet vel cemaat mezhebidir, baska degildir. 

Ameli islerde mezhepleri, dort mezhepten birisidir. Bulundugu diyarm halkma gore... 
Mesela bu Rum (Anadolu ve Rumeli) vilayetleri, umumen ayrmtilarda Hanefi 



199 



mezhebindedirler. Imami Azam ve himmeti muazzam, dinin ve milletin siraci (lambasi), 
biitiin ehli siinnetin taci, Kufe'li Ebu Hanife Hazretleri'nin Kur'am Azimiissan'dan ve 
Peygamberimizin hadislerinden ictihat eyledikleri meseleleri taklit ve can ile kabul 
ederler, mezhebine tabi olurlar. Arabistan diyarmda, Misir ve Halep vilayetlerinin, 
Harameyn halkinin ekserisi §afii mezheplidir. Bunlar, biiyiik imam, derin ilim sahibi 
Muhammed bin Idris §afii Hazretleri'ni taklit ederler. Tunus vilayeti ve biitiin Magrip 
halki, umumen Endulus vilayetlerine varmcaya kadar ve Arabistan vilayetlerinin bazisi, 
Maliki mezhebindendirler. Bunlar, imamlarm seyhi, ehli siinnete daim olan Imam 
Malikbin Enes Hazretleri'ni taklit ederler. Bagdat halkinin en cogu, biitiin hak diyarlan 
ve Arabistan diyarlarmm, hususiyle Harameyn'in bazisi Hanbeli mezhebindedirler; 
fetva ve takvada, ilim ve verada iistiin imam Ahmet bin Hanbel Hazretleri'ni taklit 
ederler. 

Bu dort imamm mezheplerine ehli sunnet vel cemaat mezhepleri derler. Bunlarm 
birbirinden aynliklari teferruatrn bazi meselelerindendir, hepsinde degildir. Ama itikatta 
dordu de bir mezheptir ki, Hazreti Peygamber Efendimiz buna firkai naciye diye ad 
verdi. 

Iste sofilerin baslangicta olanlarmm ve sona varmislarmrn mezhepleri, bu ehli sunnet 
vel cemaat mezhebidir, ondan baskasi degildir. Bu sofilerin itikatlan da sudur ki, bir 
kimse ehlullah olsa, her ne kadar keramet sahibi olsa da bu imamlarm mertebesini 
bulamaz. Nerede kaldi seckin Ashab mertebesini veya Peygamber mertebesini 
bulmak?.. Aym zamanda soyle itikat ederler: Veli hicbir mertebeye varmaz ki bu 
imamlardan ihtiyaci kesilsin, yani bunlardan birini taklit etmekten kurtulsun ve ihtiyaci 
olmasin... 

- Beyazidi Bestami Hazretleri'ne "Ne mezheptensin?" dediklerinde "Allah 
mezhebindenim," demesinin anlami nedir? 

- §udur ki, bu mezheplerin hepsi Allah Teala Hazretleri'ne giden mezheplerdir. 
Imami Azam mezhebi ve Imami §afii mezhebi demek mecazdir; hakikatte bu yollar, 
Allah'm yollandir. Beyazidi Bestami hakikatle cevap vermistir, yoksa "Ben 
mezheplerden degilim," demek degildir. 

- Bu sofilerin ekseriya kasidelerinde bazi sozler goriir ve isitiriz ki o sozlerden, 
bunlarm tenasiih mezhebinden olduklan anlasihr. Mesela derler ki: "Ben, gah bulut 
olurum, gah yagmur, gah nebat olurum, gah hayvan ve gah insan olurum." Bunun 
benzeri nice seyler derler, isitiriz. Bu sozler nedir ve ne demektir? 

- Ey kardes ! Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimiz buyurmadi 
mi ki: "Benim iimmetim ahirette on boliik olarak hasrolur: Kimi maymun, kimi domuz, 
kimi de baska suretlerde..." 



200 



"O gun Sur'a iiflenince boliik boliik gelirsiniz" (Nebe, 1 8) ayeti kerimesinin tefsirinde 
Kadi Beydavi beyan etmistir: "O hayvanlar suretine girmesinin sebebi nedir?" 
denildiginde: "Diinyada o hayvanlarm huyu ile huylamp sifati ile sifatlandiklan 19111 
ahirete sifata girerler," diye buyurdular. Mesela maymunun sifati koguculuk ve 
dedikodu, domuzun sifati haram yemektir. Simdi birkimsenin ekseri sifati ve huyu 
koguculuk ve dedikodu etmede olsa, kimsenin her ne kadar sureti insan ise de, siret 
(ki icerisidir) maymun olmustur. Fakat gorunmez oldugu zaman kendini surette 
bulur ve mahserde suretle kalkar. Allah saklasm!.. Meger ki tovbe edip olmeden 
once o sifattan kurtulmus olsun. 

Yine iki evrenin sultani Peygamber Efendimiz Hazretleri buyurdular ki: "Uyku 
oliimiin kardesidir." Yani bir kisi oldugu zaman ne hal alacaksa, uykuda da kendini o 
Mlde goriir. Eger kendi muhasebe ehli ise, yani "Siz hesaba 9ekilmeden once kendi 
kendinizi hesaba cekiniz," denilmesi su muhasebedir ki, her zaman muhasebe 
olunursun. Eger vakianda (riiyanda) tilki gordiinse kendi sifatmdir. Onu sana Hak 
Teala'nm gostermesi remzdir ki, hile sifatmdan kurtulmaya care bulasm. Maymun 
goriirsen, kogu ve dedikoduyu terk eyle demektir. Domuz goriirsen haram yemeyi 
terk eyle demeye remzdir. "Olmeden once oliin" denilmesi de bu muhasebeye remzdir. 

O halde bir kimse bir kamil murside biat eylese muhasebe ehli olur ve alemde her 
ne varsa hepsini goriir, gecirir; gerek iyi ve gerekkotii... Once kotii sifatlanm gormeye 
baslar ve seyhin telkin ettigi ismullah sifatlan mahveder. Ta o dereceye vanr ki, 
ekseriya riiyada gordiigii kamil insanlar olur; nebiler ve veliler gibi... Bu, onun insan 
siretini bulduguna isarettir. Bunun gibi bir kimse, yolu tamamladiktan sonra: "Ben, 
gah bulut olurum, gah hayvan, gah insan ve bunun benzeri alemde her ne varsa ben 
olurum," dese olur. Zira en sonunda varhklar insan mertebesine yetisince, her seyi 
cami (kendinde toplayici) oldu. Soziin kisasi, "Ben her seyi kendisinde toplayici oldum," 
demektir. 

- Bu tenasiih mezheplerini ve sizin mezheplerinizi giizelce bir beyan eyle. . . 

- Biz deriz ki, bu hal berzahta ve ahirette olur. Onlar derler ki, diinyada olur. 
Mesela onlar derler ki: Bir kimse, bu hayvanlardan birinin sifati ile sifatlansa oldugu 
gibi ruhu sifatta bir hayvana anasmm karmnda et ve kan iken geri doniip diinyaya 
zuhur eder. Butiin bu gezen hayvanlarm cogu bunlarm sifatmda olan insanlardir ki, 
bu suretle zuhur etmislerdir. Iste tenasiihi olanlar bunlardir. Bunlarm imandan asla 
nasipleri yoktur. Bunlar hakkmda Seyyid Omeri Faruk Hazretleri buyurmuslardir ki: 
"Kim tenasiih mezhebinden ise onun layiki mesh olmaktrr." Yani onun gibi bir kimsenin 
layiki odurki, sureti mesh olsun (sureti silinip cirkin sekle doniissiin) demektir. 

Ey kardes! Sen ondan irak ol ve ondan yalmzhk kosesine gekil. O yetmis iki batil 
mezhebin icinde bunlardan azgim yoktur. Allah saklasm... Diinyada ve ahirette insan 
sureti silinip cirkin hayvan suretine doniismekten ve doniismiis olanlardan... 



201 



- Bunlar, seriatta haram olan seylerden bazisinin helalligine kani olmuslar gibi 
gelir. Zira, onlan overler. Mesela sarap ve meyhaneyi, kadeh ve kadeh veren mahbubu 
(sevgiliyi), o sevgilinin sa9im, benini, yanagmi overler ve yiiziinde olan hatlari Kur'an'a 
benzetirler. Bunlar nedir? 

- Bu Sofiyyun (mutasawiflar) taifesi, taklidi imandan tahkiki imana sefer ettikleri 
gibi biitiin esyamn zahirinden batmma ve suretinden manasma sefer etmislerdir. Aym 
zamanda esyamn cevherlerini, oldugu gibi gormuslerdir ve bilmislerdir. Onun icin 
ekseri sozleri, mana alemindendir. Mesela sarap tan muratlan, marifetullah'dir, neticesi 
muhabbetullah'dir ve asktir. Ask'la muhabbet bir manayadir (aym anlamdadir). 

Meyhaneden murat, kamil miirsidin gonliidiir. £iinkii o, Allah muhabbetinin 
hazinesidir. 

Kadehten murat, talibe telkin ettigi ismullah'dir yahut agzmdan ilahi maarifle Qikan 
kelimelerdir ki, salik dinledik9e o sozlerin zevkiyle mest ve sarhos olur. 

Mahbub'dan murat, kamil miirsiddir. Zira mahbubu gordiigiinde gonliin muhabbet 
etmesi, bir aza tenasiibiinden (uyum) dolayi olup, her bir naksi yerli yerini buldugu 
i9in goniil muhabbet eder. Boylece salike kamil miirsidin derununda (gonliinde) ilahi 
maarif (Allah'i tamyis) yiiz gosterip her bir isi, her batmi sifati ve ilahi maarifi bilip 
anladigmda, goziine o miirsit o suri (bi9imsel) sevgiliden bin mertebe daha sevgili 
goriiniir. Zira o ten mahbubudur, bu ise can mahbubudur. 

Zulf ten (sa9) murat, miirsidin talipden yana cezbedici sozler soylemesidir. 

Ben'den murat, miirsidin istigna (zenginlik, bagimsizhk) aleminde, zata ulasma 
denizinde bazen batmasi, miistagrak olmasidir ki, o vakit gonlii irsattan miistagni 
olur. 

Yanak'tan murat, talibe goriindiigii zaman talibin gonliinden iki cihan fikrini silip, 
belki talibe kendi varhgim dahi kaybettiren hallerdir. 

Yiiziinde olan hatlari Kur'an'a benzetmekten murat sudur ki: "Yiizden murat 
miirsidin goniil yiiziidiir, Kur'an'dan murat da ilahi ahlaktir ki, Allah'm ahlaki ile 
ahlaklamniz,' emriyle onukazanmislardir," demek isterler. 

- Bunlar, "Biz Allah'i goriiriiz," derler. Diinyada bu hazret (yakmhk) 
Resulullah'dan baskasi i9in miimkiin miidiir? 

- Miimkiin degildir. "Biz Allah'i goriiriiz" demeleri, "Biz Allah'i biliriz ve kudretinin 
eserlerini miisahede ederiz" demektir. Yoksa diinyada Allah'm zatmm kiinhii 
goriilmekten miinezzehtir. "Gozler onu idrak edemez, fakat o, gozleri idrak eder" 
(En'am: 103). Peygamber Efendimiz Hazretleri buyurdu ki: "Allah'a onu goriir gibi 
ibadet et. Her ne kadar sen onu gormesen de, o seni goriir." Bu sekilde ibadet ihsan 
(ziyade iyilik ve ihlas) mertebesidir. Bunlarm sozleri, "Biz Allah'a kullugu ihsan 



202 



mertebesinde ederiz" demektir. Hazreti Ali (Allah vechini miikerrem kilsm) buyurdu 
ki: "Perde kalksaydi yine yakinim artmazdi." Yani: "Ben Allah'i oyle bildim ve anladim 
ki, eger goziimden perde kalksaydi ve ben onu gorseydim, sadece bildigim gibi 
gorurdiim ve anladigim gibi bulurdum; bildigimden ve anladigimdan baskasi zuhur 
etmezdi," demektir. Bu sozden, diinyada goriilmedigi anlasildi. Bu soziin sahibi ise 
Hazreti Ali'dir. O boyle deyince baskalarmrn ne olmasi lazrm gelir?.. Fefehiim (diisiiniin, 
anlaym)... 

- Bu sozler bunlara yalan olmaz mi? B ir seyin eserlerini gormek kendisini gormek 
demek olur mu? 

- Olur... Bir kimse giinesin lsigim gorse ve "Ben giinesi gordiim" dese caizdir 
(dogru olur). Halbuki gormemistir. Baska bir ornegi: Eline bir ayna alirsm, icinde 
suretini goriirsiin. Gordiigiiniin kendi yiiziin olmadigim bilirken " Yuziimii gordiim" 
dersin. Bu soz de yalan degildir. 

- Gormekten maksat, kudret eserlerini gormek olduguna gore onu herkes goriir. 
Bunlar ise "Biz goriiriiz" diyerek baskalarmdan bunu gideriyorlar?.. 

- §unlar ki gordiiler, fakat ne oldugunu bilmediler, gormek bilmek olduguna gore, 
onlar bilmedi ve gormediler demektir. Bir kimse her zaman helva yese, fakat yediginin 
helva oldugunu bilmese, bir kimseden ogrenmemis olsa ve kimse de ona soylememis 
bulunsa, helvayi el 6vduk?e yiireginden bir hasret atesi, onu helvamn yaktigi gibi 
daima yakar; "Acaba ben onu nerede bulurum?" diye ister, yiiriir. 

- Bu sofilerden bazilan, "Biz ne cehennemden korkanz ve ne de cennet isteriz," 
derler. Halbuki bu soz kufiirdiir... 

- Bu soziin kiifur olmasi cehennemden korkmayip, cenneti begenmemek 
yoniinden olursadir. Halbuki bunlarm muratlan o degildir. Belki muratlan sudur: 

"Ya Rab! Mademki sen bizi yoktan var edip viicuda getirdin, bu, kendine ait olan 
bir fay da i?in degildir. O halde bize layik olan da sana kullugu kendimize ait olan bir 
sebep icin etmeyip belki sadece senin nzan icin etmektir. Bizim seninle alim-satim 
isimiz yok ki, cennet icin ya da baska bir sey icin kulluk edelim. Gergi sen: "Hig 
siiphesiz Allah, muminlerden canlanm ve mallanm, cennet kendilerinin olmakiizere 
satm almistir" (Tevbe, 111) buyurdun. Bu, senin has kullarmla bu yuzden bir muamile 
(muamele yapan bir kisi durumuna) tenezziiliindur ki nihayetsiz lutuflarim ve simrsiz 
rahmetinin kemalini bu yuzden bir gosterme, bir izhardir. Yoksa sen, hasa, ahm-satim 
yapmaktan miinezzehsin. Biz de ibadeti halis muhlis (sirf) senin i?in ederiz. Eger ara 
yerde cennet ve cehennem olmasa bile, bize yarasan yine ibadettir. Cennete ve 
cehenneme koymak ve cikarmak sana kalmis bir istir. Her nasil dilersen oyle olur. 
Cennete koyarsan o senin fazlmdir, ibadetimizden degildir. Cehenneme koyarsan 
adaletindir, hasa zulum degildir. Zulum, baskasmm miilkiinden fuzuli tasarruf ile olur. 
Miilk ise hep senindir. Oyleyse diledigin gibi tasarruf eylemen zulum olmaz." 



203 



Iste sofilerin o sozden muratlan budur, bundan baska bir sey degildir. 

- Sen demistin ki seriat ile hakikat asla birbirine muhalif degildir; seriata muhalif 
itikat edecek bir sey yoktur. Ya bunlann arasmda bir gizli sozleri var ki onu seriat 
ehlinden saklarlar?.. Muhalif olmasaydi saklarlar miydi?.. 

- Saklamalan seriata muhalif oldugundan degildir. Belki dakik (ince) olup siradan 
insanlarm akillarma muhalif oldugundandir. Herkes anlayamaz. Onun icin Hazreti 
Peygamber Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz: "Insanlara aklmm alabilecegi kadar 
soyleyiniz," buyurdu. Zira her sozu herkese soylesek bazisim bazi halk anlayamaz, 
yamlmaya duser. Onu saklamalan bu emre yapismalarmdan dolayidir. 

- Bir kimse sofilerin bildigi ilmi bilmese, serefii seriatm zahiri ile amel etse ve 
onunla yetinse o kimsenin imamnda ve Islam'mda sofilerden eksik olur mu? 

- Olmaz... Sofilerden degil, belki enbiya aleyhimiisselamm imamndan ve 
islam'mdan dahi eksik olmaz. Zira iman ve Islam oyle bir cevherdir ki bolunme ve 
parcalarma aynlma kabul etmez; artik ve eksik denilmez. Padisahla fakirin giinesten 
hisseleri esit oldugu gibi ve sahla kulun cisimleri uzuvlarda aym oldugu gibi, imanda 
da biitun iman ehlinin hisseleri aynidir, artik ve eksik olmaz. 

- Halbuki insanlarm kimi peygamber, kimi veli, kimi salih ve kimi fasiktir. Ya 
derecelerdeki bu farkhhk nedir? 

- Birbirinden farkhhk marifettedir, yoksa imamn ashnda hepsi esittirler. Ama 
marifette esit degillerdir. Nitekim sahla dilenci uzuvlarmda birbirine esittirler, ama 
giyimde, devlette ve makamda esit degillerdir. Insanm insanhgi ile marifet elbisesi ve 
devletindedir. Nitekim padisahm padisahhgi da bedeniyle degil, mertebesiyledir ki, o 
da devleti ve makamidir. 

Niyazi Misri Hazretleri 



204 



SECME HADISLER 



Nefsini diinyahk bir seye kanstirmadan kim giizelce abdest ahr ve iki rekat 
namaz kilarsa, biitun giinahlarmdan kurtulup, anasmdan yeni dogmus gibi 
olur. 

Temizlik imana caginr. 

Allah temizdir, temiz olanlan sever. 

ilim, kadm ve erkek biitun miisliimanlar igin farzdir. 

Erkenden gidip ilimden bir boliim ogrenmen, yiiz rekat namaz kilmandan 
daha hayirlidir. 

Kim ilim yoluna girer ve ilim isterse, Allah onu Cennet'in yoluna gonderir. 

Bir muslumamn kardesine, hikmetli bir sozden daha iistiin bir hediyesi ola- 
maz. 

Iki giinii birbirine esit olan, zarardadir. 

Gunahlardan bazilarim, ancak gecim yolunda cahsma orter. 

Siiphesiz Allah, sanat sahibi miimini sever. 

En hayirh sey, insanm kendi eliyle kazandigim yemesidir. 

Miimin, kindar degildir. 

Insanlar arasmda Allah'm en 50k sevmedigi kimse, kin ve diismanhgi en 
50k olan kimsedir. 

Alcakgoniillu olmak insani yiiceltir. A^akgoniilllii olunuz ki Allah sizi yiicelt- 
sin. Af insani sere flendirir. Affedinizki Allah sizi sereflendirsin. Sadaka 
mail arttinr. Sadaka veriniz ki Allah sizi esirgesin. 

Bir kimse esine kin beslemesin. £unku onda hoslanmadigi yonlere karsihk, 
memnun olacagi huylar da vardir. 

Malmizm 9oklugu ile insanlarm kalbini kazanamazsimz. Onlarm gonlunii, 
giiler yiiz ve giizel ahlak ile kazammz. 



205 



TARIKATLAR VE HALVETI'LIK 



Halveti'lik hakkmda bilgi vermeden evvel, Islam Tasawufu ile Tarikat'larm dogusu 
hakkmda ileri siiriilen gorusleri yazmadan gecemeyecegiz. 

Miistesriklerin (dogubilimciler) hemen hepsi, Islam Tasavvufu'nun islam'm 
ruhundan dogdugunu kabul etmemekte fikir birligi yapmis dummdadirlar. 

Onlarm yazdiklan eserleri tetkik eden ve onlarm tesirinde kalarak aynca kendileri 
bu konuda tetkik ve arastirma zahmetine katlanmak istemeyen yazarlanmiz da, 
yazdiklan eserlerde onlan takliden Tasavvufun, Hind'in, Misir'in, Iran'm felsefi 
mesleklerinden ilham almarak Islam'a girdigini iddia etmektedirler. 

Aynca baslangictan beri Tasavvufun aleyhinde bulunan ve Tasawuf mensuplarma 
iyi gozle bakmayan, Islamiyeti derinligine tetkik etmemis, okudugunu yalmz gozu ile 
okumus fakat vicdam ile okumarms, dusiinme kabiliyetinden mahrum, "hocamdan 
ben boyle isittim, o ne derse o dogrudur" diyen, fakat bununla beraber toplumun 
idaresinde ve gidisatmda soz sahibi olan bir takim hoca, kadi, kazasker, seyhiilislam, 
fakih ve miictehidin de, maalesef aym fikirde olduklarmi eserlerinden ve zaman zaman 
uyguladiklan hukiimlerden anlamaktayiz. (Hallaci Mansur, Fazlullah Hurufi, Seyyid 
Nesimi, §ehabeddin Suhreverdi Maktul, Ayniil Kazat Hemedani, Ismail Masuki, 
Hamza Bali ve bunlar gibi bircok arif ve kamilin katledilmesi i?in verilen fetvalar.) 

Fakat bununla beraber, insafli bazi miistesrikler ise: Islam Tasawufunun Hiristiyan 
ruhbaniyetiyle higbir miinasebeti olmadigim, Islam Tasavvufu'ndaki soyunma ve 
Fena'nrn, Hind'in Nirvana ve Budizm'i ile seklen benzerli olmakla beraber, asla onlardan 
almmamis oldugunu ve dogrudan dogruya Islamm ruhundan fiskirmis bir hakikat 
meslegi oldugunu kabul etmislerdir. 

Bizim kanaatimize gelince: 

Islam Tasavvufu'nun, Hind'in Brahma ve Buda'si, Misir'm Hermes ve Fisagor'u 
ve Yunan'm Eflatun'u ile hicbir miinasebet ve alakasi yoktur. Her ne kadar lafiz ve 
dis goriiniis ve egitim sekli itibariyle birbirlerine benzer taraflan varsa da, bu, Hz. 
Mevlana'nm: 

§od Enel-Hak der lebi Firavn zur 
§od Enel-Hak der lebi Mansur nur ( *' 

beyti ile ifade ettikleri gibi, Mansur'un Enel-Hak demesiyle, Firavun'un Enel-Hak 
demesi aym sey degildir. 



(*) Enel Hak: Ben Hak'kim. Leb: Dudak. Zur: Yalan. Nur: I§ik, aydinhk. 



206 



Firavun'un agzmdan kibir ve gurur eseri olarak bu soz gikti, Mansur'un agzmdan 
ise, Zat Nurunun tecellisiyle pikti. 

Her ikisinin agzmdan ?ikan soz lafiz itibariyle aynidir, fakat mana itibariyle baskadir. 
Birini Firavun, digerini ise Hak soyledi. 

Islam Tasawufu, kendisinden ewel gelmis hicbir hakim, bir dahi, bir arif, bir veli, 
bir nebiye, velhasili hi?bir nazariyeye ve faraziyeye temas edip dayanmaksizm, 
dogrudan dogruya ve vasitasiz olarak bizzat Makami Ahadiyet'ten Hz. Muhammed'e 
ihtisasen aktanlan "Ilmi Lediinni"den tasarak, kamil ve ariflerin gonliine akmis ve 
akmaktabulunan ilahi bir ilimdir. Zamammiz yazarlarmm kabul ve iddia ettikleri gibi 
ne Israkiye'den, ne Messaiye'den ve ne de herhangi bir felsefi meslek ve zahidane 
soyutlanmadan mulhemdir. 

Bu ilmi: Lafiz mana ve terimlerini (lstilahlanm) okuyup ezberleyerek, tasavvuf 
kitaplarim hatmederek anladiklarim zannedenler bulunabilir, fakat biz bu kanaatte 
degiliz. Bunu ancak, tevhid sirlanna arif ve vakif olanlar anlayabilir ki, zaten onlar 
bunu anlamak istidat ve kabiliyetinde yaratilmislardir. 

Nitekim, matematikve edebiyata istidadi olmayan bir kimse, bu ilimleri ogrenmek 
ve tarn manasryla kavrayabilmek i9in ne kadar cahsirsa 9ahssrn ve ne kadar ugrasirsa 
ugrassm, sarf ettigi gii?le orantili bir netice elde edemeyecegi gibi, kitaplardan 
ogrenilen istilahlar ile bu istilahlardan 9ikanlan manalarla, hakiki tasavvuf ogrenilmis 
olamaz. 

Bu ilmin oyle bir hususiyeti vardir ki, din kitaplarmda yazilan ve tarif edilen ibadet 
usullerine harfiyyen riayet etmek suretiyle yapilan ibadetlerle de bu ilmi elde etmek 
mumkun degildir. 

Bu, ancak ve ancak kamil ve miikemmel bir miirsid'in bizzat telkini ile ogrenilebilir. 
Bu ogrenis de ogrencinin kabiliyet ve istidadi ile orantihdir. 

O kamil miirsid'in talim ve telkin ettigi esaslar, Muhammedi fenerden almmis olan 
kutsi sirlar ve Lahuti nurlardir ki, bu Rahmani bir feyz ve Samedani bir lutuftur. 

Ariflerin Sultam olarak bilinen Tayfur Bistami Hazretleri'nin huzuruna bir gun, 
ziihd ve ibadetiyle meshur bir sahis gelerek: 

- Ben giindiizleri 01119 tutar, geceleri uyumaksizm ibadet ve taatle mesgul olurum. 
Sizin temsil ettiginiz yolun hususiyetlerine de 90k muhabbet ve arzum var. Fakat 
omriimde bir kerecik olsun Ilahi bir zuhurata nail olamadim, der. 

Buna karsihk Sultaniil Arifin Hazretleri de: 

- Yuz bin sene omriin olsa ve omriinu bu sekilde ibadet ve taatle ge9irsen, yine 
bu sirlara vakif olamazsm, boyle davalardan vazge9. Gel arkana bir torba ceviz al. 



207 



Bu torba sirtmda oldugu halde sehrin en kalabalik sokaklarmda dolas ve sonra torbadaki 
cevizleri 90cuklara dagit. Dagittiktan sonra da kendini cocuklara taslatmak igin ne 
yapmak lazimsa onu yap ve ondan sonra yanima gel, demesi uzerine, o abid ve zahid 
olan zat: 

- Siz benim gibi ziihd ve takva sahibi bir kimseye nasil boyle bir teklifte 
bulunuyorsunuz? deyince, SultanulArifmHazretleripurhiddet: 

- £ik buradan, seni miisrik seni, diyerek, bu kuru sofuyu huzurlarmdan 
kovmuslardir. 

Demek ki, pek 90k ibadet ve haddinden fazla riyazet ile de, bu kutsi yola ait esrar 
ve bilgileri elde etmenin imkani yoktur. 

Bu ilmin nasil elde edilecegine, Sultaniil Arifm Hazretleri: "Siz ilimlerinizi oliilerden 
aldmiz, biz ise oliimsuz olan hayat sahibinden aldik" arifane kelamlan ile isaret 
buyurmuslardir. 

Bu da gosteriyor ki bu ilim, yukanda da ifade ettigimiz gibi, dogrudan dogruya Hz. 
Fahri Alem Efendimiz'in Muhammedi mhaniyetlerinden istifade ve feyz alma suretiyle 
husule gelen bir ilimdir. 

Hz. Muhammed: "Ene mediynetul ilmti ve Aliyyun bdbuhd" buyurmuslardir. 

Yani: "Ben ilmin sehriyim ve Ali de ilmin kapisidir" hadisi serifi ile, bu ilmin Hz. 
Ali vasitasiyla ogrenilebilecegini biitiin sahabe ve ummetine duyurmustur. 

Hz. Muhammed'den sonra bu ilmin varislerinden biri Hz. Ali olup, istidat gordiigu 
kimselere bu ilmi telkin ve talim buyurmuslardir. Hz. Ali burm Hutbetiil Beydn'mda 
soyle ifade etmektedir: 

"Ben, Ilahi esrara vakif sahsim. Ben gizli ilimlerin hepsini bilen Lahuti bir hazineyim. 
Suhufu uld'da, ilk nazil olan sahifelerde yazih Ziilkarneyn benim. Ben hakikatin 
neticesiyim ki, Davud'un oglu Siileyman'm miihrii benim yammdadir. Ben 
Peygamberlerin hiiccetiyim. Ben kimseyim ki, hizmet9ilerin hesabi zamanmda onlarm 
halleri ile hallenirim. Levhi Mahfuz benim. Resulii Ekrem onun i?in benim hakkimda 
soyle buyurdu: "Ya Ali, yol, ge?it yeri, senin yolundur. Durak yeri de senin durdugun 
yerdir." 

Ben Adem'im ki, benden evvel ge9mis ve gelecek olanlarm kitaplarmm son 
bileniyim ve kitaplar benim yammdadir. 

Ben Nuh'un gemisiyim. Kim ki ona camm teslim etti, yani bindi, kimse selamet 
kenarma eristi. Kim ki yiiz 9evirdi, esfeli safiliyne dustii, helak oldu. 

Bulutlan tahrik eden benim. Simseklerden guriiltii 9ikaran, yildrrimlan tarakalandiran 
benim. Irmaklan akitan benim. Gokleri yiikselten, Eyyiib'ii belaya dusiiren ve ona 



208 



sifasim veren benim. Ben Musa'nin hidayet iktibas ettigi Nur'um. Yunus'un yamnda 
olan ve onu batmaktan kurtaran benim. 

Ben Allah'm yamnda mutlaka masumum. Allah'm vahyi benim. Diinyadaki dillerin 
hepsini liigatleri ile konusan benim. Ben Allah'm gaip hazinelerinin muhafiziyim. 
Goklerde ve yerlerde bulunanlarm hepsinin Hiiccetullah'i benim." 

I§te Hz. Ali tarafmdan, Hakikati Muhammediye kandilinden iktibas edilen bu Ilahi 
ilim, istidat sahibi goniillere aktanlarak usul ve adabma riayet etmek suretiyle 
zamammiza kadar gelmis ve kiyamete kadar devam edecektir. 

imami Ali'nin, bu ilmi ogretmek icin takip ettigi usiil, erkan ve yollara, Hicretin 2. 
yiizyilmdan itibaren Tarikat (Yollar) ismi verilmistir. 

Daha sonralan biiyiik sofiler tarafmdan ogretim metotlarmda, saliklerin istidatlarma 
daha kolay hitap edebilmek icin, bazi ilaveler yapilrmstir ki, bunlan yapan zatlara 
nispeten, tariklere de muhtelif isimler verilmistir. Rifai, Kadiri, Bedevi, §azeli, Mevlevi, 
Bayrami ve Naksi gibi. 

Bu tarikler icinde, bizi yalmz Halvetilik ilgilendirdiginden, digerlerinden bahsetmeyip, 
bu tarikat ve piri hakkmda toplamis oldugumuz bilgileri aktaracagiz. 

Halveti Tarikatinin Piri ve Hal Tercumesi 

Bu tarikatm piri: Omer bin Ekmeliiddiniil Halveti'dir. 

Iran'm Geylan eyaletine bagh Lahcan sehrinde dogmus ve Herat'ta vefat etmistir. 

Dogum tarihi belli degildir. Vefati Miladi 1 397'dir. Babasmm yamnda bir miiddet 
kaldiktan ve okuyacak caga geldikten sonra Harizm'de ders ve irsat ile mesgul 
bulunan amcasi §eyh Ahi Muhammed Nuriil Halveti'nin yanma gitti. Bu zat, halvet 
zikrini pek 50k sevdigi i?in, zamanmm uzun bir kismmi halvette gefirdiginden kendisine 
etrafmda bulunanlar tarafmdan "Halveti" lakabi verilmistir. 

Tarikatm piri olan Omer Halveti, amcasmdan dini bilgiler alip tahsilini tamamladiktan 
sonra tarikata siiluk edip, seyrii siilukunu da ikmalden sonra amcasi tarafmdan 
kendisine hilafet verilerek irsada memur edilmistir. 

Amcasmm vefatmdan soma onun irsad makamma oturmus ve Halveti tarikatmm 
piri olarakkabul edilmistir. 

Misir ve Hicaz'a gitmis ve yedi defa Hac farizasim ifa etmistir. 

Bir giin, tenha bir yerden gecerken ici oyuk gayet biiyiik bir cmar agaci gormiis 
ve i9ine girerek birbiri ardma kirk erbain cikarrmstir ki, kurmus oldugu tarikate 
"Halvetilik" nammm bundan dolayi verildigi rivayet edilmektedir. Bazilarmagore ise: 



209 



Halvet zikrine fazla devam ve muhabbet gosteren amcasi Ahi Muhammed Nuriil 
Halveti'nin halifesi ve vefatmdan sonra da onun irsat makamma gecmesi sebebiyle, 
amcasma verilmis olan Halveti lakabma da varis olmasmdan dolayi, kurdugu tarikata 
"Halveti" tarikati denildigi rivayet edilmektedir. 

Halvet 

Kalp evini fena itikat ve inanclardan, rezil huylardan ve kotii ahlaktan temizlemek 
gerekir. 

Bir Hadisi Kutsi'de soyle denilmistir: "Yd Ddvut ferrigli beyten ekun fihyi." 

Yani: "Ya Davut, benim icin bir ev bosalt ki ben orada olayim." 

Hz. Mevlana da bunu su beytiyle ne guzel anlatiyor: 

Dil zi agydr hdli kiln gu azmi kdyi md ddri 
Nazar ber gayri md mekun qu kasdi riiyi md ddri 

Yani: "Madem ki bizim koyiimiize gelmek istiyorsun, oyle ise, bizden baskasim 
gonliinden 9ikar. 

Madem ki maksadm bizim yiizumuzii gormektir, oyle ise, bizden baskasrnm yuziine 
bakma." 

Evvela, kalbi fena huylardan temizlemek icin, halktan aynlarak kapah bir yere 
girilir. Az yemek yemekle, az icmek ve az uyumakla kanaat ederek, burada daima 
Allah'm zikriyle mesgul olunur. 

Halvetin muddeti, 3,7, 10 veya 40 gun olarak tayin edildigi gibi, tek basma veya 
topluca da olabilir. Halvetin, seyhler tarafmdan konmus bir?ok adabi vardir. 

Cemaleddin Ussaki, Tuhfetiil Muridiyn isimli eserinde Halvet'in kurallanm soyle 
anlatiyor: 

"Eger mesayih halvete girmek isteseler, iizerlerinde bulunan para ve kiymetli seyleri 
cikanrlar, ailesi ve yakmlan ile helallesip oylece halvete giderler, zira halvet yeri dis 
goriiniis bakimmdan mezan temsil eder." 

Halvette su i?mekten sakmmah ve kimse ile konusmamah. Yemek getirildiginde 
aggozlii gibi yemege saldirmayip, agir hareket etmeli ve az yemeli. 

Ak §emseddin Hazretleri'ne, halvette ne yiyelim demisler, O da, "Un asi, nur asi 
yiyin" buyurmus. 



210 



Eger halvet 3 gun 3 gece olursa, toplu olarak tevhid halkasma girip La Ildhe 
illdllah kelimesini 70 bin defa soyler. Eger 7 gun, yahut 10 gun veya 40 gun olursa, 
halkaya girmeyip oturdugu yerde kendi kendine mesgul olur. 

Aym eserin 14. faslmda ise: "Halvette su icmekten 90k 50k sakinin. Egerbes yuz 
kisi bir yerde halvete girse ve iclerinden bir kisi bir yudum su icse, hepsine birden 
manevi sikinti ve darhk gelir. 3 giinden fazla olan halvette 3 gecede bir defa olmak 
iizere serbet verilir." denmektedir. 

Yazan belli olmayan Mecmuatur Risail isimli eserin Risdleyi §uruti Halvet isimli 
risalesinde miiellif, halvetin nasil yapilmasi lazim geldigini ve riayet edilecek kurallan 
soyle anlatiyor: 

Halvet yapacagm yer, ancak senin sigacagm ve namaz kilacagm kadar bir yer 
olmah, yiiksekligi, ayakta durdugunda basmdan ancak yanm kans kadar fazla olmah, 
£91 goz gozii gormeyecek kadar karanhk olmah ve asla iceri lsik sizmamah. §eyhin 
izni ile halvete girmeli ve girmeden ewel gusiil veya abdest almah." 

Hiicrenin oniinde iki rekat namaz kihp dua eder ve sonra Kul Rabbi enzilni 
miinzelen miibareken ve ente hayriil munziliyn (Rabbim, beni miibarek bir menzile 
kondur, konuklayicilarm hayirhsi sensin) manasma gelen ayeti okuduktan sonra, 
miibarek makamm kendisine nasip olmasmdan dolayi siikur niyetiyle iki rekat daha 
namaz kihp, duadan sonra kibleye karsi bagdas kurup oturur ve Hazreti 
Peygamber'den ve butiin mesayihden yardim diler. O halvet yerini mezar ve kendini 
olmus bilir. £unku makam, olmeden ewel olenlerin makamidir. §eyhinden baskasrna 
soz soylemez ve La ildhe illdllah zikri ile mesgul olur. Cenabi Hak'km kendisi ile 
beraber oldugunu asla akhndan 9ikarmayip, gayet edep ve huzur icinde bulunur. 

Iki gozunii yumduktan sonra, kalp goziinu seyhine 9evirir ve onun hayalini gonlunde 
tutmaya 9ahsir. ^iinkii, bu suretle seyhinin gonliinden Ilahi feyz ve esrar, talibin 
gonliine aktanhr. 

Cuma ve bayram namazlan i?in camiye gidebilir, fakat namazi kildiktan sonra 
hemen halvet ettigi yere doner, cami ve sokakta oyalanmaz. 

Halvetten disan 9ikmak icap ettiginde basim bir ortii ile orter ve yiiriirken goziiniin 
oniinden baska bir yere bakmaz. Farz ve siinnet namazlardan baska nafile namaz 
kilmaz, eliyle tesbih 9ekmez. Kur'an okumaz ve Kur'an'm manasmi dahi diisiinmez. 

Halvette zikir ile kadar mesgul olmah ki, hikmet 9esmeleri gonlunde akip diline 
gelmeli. Marifetullah Abi Hayat'i, beden karanhgmdan gizlidir ve karanhk i9inde 
ortuliidiir. O hazine ancak ve ancak, Kelimeyi Tevhid ile a9ihr. Baska hi9bir sey ile 
a9ilmaz. 



211 



Halvetten ve riyazetten, ancak insan olunabilir. Niyazi-yi Misri de su gazelinde, 
halveti methederek, zevk ve sefamn, fakr ve fenanm, vash lika'nm ve Esran Hiida'nm 
Halvette tecelli ettigini anlatiyor: 

Bu Halvet'e bakma giizaf, zevkii sefa Halvet'tedir 
Halvet'le kil igini saf, nuru ziya Halvet'tedir. 

Nefsini sana bildirir, olmezden ewel oldiiriir 
Yokluk yolunu duydurur, Fakrii Fena Halvet'tedir. 

Derya olup durmaz cosar, dalgalamp bastan asar 
Kend'oziinii bilmez sasar, asku heva Halvet'tedir. 

Giinesle ay ve yildizlar ateslere diismiis yanar 
Yer oturup, gokler doner, arz u sema Halvet'tedir. 

Ac goziinii ibretle bak, birdir kamu yakin uzak 
Deprenmez olur dil dudak, vasli lika Halvet'tedir. 

Firkatte vuslat isteyen, mihnette rahat isteyen 
Vahdet'te isret isteyen, iysii Beka Halvet'tedir. 

Terket Niyazi sen seni, bir eyle gel can u teni 
Duyam diyen hak sirrim, sirn Hiida Halvet'tedir. ( *> 

Yine: 

Bilmem ne etsem, neylesem, bu Halvet'in serbetine 
Bu cam teslim eylesem bu Halvet'in serbetine. 

Hep gokleri indirseler, serbet ile doldursalar 
Biricik bizi kandirsalar bu Halvet'in serbetine. 

§erbeti gonderdikte Hak, ogiince giin olsa cerak 
Yildizlan etse 9anakbu Halvet'in serbetine. 

Duysa bunu sahi cihan, katresine verirdi can 
Olmaz baha kevnii mekan bu Halvet'in serbetine. ( '" ) 



(*) Giizaf: Bo§ soz. Nur: I§ik. Fakrii Fena: Fakirlik ve yokluk. A§ku heva: Istekli a§k. Vasli lika: Yiiz 
yiize kavu§ma. Firkatte vuslat: Aynlikta kavusma. Mihnette: Zorlukta. Vahdet'te isret: Birlikte eglence. 
Iysii Beka: Kalici eglence. 

(**) Ogiince: Karannca. Cerak: Kandil. $ahi cihan: Diinya sahis. Katresine: Damlasina. Kevn ii mekan: 
Kainat ve uzay. 



212 



Bu bir aceb ilden gelir, ancak bunu i9en bilir, 
Kim tatsa hayrette kahr bu Halvet'in serbetine. 

Her kime olsa fethi bab, icer bunu gormez azab 
Cism ii camn eyler kebab, bu Halvet'in serbetine. 

§erbetimiz tiikenmedi, icenleri usanmadi 
Niyazi asla kanmadi bu Halvet'in serbetine. n 

Niyazi, bu beyitleriyle, Halvet'te verilen serbeti ovmekte ve onu i9enlerin duyacagi 
manevi zevki anlatmaya cahsmakta, fakat bunun mumkun olmadigim, zevki ancak 
serbeti i9enlerin duyabilecegini ifade etmektedir. 

Tarikat, insani kendi hakikatine yonelten manevi bir yol oldugundan, bu yola giren 
kimsenin (salik'in) bu hakikate erebilmesi icin, bazi kaide, kural ve usullere mutlaka 
uymasi lazimdir. 

Tarikatlar, tatbik edilen bu usul ve kaideler bakimmdan ikiye ayrihr. 

Bir kisrmnda: Yola giren kimse, yani yolcu (salik) zikir ve riyazet usul ve kaidelerine 
devam etmek suretiyle terbiye edilmeye ve yetistirilmeye cahsilir. Mevlevi ve 
Melami'lerden gayn biitiin tarikat mensuplan bu yolu tutmuslardir. 

Diger kismmda ise Esma ve riyazet yoktur. Saliki "musemma" yolu ile, nazar ve 
sohbet ile yetistirilirler. 

Bu yola giren salik, seriatm kurallarma uyduktan sonra, miirsidinin her emrine 
itirazsiz ve canii goniilden tabi olarak, mursidine olan muhabbet neticesi ask ve 
cezbenin neticesini bekler. 

Bunlar zuhur edince, mevhum varlik gozunden kalkar ve yavas yavas tarn bir 
"Fena"ya erer. Ve "Vahdef'i zevken ve suhuden tadar. Daha sonra temkin makamma 
dahil olarak, basladigi noktaya gelir ve boylece siilukunii tamamlamis olur. 

Bu yolda esas olan: Ask, cezbe ve ihvan ile sohbettir. Bu yolu temsil edenler, 
Melami'ler ve Hamzavi'lerdir. Mevlevi'ler de aym yolu takip etmekle beraber, onlarda 
aynca Ismi Celal telkini vardir. 

Bazi tasavvuf erbabi, bu yollardan birincisine "Tariki Ebrar", ikincisine "Tariki 
§ettar" demislerdir. 

Bununla beraber, esma yolu ile siilukii kabul eden tarikler arasmda, musemma 
yolunu da tatbik edenler vardir. Zikir ve ayin gibi riisum ve kayitlan kabul etmeyen 
Melami'lerin yolu, aslmda bir meslek ve neseden ibaret olup, tarn manasiyla bir tarikat 
degildir. 

(*) Aceb: Acayip, tuhaf. Fethi bab: Kapi fetholsa, a5ilsa. 



213 



Halveti tarikatine giren salik'in (Miirid) uymasi lazim gelen kaide ve sartlar sunlardir: 

Bu tarikata giren miiride sirasiyla La ildhe illdllah, Allah, Hu, Hak, Hay, 
Kayyiim, Kahhdr isimlerini telkin ederler. Salik bu isimleri zikrederek nefs'in 
mertebeleri olan Emmare, Lewame, Miilhime, Mutmainne, Radiyye, Merdiyye, 
Safiyye ve Zekiyye mertebelerine gecmeye cahsir. 

Halveti'lerin bazi kollarmda, zikredilmesi lazim gelen yedi isme ilaveten, Cebbar, 
Malik, Vedud, Kddir ve Hamid isimleri ilave edilerek, on bir veya on iki isimle 
terbiye usulii kabul edilmistir. 

Bu zikir su sekilde yapihr: 

Miirid, abdestli olarak Kible'ye karsi diz cokerek oturur ve gozlerini yumar. Ewela 
yiiz istigfar, sonra yiiz salavati serife okur. Bunlar bittikten sonra basim sag omuz 
iizerine 9evirip Cenabi Hak'ki diisiinerek La ildhe ve sonra sol tarafa kalp iizerine 
egip illdllah der. Bunu en az 33 ve en fazla 165 defa tekrar eder. Salik'in istidadma 
gore, bu zikre devam miiddeti degisir. Bazisi bir ayda, bazisi bir senede bu ismi 
tamamlar. Ve nihayet mensup oldugu kola gore, 7, 11 veya 12 ismi tamamladiktan 
sonra ve seyhi munasip gordiigii takdirde o miiride 'Hilafet' verilir. 

Halveti tekkelerinde, Mevlevihaneler'de oldugu gibi, ayin giinlerinde 'Devran' 
yapihrdi. Devran yalniz bu iki tarikata mahsus degildir. Kadiri, Cerrahi ve Esrefi gibi 
bazi tarikatlarda da Devran vardir. 

Devran, miiritlerin, ayakta el ele tutusarak veya kol kola girerek bir seyhin 
idaresinde topluca zikretmeleri suretiyle yapihr. 

Kiyami Tekkelerinde Devran idaresi, o giinkii devranda bulunan en kidemli seyhe 
birakihr, o da bir miiddet sonra idareyi kendinden sonra gelen kidemli seyhe terk eder 
ve bu suretle Tekke'de bulunan seyhlerden cogu, kidem sirasiyla Devran'i idare 
etmis olurlardi. 

Devran arasmda zakirler tarafmdan Kaside ve Ilahiler okunmakta oldugundan, 
Devran'i idare eden seyhin, okunacak kaside ve ilahilerin makam ve usullerini bilmesi 
icap etmektedir. Musikide bilgisi fazla olan, bilgisi az olana nazaran Devran'i daha iyi 
idare ederdi. 

Devran'm seriata muhalif oldugu hakkmda medrese mensuplarmm iddialarma karsi, 
tekke seyhleri Devran'i miidafaa etmisler ve Halvetiye'nin Siinbiiliye kolunun kurucusu 
Seyh Siinbiil Sinan Efendi, Devran'm seriata muhalif olmadigma dair Risaleyi 
Tahkikiyye isimli eseri yazmistir. 



214 



FAKIRLERIN DOSTU 



Can it ten, varlik bekasiz bir emanettir sana 
Sen seni bilmek bahasiz bir saadettir sana. 

El, ayak, dil, goz, kulak kalble ahr kalbe verir, 
Bu riimuzu anlamak smirsiz keramettir sana. 

Hayyu Kayyum'dur hava icre nefes, ondan kelam 
Her nefes tesbihi Mevladir, inayetdir sana. 

Diinya devleti nasibinse gelir, olma iizgiin 
Gelmediyse hale razi ol ki devlettir sana. 

Ehli irfana yetistinse ka9irma firsati 

Hak Yolu'nda buldugun firsat, ganimettir sana. 

Red ve istemekten vazgec, gayretinle hizmet et 
Amr u Zeyd'in hizmeti, manada himmettir sana. 

Verseler diinyayi goz doymaz, goniil a9ilmadan 
Gii9 ve mevki coklugu belki felakettir sana. 

Bir kila sahip misin kendi viicudun sandigm 
Citmle viicud azalarm bir emanettir sana. 

Omiir mahdut, nefes sayih, devran sebatsiz 
Bekasiz bir miilke meyletmek ihanettir sana. 

Izzet ii zillet senin zannmla bulmustur viicud 
Belki izzet sandigm zillet anahtandir sana. 

Ruhu cisme, cismi bu bos heves tuzagma atma kim 
Cisim ruhun kabridir, kalb onda cennettir sana. 

Arzusuyla yamp yakildigm her sey senin 
Asikmdir, sed 9eken ancak cehalettir sana. 

Bir riiyiince olsa bin diisman, yine korkma kim 
Sabir bir yardim anahtan, saglam kaledir sana. 

Izzet ii ikbal ve devlet, saltanat, sipahi ati 
Bir avu9 topraktir ancak, dersi ibrettir sana. 

Ciksa goklere basm, bu yerde magrur olma kim, 
Sonunda toprak i9inde toprak olmak, tabiattir sana. 



215 



Bak neler gelmis, neler olmus, ne kalrms iyi ve kotii, 
Gosteren faniyi baki, cehalet, gaflettir sana. 

Hal bilinmez, gecen mechul, gelecek gizli 
Kalb ve lisani salim olmak selamettir sana. 

Emrine her sey uyar, senin zatma muhtactir, 
Bilmemek muhtacim, sonra hastahktir sana. 

Kopukler, otlar, agaclar her biri bir renk ile, 
Rizkim hazir eder kavusmaya asiktirlar sana. 

Giizel suret, temiz ahlak kilar ask mahrumu, 
Kadm sevmek, sehvete meyl aym afettir sana. 

Asktan mahrum olan sonra kahr nurdan mahrum, 
Ihtirasta kahrsan aydmhk karanhktir sana. 

Diistiigiin her bir belanm kaynagi sensin tamam, 
Aglayip feryad ettigin, senden sikayettir sana. 

Her ne istersen ara gonliinde, her sey ondadir, 
Gayre bakma, kendini gormek musibettir sana. 

Irfansiz ilim ile ihlassiz amelden cekin, 
Her iki alemde kurtanci iyi niyettir sana. 

Mert ve namert sandigm zan ve siiphendir senin, 
Yoksa insanoglu, bir lazim kardesliktir sana. 

Diinya Ehline baglanma ondan sakin, 
Her iki alemde kurtanci iyi niyettir sana. 

Rizik nimetin senin gokten yagar, yerden gikar, 
Biiyudiir altm, giimiis, aldanma, cezadir sana. 

Her neye gorsen liizum, lazimsa mutlak o olur. 
Diistugiin hirs ve tamah pismanhktir, hasrettir sana. 

Yiiksege kalktim deme, fazla diismendir senin. 
Fazla yiiksekten diisersen, fazla siddettir sana. 

Sen sana dost olmadikga umma dostluk kimseden, 
Dost alemde ararsan, giizel ahlaktir sana. 

Ihtirasi, aski fark etmez nefsine esir olan, 
Hak'ka meylin ihtiras, ask, zevk ve nimettir sana. 

Asktir alemlerin lsigi, ihtiras bir atestir, 
Aski arifden dile, aym rehberliktir sana. 



216 



Her ne var alemde aym sendedir, etme siiphe. 
Goniil mahzeninde sinen levhayi hikmettir sana. 

Hakki gor her seyde, gormezsen, seni Hak'km gordiigiin, 
§iiphesiz bil, Hak'ki fikretmek ibadettir sana. 

Hak icin sev her neyi sevdinse, Hak'siz nesne yok 
Hak icin halka muhabbet eyle, taattir sana. 

Her ne yapsan, her ne bilsen haddini bil daima, 
Aczini, noksanmi idrak fazilettir sana. 

Her ne soylesen, ne yapsan kainat goriir duyar, 
Kendi kendinden utanmazsan cinayettir sana. 

Az uyu, az soyle, az ye, siise piise etme heves, 
Sadik ol her iste lazim istikamettir sana. 

Her neye azmeylesen donme vefa kil soziine 
Geveze olma, sessizligin bir meziyettir sana. 

Hayru serrin mahzeni gonliindedir, anahtan akil 
§erre vehmin, hayra rehber; yiice gayrettir sana. 

Izleme her gordiigiin, hem soyleme her duydugun 
Her soziin mesuliisiin sonra kmama olur sana. 

Kimsenin malm hesab etme, karartir kalbini, 
Kimsenin halin sual etme, kasvettir sana. 

Pek sakm, aldanma burda her giilen aglar gider, 
Gordiigiin seref ve zillet goriis seklidir sana. 

Dediler, derler, desinler, diyeceklerkaydim, 
Atmadik9a hep hayat kin ve kederlerdir sana. 

Bekleme iyilik fenahk, kimsede yoktur mecal 
Derd elem nisbetin, diisman, izafettir sana. 

Olmasa ruh, islemez aza, beden toprak kahr, 
Kendi ruhun en biiyiik birlik delilidir sana. 

Kopmuyor bir giil emeksiz batil bir zandir demek, 
01 emek yardimdir, kalam zahmettir sana. 

Huyca cimri olma, Muti ve Mani Allah'i bil, 
Hak yolunda ihsamn basi comertliktir sana. 

Diisme sevdaya, o yol pek korkulu, menzil uzak, 
Ask yoldas olmazsa son menzil bayagihktir sana. 



217 



Nefse lazim olmayan yoktur, goziinii ac, arif ol, 
Hak'ka lazimsa gelir, lutfu himayedir sana. 

£ok sakm kotit arkadastan, verse de alma selam, 
En biiyiik ikrami bil, kotiiliik ve isyandir sana. 

Bos yere etme tamah, camn yakar kiskanchk atesi 
Iftira kendi elinle bir diismanliktir sana. 

Hikmetullah'dir hukumet, deme su iyi bu fena 
Hak'km fikir birligine lazim itaattir sana. 

Her iste ehlini bul, damsmada bulun daim, 
Danisma bir emirdir, lazim riayettir sana. 

Derde diistiinse deva bil, hasta oldunsa sifa, 
Sen hem aldirmayi birak, rahatliktir sana. 

Murada ermek dilersen muradsiz ol daima, 
En biiyiik pay aldigm, en 50k tatsizhktir sana. 

Itimad et Hak'ka daim, ondadir feyz ve kurtulus, 
Itimat her dereceye bil nailiyettir sana. 

Azm u himmet, itimad, birler neye atsa elin, 
Dag erir, derya kurur, her zorluk kolayhktir sana. 

Kimseyi ayiplama, cahil deme, aslm gozet, 
Baglidir takdire, iftira ve kotiiliiktiir sana. 

Insan cin toplansa bir sey yapmamn imkani yok, 
Artip eksilmez ezelden ki kismettir sana. 

Derseler zamamn alimi, eyleme ilim davasi, 
En nihayet sandigm, bil ki baslangi?tir sana. 

Tiikenmez hazineyi bulmak herkesin kari degil, 
O hazine cevheri, sabir ve kanaattir sana. 

Mustafa'nm hanedamm amp agla daim, 
Doktiigiin goz yaslan yagmur ve rahmettir sana. 

Herkese alemde bir sebepten kahr nam 
Giizel soziin rahmet, sefaat vesilesidir sana. 

Sair oldunsa Kemdli, disim terk eyle kim 
Soylerken, soyletmeyen, i9inde kudrettir sana. 



(Erzurumlu Asik Kemali, 
A§k Sizintilan'ndan) 



218 



BIR FRANSIZ DOKTORUNUN KE§FI 



Bir Fransiz doktorunun, namazm saghga faydasi hakkmda onemli bir kesfi vardir. 

Fransiz doktorunun kesfi sudur: Giinde bes vakit namaz kilan bir kimse verem 
hastahgma tutulmaz. Qiinkii verem mikrobu cigere yapisir. Cigerin damarlarmm list 
kismmdaki kan alt kisma tabii bir sekilde siizulur. Ust kisimda pek az kan kahr. Kanda 
akyuvarlar vardir. Akyuvarlar viicudu mikroplara karsi savunan bir kuwettir. Cigerin 
iist kismi kansiz kaldigmdan oraya yapisan mikrop savunmasiz kahr ve cogalarak 
cigeri tahrip etmeye baslar. Kanm fazla bulundugu kisma geldigi zaman verem 
mikroplan cogalmis ve biiyiik bir kuvvet kazanmis olur, artik akyuvarlar verem 
mikroplarma karsi koyamazlar. Bu kez verem mikroplan akyuvarlan yok etmeye 
baslarlar. Bu suretle insan verem hastahgma tutulmus olur. 

Namaz kilan bir kimse riikua, secdeye giderken, cigerlerinin alt kismmda olan 
kan muntazam bir sekilde iist kisma gelir. Cigere heniiz yapismamis olan ve ufak bir 
kuvvet bile peydah edememis bulunan verem mikrobuna akyuvarlar saldirir ve onlan 
yok ederler. Ciinkii her bir milimetre kup kanda yedi sekiz bin akyuvar vardir. §u 
halde giinde bes vakit namaz kilan kimsenin verem hastahgma yakalanmasma imkan 
yoktur. 

Fransiz doktorunun namaz hakkmda olan bu kesfmi bizim doktorlanmiz da dogru 
ve uygun bulmuslardir. 

Bu anlatmis oldugumuz seyler, namazm maddi ve saghga iliskin faydalarmdan 
biridir. Bunun gibi daha bircok faydalan vardir. Namazm en onemli faydalan manevidir 
ve Mevla'nm nzasim kazanmaktir. Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem, 
Esselatu miracul muminin (Namaz imiminin miracidir) buyurmuslardir. Kul, namaz 
ile Mevla'sma yakm olur. Mevla'nm liituf ve keremine ve lahuti olan nurlarma ermis 
olur. Bir meyve agaci giines lsigmm i9inde dura dura eridigi gibi, bir kul da Mevla'smm 
huzurunda dura dura olgunlasir. 

Namaz, Allahu Teala ile konusmaktir. Namazm Cenabi Hak ile konusmak oldugunu 
apa^ik ispat eden, her namazm her rekatmda okudugumuz Fatiha Suresi'nin manasidir. 
Fatiha'nm manasi pek genistir. Burada kisaca bir manasim anlatahm. 

Fatiha'nin Manasi 

Bismilldhirrahmanirrahim. Elhamdu lilldhi rabbil dlemin: Hamdii sena su 
kainati yoktan var eden ve bugiinkii varhgim, intizamim koruyan ve biitiin alemleri 
anbean terbiye eden Ulu Allah'a Mahsustur. Errahman: Rahman sifatiyla 



219 



yarattiklarmin hepsine merhamet edip Rahman sifatmin rahmetini musliiman, hiristiyan, 
yahudi ve miisriklerden esirgemeyen, umumuna diinya nimetlerini ve diinyada 
yiikselmeye sebep olan fenleri, sanatlan, herkesin istidat ve cahsmasi gayreti nisbetinde 
veren. Errahim: Rahim sifatiyla yalniz miisliimanlara, miiminlere merhamet edip 
onlara hidayet ve iman nuru veren, ahirette de onlan ebedi nimete ve saadete mazhar 
kilacak olan. Maliki yevmiddin: Hamdusena, kiyamet giinii kullarmm mukafat ve 
cezalarmm yegane sahibi olan Ulu Allah'a mahsustur. 

Cenabi Hak, Fatiha Suresi'ni buraya kadar okuyan kuluna buyuruyor ki: 

"Kulum, dogru soyledin, kainati yoktan var eden ve bugunku varhklarim muhafaza 
eden, biitiin alemleri azar azar biiyiiten, terbiye edip kemale erdiren bir rahmetimle 
yarattiklanmm hepsine rahmet eden, diger bir rahmetimle yalniz miiminlere rahmet 
eden ve kiyamet giiniiniin, yani miikafat ve cezalar guniiniin sahibi olan benim, sen 
benden ne istersin?" diye kuluna manen hitap eder. 

Kul, Iyyake ndbudu der: Yarabbi, sana kulluk etmek isterim. 

Ulu Mevla kuluna: "Ey kulum, sen bana nasil kulluk edebilirsin? Sana soylerken 
soyleten, okumaya, ayakta durmaya, riikuya, secdeye varmaya, oturmaya kuwet 
veren benim, ben sana kuwet vermedikce kendiliginden hi9bir sey yapamazsm. Su 
halde sen bana karsi ne suretle kulluk edebilirsin" der. 

Aciz ve korku icindeki kul, Iyyake nestain der: Yarabbi, yalniz senden yardim 
isteriz, her seyi yalniz senden bekleriz. £unku sen her seyin sahibisin. Senin iznin 
olmadan ates yakmaz, su akmaz, toprak var olmaz ve bize hicbir sey vermez, geceler 
giinduzler olmaz, alemler olmaz. 

Kul, Ihdinas siratel miistakim siratellezine enamte aleyhim der: Yarabbi, bizi 
dogru yola, kendilerini nimetlere erdirdigin kullarm yoluna eristir. 

Kul, Gayril magdubi aleyhim ve leddalin dmin der: Yarabbi, bizi gazabma 
ugrayanlarm, dogru yoldan sapmis ve dalalette kalmis olanlarm yoluna gonderme. 



220 



IMAMI ALI HZ.'NIN MISIR VALISINE MEKTUBU 



(Hazreti Ali Efendimizin Misir'a Vali olarak tayin ettigi Malik bin Efter'e 
yazdigi bu mektup, oldugu gibi ayeti §erif ve hadisi §erif meallerinden ve 
tefsirlerinden olugmaktadir. O zamanin, bu zamanin ve butun zamanlarin, 
sonuna kadar butun insanligin anayasasi mahiyetindedir.) 

1. Gorevin Esasi 

Vergisini toplamak, diismanlan ile savas yapmak, halkma bans ve huzur, iilkeye 
kalkmma saglamak icin Malik bin Haris el Ester'i Misir'a vali olarak atadigi zaman 
Allah'm kulu, muminlerin emiri Hz. Ali'nin ona emri sudur: 

O'na Allah'dan ittikayi, Allah'a itaat yolunu secmesini, Kitabi'nda emrettigi 
farzlarla siinnetlere uymasim emreder. O farz ve siinnetler ki, onlara uyulmadikQa 
hi? kimse saadet yiizii goremez ve onlan benimseyen de asla hiisrana ugramaz. Bir 
de ona eliyle, diliyle ve kalbi ile Cenabi Hak'ka hizmette bulunmasim emreder. ^iinkii 
Allahu Ziilcelal Hazretleri kendisine hizmet edene yardima, kendisini agirlayam da 
izzetlendirmeyekefil oldugunubuyurmaktadir. Sonra ona, sehvetlere saldirdik?anefsini 
kirmasim, serkeslik ettik9e de dizginlerini fekmesini emreder. Zira nefs alabildigine 
fenaligi emreder, meger ki Cenabi Hak o kisiyi merhametiyle korumus olsun. 

2. En Kiymetli Azigin 

§imdi bilmis ol, ey Malik, ben seni oyle memleketlere gonderiyorum ki senden 
ewel bir9ok hiikiimetler oralarda adalet siirdu ve zulmetti. Sen vaktiyle nasil ewelki 
valilerin icraatim gozden ge9irdiysen, halk da simdi senin icraatim oyle gozetecek. O 
zaman senin onlar hakkmda soylediklerini, halk da simdi senin hakkmda soyleyecek. 
Kimlerin salih olup olmadigi, ancak, Allah'm kendi kullarmm dilinden soylettigi sozlerle 
anlasilir. Onun i9in biriktirecegin en giizel azik, iyilige yonelik islerin olsun. Heveslerine 
hakim bulun. Sana helal olmayan seylerde nefsine karsi siki dur. Zira gerek hoslandigi, 
gerek istemedigi seylerde nefse karsi siki durmak, onun hakkmda adaletin ta kendisidir. 

3. Halka Sevgi ve Merhamet Besle 

Halk icin kalbinde sevgi ve merhamet duygulan ile lutuf meyilleri besle. Sakm 
bicarelerin basma, kendilerini yutmayi ganimet bilen yirtici bir canavar kesilme! Cunkii 



221 



bunlar iki smiftir; ya dinde bir kardesin, ya yaratihsta bir esin. Evet, bunlarm kabahatleri 
bulunabilir; kendilerine birtakim kusurlar da ariz olabilir. Hata ile, yahut kasitli olarak 
isledikleri kabahatleri olsa da, ellerinden tutup dogru yola getirmek pek miimkiindiir. 
Nasil Allah'm kendin iQin afiini ve hosgoriisiinii istersen, onlara da affrni ve hosgoriisiinii 
bol bol ver. Ciinkii sen onlarm iistiinde bulunuyorsun; valilik yetkilerini sana veren ise 
senin iistiinde bulunuyor. Allah ise valiligi sana verenin de iistiindedir ve kullannin 
biitiin islerini hakkiyla gormeni istiyor, seni onlarla imtihan ediyor. Sakm Allah ile 
harbe girip de kendini O'nun gazabma siper etme! Cunkii ne intikamma dayanacak 
kudretin var, ne de O'nun af ve merhametinden miistagnisin. 

4. Alcakgoniillii ve Olciilii Ol 

Sakm affettiginden dolayi aslapisman olma; sakm hicbir cezalandirman igin 
de katiyyen sevinme. Sakmmak imkamm bulduk9a hicbir badireye atilma. Bir de 
sakm "Ben tarn bir kudret sahibiyim, emrederim, itaat ederler" deme. Ciinkii boyle 
bir davrams, kalbin fesadi, dinin zayiflamasi ve felakete yaklasma ile sonu9lamr. 
Sayet elindeki kudret sana bir biiyiikliik ve tahakkiim hissi verirse, hemen iistiindeki 
Melekut'un biiyiikliigiine soyle bir bak. Kainati sevk ve idare eden o muazzam ve 
muhtesem ilahi giicii ve senin kendi nefsine bile giic yetiremeyecegin seylerde, Allah'm 
nasil bir mutlak kudret sahibi oldugunu diisiin. Iste bu diisiinceler, senin o yiikseklerde 
gezen bakislanm yere indirir; siddetini giderir, seni birakip giden aklim basma getirir. 
Sakm Allah ile buyukliik yansrna kalkisma, sakm biiyttkluk (azamet) ve zorlayicihgmda 
(ceberut) O'na benzemeye ozenme. Ciinkii Fatin Ziilcelal Hazretleri her zorbayi 
zelil, her biiyiikleneni de hakir eder, birakir. 

5. AdalettenAynlma 

Kendin hakkmda, sana yakmhgi olanlar hakkmda, tebaan arasmda kendilerine 
meyil beslediklerin hakkmda; Allah'a ve Allah'm kullarma karsi adaletten katiyyen 
aynlma. Sayet boyle yapmazsan zulmetmis olursun. Halbuki Allah'm kullarma 
zulmedene karsi bu mazlumlarm davacisi, bizzat Hz. Allah'm kendisidir. Allah da 
birinin hasrm oldu mu, artrk o kimsenin tutunabilecegi biitiin deliller batildir. Ve oliinceye, 
yahut tovbe edinceye kadar onunla harp icinde bulunur. Diinyada zuliim kadar, Allah'm 
liituflanm izale edecek ve kahnm hizlandiracak bir sey olamaz. Zira Cenabi Hak 
zuliim altmda inleyenlerin beddualarmi isitir; zalimleri ise gozetleyip durur. 

6. ToplumuEsasAl 

Islerinin i9inde oylesini ihtiyar etmelisin ki, hak hususunda en ortasi, adalet 
itibariyle en yaygim olsun, sonra halkm 90gunlugunun nzasim da en 90k saglasm. 
Zira toplumun hosnutsuzlugu karsismda, sahislarm nzasi hiikiimsiiz kahr; sahislarm 
kizgmhklan ise toplumun nzasi i9inde kaynayip gider. 



222 



Sonra vali i?in, kodaman takimi kadar iyi giinlerde yuku agir basan, kara 
giinlerde yaran az dokunan, adaletten hoslanmaz, istemekten usanmaz, verilince 
sukur bilmez, verilmezse degme gadirle savulmaz, felakete sabirsiz bir topluluk da 
yoktur. Halbuki islam'm esasim meydana getiren miislumanlarm kiymet olciisu, 
toplumun cogunlugu oldugu gibi, dinin ve devletin kuvveti de, toplumda diismana 
karsi savasacak da ancak toplumun cogunlugudur. Onun icin samimiyetin ve meylin 
daima topluma donuk bulunmah ve onlarm refahma dikkat etmelisin. 

7. HalkinAyiplanniAra§tirma 

Halkm arasmda yanma hi9 yaklastirmayacagm, kendisinden en 90k nefret 
edecegin kimseler ise, halkm ayiplanm en ziyade arastiranlar olmalidir. Zira insanlarm 
oyle ayiplan vardir ki, bunlarm ortiilmesi gorevi, herkesten once valiye diiser. 
Binaenaleyh bu ayiplarm sana gizli kalanlanm sakm eseleme. Senin vazifen, bilgine 
ulasanlan diizeltmekten ibarettir. Bilmediklerine gelince, onlar hakkmdaki hiikmii Allah 
verir. Evet, sen halkmm ayibim giiciin yettigi kadar ort ki, Allah da senin, halkmdan 
gizli kalmasim istedigin seylerini ortsiin. 

8. YanmaYakla§tirmayacaklarin 

Insanlar hakkmdaki biitiin kin dugiimlerini coz; seni intikama dogru siiriikleyecek 
iplerin hepsini kes. Sence acikhk kazanmayan seylerin tiimii hakkmda anlamamis 
goriin, sunu bunu gammazlayamn soziine sakm carcabuk inanma. ^iinkii gammaz 
ne kadar saf goriiniirse goriinsiin, yine hilekardir. Sakm, ne seni yokluk ihtimaliyle 
korkutarak ikram etmekten geri cevirecek cimriyi, ne zor ve agir islere karsi azmini 
gevsetecek korkagi, ne de zulme saparak sana ihtirasi iyi gosterecek hirsliyi damsma 
meclisine sokma. ^iinkii cimrilik, korkakhk ve hirs oylesine ayri ayri tabiatlardir ki 
ancak, Allahu Ziilcelal hakkmda beslenen sui-zan bunlarm hepsini bir araya getirir. 
Sana miisavir olacaklarm en kotiisii, senden evvel serli kimselerle isbirligi yapmis ve 
onlarm suclarma ortak olmus kimselerdir. Boyleleri katiyyen senin mahremin 
olmamah. ^iinku bunlar, canilerin yardimcilan ve zalimlerin dostlandir. 

9. Kendine Mii§avir Edineceklerin 

Ne hacet; higbir zalime zulmunde, higbir giinahkara ciirmiinde yardim etmeyen 
kimseler arasmda bunlarm yerini tutacak oylelerini bulabilirsin ki bunlar, otekilerin 
goriis ve tedbirlerine tamamiyla sahip, buna mukabil onlarm giinah ve su?lanndan 
kesin olarak temizdirler. Iste senin i9in boylelerinin yuku en hafif, yardimi en 90k, 
sana sefkati herkesinkinden fazla, senden baskasma muhabbetleri ise nisbette azdir. 
Boyle kimseleri hem ozel, hem de genel toplantilarmda kendine yakm edin. Sonra, bu 
sahislar i9inden en ziyade onu begenmelisin ki, sana aci gergekleri herkesten ziyade 



223 



o soylesin ve sayet Allah'm, sevdigi kullarinin yapmasma razi olmadigi bir harekette 
bulunmak istersen, sana yagcihga kalkisip tesvik etmesin. Bir de sadik ve kanaatkar 
adamlan kendine sirdas edin. Eger bunlar seni alkislamazlar ve yapmadigm birtakim 
isleri sana isnad ile keyfini getirmezlerse, bunu da anlayisla karsila. Zira alkisa ve 
yersiz ovgiiye musamaha etmek, insani biiyiiklenmeye sevk eder ve kibire yaklastinr. 
Sakm insanlarm iyisi ile kotiisii, senin yanmda bir olmasm. Zira onlan boylece esit 
gormek, bir taraftan iyileri iyilikten soguturken, kotiilerin de fenahga olan meylinde 
onlara cesaret verir. 

10. Iyi Niyeti Yayginla§tir 

Bilmis ol ki, vali ile halk arasmda karsihkh giiven ve iyi niyeti davet eden sey, 
valinin kendilerine hizmette bulunmasi, yiiklerini hafifletmesi ve adaletle 
hiikmetmesidir. O halde insanlarm arasmda iyi niyetin gelismesini sagla. Zira seni 
zorluk ve srkmtilardan ancak onlarm iyi niyeti kurtaracaktrr. Onlara yaptigrn bu iyiliklerin 
mukafatim, sana karsi duyacaklan giiven ile goriirsiin. Onlara kotii muamele etmenin 
karsiligi ise, sana duyacaklan diismanhktir. 

11. GuzelAdetleriDevamEttir 

Bu iimmetin ileri gelenleri tarafmdan islenerek, herkesin benimsedigi ve halkm 
iyi bir sekilde tatbik ettigi giizel bir adeti, sakm kaldirayim deme. Bu guzel adetlerin 
faydasim giderecek yeni bir sey olusturmaya da asla kalkisma. Ciinkii miikafat o iyi 
adeti koruyan kimsenin, vebal ise onu kaldirdigmdan dolayi, senin olur. 

12. DaimaDani§araki§ Yap 

Memleketin yararma olan tedbirleri tespit etmek ve senden evvel insanlara 
huzur, giiven, dogruluk ve iyilik saglayagelmis seyleri devam ettirmek hususunda, 
alimler ve arifler ile siirekli olarak goriis ve dams. 

13. Toplumdaki Kesimler 

Iyi bil ki, toplumda cesitli kesimler vardir. Bunlardan her birinin saglik ve iyiligi 
digerlerinin saglik ve iyiligine bagli olup, bunlardan hicbiri digerinden miistagni olamaz. 
Bu kesimlerden biri Allah yolunda askerlik edenler, digeri kamu gorevlileri, bir baskasi 
adaleti dagitmayla gorevli hakimler, biri vergileri yumusaklik ve insafla toplayacak 
tahsildarlar, bir baskasi da cizye ve vergi odeyen ehli zimmetle miislirmanlar, bir kis- 
mi ticaret ve zenaat erbabi, bir digeri de fakirlik ve ihtiyac icindeki yoksullardir. Ce- 
nabi Hak bunlardan her birinin hak, vazife ve yukumluliiklerini bildirmistir. Bunlarm 
hepsi ya Allah'm Kitab'iyla, ya da muhterem Peygamberimiz Sallalahu Aleyhi Vesellem 
Efendimiz'in siinnetiyle belirlenmis ve daima yuriirliikte olan mahfuz bir kanun halinde 
bizlere tevdi buyurulmustur. 



224 



Askerler, Allah'in izniyle halkm kaleleri, valilerin serefi, dinin izzeti, asayisin 
vasitalandir. Devlet ancakbunlarm sayesinde ayakta durabilir. Buna mukabil, devletin 
destegi olmadikga da asker ayakta duramaz. Askerlerimizin diisman karsismda basanh 
olmalarmm sebebi, kendi yolunda savastiklan i9in Allah'in onlara verdigi gii9 ve 
iistiinliiktiir. Fakat onlarm karsilamak zornnda olduklan maddi ihtiya^an vardir. Bu 
ihtiya9larmi gidermek igin de, devlet vergilerinden olan gelire dayanmaya mecbur- 
durlar. Askerler ile vergiyi odeyen sivil halkm her ikisinin de birbirlerinin isbirligine 
ihtiya?lari vardir. 

Hakimler adaleti dagitirlar, memurlar ise kamu hizmetleri ifa eder ve vergileri 
toplarlar. Bunlarrn yanmda devlet gelirlerine katkida bulunan ticaret ve zenaat erbabimn 
viicudu sarttir. Zira gelirlerinin kaynaklarmi, ticarethaneleri ve baskalarmm meydana 
getiremeyecegi sanat eserleri ile, ancak bunlar temin edecektir. En sonda fakir ve 
ihtiyac sahibi kimselerin teskil ettigi yoksul kesim geliyor ki, bunlarrn ayakta tutulmasi 
biitiin diger kesimlerin iizerinde bir yukumliiliiktiir. 

Bu kesimlerin her birinin, Allah'tan kismeti ve haceti miktarmca vali iizerinde 
hakki vardir. Vali, Allah'in kendisini gorevlendirdigi bu yiikiimliiliigiin altmdan, ancak 
bizzat ve azami ihtimamla ve Allah'tan yardim ve destek dilegi ile birlikte, hafif-agir 
biitiin islerde nefsini, dogruluga, sabira ve tahammiile ahstirmakla kalkabilir. 

14. Askerler 

Askerlerin basma oyle birini ge9ir ki, Allah'a, Resuliine ve devlet baskanma 
karsi sence hepsinden daha bagh ve sadik, kalbi hepsinden temiz ve akh basmda 
olmak itibariyle, hepsinden iistiin bulunsun. Kizginlik amnda agir davransm; oziirleri 
siikun ile dinlesin; zayiflara acisin; kuvvetlilerden uzak dursun; oyle ofke ile kalkip 
caresizlikle oturan takimmdan olmasm. 

§erefli bir gecmis, giizel bir itibar ve iyi hallere sahip ailelerin mensuplan ile, 
devamh ve yakm bir sekilde ilgilen. §ecaat sahibi ve yiiksek meziyet sahibi kimselere 
iltifat et. £iinkii bunlar, iyilikleri kendilerinde toplayan, fazilet ve kerem sahibi bir 
toplulukturlar. Kendilerini desteklemek icin verdigin sey 90k bile olsa, nazarmda asla 
biiyiimesin. Sana karsi gosterdikleri minnet ifadeleri az bile olsa, bu da goziine katiyyen 
hakir goriinmesin. 

Boylece hareket etmen, onlarm sana karsi sadakat ve ihlaslarim, keza hiisnii 
zanda bulunmalanm gerektirir. Bir de onlara ait islerin biiyiigiinii goriiyorum diye 
kugugunii takipten geri durma. Zira ufak bir liitfundan yararlanabilecekleri yerler 
oldugu gibi, biiyiik liitfundan miistagni kalmayacaklan yerler de olur. 

Ordunun basmdakiler arasmda sence en degerli kimseler olmah ki, askere 
iyilikte bulunsun. Aynca, hem onlan hem de geride kalan ailelerini sikmtiya 
diisiirmeyecek sekilde, kendi varhklarmdan fedakarlikta bulunsun. Oyle ki bu sayede 
diismana karsi savasirken, hepsinin diisiincesi bu gorevde birlesebilsin. Valiler igin 
iilkede adaletin ayakta durmasmdan, bir de halkm dinine karsi sevgi gostermesinden 



225 



daha biiyiik bir saadet ve huzur vesilesi yoktur. Zira yiirekler salim olmadik9a sevgi 
gosteremez. Sonra askerin senin hakkmdaki samimiyet ve baghhgi, ancak 
kumandanlarmdan memnun olmalanyla ve kumandanlarmi asagi goriip bir an evvel 
baslarmdan 9ekilmelerini istememeleriyle mumkundiir. Sen kendilerine iimit sahasi 
ac, ovgiiye layik olanlan sena etmekte ve biiyiik olaylarda bulunmus olanlarm 
basardiklan iyi isleri anarak anlatmakta kusur etme. Zira bunlarm kahramanliklarmi 
sik sik anman, insallah secaat erbabi insanlan costurur, (diismanla) savasmak 
istemeyenleri de gayrete getirir. Sonra, bunlardan her birinin fedakarligmi iyice tani. 
Hem sakm birinin hizmetini, baskasmm hizmetiyle bir arada zikretme. Kimseye, 
gosterdigi secaatle nispet kabul etmeyecek degersiz bir mukafat verme. Bir de, 
mevkiinin ku9uklugii, bir adamrn kiymet ve yararlihgmi ku9ultmene asla sebep olmasm. 
Sonra altmdan kalkamadigm hadiseleri, kestirip atamadigm isleri Allah'a ve Resuliine 
gonder. Zira Cenabi Hak dogru yola gitmesini diledigi bir topluma: "Ey iman edenler, 
Allah'a itaat edin. Peygamber'e ve i9inizden olan ulul emr'e (emir ve kumanda 
sahiplerine) itaat edin. Sayet bir seyde anlasamazsamz, onu, Allah'a ve Peygamber'e 
gonderin," buyuruyor. Allah'a havale edin demek, kitabmdaki muhkemata sanlmak 
demektir. Resul'e gondermek demek, onun toplayip birlestiren ve tefrikaya meydan 
vermeyen siinnetine uymak demektir. 

15. Adliye ve Hakimler 

Halk arasmda, hiikiim vermek igin oyle bir kimse se9 ki, sence onlarm en 
degerlisi bulunsun, i§ten sikilmasm; g6rii§meye gelenlerden sinirlenerek inada 
kalki§masm, hatasmda israr etmesin; hakki gordiigii an (dogruyu gordiigii anda) 
donecegi yerde dili tutulup kalmasm; hi^bir zaman tamah ettigi bir menfaatin 
kaybolacagi gibi bir endi§eye dii§mesin; meseleyi oziine kadar anlamadikja, hemen 
hasil ettigi kanaati kafi gormesin. Siiphelerde en 90k durur; delillere en ziyade sanhr; 
hasmm miiracaatmdan en az usamr; oviilme ile §imarmaz; heyecanla egilip, bukiilmez 
olsun. Ashnda boyle kimseler de pek nadirdir. Sonra bu zevatin verecegi hukumleri 
sik sik tahkik et ve kendilerine zaruretlerini giderecek, halktan ihtiya9lanm kesecek 
kadar ikramda bulun. Hem, onlara senin yamnda oyle bir mevki ver ki, sana yakm 
olanlardan higbirisi, mevkiye goz dikemesin ve zevat baskalarmm sana gelip de, 
kendilerine karsi hainlik edemeyeceklerinden emin olsunlar. Bu hususta gayet dikkatli 
bulunmahsm. ^iinkii bu din, kotii adamlarm elinde esir oldu, onun namma istenilen 
yapihyor ve onunla dunya elde edilmeye ugrasihyor. 

16. Diger GorevKler 

Tayin edecegin diger memurlar konusunda da dikkatli ol, 9iinkii en 90k menfaat 
diiskiinii kimseler, sahsi 9ikarlan igin bu gorevlere haristirler. Sakm sahsi yakmhk 
veya tesir altmda kalarak hi9bir kimseye vazife tevdi etme. £unkii bencillik ve 
tarafgirlik, zuliim ve hiyanete gotiiren iki sebeptir. 



226 



Bu isler i9in, iyi halleri ile bilinen ailelerden gelen, iyi yetismis, tecriibeli, haya 
sahibi, Islam'a hizmeti gecmis kimseleri arastir. Zira ahlaki en diiriist; namus ve 
serefi en saglam olanlar, tamahm cazibesine en az kapihr ve islerin varacagi neticeleri 
en isabetli sekilde gotiiriirler. 

Bunlarm ge9imlerini de genis bir surette temin et. Qiinkii bu tntnmun, kendilerini 
iyilige sevk etme hususunda kuvvetli bir destek olacagi gibi, elleri altmdaki seylere 
tenezziil etmekten de o sayede uzak kahrlar. 

Aynca, sayet emirlerine karsi gelir veyahut emaneti sakatlarlarsa, bu, senin 
onlara karsi kullanacagm bir delil olur. 

17. Denetime Onem Ver 

Sonra bunlarm icraatmi da takip et, arkalan sira vefa sahibi ve dogruluktan 
aynlmayan gozciiler gonder. Zira onlarm isleri nasil gordiiklerini boylece gizlice 
ogrenmen, onlarm emanetini muhafazalarma ve halka guzel bir sekilde muamelelerine 
sebep olur. Yardimcilarma karsi da ihtiyath bulun. Sayet iclerinden biri elini hiyanete 
uzatir ve gozciilerinin verecegi haberler de onun bu hiyanetini dogrularsa, sehadetin 
bu kadarmi kafi gorerek, onun hak ettigi cezayi bedeni iizerinde uygularsm. Bu hiyaneti 
ile topladigi mall elinden alir, kendisini de zillet mevkiine diker; almna hiyanet damgasim 
vurur, boynuna sugluluk halkasim gegirirsin. 

18. Vergi Yonetimi ve Kalkinma 

Sonra vergi tarh ve tahsil isinin idaresinde de biiyiik itina goster ve takip et. 
£unku verginin diizeltilmesi suretiyle vergi yukumlulerinin saglikh ve iyi bir duruma 
kavusturulmalan, digerlerinin de saglikh ve iyi bir duruma kavusturulmasi demektir. 
Zira digerlerinin iyiligi, ancak bunlarm iyi olmalarma baghdir. Qiinkii halkm hepsi 
vergi gelirlerine, dolayisi ile vergi odeyenlerin emek, vergi toplamaya harcayacagm 
himmet ve gayretten fazla olmah. Zira odeme giicii ancak iilkenin kalkmmasi ile elde 
edilebilir. Kalkmmasiz vergi toplamak isteyen kimse, iilkeyi harabeye cevirir. Halki 
helak eder, defteri de pek kisa zaman icinde duriiliip kapamr. 

19. ZorDurumdakilereYardimEt 

Sayet yiiklerinin agirhgmdan, yahut bir afetten, yahut yagmurlarm, sularm 
kithgmdan, veya topraklarm su altmda kalmasmdan, yahut kuraklik istilasmdan sikayette 
bulunurlarsa, tesirini umdugun biitiin vasitalara miiracaatla dertlerini hafifletmeye 
9ahs. Bu hususta hi^bir fedakarlik, katiyyen sana agir gelemesin. Zira bu, oyle bir 
yatmmdir ki; iilkeni imar, vilayetini giizellestirmeye sarf i?in oyatirdigm sermayeyi, 
onlar bir gun sana fazlasi ile iade edeceklerdir. Ustelik bu sebeple onlarm ovgiilerini 
kazanacak, haklarmda gosterdigin adaletinden dolayi iftihar edebileceksin. Hem sen 
bu sermayeyi, fazlasi ile iade edeceklerine guvenerek veriyordun. Zira kendilerini 



227 



hoslukla refaha kavusturdugun i?in vermis olduklarmm misillerini biriktireceklerine; 
adalet ve hoslukla muamelen sebebiyle de senden emin bulunduklarma giivenin vardi. 
Evet, giiniin birinde yardimlarma dayanacagm bir hadise zuhur eder, bakarsin ki 
gonial hoslugu ile biitiin yiiku iizerlerine almislar, tasryorlar. 

20. KalkinmayiEsasAl 

Kalkmrms iilkeler yiik tasimaya dayamkhdir. Yiikledigin kadarmi gotiirebilir. 
Memleketin harap olmasi ise, halkmm sefalete diismesindendir. Ahaliyi sefil eden 
sebep de ancak, valilerin servet toplamaya duskunliikleri, mevkilerinde uzun miiddet 
kalmayacaklarmi zannetmeleri, bir de gecmi§ ibretlerden yeteri kadar ibret 
alamamalandir. 

21. Ozel Gorevliler 

Sonra (diger) memurlarmm haline de iyice dikkat et. Islerine en iyilerini getir, 
hususiyle tertibatini, sirlarmi tevdi edecegin, yazilarmi yazdiracagm adamlan oyle se9 
ki soyu temiz, ahlaki diizgiin olsun. Gordiigii itibarla simanp baskalarmm yanmda 
sana karsi gelmeye curet edenlerden olmasm. Gorevlilerinin sana yazdiklarmi getirip 
gostermekte, senin tarafmdan verilecek cevaplan, dosdogru yazarak gondermekte 
ve senin hesabma ahp senin hesabma verecegi seylerde, gafleti sebebiyle kusur et- 
mesin. Senin lehine buldugu bir akdi (muameleleri) saglam tutsun, aleyhinde bulundu- 
gunu da cozmek hususunda zaaf gostermesin. Kendisine yiiklenen gorevler dolayisiyla 
nasil bir mevkide oldugundan, asla habersiz bulunmasm. Zira kendi kiymetini bilmeyen, 
baskasmm degerini hi9 bilmez. Sonra bu memurlarm se9iminde sadece goriinuslerini 
inceleyisin, bir de iyiye yorusun yeterli olmamah. Ciinkii insanlar, daima masum tavrrlar 
takmarak ve gayretkeslik ederek, goriiniislere gore hiikiim veren valilerin goziine 
girebilirler. Halbuki boyle bir yaklasimm esasmda ihlas namma higbir sey yoktur. 
Onun i9in senden evvelki degerli valilere hizmet etmis kimseleri arastirarak, halk 
arasmda 90k iyi bir nam birakmis, giivenilirlikleri en ziyade tanmmis olanlarmi se9. 
Boyle bir hareket, senin Allah'a ve kendisinden bu valilik gorevini aldigm kimseye 
karsi ihlasmi gosterir. Bir de isleri taksim ederek bir kismm basma bu memurlardan 
birini ge9ir ki, is biiyiik olursa altmda ezilmesin; 90k olursa toplamasmi bilemeyip de 
dagitmasm. Sayet memurlarm hatasim goriir de aldirmazsan, kendin utanacak ve 
ayiplanacak bir duruma diisersin. 

22. Ticaret ve Sanayi 

Sonra, ticaret ve zenaatla ugrasanlar vardir ki bunlarm bir kismi, oturdugu 
yerde fahsir, bir kismi suraya buraya mal goriiriir; bir kismi da elinin emegi ile ge9inir. 
Bunlarm hepsine iyi muamele et ve baskalarmca da oylece muamele edilmeleri i9in 
ogiitlerde bulun. Ciinkii memleket igin hayirh hizmetlerin sebepleri ve faydalanma 
vesileleridirler. Onlar hayir ve yaran, iilkenin topragmdaki, denizindeki, ovalarmdaki, 



228 



daglarmdaki uzak ve yakm yerlerden getiriyorlar. Bunlar, memleket igin bans ve 
giiven adamlandir. Ne kargasa gikarmalarmdan korkulur, ne de fesatlarmdan endise 
edilir. Kendilerinin, gerek senin yanmdaki, gerekse iilkenin diger taraflarmdaki islerini 
takip et. Bununla beraber surasim da iyi bil ki, bunlarm cogundan asm bir tamahkarlik 
ve cirkin bir hirs ile birlikte, zaruri ihtiya9 maddelerinde stok9uluk, alim satimda da 
hilekarhk olabilir. Bu ise halk i9in zarar, valiler i9inse ayiptir. 

23. Ihtikara Mani Ol 

Bundan dolayi stokculuga mani ol. £unkii Peygamber Aleyhisselatii Vesselam 
Efendimiz, ihtikan men buyurdular. Alim, satim dogru tartilarla olmah ve alam da, 
satam da ezmeyecek, mutedil fiyatlar 9er9evesinde yapilmalidir. Herhangi birkimse 
senin yasagmdan sonra stokculuga yanasirsa, ifrata varmamak sartryla, onu hemen 
cezalandir. 

24. Fakirler ve Yoksullar 

Hele alt kesimdeki, her tiirlii 9areden mahrum fakirler ve 9aresizler ile felaketze- 
deler, koturumler hakkmda Allah'tan korkmah, hem de 90k korkmahsm. Bu kesimde 
halini soyleyen de var, soylemeyen de. Allah'm bunlara ait olmak uzere, korunmasi 
i9in seni gorevlendirdigi hakki 90k iyi koru. Oradakilere Beytiil Mal'inden (hazinenden) 
bir hisse, baska yerlerde bulunanlara da her memleketin fakir miislumanlara mahsus 
gelirinden birer hisse ayir. £iinku en uzaktakilerin de, en yakmdakiler gibi haklari 
mevcuttur. Ciimlesinin hakkim gozetmek ise, sana emanet edilen bir vazifedir. 

25. Hicbir I§i Ihmal Etme 

Sakm azamet (biiyukliik), seni onlarla ugrasmaktan alikoymasm. Zira islerin 
miihim olanlarmi iyi gordiigiin i?in ehemmiyetsizini yiiziistii birakirsan, mazur gorii- 
lemezsin. Bu sebepten, kendilerini diisunmekten geri durma ve zavalhlara eksi 9ehre 
gosterme. Yine bunlardan olup da asagi goriilme veya baska kimselerin onlan hesaba 
almamalan yiiziinden, isleri sana kadar gelemeyenleri arastir. Sirf bunlar i?in Allah'tan 
korkan, a^akgoniillii ve emin bir adam tahsis et ki arada vasita olsun ve onlarm isini 
sana bildirsin. Hasih oyle 9ahs ki, Allah'm huzuruna 9iktigrn zaman "Guciimun yettigini 
sarf ettim" diyebilesin. Halkm bu kesimi adalet ve yardima, baskalarmdan ziyade 
muhta9tir. Onun igin her birinin hakkim vermeye son derece itina et. 

26. Yetim ve Ya§hlar 

Sonra yetimlerin ve yash bulundugu halde, higbir garesi olmayan kimselerin 
gegimini de iizerine al. Vakia bu isler valiye agir gelir, lakin sunu unutma ki ne kadar 
hak varsa, hepsi de agirdir. Bunu Allah yalmz kimselere kolaylastinr ki, halden 
ziyade akibeti (isin sonunu) diisiinerek, nefsini dayamkhhga ahstinr ve kendi hakkmda 
Allah'm vaadinin dogrulugundan emin bulunur. 



229 



27. Dilek ve ihtiyac Sahipleri 

Ihtiya9 sahipleri icin sirf kendileriyle mesgul olacagm bir zaman ve mekan 
ayir ve hepsiyle beraber otur da, seni yaratan Allah'm nzasini celbedecek bir tevazu 
goster. Sonra askerini, yardimcilarmi, muhafizlanni, zabita memurlanni yanlannda 
bulundurma ki, soylemek isteyen cekinmeden derdini dokebilsin. Ben Peygamber 
Sallallahu Aleyhi Vesellem'den birka9 yerde isittim, soyle buyurmustu: "i9indeki zayifm 
hakki, serbestce kuwetlisinden almamayan bir millet, hi9bir zaman kuwetlenemez." 
Bir de bunlarm miinasebet almayan sozlerini yahut da dertlerini anlatabilmedeki 
acizliklerini hos gor, kendilerine karsi hir9inlik etme, buyiikliik gosterme. Bu yuzden 
Cenabi Hak sana Rahmet kanatlanm a9ar; taatma mukabil sana sevabim ihsan eder. 
Hem verdigini giiler yiizle, goniil hosluguyla ver, vermedigin takdirde kabul olunabilecek 
ozurler dile. 

Sonra senin islerinin i9inde oyleleri vardir ki, onlan bizzat senin ifa etmen 
gerekir. Mesela memurlarm yetersizlik gosterince, tasradaki gorevlilere cevabi sen 
vereceksin. Halkm ihtiya9lan artik senin yardimcilarmm altmdan kalkamayacagi 
dereceyi buldu mu, bunun icabma yine sen bakacaksm. Bir de her giiniin isini o giin 
gor, 9iinku diger giinlerin kendisine mahsus isi vardir. 

28. Allah'a Kar§i Kulluk Vazifelerini ihmal Etme 

Her ne kadar, niyet halis olmak ve halkm selametine hizmet etmek sartryla bu 
9ahsmalarmrn hepsi Allah i9inse de, sen yine vakitlerinin en hayirhsmi, Allah ile arandaki 
durumlar igin nefsine hasret, Allah nzasi i9in eda edecegin taatm en bashcasi da, Zati 
Ilahi'ye has olan farzlan yerine getirmekten ibaret olsun. Gecende ve gundiiziinde 
bedeninden Allah'a ait bulunan kulluk hissesini ayir ve seni Cenabi Hak'km yuce 
huzuruna yaklastrran bu taati, viicuduna her neye mal olursa olsun, eksiksiz ve gediksiz 
eda et. Sayet namazmda halka imam olmussan sakm ne biktiracak kadar uzun, ne de 
bir hayra yaramayacak kadar kisa kildirma. Cunkii halkm i9inde oyleleri vardir ki, 
hastahk sahibidirler; oyleleri de vardir ki is sahibidir. Peygamber Sallallahu Aleyhi 
Vesellem beni Yemen'e gonderirken: 

"Onlara namazi nasil kildirayim?" demistim. 

"En zayiflarmm namazi gibi kildir," ve aynca: "Muminlere karsi 90k merhametli 
ol," buyurmuslardi. 

29. Halktan Uzak ve Sakli Kalma 

Buraya kadar soylediklerime ilaveten, bir hususu da asla unutma: Sakm 
halkmdan uzun muddet uzak veya sakli durma. Ciinku valinin halktan saklanmasi, 
halkta yanhs kanaatler uyandirma yanmda, valinin islerine vukufunu da azaltir. Valilerin 
perde arkasmda oturmalan, perdenin dismda donen islere muttali olmalarma mani 



230 



olur. Bunun sonucunda onlarm goziinde hadiselerin buyugii kuciilur, kuciigu de biiyiir. 
Giizeli 9irkin, cirkini de guzel olur; hak ile batil kansir. Vali de en nihayet beserdir. 
Halkin kendi nazarmdan gizli kalan islerini nereden bilecek? Halkin iizerinde nisaneler 
yok ki ona bakarak dogrulan, yalanm her tiirlusiinden ayirmak miimkiin olabilsin. 
§imdi sen mutlaka, su ikiden birisin: Eger hak yolunda cahsan, gonlu gani bir adamsan... 
Bu takdirde vacip olan her hakki odemekten, yahut kerimane bir harekette 
bulunmaktan cekinip saklanmanm ne anlami var? Eger boyle degil de cimrilige muptela 
bir adamsan... Zaten bu durumda halk senin ihlasmdan limit kestikleri gibi, istemekten 
de o kadar cabuk vazgececekler ki, o zaman senin ortada goriinmemen neye yarar? 
Her halukarda, halktan uzak kalmak hos bir sey degildir. Ozellikle, eger senin gorevin 
halkin ihtiya9larmi ve dileklerini goz onune almak ise, halk tarafmdan sana arz edilecek 
ve cogu ya da bir zalimden sikayet, ya bir muamelede adalet talebi gibi dileklerin, 
seni asla urkiitmemesi gerekir. 

30. YakinlannaDikkatEt 

Sonra valinin etrafmda, seckin kimseleri ile kendisine pek yakin olanlan vardir 
ki, bazen bunlarm iltimaslan, haksizhklan ve muamelelerinde insafsizhklan goriilebilir. 
Sen, bunlarm zararim, bu gibi hallerin sebeplerini ortadan kaldirmak suretiyle gider- 
melisin. Etrafmdakilerden, ileri gelenlerinden ve akrabandan hicbirine katiyyen toprak 
(devlet elindeki biitiin imkanlardan yararlanma hakki) verme, ve bunlardan hicbiri 
senden cesaret ahp da, miisterek su yahut miisterek diger bir is tutarak, etrafmdakilere 
zarar verecek ve zahmeti baskalarma yiikletecek surette zahire biriktirmeye katiyyen 
tamah edemesinler. £unkii bunun kan, senin degildir. Fakat onlarm zaran ise diinyada 
ve ahirette sana doner. Sonra, senin yakmm olsun veya olmasm, herkesi hakki kabul 
etmeye zorla. Eger has adamlarm ve yakmlarmdan biri yasalan cignemis ise, senin 
icin ne kadar gii? olursa olsun, cezasim eksiksiz icra et. Bu hususta, sabir, sebat ve 
dikkat goster ve davramsm sonunu gozet. ^iinkii bunun sonu hayirdir. 

Sayet halkta senin zulmettigin zanni hasil olmussa, kendilerine oziinii bildirerek 
hakkmdaki zanlanm degistir. ^iinkii boyle yapmakla, once kendi nefsini kirmis, sonra 
idaren altmdaki halka tathhkla muamele etmis, aynca kendini mazur gostermis olursun. 
Ustelik onlan hak iizerinde daim kilmaktan ibaret bulunan ana maksadma da, bu 
sayede ulasmis bulunursun. 

31. Ban§ ve Guvenlik 

Diismamn tarafmdan sana teklif olunan sulh (bans), nzayi ilahiye muvafik ise, 
katiyyen reddetme. Zira bansta askerine istirahat, sana endiseden rahat, iilken igin 
de selamet vardir. Lakin banstan sonra, diismamndan sakm ve hem de 90k sakm. 
Oyle ya, belki diismamn seni gafil avlamak icin sana yaklasmak istemistir. O sebepten 
ihtiyata sanl, bu hususta asla hiisnii zanna kapilma. 



231 



32. Anla§malara Riayet Et 

Sayet diismanla aramzda bir sozlesme akd etti isen, yahut ona karsi bir 
taahhiidiin varsa, yapilan sozlesmeye riayette bulun, ahdini yerine getir. Verdigin 
sozii muhafaza icin, icap ederse hayatmi bile feda et. £unkii, arzularmm birbirinden 
farkh, diisuncelerinin ayn olmasma ragmen, insanlarm ilahi farizalar arasmda, ahidlere 
vefa (tarn yerine getirilmesi) kadar iizerinde birlestikleri bir sey yoktur. Hatta miisrikler 
de hiyanetin vahim neticelerini gordiikleri icin, musliimanlara karsi ahde vefaya dikkat 
ediyorlar. Binaenaleyh sakin verdigin sozden donme; sakm ahdine hiyanet etme; 
sakin diismamm aldatma. Zarar ve mahrumiyete mahkum, akilsiz ve cahillerden 
baskasi Allah'a karsi gelmek ciiretini gosteremez. Allah Teala, ezeli rahmeti icabi, 
O'nun i9in yapilan sozlesmeyi kullan igin, sefkati sayesinde barmacaklan emin bir 
sigmak; bu emin sahada asude kalacaklan, huzur icinde ihtiyaclanm karsilayarak 
onun civarma kosacaklan, emin ve manevi bir makam kilmistir. Onun icin bunda 
bozgunculuk etmek, hiyanette bulunmak yahut aldatmak olamaz. Bir de birtakim 
yorumlara musait olacak akidlerde bulunma. Akdedip belgelendirdigin bir sozlesmeyi 
bozmak icin de, sakm sozlerin gizli manalarindan yararlanmaya kalkisma. Allah'm 
ahdi icabi girmis oldugun bir isin darhgi, haksiz yere onu genisletmene katiyyen sebep 
olmasm. Zira genisleyecegini ve sonunun iyi olacagim umdugun bir darhga tahammiil 
etmen, senin igin elbette giinahmdan Qekindigin, diinya ve ahirette ilahi cezadan 
kurtulus imkam olmadigim bildigin bir hiyanetten daha ehvendir. 

33. Kan Dokmekten Ka^in 

Sonra, kandan ve onu haksiz yere dokmekten son derece sakm. £unkii haksiz 
yere kan dokmek gibi felaket getiren; bunun kadar mesuliyeti buyuk, bunun kadar 
nimetin zevalini, devletin mahvolmasim hak eden bir sey yoktur. Allah Teala, kiyamet 
gunu kullan arasmda hukmunii verirken, ilk olarak doktiikleri kanlardan baslayacaktir. 
Sakm haram bir kam dokerek saltanatim kuvvetlendirmek sevdasma kapilma. Zira 
bu hareket onu zaafa diisiirecek, daha dogrusu zevale erdirerek baska ellere ge9irecek 
sebeplerdendir. Hele taammiiden ika edecegin bir katil i?in, ne Allah'm katmda ve ne 
de benim indimde hicbir ozriin olamaz. £iinku bu takdirde bedenen hak ettigin cezamn 
(kisas) icra edilmesi lazimdir. Sayetbirkazayaugrarsan... Tedib ederken, kirbacm 
yahut elin asinhga giderse (zira zaman olur ki yumruk, yahut biraz fazlasi oliime yol 
agar) sakm sahip oldugun niifuza giivenerek, olenin velilerine haklanm vermeyeyim 
demeye kalkisma. 

34. Kacinacagin Hususlar 

Bir de, sakm kendini begenme. Sakm nefsinin sana hos gelen cihetlerine giiven- 
me. Sakm yiiziine karsi oviilmeyi isteme. Zira, iyilerin ne kadar iyiligi varsa, hepsini 
mahvetmek icin seytamn elindeki firsatlarm en saglami budur... Sonra sakm halkma 



232 



yaptigm iyilikleri, onlarm basma kakma; yahut yaptigm isleri mubalagali gosterme; 
yahut kendilerine verdigin sozden donme. Ciinkii basa kakma, iyiligi bitirir; miibalaga 
hakikati sondiiriir; sozden donme ise Allah Teala'nm da, halkm da nefretini celb eder. 
Cenabi Hak Kur'ani Kerim'de: "Boylece, sizin yapmadigmizi soylemeniz Allah indinde 
ne kadar menfur bir harekettir" buyuruyor. Sakm a?ikhk kazanmayan islerde inat 
etme. Sakm, aciklik kesbettigi zamanda da gevseklik gosterme. Sonra islerin her 
birini yerli yerine koy, islerinin her birini zamamnda ifa et. Herkesin iizerinde birlik 
halinde oldugu noktalarda kendini kayirmaktan cekin. Gorevlendirdigin kimselerin 
aciga 9ikmis kotiiluklerine karsi, senden beklenen hareketten habersizmis gibi 
davranma. Aksi takdirde, baskasmm yerine sen cezaya maruz kahrsin. Az zaman 
sonra islerin iizerindeki perdeler, gozlerin oniinde a9ihr ve mazlumun hakki, senden 
alrmr. 



35. Dikkat Edecegin Diger Hususlar 

Hiddetine, gazabma (ofkene), eline ve diline hakim ol. Bunlarm hepsinden 
korunabilmek igin de badirelerden geri dump siddetini tehir et ki, ofken gegsin de 
iradene sahip olabilesin. Sunu da iyi bil ki; bir gun seni Yaratan'a donecegini, O'na 
hesap verecegini, 90k a9ik ve iyi bir sekilde hatirlatmadik9a, nefsine hakim olmak 
imkanmi katiyyen bulamazsm. 

Simdi senin iizerine gerekli olan, senden ewelkilerin sana ulasan adil hiikmunu, 
yahut isabetli olan tutumlanm, yahut Peygamber Sallallahii Aleyhi Vesellem 
Efendimiz'den gelmis bir haberi, yahut Kitabullah'daki bir farizayi hatirda tutarak, bu 
gibi meselelerde bizden gordiigiin hareket tarzma uyabilmen ve su emirnamemde 
bildirdigim ve ileride nefsinin arzularma kapilmam mazur gostermemekligin i9in elimde 
sana karsi saglam bir hiiccet bildigim, hiikiimleri tatbike 9ahsmandir. 

36. En Son Dilek ve Dua 

Artik Cenabi Hak'km genis rahmetinden ve butiin istekleri kusatmis olan azamet 
ve kudretinden dilerim ki, nzayi ilahisi vechiyle kullan arasmda giizel bir ovgii ve 
ulkeler i9erisinde en iyi eserler kurabilmek i?in, guciimiizun yettigi kadar 9ahsmaya 
seni de, beni de muvaffak kilsin. Hakkimizdaki nimetini tamamlasm ve bize olan 
ikramlarmi kat kat artirip sana da, bana da saadetle ve sehadetle can vermeyi muvaffak 
ve kolay eylesin. Bizim dua ve niyazimiz Allah'adir. Salatii selam, Allah'm Resuliine 
ve onun iyi ve tertemiz Ali uzerine olsun. 



233 



MEVLANA'DAN IKI RUBAI 



Bendesiyim kuluyum ol hikmetli Kur'an'm 
Topragmm tozuyum Muhammedi Muhtar'm 
Kim naklederse ba§ka bir soz benim dilimden 
Ben ondan da bizanm, o sozden de bizanm. 



Ya Rab beni halkm kapisma muhtac etme ne olur, 
Ne kula, ne de §aha muhtac etme ne olur. 
§u simsiyah saclanm kereminle agardi, 
Bembeyaz saclanmla yiizumii kara gikartma ne olur. 



Ilmin var, mantigin yok 
Servetin var, comertligin yok 
Allahm var, imanin yok 
Diifiinsene insanoglu. 



234 



BIZE VE BUTUN INSANLIGA DU§EN 



(O ki insandir, insanlar akilli ve zekidir, ulvidir. Allah kurrei arzi, insan 
eliyle maddi manevi gahsmak babmda insanlara emanet etmistir. Diinyamizi 
maddi manevi ulvi ilimle kullanmak lazimken, nefsani ve seytani akh maiset He 
tahrip ediyoruz. Buna ne hakkimiz var? 

Insanlar, Hazreti Adem'den bu ana kadar, maddi ve manevi alti yonden 
kardestir. Bu ve diger hususlar, asagida izah edilmistir.) 

"En hakiki mursit ilimdir. " 

"Yurtta sulh, cihanda sulh. " 

- Mustafa Kemal Atatiirk 

Doruklardan 50k, diizliikleri benimseyip ovalan yurt tuttugu halde, evrenin en 
serefli yaratilmisi insandir. Lakin yiice daglarm doruklarmda yuva kuran bir de kartal 
vardir ki, yukseklerde ucarken, topragm rengine uymus, sinsice suriinen yilani, onca 
uzakhktan fark eder. Anmda dalar tasa topraga, koparip atar yilanm basim, sonra da 
avini yutar. 

Insanlardan bazilan da, kartal gibi, yilanrn etini severekyerler. ^unkii zehiri basmda, 
on iki disinin dibindeki keselerdedir yilanm. Bedeninde zehiryoktur. Isirinca avini, bu 
disleriyle verir zehirini yilan. Ve her yilan zehirli olmamakla beraber, her nedense 
yilan denilince akla, ilk once zehirli yilan gelir. 

Ne var ki, en serefli ve en giizel yaratilmis olan insamn da zehiri vardir. Fakat 
basmda degil, icindedir zehir. Yilan gibi disleriyle degil, diliyle sokar, rakibini mahveder. 

Ama zehirinin yam sira icinde bal da vardir insamn. Isterse diliyle bal sacar, bal 
sunar dostuna diismanma. Evet, ancak insan, isterse ?icek, isterse tas, isterse akrep, 
isterse insan olarak omrunii doldurabilir vatam olan bu diinyada. Hayvan, bitki ve 
topraga bu ozellik verilmemistir. 

Lakin hayrettir ki, bu insan av olarak yine insam secer ?ogu zaman, sokar, oldiiriir 
diliyle kendi cinsini. Pisman olursa da, is isten ge9mis olur. Evet, ya silahla, ya da 
fesadm politik tammi olan faaliyetlerle insan, bugiin de insan avma ?ikmis. Komsusu 
veya diismam bildigi iilkelerle harp i9inde acimasizca. Neden bu vahsete sebebiyet 
veriyor bu serefli yaratilmis denilen insanlar? Butiin sezgilerin odak noktasi kalbi; 



235 



bilimleri degerlendirebilen, diisiinen, karar veren beyni oldugu halde? Insam insana 
kirdiran bir kin atesi var burada. 

Gerci ates kiil eder, yok eder ama, bir de mikrobu, pasagi, kiifu yok edip, temiz 
olan ozii armdirma ozelligi vardir atesin. Insan nicin atesin bu olumlu tarafmdan 
yararlanmiyor da, milyarlarcapara dokuyor silahlara? Gururuna, cehaletine, hirsma 
ve cilgin isteklerine nicin gem vurmuyor? Dili zehirli, eli silahh olanlar, leke siiriiyor 
insanhga, bir anda zavalh bir yigin yapiyor bu en serefli yaratilmislan. 

Diger taraftan, bilimin geregi, uzay cahsmalarim goriiyoruz. Ama fazladan oyle 
harcamalar yapiliyor ki bu cahsmalar sirasrnda, ya fark edilmiyor, ya da umursanmryor. 
Oysa bu arada, Afrika'da milyonlarca insan achktan oliiyor, oliimu bekliyor. 

Soruyoruz: "Insandan daha degerli varhk var mi diinyada? Her sey insamn emrine 
verilmis, her sey insan icin yaratilmis degil mi?" 

Oyleyse, zavalh bir halde yasamaya 9ahsan bu insanlara oncelik verelim. Once 
onlan kurtarmak i?in yatinm yapahm; kalani uzay cahsmalarma ayirahm. Kim bilebilir 
ki, kurtanlacakbubeyinler ileride insanhgmkurtaricisi olmayacaktrr? Allah'rn oncelikle 
gozettigi insandir. Iyilik yapan, merhametli insanlar, mutlu ve umutlu olur. 

§imdi isin esasina gelelim: 

Diisman bildigi kapi komsulan ya da yabanci iilke insanlan ile, kopmasi, bozulmasi 
mumkun olmayan bir ortakligi vardrr insanrn. Evet; insanlar diinya pazarimn ortaklandir. 

1 . Biitiin insanlar Allah'a tapar. Fakat kendi dilleri ile inanclanm a9iklarlar. Allah 
inancmda ortaktir insanlar. 

2 . Aym dunyamn imkanlarmdan bilgin olurlar. Ogrendiklerini ogretirler okullarda. 
Bilimle hizmet ederler birbirlerine. Bilgi ve duygularm bilgisayan beyin, sezgi 
ve askm merkezi, kalptir insanda. Boylesine bir beyin ve kalbin verdigi bilgide 
ortaktir insanlar. 

3. Biitiin insanlar Hazreti Adem ve Hazreti Havva'dan gelmedir. (Maymundan 
degil.) Yaratihs kaynagmda ortaktir insanlar. 

4. Her insamn veya her toplumun ayn bir giinesi yoktur. Aym giinesin lsigmdan 
yararlamrlar. Giineste ortaktir insanlar. 

5 . Dunyadaki aym suyu paylasirlar. Aym sudan icerler, aym suyu kullanirlar. Suda 
ortaktir insanlar. 

6 . Olumlu varhgimizm harci topraktir. Uzerinde yasadigimiz yer de topraktir. Top- 
rakta ortaktir insanlar. 



236 



Soyleyin simdi: Insamn insana silah ve zehirle hizmeti olur mu? Bu mudur insana 
yakisan? Hayir. Yakisan, banstir insana. Ve bansa ulasmak igin mutlaka kalem, dil, 
birlik, birlestirmek gerekir. 

Doniip diinyaya bakiyoruz, insan insana ne yapiyor diye. Birbirini yok ediyor. 
Insan insana saldirmaya hazirlamyor her an, avmi lsirmadan once dikilen yilan gibi. 
Sebep anyor, avi kipirdasm da uzerine atilsm diye. 

Ger?i bir smav yeridir diinya; iyisi de var, kotusii de aramizda. Ama benligi ile, 
i9indeki kotiilukle savassa insan, yeter de artar ona basanh olmasi igin. Cunku benlikle 
savas en zorlu savastir. Yoksa benligin tutsagi ve kurbani olur insan. Sinavim kaybeder. 
Belki de harcamp gider her iki diinyada. Ama akh ile beyninden kalbine yol bulur, 
beynini baglarsayuregine, vicdanma, engelleri asar. Boylece cenneti, hem diinyada, 
hem de oliim otesinde yasar. 

Beyin, olgunluk duzeyine ulasmistir artik. Tibbm ve teknigin doruguna ulasmisken 
Allah'i geregi ile bilemezsek, O'nun emirlerine bilin9li olarak uymazsak, ne zaman 
bilecegiz? Ge9 kalmis olmaz miyiz? 

O halde varhkh olan, maddeten ozveride bulunup ortaya donmeli, alt tabakadaki 
fakiri ise, yapacagi bagisla ortaya gekip, biitiin insanlar ortada birlesmelidir. Aghk 
ortadan kalkrnca, mutluluk terazisinde insanlar dengelenmis olur. Ve bu giizellik i9inde, 
hayat yapici olarak akip gider. 

insam insana kirdiran, kardesi kardese diisiiren diismana, benligimizle dost 
olmayahm. Dunyayi cennete 9evirelim. Huzur i9inde, alem pazarmda goniil ahp, 
goniil verelim. Omiir denilen kisacik bir zaman diliminde, cennetin anlamma, dostlugun 
tadma o zaman varacagiz. 

Deger mi insanlik varken yilan olmaya, birbirimizi zehirlemeye? Silah olup, 
pen9elerimizle birbirimizi par9alamaya deger mi? Allah'm kitaplarmda var mi boyle 
kara emirler? Peygamberlerinde I119 goriilmiis mii boyle kan emici vampirlikler, 
soyleyin? Kime neyi ispat etmek istiyoruz terorle? 

Gomelim silahimizi topraga, i9imizde bal yapahm. Bal, panzehirdir. Yok edelim 
i9imizdeki zehiri. Peteklerimizi balla doldurahm. Iste zaman insan oluruz, insanhgin 
seref ve degerini zaman anlariz. Insan olmak varken, neden yilan, sirtlan, tas, 
toprak, zakkum olalim? Konusa konusa, bakisa bakisa selam verelim birbirimize. 
Anamiz, babamiz, giinesimiz, suyumuz, topragimiz, bilgimiz ayn degil ki. 

Bize kin atesi degil, bans yakisir. J9inde nefret atesi olanlarm atesini, dil pmarmdan 
akan billur sozler, giizel ogiitlerle sondiirelim. Aklm ve kalbin yolu birdir. Dargmlan 
ve diismanlan banstirmak, birlestirici olmak, 90k biiyiik bir ibadettir. Demokrasiyi 
seven, demokrasiye layik olanlar, ancak birlestirici, bans9i, banstmci, insanlan seven, 
onlarm yardimma kosan insanlardir. 



237 



PEYGAMBER EFENDIMIZIN DUASI 



(Alemlere rahmet olan sevgili Peygamberimiz Sallallahii Aleyhi Vesellem'in 
asagida yer alan dualanndan bir kismi He Allah biitun muslumanlari islatn'm 
suuruna erdirsin... Oku... Suuruna er... Ve suurlandir...) 

Allahim, azabmdan nzana, affma, senden yine sana sigimyorum. Sen kendini 
yiicelttigin gibi ben seni yiiceltemem. 

Allahim, dogu ile batiyi birbirinden uzak tuttugun gibi, beni de giinahlardan 
uzak tut. 

Allahim, sonunda kiifiir olmayan bir iman ve yakin, diinya ve ahirette serefini 
kazandiracak bir rahmet ihsan et. 

Allahim, bize bizimle giinahlanmiz arasmda engel meydana getiren bir korku, 
cennete ula§tiracak bir itaat, diinya musibetlerini kolayla§tiracak bir inane ver. 

Allahim, hayatimi her tiirlii haynn artmasma, olumiinii her tiirlii kotiiliikten 
kurtulu§a vesile kil. 

Allahim, korkmayan kalpten, kabul edilmeyen duadan, doymayan nefisten ve 
fayda vermeyen ilimden sana sigimnm. 

Allahim, bizleri hidayette olan ve hidayete ulastiranlardan eyle. 

Erzeli omiirden, cimrilikten, fakirlikten sana sigimnm. 

Sana ibadet etmede 

Sana §ukur etmede 

Seni zikr etmede bizlere yardimci ol... 

Allahim, sen affedicisin, affetmeyi seversin, bizleri de affet... 

... Amin 



238